Kategoriler
Haberler

Yeni yönetmeliğe ilk tepkiler

Hafta sonu Medimagazin tarafından ilk kez yayınlanan Sağlık Bakanlığı Teşkilat Kanunu ile ilgili taslağa, Türk Sağlık Senden sonra TTB ve SES de tepki gösterdi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) son günlerde gündeme gelerek tartışma konusu olan ”Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” taslağı çalışmalarını protesto etti.

     Sağlık Bakanlığı önünde gerçekleşen eylemde, ”Hastaneler işletme, hastalar müşteri, çalışanlar köle=Kamu Hastane Birlikleri Yasası” yazılı pankart açan eylemciler, sağlıkta yapılan uygulamaları eleştirdi.

     SES Genel Başkanı Çetin Erdol, yaptığı basın açıklamasında, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ”sağlıkta özelleştirme” anlamına geldiğini öne sürdü.

     Bakanlığın, bu kapsamda ilk olarak ”birinci basamak sağlık hizmetlerini özelleştirdiğini, Aile Hekimliği sistemini getirdiğini, SSK hastanelerinin bakanlığa devredilerek tek elde toplanıp hizmetlerin teker teker özelleştirildiğini, hizmetlerin büyük ölçüde taşeron eliyle yürütülmeye başlandığını, özel hastanelere sevkin önü açılarak sermayeye kaynak aktarımı sağlandığını, çalışanlara performansa dayalı ücretlendirme getirildiğini” ifade eden Erdol, ”Bu şekilde neredeyse tümü özelleştirilen sağlık hizmetinde eksik kalan kısım mülkiyet devridir ve buna da kamu-özel ortaklığı ihaleleri ile kamunun arsaları 25-49 yıllığına tahsis edilerek üzerine her türlü işletme hakkını veren Entegre Sağlık Kampüsleri kurduruldu” diye konuştu.

     Erdol, hükümetin Mayıs ayında TBMM’den Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisini aldığını da belirterek, şunları kaydetti:

     ”Sağlık Bakanlığı, şimdi Teşkilat Kanununu değiştirme hazırlığı içindedir. Bu değişikliği yapmaya çalışırken de ne hizmet üretenlerin temsilcilerine ne de hizmeti alan halkın örgütlü kurumlarına danışma gereği bile duymamaktadırlar.

     Bu değişiklikle, yalnızca Sağlık Bakanlığının taşra teşkilatı tasfiye edilmemekte; Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Dönüşüm Programı’nda öngörüldüğü gibi, sağlık hizmeti üretiminden çekilerek, icracı olmaktan çıkarılarak ‘düzenleyici, denetleyici, koordinatör bakanlık’ haline getirilmektedir.

     Kararname bununla da kalmayıp, halen Meclis’te görüşülmeyi bekleyen ve kiralama ya da satış yoluyla mülkiyet devrinin de önünü açan, hastaneleri tümüyle özelleştirerek ticari birer kurum haline getiren, çalışanları sözleşmeli hale getirerek güvencesizleştiren ‘Kamu Hastane Birlikleri Yasası’nı kadük bırakacak düzenlemeyi de içermekte, söz konusu yasanın Meclis’ten geçmesine gerek kalmadan doğrudan uygulamaya geçilmesini sağlamaktadır.

     Bu değişikliklerin anlamı, Sağlık Bakanlığının sağlık hizmetinden tamamen çekilmesi, mülkiyet devri dahil sağlıkta özelleştirmenin tamamlanması ve çalışanların güvencesizleştirilmesi demektir.”

     Yapılan ve yapılması gündemde olan değişiklere karşı olduklarını ifade eden Erdol, ”Bu konudaki mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

     Erdol, bugün aynı saatlerde tüm yurt genelinde il sağlık müdürlükleri önünde bu konuya ilişkin basın açıklaması yapıldığını söyledi.


Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Feride Aksu Tanık, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kurumların Teşkilat ve Görevleri ile ilgili yeni bir düzenleme yapılmasının öngörüldüğünü hatırlattı ve “Sağlık Bakanlığı çok ciddi bir bakanlıktır. Kendine göre bir hiyerarşisi, işleyişi vardır. Kanun hükmünde kararnameyle değil Meclis’te ayrıntılı tartışmalarla düzenleme yapılması gereken bir alandır” dedi.

Söz konusu düzenlemenin ”sır gibi saklandığını” belirten Tanık, TTB olarak iki ayrı metne ulaştıklarını, buna göre düzenlemenin kanun hükmünde kararnameyle yapılmasının öngörüldüğünü söyledi.

Tanık, ulaştıkları belgelerin Sağlık Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatını yeniden düzenlemeyi amaçladığını ifade ederek, Meclis’te yasa olarak tartışılması gereken hususların TBMM’nin by-pass edilerek bitirilmek istendiğini iddia etti.

“GELİŞMELERDEN ENDİŞE DUYUYORUZ”
Bu kanun hükmünde kararnamenin her an çıkarılabileceğini dile getiren Tanık, ”Her iki metin de gayri ciddi, baştan savma ve özensiz. Bu kadar acele edilmesi ‘yangından mal kaçırmayı’ ve kimin malının kimden kaçırıldığını düşündürür” ifadesini kullandı.

Tanık, söz konusu metinlerde çok sayıda sakıncalı husus bulunduğunu, sağlığın geliştirilmesinin, bireylerin sorumluluğuna bırakıldığını, devletin yükümlülüğünün ortadan kaldırılmak istendiğini, sağlık çalışanlarının atama ve yer değiştirmesiyle ilgili güvence ve hakların ortadan kaldırılmaya çalışıldığını, reçetesiz ilaç satışı ve ilaç reklamlarıyla ilgili düzenlemeler öngörüldüğünü savundu.

Söz konusu taslaklarda sağlık hakkı, sağlığa erişim, sorumluluklar ve piyasalaşmayla ilgili çok ciddi hükümlerin yer aldığını savunan Tanık, bu gelişmelerden endişe duyduklarını belirtti.

Kaynak : Medimagazin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.