Kategoriler
Haberler

Son Dakika…TTB Yarın Basın Toplantısı Yapacak…

TTB yarın basın toplantısı yapacak

Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19-20 Nisan’da gerçekleştirilen iş bırakma eylemine katılan hekimleri tespit etmek için Sağlık Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirilmesi üzerine yarın (26 Nisan 2011) basın toplantısı düzenliyor.

TTB’nin basın toplantısında Sağlık Bakanlığına “yeni program kapıda” mesajı vermesi bekleniyor.

TTB’NİN TABİP ODALARINA BUGÜN GÖNDERDİĞİ YAZI

592/2011
25.04.2011

TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA

19-20 Nisan görevimizi hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde başarıyla gerçekleştirdik. Katkı sunan herkesin emeğine sağlık.

Her zaman olduğu gibi yine eksiklerimizi, yapmamamız ve yapmamız gerekenleri gözden geçireceğiz. Ders çıkartacağız. Hatalarımızı tekrarlamamaya çalışarak, ne istediğimizi bilerek devam edeceğiz.

İlgimiz iki başlıkta yoğunlaşacaktır:

Birincisi; etkinliklere katılanlarla ilgili herhangi bir soruşturma sürecinin başlatılması. Bize gelen bilgilere göre Cuma günü itibariyle Sağlık Bakanlığı müfettişleri meslektaşlarımızı çağırmaktadırlar. Bu konuda ne yapılması gerektiği açık olup, Türk Tabipleri Birliği web sayfasından duyurulmuştur). On binlerce katılımın olduğu bir süreçte bu tür uygulamaların vakit kaybı ve tepki uyandırmaktan başka bir anlamı olamaz.

Halen bir soruşturmadan bahsedilmemektedir. Bu bizlerin topyekün tutum almamız gereken bir durumdur. Bu konuda çok hassasız; çünkü Türkiye’nin bizim gibi örnek alınacak eylemleri yapanlara ihtiyacı vardır. Bu duyarlılığa ceza vermeye yönelenler olsa olsa totaliter bir rejimin arzusu içerisinde olabilirler. Nitekim Türk Tabipleri Birliği Başkanımız Dr. Eriş Bilaloğlu 22.04 2011 Cuma günü sayın Bakan’la telefonla görüşerek bu konudaki hassasiyetimizi dile getirmiştir.

İkincisi ise taleplerimiz; Hükümet/Sağlık Bakanı/YÖK Başkanı muhataplardan gibi sürecin ruhunu kavrayan bir yanıt gelmesi temel beklentimizdir.. Bu olmadığı takdirde – Mayıs ayı ile bütünüyle seçim ortamına girecek Türkiye’de- bu politikalara karşı olan, taleplerimizi işleyen, taleplerimizin karşılanmasını hedefleyen bir programı yürürlüğe koyacağız.

Bu çerçevede yapılacak “iş”ler aşağıdadır:

1.Soruşturma süreçleri ile ilgili olarak mutlaka TTB merkezi yazılı ve ayrıntılı olarak bilgilendirilmelidir. Meslektaşlarımızı kim -müfettiş, idareden müdür vb.-, nasıl -sözlü/telefonla, yazılı, (yazılı ise yazının bir örneği gönderilmeli)- çağırmakta, görüşmeye gidenlere ne söylenmekte, bu bir soruşturma mı, yoksa görüşüne mi başvurulmakta, bir kağıt mı imzalaması istenmekte vb. bütün bilgilerin merkezde toplanması yürütülecek çalışmalar açısından çok önemlidir.

2.TTB Merkez Konseyi konuyla ilgili olarak 26.04.2011 günü bir basın toplantısı düzenleyecek ve ayrıntılı olarak yapılacaklar hakkında bilgi verecektir.

3. Bu süreçte aşağıda belirtilen hususların bilinmesi çok önemlidir;

-19-20 Nisan etkinliğine on binlerce sağlık çalışanının katıldığı,

-birbirimize, bizlerin önerdiği çerçevede yaptığımız “iş” e sahip çıktığımız takdirde hiçbir sorun yaşanmayacağı ve

-birlikteliğimizi sürdürdüğümüz takdirde bundan sonra izlenecek süreçlere daha müdahil bir döneme (gerek bu iktidar gerek seçim sonrası) girdiğimizdir.

4.Halen olağan genel kurullarını yapmamış odalarımız genel kurullarını birlikteliğimizin ve sürecin devamı konusundaki kararlılığımızın bir “gösterisine” dönüştürmelidirler.

Ayrıca bütün süreç boyunca dile getirilen nitelikli sağlık hizmeti sunulması için eksik yapılan her ne varsa (hastalara yeterli süre ayrılması vb.) tabip odalarımızın illerinde bu açıdan eksikleri saptayarak idari ve meslektaşlarımıza yönelik girişim ve/veya çağrılarda bulunarak süreci takip eden bir düzenlemeye yönelmeleri yerinde olacaktır.

5.Merkez Konseyi Başkanımız Cumhurbaşkanı’na bir mektup gönderecek ve bu mektubu kamuoyuyla da paylaşacaktır.

6.Sağlık Bakanı ve YÖK Başkanı’ndan taleplerin gerçekleştirilmesi için randevu beklediğimiz kamuoyu nezdinde tekrar kendilerine hatırlatılacaktır.

7.Seçimlere giren bütün siyasi partilere ve bağımsız adaylara iletilmek üzere ve konuya ilişkin görüşlerini açıklamalarını beklediğimiz bir “talepler metni” Mayıs ayı içerisinde sizlere ulaştırılacaktır. Her ilde bu metinle ilgili kamuoyu önünde görüşlerinin ve taahhütlerinin alınması hedeflenmektedir. Bu amaçla forum, panel vb. etkinlikler düzenlenmelidir.

8.Seçim sürecinde “sağlıklı seçim, seçimde sağlık” etkinlikleri yürütülmelidir. Bu amaçla televizyon/radyo programları, adaylarla toplantılar, özellikle hafta sonları şenlikli araç konvoyları vb. oluşturarak halka yönelik sağlıkla ilgili bilgilendirici etkinlikler düzenlenmelidir.

9.Son olarak tabip odaları, Türk Tabipleri Birliği hekimlerin kapısını her zaman çalabilecekleri “ev”leridir. Bu süreçte hep birlikte yaptıklarımız bunun yakın kanıtı olmuştur. Bu nedenle bir örgütlenme, üye kampanyası yürütmemiz çok yerinde olacaktır.

TTB Merkez Konseyi odalarımızla yakın ilişki içerisinde, gelen bilgi ve öneriler ışığında sürecin devamını gözeten her türlü etkinliği yürürlüğe koyacaktır.

Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri


 

 

TTB’NİN HEKİMLERE GÖNDERDİĞİ YAZI


Türk Tabipleri Birliği Hukuk Bürosu, hekimlerin 19-20 Nisan GöREV etkinliğinden sonra, müfettişler veya Sağlık Bakanlığı yöneticilerince, etkinliğe katılıp katılmadıkları yönünde sorgulanmaları ve belge imzalatma girişimleri doğrultusunda, açıklayıcı bilgi notu hazırladı.

Değerli Hekimler,

19-20 Nisan’da yapılan “GöREV” etkinliğinden sonra Sağlık Bakanlığı’na bağlı kimi sağlık kuruluşlarında, müfettişler ya da yöneticiler tarafından eyleme katılıp katılınmadığı yönünde soru sorulduğu, belge imzalatma girişimleri olduğu ya da savunma istenildiği yönünde başvurular gelmektedir.

Bu ve benzeri işlemlere karşı, hekimleri hukuki açıdan aydınlatmak için TTB Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan aşağıdaki açıklamaların paylaşılmasında yarar görülmüştür.

1-Kamu çalışanı olan hekimler, kamu sağlığının, hekimlerin özlük haklarının, tıp eğitiminin korunması ve bu hizmetlerin toplum ve çalışanlar yararına geliştirilip yürütülmesi için “görev” etkinliğini yapmıştır. Hekimler, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası uyarınca demokratik haklarını kullanmışlardır.

2-Mesleki hakları için yaptıkları, açıklama, toplantı, süreli iş bırakma, iş yavaşlatma eylemleri için hekimler ve diğer kamu görevlilerine disiplin cezası verilmesi hukuka aykırıdır. Mahkeme kararları ve bu konudaki açıklayıcı bilgi notumuz ilişiktedir.

3-Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşlarında, diğer kamu kurumlarında ve üniversitelerde çalışan hekimlerin savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Bunun için, hakkındaki suçlamanın somut bir biçimde hekime bildirilmesi ve en az 7 günlük süre verilmesi gerekir. Hekimin, hakkındaki suçlamayı gösterir savunma isteğini yazılı olarak talep etme hakkı vardır.

4-Sağlık Bakanlığı’na bağlı Teftiş Kurulunun asli görevi, Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşların faaliyetleri ile ilgili teftiş, inceleme ve soruşturma işlerini yürütmektir. Soruşturma yaptıkları konularda yazılı ya da sözlü bilgi isteyebilirler. Ancak 19-20 Nisan’da yapılan görev eyleminin amacı “herkese sağlık, güvenli gelecek: sağlıkta özelleştirmeye karşı iş güvencesi, gelir güvencesi, can güvencesi, mesleki bağımsızlık, her türlü katkı-katılım paylarının kaldırılması” şeklinde çok önceden Türk Tabipleri Birliği tarafından yazılı ve sözlü olarak açıklanmıştır.

Eylem süresince Türkiye’de daha önce de yaşanan Bayram Tatili gibi genel tatillerdekine benzer biçimde sağlık hizmeti sunulacağı, eylem süresince de  her yaştaki acil hastaların tıbbi zarar görmemeleri için özel gayret gösterileceği belirtilmiştir. Bu ilkelere, görev gereklerine uygun bir biçimde etkinlik gerçekleştirilmiştir.

Etkinliğin amacı, kapsamı ve sonuçları, hak arama özgürlüğü kapsamında önceden ilan edilen ve bilinen bir durumdur. Buna rağmen Müfettiş görevlendirilmesi, bu kurumun Yasadaki oluşturuluş amacı dışında kullanımıdır. Müfettişler aracılığı ile hekimlerden açıklama istenmesi bundan sonra demokratik haklarını kullanmak isteyenleri vazgeçirmeyi hedefleyen bir uygulamadır.

Hekimlere önerimiz, kendilerine müfettişler tarafından eyleme katılmalarına ilişkin sorulan sorulara Türk Tabipleri Birliği’nin ekte yer alan 18 Nisan 2011 günlü görev etkinliğine ilişkin yazı doğrultusunda hareket ettiklerini bildirmeleridir. Bunun dışında ayrıntılı sorularla karşılaşmaları halinde soruları yazılı olarak istemelerinde yarar bulunmaktadır. Bu tür ayrıntılı sorular ile ya da yazılı savunma talebi ile karşılaşan hekimlerimizden; Tabip Odalarının hukuk büroları ile doğrudan temas kurmaları halinde kendilerine ayrıntılı hukuki destek sunulacaktır. Tabip Odasında hukuk bürosu bulunmayan bölgelerdeki hekimlerimiz ise doğrudan yazılı olarak ya da telefonla TTB Hukuk Bürosu’na başvurmaları halinde kendilerine destek verilecektir.


 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.