Kategoriler
Haberler

Bir Hekim’den Tam Güne İlişkin Yorum…

16 Mart 2011- Kanımca bu konunun sağlıkta dönüşüm programının diğer hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tam Gün yasasını sadece klinikte bulunmayan ogretim üyelerine indirgersek tam da bakanlığın tuzağına düşmüşoluruz. Sağlık Bakanlığının önerdiği tam gün yasası klinikte bulunmayanları kliniğe getirmekten ziyade hekimlerin kazanılmış serbest çalışma haklarını herhangi bir biçimde tazmin etmeden gasp etmektir. 1980 oncesi uygulanan tam gün yasasının bugünkünden farkı da burada yatmaktadır. O dönemde tam gün çalışma uygulamasına geçilmesi nedeniyle hakları zarar uğrayan hekimlerin maaşlarında 2-3 kata varan iyileştirmeler yapılmıştır.
Bugün bir hak gaspı vardır. Sağlık bakanlığı tüm hizmetleri tekeller haline getirip “piyasa”nin tek belirleyicisi olmuştur. Tam gün yasasının bu haliyle yürürlüğe girmesiyle hekim emeğinin ucuzlamasının önünde hiç bir engel kalmayacaktır. Sağlık Bakanlığı hangi özel hastanede, hangi branştan kaç tane hekim çalışacağından tutun kamudan istifa eden bir hekimin herhangi bir yerde çalışıp çalışmayacağına (60 günlük süre içinde, eğer olumsuz olursa bir 60 gün daha beklemelisiniz) keyfi şekilde karar verme yetkisini kendinde toplamıştır. Hekimlerin hakları tazmin edilmeden tam güne zorlanmalari ciddi anlamda bir sömürüdür. Bu sayede özel hastane zincirleri en büyük gider kalemi olan hekim ücretlerini azaltabilecek, Sağlık Bakanlığı kamu hastane birliklerine dönüşen hastanelerde şimdikinin yarısı ücretle hekim çalıştırabilecektir. Bize eğitim vermesi için orada olması gereken öğretim üyeleri de kendi polikliniklerinde puan toplamakla ugraşacaklar; sağlık bakanlığı da öğretim üyesine her gün poliklinik yaptırmaktan nemalanacaktır.

Üniversitelerdeki durumdan ziyadesiyle haberdarım: denetleyici kurum olan sağlık bakanlığı öğretim üyelerinin daha etkin calışması için önlemler alıp çeşitli yaptırımlar uygulayabilir durumda, ancak bunu yapmayip bir çok hekimin sempatisini toplayacak söylemlerle tekelleşmenin son adımlarını attı. Lufen dikkatli olalim: “Tam Gün ve Kamu Hastaneler Birliği Yasaları Sağlıkta Dönüşümün tüm aşamalarının tamamlanması demektir`

Ben tüm sağlık hizmetlerinin kamusal alanda olmasını savunuyorum; sonuna dek de savunacağım. Ancak şu ortamda bizler ilk önce kendi meslektaşlarımızın yanında durmalıyız. Kendi onurumuz, hekimlik değerlerimiz için.

Muzaffer Kaşar
Bakırköy Ruh-Sinir Hastalıkları Hastanesi


“Bir Hekim’den Tam Güne İlişkin Yorum…” için bir yanıt

Yukarda ortaya konan görüşler gerçekçi yanlar içeriyor.Tam gün yasası ve arkasından gelecek kamu hastane birlikleri ile sağlıkta dönüşüm tamamlanmış olacak.Buda bence son derece doğru bir saptama.Bu yazıdan çıkan sonuç ise kazanılmış haklarımız elimizden alındığı için tam gün yasasını reddedelim. Bu noktada başka bir fotoğrafa dikkat çekmek isterim.Sağlıkta dönüşüm bir çürüme üzerine inşa edilmiştir.Bu çürüme hekim hasta ilişkisinin hekim-müşteri ilişkisine dönüşmesi ve her iki tarafında bunu doğal kabul etmesidir.Hekimler-hekim örgütleri bir yandan parasız sağlık-sağlık haktır derken bir yandan hekim-müşteri ilişkisini sorgulamamışlardır.Hekimlerin tam gün çalışması muayenecilik yoluyla hekim-müşteri ilişkisini ortadan kaldıracaktır ve savunulması gereklidir.Hastayı puan haline getiren performansın ise reddedilmesi yine aynı nedenle zorunludur.Bizler hastanın parasını istemiyoruz.Bunun karşılığında yeterli ücret istiyoruz.Bizim anlamamız gereken şey hekim kitlesinin çoğunun artık işçileşmiş olduğu gerçeğini kabul etmek istemediği gerçeğidir.Ya işçileşmeye karşı çıkacağız ki bu nesnelliğe aykırıdır.Ya işçi olduğumuzu kabul edip yeni bir mücadele örgütleyeceğiz.Bence ikincisi yapılması gereken.
Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.