Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Bir Asistan Arkadaşımızın Yazısı : KUKLA

 

www.asistanhekim.org , Asistan ve Hekimlerin Türkiye’deki Buluşma Noktası. Türkiye’nin hekimleri burada buluşuyor, siz de yerinizi alın. Anasayfa’ya ulaşmak için tıklayın.

 

Kuklayız hepimiz…

Henüz genç sayılabilecek bir doktor olarak yazıyorum bu yazıyı size. İzmir’de bir devlet hastanesinde nöroloji asistanıyım. 2 dil bilen, fen lisesi mezunu, Hacettepe’de tıp okumuş ama elinde bir tıp fakültesi diploması bile olmayan, yıllarca bir sürü insanın üzerine emek harcadığı, Atatürk’ün hitap ettiği genç nesilim. Bilim adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir lisede okuyup, bilimle ilgisi olmayan bir üniversite sınavıyla bir tıp fakültesi kazandım. Mezun olmadan hemen önce çıkan bir yasa ile mecburi hizmete tabi oldum ve diplomamı alamadım. İlkokul mezunlarının bile 6 yıl okumuş pratisyen hekimleri horgördüğü bir ülkede uzman hekim olmayı tercih ettim ama bunun için de bir sınavı daha geçmem gerekti.

Asistan olarak ayda 7-8 nöbet yanında son 7 aydır haftanın 5 günü aynı poliklinik odasında günde 70 ila 80 hasta bakıyorum. MR çektirmek için gelenler, yazdığım ilacı daha kullanmadan beğenmeyenler, sırası gelmeden içeri girmeye çalışanlar, yaşlı yada sakat olduğu için öncelik tanınanlardan dolayı kızanlar, internetten okuduğu yada sabah programında dinlediği hastalığın tanısını kendine koymuş olan ve bunda ısrar edenler…Hepsini anlayışla karşılamaya hazırım. Anlamadığım neden ben yada benim gibi meslektaşlarımın anlayışla karşılanamadığı.

Bu yazıyı bir nöbette, sabah 05:30’da yazıyorum. Bu gece 2:30 da yoğun bakımda bir hastamı kaybettim. 11 gündür derin komadaydı ve bu gece benim nöbetimde öldü. Ölümünü ben belgeledim. Yakınlarına ben haber verdim. Ve gece 4 buçukta hiç görmediğim bir yakını doktor odasına gelip hastanın nabzının morgda attığını, kendisine öyle geldiğini söyledi. Öldüğünü kesin olarak bildiğim – ki benim işim bu- bir hastanın öldüğünü tekrar doğrulamak için birsürü hasta yakını ve idari amirle birlikte morga indim ve bir kez daha bakıp, dinleyip ölmüş dedim –ki bu benim işim değil-. Nabzı var diyen hasta yakını morga giderken bana “ölürken bilinci açıkmıydı?” diye sordu. 11 gündür bilinci hiç açılmamış olan ve hergün yakınlarına bu şekilde bilgi verilmiş olan hastanın “uzak” yakını acaba doktorlar hatamı yapmıştır dedi diye ben adeta ben öldürmüşüm bakışları arasında bir morgta ikinci kez öldü dedim hastama.

Daha önce dayak da yedim ben. Bir hastayı 1 saatlik kalp masajına rağmen kurtaramadık. Ölüm haberini verdiğimde hasta yakınını üzerimden zor ayırdılar. Müdahaleyi birlikte yaptığımız hemşire arkadaş hamileydi ve ertesi gün kanaması oldu. Ama kimsenin bunlardan haberi olmaz. Haber olması için ya doktor hatası olmalıydı ölüm, yada canlı olmalıydı morgdaki ceset.

Hasta haklarının olduğu ama sağlık çalışanı hakkının olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Poliklinikte hastalar bize bağırdığında yada küfrettiğinde arayacak yerimiz yoktur bizim, en fazla bir tutanak tutabiliriz, ki onu da ya hastadır der yapmayız yada onu yazcama iki hasta bakarım deriz. Ama asılsız yere siz bir hasta olarak SABİM’i arayıp falanca doktor bana gerekli ilgiyi göstermedi, 10 dakikadır sıra ilerlemiyor, doktor odayı terketti dediğiniz anda sağlık bakanlığı yarım saat içerisinde hastaneye döner ve falancayı bulur ve sorar. Denemesi bedava. Ne tuvalete gitme hakkı vardır doktorun, ne iki hasta arasında durma, ne de bir hastaya diğerinden daha fazla vakit ayırma, haşa!

Tüm sağlık çalışanları birer kuklayız bu ülkede; siyasetçilerin elinde, (kimi) basının elinde, (kimi) hastaların elinde ve (kimi) meslektaşlarımızın elinde…

Bir kukla olarak benim görevim: hergün 80 hasta görüp hastalara onların istedikleri tetkikleri istemek, onların istedikleri ilaçları yazmak, bilgisayara kodlama yapmak, basında çıkan “tü’ kaka doktorlar” haberlerine “ bi tü’ de benden” demek, siyasetçilerimizin olur olmaz kışkırtıcı açıklamalarını da görmezden gelmek…mi acaba!!!

Artık hiçbirimizin içinden bu işi yapmak gelmiyor. Konuştuğum tüm diğer kuklalar gibi, ben de gerçek bir çocuk olmayı istiyorum yeniden tıp fakültesine girerkenki hevesimle. Yada bırakmak bu mesleği yolun başında.

Ailemin ve hocalarımın harcadığı bunca emek, benim verdiğim bunca yıl hatırına hiç değilse şu tıp fakültesi diplomamı verselerdi de evimin duvarına olsun asabilseydim.

Dr. H. Kübra Özkeşkek

Diğer bir yazıyı okumak için tıklayınız.


“Bir Asistan Arkadaşımızın Yazısı : KUKLA” için 237 yanıt

Dilinize saglık doktor hanım.
Ne yazık ki yalnız bir meslek…
Kuyruk acısı olanın da olmayanın da artık saldırdıgı bir meslek…
Allah sabır versin hepimize.

Buyrun, hastanelerde genç doktorlarımızın hergün karşılaştıkları gerçekleri, hem de acı gerçekleri görün.” Beğen” i tıkladıysam anlatılanlar hoşuma gittiği-beğendiğim için değildi tabiiki. Bir hekim babası olarak çoçuklarımızın maruz kaldıkları bu durum bizleri haddinden fazla üzmektedir.

Yazınızı okurken gözlerim doldu boğazımda birseyler dugumlendi. Yaşadıklarımız ancak bu kadar net anlatilabilirdi. Belki birgun birşeylerin değişmesi dilegiyle…

Kübracım çok güzel anlatmışsın her doktorun yaşayabileceklerini…. ama seni ancak meslektaşlarımız anlayabilecek, keşke anlayanlar olsada birşeyler değişse şu ülkede… bana rüya gibi geliyor bişeylerin değişmesi ama umutsuz olmamamk da lazım tabi… inşallah birgün kukla olmaktan çıkıp, gerçekten çok kutsal olduğuna inandığım mesleğimizi daha güzel koşullarda icra edebiliriz…

Henüz tıp fakültesi 4. sınıf öğrencisi bir hekim adayı olarak, öncelikle yazınızı çok beğendiğimi belirtmek isterim. Tüm asistan abi ablalarımızın, tüm hocalarımızın çektiği sıkıntıları hergün tekrar tekrar görüyoruz. Ortaokula başladığı günden beri doktor olmak isteyen ben, artık yolumdan dönsem nasıl olur demeye başladım. Fakülteye girerken hayattan iki beklentim vardı, ilki saygın bir mesleğim olsun, ikincisi insanlara yardım edebileyim, bir insanın hayatını değiştirebileyim. Ama saygıyı da, hayatı değiştirecek zamanı da bulamayacak olmak gerçekten üzücü… Şimdi, şu an birşeyler yapılmalı, geleceğimiz kurtarılmalı. yarın çok geç olabilir… Öğrenci olarak tüm hekimlerden tek ricam, temennim, mesleklerini gerçekten saygın icra etmeleri, hipokrat yeminlerini unutmamaları, ve bunca oyuna göz yummamalarıdır…

benden sana tavsiye hemen eski ismi ile öss.ye çalış eczacılığı kazan mukemmel meslek.. hem senin aldığın ortak derslerden de muaf olursun anatomi farma gibi derslerden.. 2-3 sene de bitirirsin. ben aptallık yaptım yapmadım….

bu ülkede kadın olmak zor hem kadın hem hekim olmak dahada zor; ama can kurtarırsınız saygı görmezsinizya acı tarafıda bu

dr hanımı tebrik ediyorum bu kadar güzel betimlediği için .
hekimiz. artık pek bir anlam ifade etmese de ‘kutsal’ bir sanat icra ediyoruz. özellikle sizin gibi henüz mesleğinin başlangıcında olan genç arkadaşlarımızın bu karamsar bakışları ençok üzüldüğüm konulardan bir tanesi. hak vermiyor değilim. ancak biz herşeye rağmen işimizi yapacağız. su akar yatağını bulur. yanlış hesap bağdattan döner.
”başkalarından gördüğün kötülük seni iyilik yapmaktan alıkoymasın.” hz ali.
en derin saygı ve sevgilerimle

Hastanın birine kalp masajı yaparken kapıdan “benim hastama bakın!” diye bağıran birini kolundan tutup kalp masajı yapılan kişiyi gösterdiğimde “o yaşayacağı kadar yaşamış,benim hastama bakın!” diyebilen bir topluluğa karşı hizmet veriyoruz biz. Herhangi bir devlet dairesinde saatlerce gıkını çıkarıp hakkını aramadan görevliyi bekleyebildiği halde hastayı muayene ederkenki 6(!) dakikalık mecburi hasta muayene,tetkik,istem,hastayı bilgilendirmeyi kapsayan süreyi aştığımızda(!) kapının önünde devletten başlayarak bize gelinceye kadar herkese söven, sonrasında da içeri girdiğinde haklıymış edasında davranan güruhu muayene ediyoruz biz. Bizim için kimileri kalpleri hasta göre göre taş olmuş diyorlar, halbuki biz bu insanların kalpleri ve kişiliklerine değer verip muayene etmeye çalışsak, kalem oynatmaya acırız. Biz onların kalplerini ve kişiliklerini hiçe sayıp tamamen “organik” yaklaşıyoruz. Yaklaşmalıyız da!!! Her hasta aynı diil tabii ki, insan gibi davranıp diğer güruhla aynı muameleyi gördüğü halde ellerinize sarılıp öpmek isteyen, nefesi yettiğince size dua eden niceleri de var. Ben bu niceleri sayesinde mesleğimi sürdürme azmimi yitirmedim, inşallah onlar da tükenmezler..

Sevgili Kübra,
Akıllı ve duyarlı bir gençsin. İsyan ediyorsun. Çok yorucu bir eğitimden geçip kıymet bilmek bir yana aşağılamak ve saldırmak gibi davranışlar görüyorsun. Şaşırma, bunlar insanlık halleri. Malzemen insan. En derin uçurumlar, en zehirli sarmaşıklar, en saldırgan ısırganlar hep insanlık halleri içinde var. Yaşadım biliyorum.Ne kadar zor değil mi katlanmak. Ama unutma yarın sana teşekkür eden, minnet duyan, değerini çok iyi bilen insanlarla da karşılaşacaksın. En berrak ırmak, en parlak gökyüzü, en şahane sıradağdır, en lezzetli çikolatadır aynı zamanda insan. Ne kadar derine düşersen o kadar yükseğe çıkacaksın. Çok para kazanmayı unut. Ama çok “insan” olacaksın. Değer mi diye bir kez daha düşün derim.
sevgi ve saygılarımla
dr sema akman(“doktor olmak herşeye değer” diye karar veren bir doktor)

BEN DE ÜNİVERSİTEYE BAŞLADIĞIM İLK GÜNE DÖNMEK İSTİYORUM. İDEALİST OLDUĞUM, HAYAT KURTARACAĞIM ZANNETTİĞİM VE KENDİME SAYGI DUYDUĞUM O GÜNE. O İLK GÜNE.

sizi tebrik etmek istiyorum.yüreğinize sağlık çok güzel kaleme almışsınız.bende bir hemşireyim.bu sıkıntılar asla bitmeyecek bu sistem düzene girmeyecek.gönül ister ki hakettiğimiz değeri bulalım herşey doğru olsun ama malesef olumsuz olacak.böyle kukla gibi devam edeceğiz…

Ben Azerbaycanda doktorluk yapiyorum. Turkiyede bir kac defa egtitm amacli bulundum. Ordaki duruma her zaman ozendim. Ama demek ki tum doktorlarin cilesi ayni. Ama yinede sayin meslketashim Azerbaycandaki doktorlarin hali sizinkinden cok daha kotu.
Belki bu durumdan biz de sucluyuz? Kendimiz icin neden bir sheyler yapmiyoruz?

Fazla derecede ajitasyon içeren bir yazı.

Siz sanıyor musunuz ki başka mesleklerdeki insanlar yattığı yerden para kazanıyor? Sanıyor musunuz ki başka mesleklerde zorluk yok, tek zorluğu doktorlar çekiyor?

Sizin çektiğiniz zorlukların kat kat fazlasını çekip sizin maaşınızın 1/7’ine çalışan bir yığın üniversite mezunu var. Onlara ne diyeceksiniz?

Geçiniz bu dram öykülerini. Yata yata para kazanmak diye bir şey yok. Azıcık zorluk çekmeyi öğrenin, ilk engelde ağlamaya başlamayın.

Hayatın gerçekleriyle yüzleşin!

Yahu cidden sinirimi bozmayım yazmayayım diyorum ama tutamadım kendimi.
Arkadaş (dost musun düşman mı belli değil aslında-Selim), hayatın gerçeği hasta muayene ederken dayak yemek midir?
Kim diyor ki en zor meslek hekim olmak daha zoru yok şu dünyada. Böyle mi geliyor yazılanlar size anlamıyorum. Dr. Kübra hanımın yazısında şikayet ettiği şeyler daha çok kendisine ve diğer hekim arkadaşlara karşı yapılan hakaretler, şiddet gösterileri, tehditlerdir. Kusura bakmayın ama benim işim değil tehditleri alttan almak, üstüme yürüyen hasta yakınlarıyla uğraşmak için küfürlere cevap vermek için eğitim görmedim yıllarca. Önceki yıllarda bu kadar değildi, yoktu doktora karşı bu kadar öfke. Değişen biz değiliz, bizim hastaya bakış açımız da değil. Tahmin edin kim hekimleri insanların önüne sürüp hedef gösteren, onlardan nefret etmesine neden olan? Sahi ne geldi başınıza hekimlerle iligili de bu kadar öfkelisiniz? Sizin mesleğiniz de zordur muhakkak fakat gün boyu 80 kişinin en az 20 siyle dalaşmak zorunda kaldığınız olmuyordur eminim. Daha iki gün önce acilde bir arkadaşıma bıcak çekti bir hasta yakını, ondan 5 gün önce bir güvenlik görevlisi bıçaklandı..Uzatılabilir böyle şeyler. Sizin işyeriniz bu kadar tehlikeli bir yer mi merak ediyorum.

selim bey sizin ajitasyon dediğiniz olay biz hekimlerin hergün yaşadığı durumlar. Emin olun çok daha fazlasını yaşıyoruz. Ayda 8-10 kez evinde uyumamak 33 saat kesintisiz çalışmak, hangi meslek grubunda var söylermisiniz? Siz hiç TUS sınavına hazırlanan bir doktorla karşılaştınız mı? Eğer hayırsa lütfen bi araştırın.aylarca günde 10-12 saat ders çalıştığını, haftada bir gün bir film bile izlemenin bile onun için vakit kaybı olduğunu, otobüste metroda bile ders çalıştığını, kulaklarındaki mp3 playerlarında müzik değilde ders ses kaydı dinlediğini görürsünüz. Sonra tusu kazanırsa başlar çalışmaya. Çalışmaktan gocunmaz, bilir nasıl bir yolda olduğunu ama karşılığında en ufak bir teşekkür almadan ya sizin yaptığınız gibi “geç bunları” şeklinde bir tavır, yada dayak yer. asistanlığı bitirir ama elinde bir diploması yoktur bile mecburi hizmetini yap önce derler. eş durumu ataman yapılmaz. Ne ailenle bir arada olabilirsin ne de çocuk sahibi olabilirsin.Anne olmak çok zordur mesela gece uykundan kalkıp çocuğunu bırakıp gitmek zorundasındır. Yasada olsa bile, ne nöbet iznin vardır ne süt iznin. Kısa dönem askerlik yapamazsın. Öyle bir tercih hakın yoktur. Devlette çalışmak istemezsen ayrılınca 2 ay özelde çalışmaya başlayamazsın. Özelde çalışmak için devletin özel hastaneyede kontenjan açması gerekmektedir. bayram tatilinde şehir dışına çıkmak istersin, devlet izin vermez nöbetin olmasa bile. Şehrinde acil bir hastan olursa diye durmak zorundasındır. ve tüm bunların karşılığında ortalama 2500 lira maaş almaktır. evet yokmu yüksek kazanan meslektaşlarımız var ama çok sınırlı sayıda ama toplum sadece onları görmek istiyor emin olun…Ve en kötüsü ne biliyormusunuz tüm bunlara rağmen imkanlar dahilinde en iyi şekilde hizmet vermeye çalışırken sizin gibi insanlardan böyle tepkiler almaktır. Evet kimse yata yata para kazanmıyor bunun farkındayım ne meslek olursa olsun, ama kimse biz doktorlar kadarda çalışırken çile çekmiyor bunu bilin. ne söylesem ne anlatsam boş bunun farkındayım bu düşüncelerinizi değiştirmek biraz anlayış beklemek. Sadece sağlıkçılar bilir ne çekildiğini ve bunlara en yakından tanık olan aileleri… Birde kim biliyormusunuz hastanelerde günlerce haftalarca yatan hastalar anlar sizi. Çünkü onlarlada ailesinizdir artık…

siz de hakkınızı savunun ozaman, siz de anlatın kendi derdinizi bilelim.. sizin de yanınızda olalım..orda hakkını aramak için mücadele eden bir insanı yermek niyedir?? söylenecek çok sözüm var şu yazdığınızın üstüne..

Ben doktorun birin reddettiği diğerinin bebeğim noldu diye geldiği bi hastayım. Oğlum öldü 9 aylık karnımda. Biri riskli ben yapamam deyip hastaneden yolladı gözü yaşlı diğeri onu şikayet ettin mi dedi. Keza önceki srzaryenimi de hastanede serum takılı tek doktor yaptı. Ben nolursa olsun hiçbir doktordan şikayetçi değilim. İlimlerine saygım var çünkü. Sıramı da beklerim. Dediklerini de yaparım. İyiliklerinde hediye de götürüp moral de veririm. Tüm hastalar aynı değil. Biz evvel Allaha sonra size muhtacız. Ayrıca insansınız. Bilenle bilmeyen bir olur mu?bilenlere saygılı büyük bir hasta yığını da var. Bunu da unutmayın.

Selim isimli arkadaşa;
Eğer doktorlar olarak bizim çektiğimiz zorlukların kat kat fazlasını çekip ses çıkarmayan, maaşımızın 1/7’sine çalışan üniversite mezunları var ise; ve bu insanlar seslerini burada olduğu gibi duyurmak için birşeyler yapmıyorlarsa; o zaman sorun o söylediğiniz yığın üniversite mezunlarının sorunudur. Kaldı ki hangi meslek grubu bir doktorun yaptığı işi yapabilir? Mesela siz; bir apandisit ameliyatı yapabilir misiniz? veya ateşler içerisinde nöbet geçiren bir çocuğa doğru müdahaleyi yaparak hayata döndürebilir misiniz? Ama doktorlar öğretmenliği, mühendisliği, sanatçılığı veya siyasetçi olmayı çok iyi becerebilirler. Örnekleri için bir araştırma yapmanız yeterlidir. Hayatınızı emanet ettiğiniz doktorların sorunlarına şimdi kulak vermezseniz, yarın (Allah korusun) hastalanıp sorunları giderilmemiş bir doktorun elinde can verebilirsiniz. Lütfen yorum yapmadan önce karşınızdakine biraz saygılı olunuz!

Sacma sapan konusmayin ya. neymis doktorlar öğretmenliği, mühendisliği, sanatçılığı veya siyasetçi olmayı çok iyi becerirlermis. bre cahil, oncelikle siyasetci’lik diye bir meslek yoktur. insanlar gecimlerini saglamak icin siyaset yapmazlar. herhangi baska bir mesleginiz vardir, siyasetle de ilgilenirsiniz, siyasi gorevler alirsiniz o zaman siyasetci olursunuz. doktor siyasetci de vardir, muhendis de avukat da, esnaf da yada babadan zengin baska is yapmayan siyasetci de. sanatci da ona keza. sanattan para kazanan da olur baska is yaparken sanatsal faaliyet de bulunan da.

hadi bu ikisi zaten meslek degil de ogretmenlige muhendislige gelecegim. hadi ogretmenlige lafim yok da hadi onu gectim de muhendisligi nasil yapacaksiniz anlamadim? cizin bakalim bir insaat projesi, bir makine tasarimi, yada yapin bakalim bir televizyon devresi. ne bicim bir psikoloji var siz doktorlarda anlamak mumkun degil.

Bu hayatta inşaat projesi, makine tasarımı yapılmasa da olur. ama ya doktor olmasa! doktor küçümsemeyi kim öğretti sizlere, yeri gelince canınızı emanet ettiğiniz insana bu öfke neden?

bu yorumların altında hep kıskançlık yatıyor içten içe doktorları kıskanıyorsunuz, bu sebepsiz öfkede bu yüzden kedi-ciğer meselesi

Selim bey ben hastanede sekreterlik yapan birisiyim. Bir gün polikliniğimizdeki bayan doktor lavaboya gitti.Poliklinik tek bir ikincisi yok 50-60 hasta gün boyu tek poliklinikte bakılıyor. Asistanımız kızcağız dayanamıyor (hamile) kusmak için lavaboya gidiyor.İçerdeki hasta beklerken sonra sırası olan bir diğer hasta geldi doktor nereye gitti dedi.Lavaboda olduğunu söyledim.Lavaboda deyince nöbet tutmaya başladı bakalım doktor kaç dk da lavabodan gelecek.İnanın 5 dk olmadı,doktor gelmeyecek mi hala dedi.Dayanamadım daha detay verdim.Doktorumuz hamile bu dönem biraz zorlu onun için kusmak için gitti dedim.Aman tanrım kadın ne söylese beğenirsiniz; ayy bu da beni mi buldu, benim karnım aç şeker hastasıyım ben diye tepemde başlayınca -boğazını sıkıp insanlıktan nasibini almamışsın geber diye içimden geçirip- işime devam ederken kendimi zor tuttuğum bayan ısrarla ayy nolacak ben şeker hastasıyım diye söylenmeye devam ettikçe daha fazla dayanamadım.Hanım efendi şeker hastasıysanız gidip birşeyler yiyebilirsiniz sonra gelip muayenenizi olursunuz sıranız geçerse yardımcı oluruz dedim.EEE kan isteyecek dedi.O zaman kanı yarın verirsiniz aç vermeniz gerekirse dedim. Tabi sizin için söylemesi kolay muhabbetine girince ben de kopanlar koptu. Bayan şekeriniz varsa birşeyler yiyebilirsiniz çözümü şimdilik üretebilirsiniz ağır bir durumunuz yok ama dr hn hamile iki canlı ve lavaboda kusuyor bırakında şu an sizi değil belki de onu düşünelim dedim…Selim bey doktorlarda insan, onlarda hastalanıyorlar, onlarında anneleri babaları çoook ciddi rahatsızlıklara sahip olabiliyor.Ve burada anlatılanlar ajitasyon değil.Dahası da var anlatsam roman olur ama sizi bağlamıyor anlaşılan.(Not: Ben bu asistanın 1/4 i kadar maaş alıyorum) ama kayıtsız kalamıyorum nedense…

sevgili kübra ağzına ve yüreğine sağlık. içinde bulunduğumuz durumu çok güzel ifade etmişsin
inşallah yarınımız bügünümüzden daha güzel olur
arkadaşlar lütfen selim isimli insanın düzeysiz ve cahilce yazılarına cevap vermeyin. siz karşılık verince o da kendini adam sanıyor
dr elif

doktor hanımın yüzde yüz gerçeklilik ile dile getirdiği hergün hepimizin benzerini yaşadığımız sıkıntılar nasıl oldu da ajitasyon, dram olarak anlaşıldı bilemiyorum. bizler hiçbir zaman yattığımız yerden para kazanmadık ve böyle bir hayalimizde yok. diğer meslek gruplarında yaşanan sıkıntıları da görmüyor değiliz, kaldı ki günaşırı nöbet tutup uykusuz 33 saat çalışan bir hekimin emeğinin saatlik karşılığı sizin 1/7 maaşımızla kat kat çalışan diye ifade ettiğiniz üniversite mezunun neredeyse yarısı… soruyorum siz hayatın gerçekleriyle gerçekten yüzleştiniz mi??

Ajitasyon mu!!! Daha intern olan henüz 5 kuruş maaş almayı bırakın hastanenin bir şeye benzemeyen yemeğini bile para ödeyen ben ayda 10 nöbet tutuyorum. Anlayışsızın önünden giden bazı asistanların sabah bana simit ayran al gel demesine karşı çıkınca kötü doktor, kötü intörn oluyorum. ama yine de sabah nöbetten çıkıp polikliniğe gidince performans adı altında bazı hocalarımızın para kazanma sevdasına 3 intern 3 saatte 50den fazla hasta bakıp yetişmeyince 1 saatlik öğle aramdan fedakarlık yapıp hasta bakmamıza rağmen yaranamıyoruz. daha dün hasta yakını bağıra çağıra bakmazsanız bakmayın diye bağırarak arkadaşımın üstüne yürüdü. üstelik milyarlarca para aldığımızı iddia ederek. ben daha mesleğe atılamadan tüm şevkimi kaybettim…. ajitasyonmuş….

madem yatarak para kazanılan bır bolum sızde buyrun dktor olun olabılıyorsanız…anlasılan hekım olabılecek kadar zekaya ozverıye sahıp degılmıssınız.barı enpatı yapabılecek zeka ornegı sergıleyın

Selim arkadaşım, musalladan önce son yattığın yer benim önümdeki sedye olunca da aynı şeyleri söyleyebilecek misin çok merak ediyorum.

Kesinlikle çok doğru bir yaklaşım Ali bey.Zaman zaman sıra beklerken ben de sinirleriniyroum bir hasta olarak.o da tamamen o an çektiğim acıdan vs den kaynaklanıyor.ama buna rağmen hiç bir zaman güleryzümü eksik etmem doktordan ve personelden.bence bu karşılıklı hoşgörü durumu.koridorda ne hastalar görüyorum yüzlerindne düşen bin parça.hergün bu insanlarla ilgilenmenin de ne kadar zor olduğunu tahmin ediyorum.Allah bütün mesektaşlarınıza kolaylık versin.aslında işi insanlarla iletişim halinde olmayı gerektiren herkese sabır versin diyelim.Ben de iç mimarım ve sürekli herşeyi en iyi kendisinin bildiği doğuştan tasarımcı olduğunu düşünen insanlarla muhattabım.çeşitli ülkelerde çöp toplayan kişiyle senatör aynı kefeye konulurken aynı derecede insanlık görürken bizde nedense kendi vatandaşını yermek bi hüner gibi algılanıyor.kimsenin kimsenin işine saygısı yok

Selim,6 yıl dirsek çürüttükten sonra kendini bilmez,densiz,cahil,kaba,seviyesiz insanların rahatça aşağılayabildiği,hakaret ettiği,şikayet ettiği başka bir meslek yok.Üstelik 24 saat nöbet tutup insan hayatıyla uğraşıyoruz,merak etme,bir gün mutlaka senin ya da yakınının başına da gelecek.Hayatını kurtarsın diye bir doktorun gözlerinin içine bakarken aynı senin gibi densiz insanlar yüzünden siniri,morali bozuk olduğu için yanlış müdahale edilmesini ister misin,kendine ya da hastana?24 saat zor şartlarda askerimiz,polisimiz de nöbet tutuyor,saygımız sonsuz,ama en azından 184 bir polisini,ya da öğretmenini şikayet et hattı var mı,o kadar da özel derse yönlendirmek için derste birşey anlatmayanlar varken.En azından askerlerle,polisin yıpranmadan erken emeklilik hakkı var,biz de o da yok,makine miyiz biz,yıpranmıyor muyuz hiç.Artık inşaat işçisi hamalla da karşılaştırma,vasıflı vasıfsız diye birşey var,biz hem beynenihem bedenen yoruluyoruz,onların da emeğine saygımız var ama insan hayatıyla uğraşıyoruz.Biraz da az kazansınlar diyen,bizi hastalara paspas yapmak isteyen,bu hallere düşüren iktidar bile doktorlara muhtaç kalmadı mı.Bu meslekte görevini yapınca,sadece görevini yaptı,bütün çabalarına rağmen hasta kurtulamazsa yıkarım hastaneyi,doktora darp,filan.Bu kadar emeğine karşılık bu kadar az saygı gören başka meslek yok.Bir banka memuru,tapu memuru,nüfus memuru,noterde her yerde el pençe bekleyen milletimiz nedense acil de olmadığı halde bir tek doktor kapısında bekleyemiyor.Doktor insan değil,yemez,uyumaz,WCye de gitmez çünkü acil doktorudur.Yine de biz sizin gibi insanlara rağmen mesleğimizi seviyoruz çünkü amacımız densizlerin takdirini kazanmak değil,insanlara yardım etmek,ister kıymetini bilsin,ister bilmesinler.

Bu arada Selim bey lütfen ajitasyon ne demektir ne anlamda kullanılır zahmet olmazsa bakınız. Kolaylık olsun kendini acındırmak anlamına gelmiyor. Ayrıca kastetiğiniz anlama itafen de belirteyim kimse kendini acındırmaya çalışmıyor.

tamda doktor ve yakınlarından başka bi yazı yazan yok diyecektim ki son yazı varmış.teşekkür ederim selim arkadaşıma. çektiğiniz sıkıntılar olabilir ve ben bunlara sadece sizinle birlikte ancak üzülebilirim. ama diğer üniversite mezunlarıyla kıyaslandıgınızda en rahat çalışan en çok el üstünde tututan vs. kişiler siz oluyorsunuz. bu ağlamaları bi kenara bırakıp işinizi yapın herkes gibi. inanın diğer üni.mezunlarıyla kıyaslandıgında haddinden fazla para kazanıyosunuz ve inanın daha az sıkıntı yaşıyosunuz. bence kahvaltımda bi kuş sütü yok diye ağlayan mızmızlanan bi çocuk gibi davranıyosunuz. ayrıca size yapılan dövme yaklaşımları ya da anlayışsız hastalar tamamen o an ki duygu boşluğu ya da cahillikten oldugu kanısındayım. bi kere de hafta sonlarında paris e oraya buraya gidip dağıtıp eğleneceğinize, sosyal gönüllülük projelerine katılında bir insanda olsun cehaletini giderin. 7bin tl kazanıp benim 15 bin kazanmam gerek diye hırs yapmanın alemi yok. iyi çalışmalar

Onur isimli arkadaşa;
Diğer üniversite mezunlarıyla kıyaslama yapmışsınız, hırs yapmayın demişsiniz. İnsanların hakettiklerini istemesi ne zamandan beri “hırs yapmak” olmuş onu anlamadım. Diğer üniversite mezunlarıyla kıyaslamaya girmek “elma ile armutu kıyaslamaya” benzemez mi?

Yapmayın lütfen; eğer diğer mesleklerden çok kazanıyorsak ve bunu haketmediğimizi düşünüyorsak diğer meslek gruplarındakiler de aldıkları maaşlar konusunda sıkıntıda olduklarını belirtsinler ki bizi birbirimize düşüren bu sisteme karşı daha çok sesimiz duyulsun.

Aşağıda da yazdım ama dayanamadım tekrar yazıyorum; “Sorun “doktorlar ve diğerleri” sorunundan çok var olan sistemin kimseye hakettiğini vermemesi sorunudur ki; kimse bu sistemden hesap sormasın diye “bakın şunlar sizden yüksek maaş alıyorlar” diyerek, hedef saptırarak insanların birbirlerine düşürülmesi sağlanmaktadır.”

Lütfen bu oyunlara gelmeyelim.

sevgili onur, normal bir üniversite mezunu arkadaşım _eğer yüksek lisans yapmaz ise- okulunu 4 sene çalışır, -idinir, sabahlar bitirir. okul bitince şanslıysa bir iş bulur, 22 yaşında çalışmaya ve hayatını kurmaya başlar. tıp fakültesi okumayı seçen o zavallı ise 6 yıl tıp okur (detaya girmiyorum, senin sadece bir farmakoloji vizesine çalışıp girmeni isterim!). okul bitince devlet onu ilk kura ile muhtemelen bir doğu ilinin bir köyüne pratisyen olarak atar. burada en az 300 gün (izinler, raporlar hariç) çalışırsın, ancak o zaman sana al diplomanı nerede istersen çalış der. bu arada eş durumun yoktur, çünkü stratejik personelsindir.
sonra bir gayret ben uzman doktor olayım dersin. TUS için çalışmaya başlarsın. ortalama 6 ay günde 10-18 saat ders çalışırsın, paran varsa dersaneye gidersin. o sınav genellikle bir kerede kazanılmaz. 1-2 seneni de böyle yersin. sonra TUS’u kazanıp 4-5 sene asisatn hekimlik yaparak ihtisasını alırsın. haftada 2-3 gün nöbet tutarsın (blok nöbet nedir bilir misin? mesela 56 saat aralıksız çalışmak!!!) bir dolu sınav verirsin, akademik çalışma yaparsın, tez yazarsın, uzmanlık sınavına girersin ve ne olur sonra biliyor musun? tekrar mecburi hizmete gönderilirsin.
mesela ben 34 yaşındayım, 8 yıllık doktorum, patoloji uzmanıyım (gurur duyarım!). şu an eşim İzmir’de ben Muş’ta mecburi hizmetteyim. hala bir evim yok, çocuğum yok. eşimle bir araya gelme umudum yok. ve sana bir şey söyleyeyim mi, benim Muş’ta çalışacağım bir laboratuvarım yok! mesleğimi bile unutuyorum!
evet şimdi normal bir üniversite mezunuyla aramızdaki 7 farkı sayalım mı?

bu arada çok para kazandığımızdan bahseden hasta yakınlarına söylemek gerekir ki burada doğu hizmetine giden arkadaşları 3000-5000 lira arası asistanlar max 3000 pratisyen hekimden dönme aile hekimleri 8000lira prof drlar eğer bölümlerindeki tek doktor değillerse 7000 lira civarı bir para alıyorlar kimsenin 15000 lira falan aldığı yok kaldıki açık kalp ameliyatında kalbini ellerine alan doktor, şeker hastası şekerden kör olmasın böbrek hastası olmasın diye ince hesaplar yapan dahiliye doktoru, kalp krizi geçirdikten sonra seni hayata döndürmek için kan ter içinde kalan acil hekimleri bence 15 milyar alsalar bile az…

bız bu meslegı para kazanmak ıcın yapmıyoruz, aldgımız maası bızden ıyı bılen dıger meslek orgutu arkadaslarıma ıtafen alın paranızı basınıza calın…

Ayrıca,7 bin lira kazanmıyoruz,uzmanlardan sözediyorsanız,özelde 20 ile 50 bin kazanan var ama biz masarf dahil 4 bin kaznıyoruz şu an.

Yapılan yorumları okuduğum kadarıyla konuşuyorum.burda doktorların çektiği sıkıntılardan ve yeteri kadar saygı gormediklerinden bahşedilmiş niye bu kadar tepki verildi anlamadım doğrusu her insanın şikayet ettiği keske böyle olmasa da böyle olsa dediği durumlar olabiliyor ve ben kendimi bildim bileli doktorlara bayılırım ve olmak istediğim meslek gerçekten te çok zor olduğunu tahmin edebiliyorum arastirmalarima göre heleki hasta yakınına ölüm haberini vermek zor gerçekten saygı görülmesi gereken bir meslek en cokta ihtiyaç duyulan bir meslek ben lise 2 öğrencisiyim ve saglik alanindan bir meslek yapmak istiyoum hemde cok ve yapılan yoruma baya sinirlendim yazmak istedim her mesleğin zor yanları var tabikide ama bu kadar tepki çok gereksiz

Selim Bey doğru söylemiş. Kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz. Öncelikle doktar hanımlar/beyler hastalarını insan yerine koyup öyle davransın ki sonra karşısındakinden saygı bekleyebilsin. Mutlaka kötü olaylar yaşanıyordur ancak malzemeniz insan ve bu malzeme ister istemez sorunlar çıkarıyor. Neticede kendiniz seçtiniz bu mesleği. Bu kadar isyankar olmak yerine işinizi doğru yapsanız daha iyi olacak.

doktorların işini doğru yapmadığı önyargısına nerden kapıldın? sizin gibi cahil, biraz okumuş ama hiç bişeyden anlamayan kişiler yüzünden bu memleket böyle

yok inatla anlamamak için ısrar ediyorsunuz. lütfen sadece bir gününüzü poliklinikte bir doktorun yanında geçirin, belki yardımı olur.

çok haklısınız selim bey zorluk çekmeyi öğrenmemişiz biz doktorlar. bazıları yılda 2 kere ders çalışıp üniversteyi bitirirken biz gecemizi gündüzümüze katıp ders çalışmamışız. sabahlara kadar nöbet tutup ertesi gün akşama kadar görev başında olmamışız. biz çok engeller aştık ağlamadan sizin ilk engel dediğiniz şeyi üniversite 1. sınıftan itibaren yaşıyoruz. bunlar düzeltilmesi gereken gerçeklerdir ajitasyon değildir. doktorun ekmek parasında gözü olanlar, doktoru hor görenler en ufak bi hastalıklarında doktorun kıymetini anlayacaklardır.

SELİM BEYE
Komada geliyorsun, bacağını kesiyor, damar çıkarıp, kalbine bağlıyor, gebermekten kurtuluyorsun. Sonra da “Çok para aldı” diyorsun. Kaç para ki senin hayat? O kadar etmez mi?
Gece yarısı ateşi 40’a vuran evladını Azrail’in elinden almanın, hızara kaptırdığın parmağını yerine dikmenin, görmeyen gözünü gördürmenin, kanserini erken yakalamanın fiyatı nedir?

budur..bence çok doğru.kendi hayatını önemsemeyen insanlar yapıyo böyle yorumları.Ben doktor değilim.hep doktorlar birbirini ağırlıyor demişler ya alakası yok.insan olan aklı olan herkes bunu anlayabilir.bi de tabi vicdan.herkes bu insanlar gibi davranırsa elbette doktorlarn da siniri bozulacaktır bi noktada

selim acaba kaç para kazandığımızı tahmin ediosun öçle bakanın dediği gibi 10- 15 bin lira mı kazanıypruz sanıosunuz . Söliyeyim uzman doktorlar yaklasık 4 ile 5 arası para kazanıyor. Aldığımız risklere göre bu miktar çok uygun olmasa da yukarıdaki yazılara bak bakalım kaç kişi para kazanamıyoruz azz para veryorlar diyor. İşin aslı saygınlık sen ve senin gibi düşünen doktor düşmanları yüzünden, sen ve senin gibi düşünen hasta yakınları yüzünden artık doktorluğa sadece bir iş gözüyle bakıyoruz. Gün gelir inşallah bir doktora muhtaç olursun ve ne kadar art niyetli düşündüğünün farkına varırsın gerçi doğru sen saldırırsın doktora bu anlayışla bağırır çaığırırsın . Allah sana akıl fikir versin gönül gözünü açsın herşey para değil sen öle düşünmeye devam et herşeyi ve herşeyi aldığımız paralarla kıyasla yazıkkkkkkkk………

Doktor olmuşsun ama hala kız gibi kelimelerin son harfini uzatarak yazıyorsun. “Yazıkkkkkkkk….”

Buraya kadar yorumlari bir yandan uzulerek, bir yandan sinirlenerek okuyordum, ta ki verilen
“”Doktor olmuşsun ama hala kız gibi kelimelerin son harfini uzatarak yazıyorsun. “Yazıkkkkkkkk….””
cevabina kadar.
Arkadaslar kime ne anlatmayi calisiyoruz ki, daha neredeler.

dr. serhat, yalan soyluyorsun. soyledigin 4-5 bin lira en kotu uzman icin gecerli bir rakam. buyuk cogunlugu bundan daha fazla kazaniyor. tamam herkes 15 bin lirada kazanmiyor ama herkes 4-5 bin de kazanmiyor, en loser’iniz en basarisisiniz bu rakami aliyor. baska meslekte bu kadar basarisiz adam is bulamiyor. bunu sen de ben de biliyoruz, bosuna insanlara yalan soylemeyin.

Arkadasim kimsenin kimseyi kandirdigi yok ac bak doktor maasi, uzman maasi ne kadar aliyor.
Ayda 10 nobet tutan cocuk asistani 3 bin maas aliyor ki bunu duydugumda sasirmistim iyi kazaniyor diye
Genel cerrah devletten 6-7 bin anca kazaniyor. BU da doner ile birlikte, eger disarida da calismak istiyorsa donerden aldigi 3-4 bin de kesiliyor, ciplak maas giriyor sadece eline.
Is bulamamaya gelince,
kardesim en iyi universitelerden birinde YATA YATA muhendislik okudu, kendisinin sozleri son gece baksam da yetiyor, neden kasayim ki diyordu. Ikinci siniftan itibaren stajlara gitti, askeri ucret aldi. Benden sonra girdi benden once bitirdi universiteyi.
Egitimimin son 3 senedinde staj yaptim son iki senesinde nobet tuttum, yalandan da degil, naylon staj da degil, birak maasi gece 1’de verdikleri kumanyayi bile lutuf ettiler.
Simdi kura sonucumu bekliyorum devlet beni nereye gonderirse 600 is gunu calismak zorundayim yoksa diplamami vermiyor.
Zaten bizim derdimiz para da degil, cektigimiz zorluk da. Bizim derdimiz gordugumuz muamele. Yukaridaki guzel yazidan da anlayamamissiniz. Demek ki dertlenmekte hakliyiz.

“artık doktorluğa sadece bir iş gözüyle bakıyoruz”

Serhat Bey,
Doktorluk sadece bir iş değil de nedir?

Teşekkürler

kuaföre gidip 150 lirayı saç boyatmaya eli titremeden veren nice insan bilirim ki, muayenehanede doktor vizitesini verdeikten sonra “iki şık şık, bir tık tık, ne yaptı da aldı bu parayı?” der!!!!

Selim bey,açıkça ne zekamız ne kapasitemiz yetmedi ayrıca gece gündüz 6 yıl,asistan arkadaşlar için 10-11 yıl gece gündüz çalışmayı gözümüz yemedi,bünyemiz de kaldırmadı,ulaşamadığımız ciğere mundar diyoruz,biz çalışmadan etmeden aynı parayı kazanmak isterdik ama olmadı,o yüzden kıskançlıktan çatlıyoruz deseniz,azıcık dürüst olsanız iyi olur ama nerede dürüstlük.Milletimizin zekası maalesef çalışarak değil,çalışmadan nasıl para kazanacağına yöneliktir,o yüzden bu kadar hayali ihracatçı,banka kasalarını açık değilse de gizli boşaltanlar,yurtdışında hala fink atıyor,siz tutp ülkenin en çalışkan insanlarıyla uğraşıyorsunuz.

vah vah çok üzüldüm meğer ben rahat para kazanıyormuşum memlekette sabahın 5 inde evimden çıkıp öğleden sonra 2 de izmirde toplantıya girip gecenin 3 de tekrar ankaraya dönüyorum sabh 8:30 işte olamassam maşımdan kesiliyor mavi yakalısın diye de mesai yok ama, bugun 80 hasta bakan sizler yarın bıçak parası almadan amaliyat yapmayacaksınız bugun 80 hasta bakan sizler yarın özel ofisinizde bir çok kişinin hayal edemeyeceği paralar kazanacaksınız toplumda seçkin bir birey olarak tanımlanacak arabanız bile daha fazla edicek erkeksen kızlar kızsan erkekler evlenmek için bile öncelik verecek eee bu keyfinde biraz zahmeti olsun be ablacığım….

Selim bey, yazılanlar sadece doktorların çile çektiğini anlatan bir yazı değildir. Ancak her işin bir sermayesi ve buna göre kazancı vardır: Babasından kalma marketi işleten, liseden sonra hasbelkader kpss ile devlete kapak atan, bankadan aldığı yüksek faizli kredi ile iş kuran,işsiz gezen veya yıllarını okullarda babadan aldığı harçlıkla geçiren-sonrasında insan hayatıyla uğraşanın sermayeleri, iş riskleri birbirinden farklıdır. Doktorların sermayesi 10-12 yıl zaman ve öğrenciliği devam ettirecek paradır,dolayısıyla tıp yada uzmanlık diplomaları da kimseye yattığı yerden hediye edilmemektedir. İş risklerini ve zorluklarını ise, sokaktaki vatandaşın çoğunluğu gibi zaten anlamanızı beklemiyorum, bunun karşılığında gelen parayı da 1/7 kazanan kişinin ortaya koyduğu sermayeye bakmaksızın yorumlamanız ise çoğunluğu ilkokul terk olan hastalarımızdan pek farklı değil.

1/7 para alınıyorsa, 1/7 sermaye konulmalıdır ki dediğiniz mantıklı olsun. Gerçekten diğer meslek gruplarında 7 kat fazla risk aldığınızı iddia ediyorsanız tartışmayalım boşuna.

Bizim çektiğimiz zorlukların kat kat fazlasını çekip maasımızın 1/7 ini alan meslek grupları hangileri merak ettim.. Her meslek grubunun hak ettiğinden fazlasını kazanması gerektiğini hepimiz isteriz.Doktorluğu baska meslek gruplarıyla karsılastırmak yerine başka mesleklerde karşılaşılan zorlukları Kübra arkadasımızın yaptığı gibi güzelce yazıya döksenizde keşke bizde destek versek…
Yattığı yerden para kazanan varmı bu ülkede tartışılmaya açıktır ama doktorluk gibi saygın bir mesleğe paha biçilemeyeceği aşikardır…

Hey yavrum hey, paha biçilemezmiş. Bir tapınak yaptırın da, boş zamanlarımızda tapmaya gelelim size.

sen Allahtan başkasına tapma. bu cevabınla muhattap alınmaman gerektiğini anlamış bulunmaktayım…

kımsınız siz ya, nedir bu densizlik “selim” isimli kişiye

Selim bey ve benzerleri,
Sizlerin sözlerinden içinizde biz doktorlara karşı büyük bir kıskançlık ve buna bağlı bir düşmanlık beslediğiniz o kadar belli ki. Herhalde hayatınızın önemli bir bölümünü doktorlar ne kazanıyor bunu düşünerek geçiriyorsunuz. Doktorlar diğer yazılarda da belirtildiği gibi çok uzun bir tahsil yaptıklarından minimum 30lu yaşlarında, o da uzman olabilmişlerse ülke şartlarında iyi kabul edilebilecek bir maaş almaktadırlar. (15 milyar alan varsa da sayılıdır-o kadarını kastetmiyorum)Ben üniversite sınavında derece yaparak Hacettepe Tıp Fakültesini kazandım. Yani o puanla her yeri kazanabilirdim. Şu anda 2200 TL maaş alıyorum. Liseden sınıf arkadaşım olup başka meslekleri seçenler ise çok daha fazla para kazanıyorlar. Üstelik kimsenin de kazandıkları parada gözü yok. Tabiki her işin zorlukları var. Ancak gün aşırı nöbet tutmak, bu kadar çok sorumluluk almak, her gün bu kadar çok hasta bakmak, üstelik hiçbir can güvenliğiniz olmadan çalışmak çok başka şeyler.Mesela ben de araya sağlık memurları girmese bayan olduğum halde acilde niye benim hastama daha önce bakmadın? diyen hasta yakınından dayak yiyecektim. Kan alırken Hepatit-Bli hastanın iğnesi elime battı aşısız olsaydım şimdiye belki siroz olmuştum. Hasta yakınları tarafından öldürülen doktorlar bile var. Kimin ne umurunda? Şunu herkes iyi bilsin bu ülkede doktorlar hakketen ne maddi ne manevi hak ettiğinin karşılığını alamayan birer kukla.

bu mesleğe para pul için değil saygın bir meslek diye tercih etmiştim. ailem hep bana bir kişi allah razı olsun dese yeter kızım demişlerdi. ama artık insanlar dua etmek yerine küfür ediyor. saygı duymak yerine hergün onlara öğretilen (basın vb ) kötü doktor yaftasını bize giydiriyorlar. bunada hasta hakları diyorlar ya bizim hakkımız hukukumuz????

Fazlaca ajistasyon iceren bir yazi. Kimseye mesleginden oturu saygi gosterilmez, sadece isini yaparsa o saygiyi hakeder. devletin yataklarini hastaya satan da doktor, can kurtaran da. isini iyi yapamayip hastayi olduren veya yanlis teshis koyan da doktor, kendi meslektasinin hatasini duzelten de doktor. bir defa bu meslekte bu sikinti var. ingilizce bilmeyen literaturu zerre takip etmeyip yuksek maas alan bir cok doktor var. bir de vatandasi kucumseyip, asagilamak huy olmussa doktorlarda, ilk once biz nerede hata yapiyoruz diye kendilerine sormalari lazim. ozel saglik sigortam var gittigim doktor ayakta karsiliyor, ama bir cok akrabami asagilayan sirf ozel muayehanesine gelmedi diye bakmayan da cok .

Mustafa isimli arkadaşa;
İçerisinde hem kötüyü hem iyiyi barındıran sadece doktorlar mıdır? Avukatın da iyisi kötüsü yok mudur? Hakimin, savcının, öğretmenin veya bir dolmuş soförünün bile iyisi ve kötüsü yok mudur?

Elbette her mesleğin iyisi de kötüsü de var. İşte bu noktada mesleğinde iyi olanı seçecek olanlar gene bizler değil miyiz? Yani bir tek doktor o mu (muayenehanesine gelmedi diye bakmayan) kalmış? İyisi varken kötüsüne gitmek, ondan sonra da tüm doktorların aynı olduğunu düşünmek pazardan çürük domatesleri seçip daha sonra pazarcıların hepsini kötülemek değil de nedir?

“Kimseye mesleğinden ötürü saygı gösterilemez, sadece işini yaparsa saygıyı hakeder” demişsin, sonuna kadar katılıyorum. Fakat işini layıkıyla yapmasına rağmen bazılarının hedef göstermesi nedeniyle “hakettiği saygıyı” göremeyenler ne olacak?

Soner isimli doktor arkadaş yazmış yukarıda:

“hangi meslek grubu bir doktorun yaptığı işi yapabilir? Mesela siz; bir apandisit ameliyatı yapabilir misiniz? veya ateşler içerisinde nöbet geçiren bir çocuğa doğru müdahaleyi yaparak hayata döndürebilir misiniz? Ama doktorlar öğretmenliği, mühendisliği, sanatçılığı veya siyasetçi olmayı çok iyi becerebilirler.”

İşte sizin sorununuz bu kardeşim. Kendinizi tanrı gibi görüyorsunuz. “Siz biz olamazsınız, biz normal insanlardan üstünüz” modundasınız.

Mühendislik yapabilirmiş, hıh. Mühendislik, boğaz ağrısına X ilacı yazmaya, baş ağrısına Y ilacını yazmaya benzemez, beyni kullanmayı gerektirir biraz.

Selim isimli arkadaşa;
Asla ve asla kendimi (veya diğer doktorların kendilerini) tanrı veya ona yakın üstün bir varlık olarak görmedim, göremem. Ben de senin kadar insan, senin kadar zeki, senin kadar beynini kullanan birisiyim. Lakin okuduğumuz okullar, aldığımız eğitim açısından olaya bakarsan ve ilgilendiğimiz şeylere dikkat edersen doktorluk mesleğinin geçmişten günümüze kadar ne kadar değerli olduğunu anlarsın.

Bu sözlerim “diğer meslekler beş para etmez” anlamına gelmiyor elbette. Bir mühendisin yaptığı iş te çok önemlidir. Bir öğretmenin yaptığı iş te aynı şekilde çok önemlidir.

Burada bence asıl sorun “tüm mesleklere hakettikleri değer veriliyor mu?”. Sorun “doktorlar ve diğerleri” sorunundan çok var olan sistemin kimseye hakettiğini vermemesi sorunudur ki; kimse bu sistemden hesap sormasın diye “bakın şunlar sizden yüksek maaş alıyorlar” diyerek, hedef saptırarak insanların birbirlerine düşürülmesi sağlanmaktadır.

“Yoksulluğu paylaşmak” kimsenin istemeyeceği birşeydir elbette.

Kısacası; burada bir doktor arkadaş -kendince- bir sıkıntısından bahsetmiş ve paylaşmışsa bunu yermek yerine sen de kendi sorunlarını paylaşabilirsin. Birbirimize düşmek yerine birbirimize destek olmalı, bizi bize düşüren sistemi değiştirmek için gerekeni yapmalıyız.

Selim isimli arkadaş verdiği her cevapta bilgi düzeyini gözler önüne sermiştir..tıp fakültesinde 6 yıl boyunca okumak,tus gibi bir sınava hazırlanmak,daha sonrasında bu mesleği icra etmek ile ilgili hiçbir bilginiz olmayabilir..ama doktorların beynini kullanamaması kanaatine nasıl vardınız bilemiyorum..tıp fakültesi kazanabilmek için en kötü öss de ilk on bin e girmeniz gerekir ama iyimser bir rakamla ilk yüz bine de girseniz mühendis olabilirsiniz..umarım anlaşılmıştır..

selim beye…
keşke adın değil AKLIN selim olsaydı

ne söylesem anlamayacaksın…
inşallah çocukların doktor olur…

Bizim nasıl olduğumuzu nereden biliyorsun. Bir gün sevdiğin biri hasta olurda bize getirmezsin nede olsa sen herşeyi herkezi bilen olarak kendi ellerinle tedavi edersin. o zaman tekrardan söylersin bu sözleri. Bu doktorlar ne işe yarıyorlar ne meslek yapıyorlar bir meslek saygı görür mü? diye. Sırf belindeki silaha hürmet el pençe divan durduklarınız, bir yerde az da olur bana bi kıyak geçer diye tabanlarına kapandıklarınız dışında.

sonuna kadar katılmamak elimden gelmedi… annem bu tür olaylar sonrasında hep aynı şeyi söylüyor… ”birine beddua edeceksen çocuğun doktor olsun demek lazım… çünki ancak işin içine girince ne olduğu anlaşılıyor…” diyor…

mühendislik dediğin sadece ateşin nedenini bulmak için bile 300 adet hastalık arasından ayrıcı tanı yapmak için kafa patlatmaya benzemez arkadaş alet hata veriri gider bi kaç devre kurcalar hatayı tamir edersin baktın olmadı atar yenisini alırsın sen hasta olunca da bakarlar olmadı zaten pek de düşünemezdi deyip bi kenara atmamalarını umarım. ve umarım bi gün bi yakının bi doktorun elinde hayata döner ve sen yetiştiremeseydim ölmüştü allah razı olsu diyebilirsin. olurda bi gün hasta olursan böbrek taşı bile düşürsen benim olacağım hastaneye uğrama sinirlerimi bozup diğer hastalara karşı davranışımın değişmesine neden olma…

selim gardiş…
son paragrafına kadar saygıyla okudum ama sona gelince içinde dr lara karşı bi önyargı belki de bir düşmanlık olduğunu düşününce biraz irkildim…YATA YATA PARA KAZANMAK YOK demişsin ama şerefsizin teki olmadığı sürece bir doktorun yattığını pek görmedim çünkü bir doktorun yatamama derdi taa üniversite yıllarından başlar…36 saatlik nöbetler konusunda pek bilgin olmadığı belli…AZICIK ZORLUK ÇEKMEYİ ÖĞRENİN demişsin…dediğin gibi her işin zorluğu vardır ama sen nerden çıkarttın zorluk çekmeyi bilmediğimizi…
anladığım kadarıyla senin derdin şu an maaşınla ilgili… bnm merak ettiğim şu ki yukarıda 1/7 gibi kesin bir kesir vermişsin… bu 1/7 lik paranın ne kadar olduğunu belirt de 7 ile çarpıp senin doktor maaşının ne kadar olduğu hakkındaki düşüncelerini anlayalım…BU ARADA SENİN İŞİN VE MAAŞIN ne merak ettim doğrusu ve bu 1/7 derken kimi örnek gösterdin…
ayrıca kat be kat zor olduğunu belirttiğin işlerde çalıştığını belirttiğin bir yığın üniversite mezunu insanların ne okuduklarını ve şu an nerelerde çalıştıklarını da anlatırsan sevinirim… burda eklemek istediğim de şu ki doktorluktan kat be kat zor meslekler olabilir ama bunların büyük bölümünün de üniversitede okunan bölümlerle ilgili olduğunu pek sanmıyorum…çünkü üniversitelerde tıptan ağır bölüm yok gibi diyebilirim ki bunun için sadece okuduğumuz kitaplara bakmak yeterli…
son olarak demek istediğim şu ki tabi ki yazında haklı olduğun yerler olabilir ama işini hakkıyla yapan bir doktorun ne demek istediğini sen sadece üzerine binlerce tanımadığın insanın-çocuğun-bebeğin hayatının sorumluluğu verildiği zaman anlayabilirsin…
SAYGILAR…

selim beye…
keşke adın değil AKLIN selim olsaydı

ne söylesem anlamayacaksın…
inşallah çocukların doktor olur…

Selim bey ben hastanede sekreterlik yapan birisiyim. Bir gün polikliniğimizdeki bayan doktor lavaboya gitti.Poliklinik tek bir ikincisi yok 50-60 hasta gün boyu tek poliklinikte bakılıyor. Asistanımız kızcağız dayanamıyor (hamile) kusmak için lavaboya gidiyor.İçerdeki hasta beklerken sonra sırası olan bir diğer hasta geldi doktor nereye gitti dedi.Lavaboda olduğunu söyledim.Lavaboda deyince nöbet tutmaya başladı bakalım doktor kaç dk da lavabodan gelecek.İnanın 5 dk olmadı,doktor gelmeyecek mi hala dedi.Dayanamadım daha detay verdim.Doktorumuz hamile bu dönem biraz zorlu onun için kusmak için gitti dedim.Aman tanrım kadın ne söylese beğenirsiniz; ayy bu da beni mi buldu, benim karnım aç şeker hastasıyım ben diye tepemde başlayınca -boğazını sıkıp insanlıktan nasibini almamışsın geber diye içimden geçirip- işime devam ederken kendimi zor tuttuğum bayan ısrarla ayy nolacak ben şeker hastasıyım diye söylenmeye devam ettikçe daha fazla dayanamadım.Hanım efendi şeker hastasıysanız gidip birşeyler yiyebilirsiniz sonra gelip muayenenizi olursunuz sıranız geçerse yardımcı oluruz dedim.EEE kan isteyecek dedi.O zaman kanı yarın verirsiniz aç vermeniz gerekirse dedim. Tabi sizin için söylemesi kolay muhabbetine girince ben de kopanlar koptu. Bayan şekeriniz varsa birşeyler yiyebilirsiniz çözümü şimdilik üretebilirsiniz ağır bir durumunuz yok ama dr hn hamile iki canlı ve lavaboda kusuyor bırakında şu an sizi değil belki de onu düşünelim dedim…Selim bey doktorlarda insan, onlarda hastalanıyorlar, onlarında anneleri babaları çoook ciddi rahatsızlıklara sahip olabiliyor.Ve burada anlatılanlar ajitasyon değil.Dahası da var anlatsam roman olur ama sizi bağlamıyor anlaşılan.(Not: Ben bu asistanın 1/4 i kadar maaş alıyorum) ama kayıtsız kalamıyorum nedense…

kübra hanım iyi yamışsınız güzel yazmışsınızda ayın yılın başı yaşanabiecek bir olayı duygu patlaması olarak algıladım.Neden dr olmak istediniz çünkü biliyordunuz ki çocukluktan beri yüksek statülü bir meslek bunuda size halk öğretti…daha 30 yaşlarında kim iyi bir ev ve araba alabilir bunuda size bu ülke dediğiniz haklar verdi emeksiz yemek olmuyor ne yazıkki herdefasında övünüyorsunuz 6 yıl okuduk diye…okuyacağız tabiiki ancak 6 yıla sığıyor bu eğitim belkide yetmiyor bile…insan merkezli bir meslek seçtik getirileri çok olduğu gibi götürüleride olacak…sabır ve selamet diyorum….teşekkürler

sayın dr. mavi arkadaşım senin ihtisasın nedir yahu, 30 yaşında evin araban olmuş?

Vallahi Tıp Fakültesinde çalışıyorum bu olaylar hiiiiç de öyle ayın yılın başında yaşanmıyor emin olun dr mavi.Ben bu stresle buradan emekli olamayacağım buna eminim bu kararı verdim de Doktorların 6+5 yıl sonra falan tekrar seçim yapma şansları yok eğer bir Ferhat göçer gibi 2. bir bilezikleri yok ise!

Ne kadar empati yapmaya çalışılsa da doktorların ilahlık derecesindeki kibirleri toplumun doktor nefretini körüklemeye sebep oluyor. Şurada yazılan yorumlardan bile doktorların kendilerini ilah gibi gördükleri apaçık ortada duruyor. Bir avukat nasıl doktorluk yapamıyorsa, bir doktor da bir avukatın, bir mühendisin yaptıklarını, yapmayı bırakın, düşünemez bile. Her mesleğin kendi know-how’ı vardır. Doktorların kazandıkları paralar kendilerinedir ama yaptıkları toplumu etkilediği sürece her türlü eleştiriyi ve denetimi kabul etmek zorundadırlar. AKP bir dönem daha seçilirse vay halinize doktor hanımlar/beyler…

bir avukatın hatasının telafisi var ama bir doktorun hatasının telafisi yok özgür bey…

Biz de yedik.

Her tür hatanızın telafisi var. Hastanın tipini beğenmedin, ölmesine izin mi verdin? Çıkarsın hasta yakınına, “çok uğraştık ama kurtulamadı” dersin olur biter.

Vicdan mı? Hani nerede?

sadece “yuh” demek istiyorum size Selim Bey!

siz bu kafada ve vicdanda bir adamsanız Allah’a çok şükür doktor olmamışsınız!

siz bizim işimizi gerçekten böyle bir şey mi sanıyorsunuz! çok ayıp, çok! insanın fikri neyse zikri de odur!

sefamız olsun para da kazanıyoruz saygıda görüyoruz çünkü biz türkiyenin en zeki insanlarıyız ömrümüz boyunca önümüze gelen her sınavda birinci olan bizleriz, kıskananlar çatlasın çalışın sizinde olur diyemicem becerebilseniz hepiniz doktor olurdunuz zaten.Sevgiler …

asli hanim tamam iste ne guzel, boyle konusun tamam zaten. kimsenin size az kazanin dedigi yok zaten. dedikleriniz dogru iste kazaniyorsunuz, insanlarin kizdigi, tellerinin attigi nokta bu dediginiz gibi kazaniyor olmaniza ragmen hala daha kazanamiyoruz diyip para para diye aglamaniz. sorun burada. halinizden memnun olsaniz sorun olmayacak.

Gerçekten inanılmaz.. Algılarınız ne kadar da kapalı. Nasıl empati yapacaksınız ki siz?
TDK..
ironi:
isim, edebiyat Fransızca ironie

1 . Gülmece.
2 . Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme.

sevgili sayfa yazarları
doktor olanlar ve olmayanlar
bir kamu kuruluşunda 25 yıllık mühendisin
itiraf etmeliyim ki ilk tercihlerim kazanamayacağımı bile bile (1982 yılı) tıp. fak. oldu
ama mühendis oldum
bir kere her küstahın olabileceği bir meslek değil doktorluk
ister istemez saygı duyulması ve kıskanılması gereken bir meslek
bu olumsuz eleştirileri yapan dandiklerin eminim çoğu istedikleri halde kazanamamış ve tıp okuyamamış kıskanç kişilerdir
1.tıp demek öss de ilk 10 bine girmek demek
2.tıp demek insan hayatını kurtarmak veya ömrünü uzatmak demek
3.tıp demek inekler gibi çalışmak demek
4.tıp demek 1 dk.vaktini bile boşa harcayamamak demek
5.tıp demk ömür boyu çalışmak, geliştirmek, yenilenmek demek
vs. vs.
kötü uygulayıcılar veya başka nedenlerle bu en çalışkan-zeki insanları hakettikleri manevi ve maddi kazançlarını sabote etmeye hiç bir terbiyesizin hakkı yoktur (selim gibi)
bunları dikkate almayın
kanımca ezici bir çoğunluk bu kutsal insanların arkasındadır tüm olumsuzluklara rağmen

Aynen katılıyorum size Aslı Hanım. Doktor olamamanın kuyruk acısı ömür boyu bitmez. O yüzden bu saldırılar da bitmez. Neden ”nasıl böyle düşünür?” diyerek kendinizi geriyor ve açıklama yapma gereği duyuyorsunuz ki. Bu kıskanç insanlar sizi anlamaya tamamen kapalı. Ne söyleseniz boş gelecek onlara. Bırakın yormayın kendizi. Onlar kendi cezalarını, kendilerini doktorların yanında ezik hissederek bir ömür boyu çektiriyorlar kendilerine. Ben sizler kadar erdemli ve sabırlı değilim. Sabırlı olmaya öyle alışmışsınız ki ne kadar kibar cevaplar vermişsiniz doktor arkadaşlarım. Değerli meslektaşlarım; Allah görür, kimsenin ettiği bir gram iyilik karşılıksız kalmaz! Ha böyle deyip susalım mı diyoum? Asla! Ancak lütfen içiniz daha ferah olsun. Son olarak ”apandektomi yapabilir misin?” sorusuna alınan arkadaşa söylüyorum: ıngır zıngır etme, yapabiliyorsan konuş!

Sen otomasyon programı yazabiliyor musun? SQL kullanabiliyor musunuz? C+, Perl, Java bilir misin?

Doktor olmuşsun ama zavallılığından kurtulamamışsın.

Selim bey hakaret içeren yorumları hukuki sebeplerle sitemizde yayınlayamıyoruz.

1 yılda öğrenirim…peki siz en küçük bir cerrahi operasyonu kaç yılda öğrenebilirsiniz..

Çocuğun havale geçirince C++ la havale dindirme programı yazarsın. Yanına bir java aplettle bunu uygularsın. SQL’e de veri depolamasını yaptınmı çocuğunun hiçbirşeyi kalmaz.
Yok o zaman doktor yetişmi diyecez yoksa ben bir perl bilirim o benim çocuğumu düzeltir mi. Bazen sadece komplekslerimizi gidermek amacıyla yazı yazmak ve bunu kindarlık seviyesinde yansıkmak bizi tatmin eder. Ama bunun suçlusu siz değilsiniz. BİZİZ DOKTORlar nedenmi biziz. çünkü kindarlık içerisinde sadece yazmak için yazan ve bu yazılarda hakaret ve iftira edenlere hala kibar kaldığımız karşımızdaki kendini bilmezleri İNSAN yerine koyduğumuz için. suçluyuz çünkü birlikte birşeyler yapmayıp bize diretilenlere boyun eğdiğimiz için. suçluyuz hala İNSAN olduğumuz için. Yapmamız gereken bu hasta, insan diye medeni kavramları insanlık yetisi olmayanlara zorla yapıştırmaya çalışmayıp hak edenlere hak ettiği gibi muamele etmek. Dünyanın hiçbir yerinde doktorların istediği bişey gerçekleşmemiş. E sorun sistemdemi, sorun hastada mı yoksa BİZ de mi?

Sizin bu çirkin üslubunuzun nedeni çok açık. sanırım zamanında tıp fakültesini kazanamamış ve hayatı boyunca bunun acısını çeken, doktor görünce onların yerinde olamadığı için gıcık olan bir zavallısınız.Çocukluğumdan beri hekim olmak amacıyla çalıştım. Bugüne kadar binlerce sayfa tıp kitabı ve makalesi okudum. İddia ediyorum yurtdışı yayınları bizim kadar takip eden başka bir meslek grubu yoktur. Hekim arkadaşlarımın yazılarına aynen katılıyorum, bu bir ajitasyon değil. Türkiye’nin en iyi fakültelerinin tıp dışı bölümlerde okuyan birçok kişiden daha çok çalıştık. En yakın arakadaşlarımdan biliyorum bunu.Ne için? Bize canını gözünü bile kırpmadan teslim eden kişiler için…Bir çocuk hekimi olarak birçok hastanın hayatını kurtardık meslektaşlarımla birlikte. O mutluluğu ne yazık ki hiç tadamayacaksınız selim bey. Elimizden gelen herşeyi yaptıktan sonra hastaların aileleriyle birlikte dua ettik hastalarımızın durumu iyiye gitsin diye. Bu maneviyatı da ne yazık ki yaşayamayacaksınız.Sizin gibiler dışında o kadar iyi hasta ve hasta yakınları var ki; hastaları vefat ettikten sonra emeklerimize teşekkür edip bizlere sarılacak kadar. Burada sadece sizin gibi düşünen vatandaşlar olduğunu sanmayın. Ayrıca siz kaç hastalık var zannediyorsunuz 3-5 tane mi? Bizim için en kolay hastalıktır tonsillit(anlamazsınız diye yazıyorum boğaz ağrısına yolaçan enfeksiyon demek). Ama onun tedavisinde bile ona yakın antibiyotik tercih edebilirsiniz ve çocuklar için hepsinin ayrı bir kg başına dozu vardır ve biz onları ezbere biliriz. Bunun dışında sizin hayal edemeyeceğiniz ve bizim size nasıl geliştiğini onlarca kez anlatsak bile anlayamacağınız hastalıklar var…Biz hekimler haklarımızı zamanı gelince alacağız. Ama sizlere üzülüyoruz, performans sisteminin zorluklarını ne yazık ki sizler yaşayacaksınız. Sizler için mücadele ettiğimizi de anlamayacak kadar nefretle dolusunuz. Allah ıslah etsin….Ha bi de maaşlara gelicek olursak bu ay aldığım maaş 1602 TL, sanırım siz 228 TL almıyosunuzdur??
Futbol müsabakalarında kendimize göre çok büyük dünyada kimsenin sallamadığı başarılar kazanan futbolculara dehşet paralar verilince kılı kıpırdamayan alkış utan tipler neden bu kadar doktorların maaşlarında gözünüz var??

1602tl maaş alıyorum demeyi biliyorsunuz da acaba niye hiç döner sermayeden bahsetmiyorsunuz doğrusu pes. kendinizi acındıracağınıza doğru söyleyinde millet sizi anlasın utanmasanız aş evinden fln yardım bekliceksiniz doktor beycik.

Ben 2 yıl iyi yıl boyunca ilk ÖSS’de 5000’den öğrenci alan bir üniversitede bilgisayar mühendisliği okudum. Başarılıydım da.. Sonra tıp okumak istedim ve bıraktım -Annesi ölecek bir insana annesiyle beraber geçirebileceği bir 10 yıl hediye etmek istemiştim. Orada okumaya devam edip de mezun olan birçok arkadaşım var.
Mühendisliğin ne kadar ulvi ve zor bir meslek olduğunu anlatmaya çalışmayın lütfen. Ben ikisini de gördüm ve karşılaştırabiliyorum. Javayı da C+’ı da, hatta pascal’ı da biliyorum.1 yılda öğrendim hepsini. Arkadaşlarımı da görüyorum; bir kısmı mezun oldukları anda 3bin tlden işe başladı, bir kısmı yurtdışına çıktı 3000 euro alıyordu. Mezun olur olmaz… Bu arkadaşlarımdan biri yanıma geldi kalmaya ve sadece 1(bir) gün benimle hastaneye geldi. Onunla konuşabilmenizi çok isterdim.
Mühendislik de zordur tabi ki. Kafası çalışmayan adam yapamaz. Ama kafası çalışmayan adam tıp fakültesine de giremez zaten. Biz daha akıllıyız demeyin o yüzden. Ayrıca maaşlar gerçekten bildiğiniz gibi değil. Başkalarının maaşları üzerine bu kadar iddiada bulunmak cahilce geliyor. Bizden daha iyi bilemezsiniz herhalde ne kazandığımızı. Kazanç Türkiye ortalamalarının üstünde tabi ki ama Üni. hastanelerinde maksimum 3000 tl, devlet hastanelerinde daha fazla 4000-6000 arasında değişiyor. Ancak o yaşa gelen bir mühendis de kazanabiliyor o parayı. Bütün mühendislerden bahsetmiyorum. İyi üniversitelerde okuyan; ODTÜ, BOUN, İTÜ gibi yerlerde, tıpa girebilecekken girilebilen yerlerde okuyan mühendislerden bahsediyorum. Yoksa Sakarya Üni.’den mezun mühendise ben de 1000 tlden fazla vermem. Tıp fakültesinde okurken aynı üniversitede mühendislik okuyan arkadaşlarım da oldu. Onlar son sınıftayken ben ders anlattım onlara.

Son olarak üslubunuzu düzeltmenizde fayda var. Çok patetik görünüyor.

Her lise mezunu bu dediklerini yapabilecekken,doktorlukla karşılaştırman zekanı gösteriyor.

“Azıcık zorluk çekmeyi öğrenin” diyen arkadaş.
Elinin altında kanaması olan genç cocuk ölmesin diye bir taraftan müdahale ederken bir taraftan dua etmek emin ol zor, nöbette gece yarısı hastanenin bir köşesinde çığlıklarla uyanmak zor, hastaneye pazartesi girip perşembe çıkmak (inanmazsın ama gerçek), ameliyatta yorgunluktan bayılmamaya çalışmak, kendi tercih hakkın olmadan diplomana el konularak (işverenini seçme hakkın olmadan) eşinden çocuğundan ayrı şehre gönderilmek, bir yandan hastalarla bir yandan hocalarla uğraşmak, hepsi düşündüğünden çok zor işler.
Henüz öğrenciyken acil serviste 8 saat oturmadan bazen fırsat bulup yemek yiyemeden çalışırken kapıda daha acil hastalar kendi hastasından önce alındığı için “para yiyor bunlar” diye bize bağıran “bilinçli” vatandaş da, vatandaş mağdur olmasın diye her gün saat 20.00 de poliklinikten çıkan ve bunun için hiçbir mesai dışı ücreti almayan, bunu talep bile etmeyen uzman doktor halinden şikayet etmezken, beklediği için bu doktoru parası olana bakmakla suçlayan hastada aynı mantığın ürünü. (Bunlar size gerçek dışı gelebilir, ama inanın hepsi bu hastanelerde yaşanmış ve her gün yaşanan olaylardır.)
Doktorlara sevgisizliği körükleyen şey kibirleri değildir vatandaşa hedef gösterilmeleridir. Poliklinikte sıra beklerken durumunda aciliyet olmasa da olay çıkaran vatandaşları her gün görüyorum ama aynı vatandaşın bankada sıra beklerken olay çıkardığını görmüyorum. Benimle mezun olan mühendis arkadaşlarımın hepsi halinden memnun ve gelirleri gayet iyi ve bundan memnunum, ama ben kimsenin “vay bu mühendisler hadlerinden çok kazanıyor” dediklerini duymadım. Veya sağlık sektöründe en büyük geliri sağlayan çoğu yurtdışı kökenli ilaç firmalarına “bunlar çok kazanıyor” diye tepki gösteren vatandaş da görmedim.
Anlamadığınız konu doktorun da vatandaşla aynı şeyi istemesi; iyi işleyen kaliteli bir sağlık sistemi! Benim iyi ki doktor oldum diyen tek bir arkadaşım yok, durum böyleyken sizin iyi işleyen bir sistem yaratma şansınız yok! Sizi yönlerdirdikleri gibi doktor düşmanlığı yapmak yerine olaya bu yönden bakmanızı tavsiye ederim.

yazıyı okuduğumda doktor arkadaslar için üzülmüştüm hala da üzülüyorum ama insan olan ve insanı insan olarak değerlendiren doktorlar için üzülüyorum…benim ablamda doktor ve onun ve arkadaslarının çektiği sıkıntıları doktorlar haricinde en iyi bilenlerdenim ve hemen hemen her yerde onların çektiği sıkıntıları anlatıp onları savunan birisiyim…yaptığınız iş paha biçilemez bu şüphesiz bir gerçek ama su yorumları okuduktan sonra siz doktorlara!!! çok daha fazla üzüldüm…hele ki başka bir meslek grubu doktorun yaptığını yapamaz ama doktor hepsini yapar zihniyetlerini görünce….her meslek uzmanlık ister arkadasım…mesele çok para kazandı yada kazanmadı, ben çok çalıştım sen az çalıştın meselesi değil, bence önce insan olmayı öğrenmek, mesleklerimizi ego tatmini olarak görmemek , insanları küçümsemek değil onlara değer vermeyi ve saygı göstermeyi öğrenmek (hangi meslek grubunda olursa olsun) tüm bunları öğrendikten sonra doktor,öğretmen mühendis…vs olarak kendini adlandırmak…önemli olan bu bence…ama ben yine de sizin gibi benlik davası güden doktorlar yüzünden sizlerin haklarını savunmayı bırakmayacağım çünkü bu meslekte değerine paha biçilmez insan sevdalısı, insanı para olarak değil insan olarak gören milyonlarca doktor var… ülkenizin insanlarını elşetirmek yerine biraz kendinize bakın o insanları doktorlara sizlere düşman eden yine sizlersiniz…önce kendinizi düzene sokun sonra insanlara laf söyleyin…sizin dışınızdaki meslekteki insanları küçümsüyorsunuz, buna öğretmenlik de giriyor, o zaman bende size söyle bir söz söyleyeyim unutmayın DOKTORLARI DA YETİŞTİREN ÖĞRETMENLERDİR… öğretmenlerde bu şekilde mi küçümsesinler sizi istermesiniz, biz olmasak buraya gelemezdiniz desinler, istermisiniz…mühendisler olmasa sen sittin sene o hastanedeki teknoloji harikası makineleri kullanamazsın, mühendislerde bunu söylesin istermisin…kurtulun artık su ego tatmininden, ve hastalarınızla işinizle bütünleşin…
tekrar bu yazıyı yazan arkadasımıza teşekkür ediyorum doktorların sıkıntılarını kendince anlatmak istemiş ve insanı insan olarak gören bütün doktorlarımıza saygılarımı sunuyorum…onlar her daim bizim gözümüzde paha biçilmez değere sahipler…(diğerlerine malesef saygı gösteremiyorum, çünkü o üstün şahsiyetlerin benim saygıma ihtiyaçları yok ben kimimki bir öğretmen yada avukat, yada mühendis, yada bir işçi parçası, onlar benim yaptığım işi gözü kapalı yaparlar ya öyle söylüyorlar,insan saymadığınız bizler de size saygı dösteremiyoruz malesef, özür diliyoruz)…

Şu birkaç içi boş ve konudan uzak yorumdan anladığım kadarıyla toplumdaki doktor düşmanlığının biricik sebebi kıskançlıkmış…sizlere birşeyler anlatmaya çalışmak boş zaten! Ama dikkat edin de birgün o doktorlardan birinin eline düşüp de utanmayın! Ona da yüz gerek ya….

Ne kadar kıskanıyoruz yahu istediğimiz hastayı özenle tedavi edip, istemediğimiz hastayı tedavi etmekle uğraşmamayı? Çok kıskanılacak şeyler gerçekten…

Aaa o da ne? Çatlamaya da başladım bak şimdi…

selim kardeşim hastalanınca hiç doktora gitme o zaman.nie yoruyosunki kendini..anneni babanı çocuklarınıda götürme…demi ama öcüyüzz biz..

ablam doktor benim üniversteyi birlikte okuduk onunla ve onun doktor adayı sınıf arkadaşlarıyla.sürekli ders calışırlardı ara verdiklerinde yatıp dinlenme imkanları yoktu kişisel ihtyaclarını gderirlerdi çamaşır yıkarlar dolaplarını düzenlerler vs.ancak yemekte görüşürdük. bugün neyapsak diye bir plan hiç yapmadık onlarla çünki onların planları hedefledikleri sayfaları tamamlamaktan ibaretti.stajları bittiğinde bir hafta sonumuz vardı beraber eğlenmek konuşmak yada dertleşmek için.böyle gecti öğrencilikleri şahidim.az uyumak az eğlenmek az dinlenmek çok çalışmakla.sonra bir doktor eşi oldu. onlarda kaldığımda çalışma hayatı yüzünü gördüm doktorların. gece susmayan telefonlar yüzünden uyuyamazdım, defalarca eniştem kalkar hastaneye gider gelir belki 2 saat sonra tekrar giyinir tekrar giderdi. bu hızlı gece hayatından sonra ben gündüz uyurdum ama eniştem yine sabah mesaisine başlardı,gece kaç defa uyandığından hiç kimsenin haberi yoktu,sabah poliklinkde 60-70 belkide daha azla hastasıyla aynı dinamizmle hata asla taşımayan bir mesleğin ferdi olarka kusursuz calışmak zorundaydı.yıllar gecti büyük kızları yani benim yeğendim de doktor oldu.yaklaşık 6 aydır onunla 1 saat zaman geciremedim,sadece ben değil annesi-babası kardeşleri… oturmaktan bel ağrıları başladı gözleri bir başka bakıyor yorgunluğu o kadar belli ki hareketleri robotlaşmış akranları coktan okullarını bitirdi evlenenler cocuk sahibi olanlar bile var.o daha tus denen allahıncezası bir sınava girecek,sorun sınav değil zaten çalışıyor ama adaletli bir sınav mı olacak endişesi ömrünü ösym nin hazırladığı sınavlara endeksli bütün insanlar gibi gibi beni de sardı acıkcası…ezberlemek zorunda olduğu sayfalar değil cilt cilt kitaplar var.saçındaki beyaz sayısı sanırım benden fazla…toplumun karşısına iki tık tıkla dünya para kazanan insanlar diye atılan doktorlar bir kasaba kuyumcusu yada orta halli bir müteahitten daha lüx bir yaşam sürmüyorlar aslında..okul sırasında ,sonrasında 36-37 yaşına kadar süren uzman dr olma serüvenlerinde yaşayamadıkları hayatlarının bedeli bu toplumda herkesin gözüne batırılmaya başlandı,saygınlıklarıyla oynanmaya onurları ile oynanmaya toplumda sıradanlaştırılma gayretleri ile şimdilerde mesleki ağırlıkları zedelenme aşamasına getirildiler.önüne gelen herkesin istediği gibi hakaret dehdit savurma hakkını kendinde bulduğu bir konuma bilerek isteyerek kasten getirildiler.zamanın birnde bir hastanede sıra beklediğini içine sindirememiş siyasilerin öfkelerinin,kinlerinin , ulaşmaları asla mümkün olmadığı doktor saygınlığını ayağa düşürerek intikam alma calışmasına maruz kalmaktalar.bütün bunlara rağmen bu yıl yine binlerce gencimiz kendini bu ateşe atacak ve tıp fakültesi öğrencisi olacaklar.sırf ideallerinin peşinde koşma cesaretini gösterecekleri için.sırf doktor olmanın insanlığa hizmette zaman mekan cinsiyet ırk din dil ayrımı olmadan ölene kadar süreceğini bildikleri için. bu millete hizmetin siyasetçiler gibi 5 yıllık değil son nefeslerini verecekleri ana kadar süreceğini bildikleri için, bu meşakkatli yolu gencliklerini yaşamamayı göze alarak sececekler.işin garibi yarın sabah ,kendilerine hıncla hırsla kompleksle dolu hastalara,hasta yakınlarına, siyasilere particilere,parasıyla boru öttürmeyii alışkanlık edinmişlere hazımsızlara hırlıya hırsıza yalakaya bu sıfatlarını görmezden gelip hizmet verecekler,yaşatmaya calışacaklar eks olursa üzülecekler…. çünki onlar DOKTORLAR.

cok kotu bir sey doktorluk, anlattiginiz gibi zorsa, degmiyorsa bu cekilen cilelere neden kizlarini da doktor yaptilar??? kendin doktor olup sonra eger kizini da doktor yapiyorsan doktorluk soyle de doktorluk boyle de diye de aglamayacaksin kardesim. memnun kalmamis olsaydi enisteniz yapmazdi kizini doktor falan. gecin bunlari ya.

valla benim annem beni zorla doktor yaptı ama bundan 6 yıl önce doktorun önünde insanlar emeğe saygı duyar ona göre davranır doktoruna küfür etmek bi yana teşekkür ederdi. sağolsun haber kuruluşları ibrahim tatlısesin kurşunlanmasını bile bizim ankaradaki eylemimizin önünde tutup bizim de daha fazla para için eylem yaptığımızı öne sürünce haliyle sizin gibi bilmeyenler de konuşuyor. allaha şükür hala kendi beynini kullanan bazı hasta yakınlarına rastlıyoruz da istifanın eşiğinden dönüyoruz. ayrıca yaptığımız 2 günlük eylemde doktor olmadığı için madur oldunduğu da fark edildi. haşa allah değiliz ama allahın yarattığını da korumak gibi önemli bi görevimiz var keşke sizin gibiler olmasa da biz de her hastaya sabırla güler yüzle müdahale edebilsek…

benim babam sağlık ocağında memurdu ve bana ısrarla doktor olma dedi ama ben dinlemedim; evet çok zor,insanların bazıları saygı duymaktan çok uzak, daha öğrenciliğinde sadece çay molası verdi diye dudağı patlatılan, hasta bir çocuğa sonda takacağı için sapık olarak itham edilen arkadaşlarım var.. ne kadar çok çalışmışız vs anlatmaya gerek yok ki biz bunu zaten göze almıştık,zaten biliyorduk. bizim bilmediğimiz saygı beklerken saygı göstermeyi unutanlardı, herkesin hakkını araması normalken bir hekimin kendisi için daha insani çalışma koşulları istemesinin suç olarak algılandığıydı. gerçi bunları bilsem değişir miydi bişey, tabiki hayır. benim yapmak istediğim tek meslek bu çünkü, herkes bilmese de biz hepinizin sağlığını istiyoruz,canla başla da çalışmaya hergün devam ediyoruz,çünkü bizim sevmeyenimiz çok olsa da biz herkesi seviyoruz. selim de ne demiş olursa olsun, söylediklerini onaylamasam da birgün hasta olarak karşımıza gelirse güler yüzümü esirgemem, ben bütün hocalarımdan asistanlarımdan bunu öğrendim; selimler mustafalar değil hastalar hastalıklar var bizim için. sağlıklı günler,saygılarımla.

SEVGİLİ,doktor düşmanlığını kusan arkadaşlar;
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben genç bir hekim adayıyım ve aynı zamanda İNSANIM!”doktorlar kibirlidir”.”30 yaşında
nasıl altında araban var?”,”ağlamayacaksın kardeşim”gibi ithamları kaldıramıyorum.Buradaki doktor arkadaşlar ne söylenirse
söylensin ağır başlılıklarını korumuşlar ama ben bunu yapamayacağım.
DOKTORLAR KİBİRLİ MİDİR?
1-Tıp fakültesine girmek için ehliyet sınavına girilmiyor,biz de herkes gibi ÖSS ye giriyoruz
2-Tıp fakültesine girilen birinci yıl herşey mükemmeldir.Ne gerçek dünyayı görürüz,ne de karalandığımızı farkederiz.Bir bakmışız ki,hayalini
kurduğumuz”ben kendimi insanlığa adamak istiyorum”felsefesi,karşılaştığımız tablo sonunda”insanlar neden böyle?”anlayışına dönüşüverir.
3-Doktor sabahın köründe hastasının her durumunu kontrol eden,acilde bir grup insan tarafından dövülen,
ardından 1 saat uyuyan ve üstüne ertesi sabah tekrar işinin başında olan eli öpülesi insandır.
4-Doktor kendisine verilen 20dklık hasta bakma hakkını kullanamaz,izin vermezler!Eğer 6 dkyı geçirirse”içerde çay içiyor,
terbiyesiz”diye suçlanacaktır.Doktor,(herkes gibi!!) aylık doğal gaz faturasını nasıl ödeyeceğini düşünen insandır.
Buradaki ithamları okudukça inanın tüylerim diken diken oluyor.Bunları yazanların; canım ülkemi çıkmaza sokanların,gencecik askerlerimize”askerlik yan
gelip yatma yeri değildir”diyenlerin,Atatürk’ün ilkelerini gavurlukla suçlayanların,değerli hocalarımızı sanal gerçekliklerle suçlayanların bir ürünü olduğunu
düşünüyorum.Ben ”lütfen siz de duyarlı olun”demek istemiyorum.Kim şiddete,zorbalığa,hakarete uğrayana ”Ona göre de para kazanıyorsunuz”,”Hey yavrum hey, paha
biçilemezmiş. Bir tapınak yaptırın da, boş zamanlarımızda tapmaya gelelim size”diyebilir ki?Böyle bir güruha kim humanist yaklaşabilir?”Mühendislik yapabilirmiş,
hıh. Mühendislik, boğaz ağrısına X ilacı yazmaya, baş ağrısına Y ilacını yazmaya benzemez, beyni kullanmayı gerektirir biraz”diyen insana sesleniyorum.Sen doktorluğu
bu mu sanıyorsun?Cehalet dedikleri şey bu olsa gerek.”Oram buram ağrıyor vah doktor!” dediğin her an burdaki doktorların söylediklerini ve saygısızlığını hatırlamanı istiyorum
Seni bir doktor olarak değil,bir insan olarak kınıyorum
İnsanlık için bu mesleği seçtim.Eğer ”insanlık” tanımı sizin gibi zatların açılımıysa inanın insanım demeye utanıyorum.

Selim Bey;
Yukarıda da yazdığı üzere hakaret içeren mesajlar yazmışsınız. Hakaret içermeyen, okuduğumuz yazılarınız da gerek üslubunuz gerekse düşünce tarzınızdan çok zor bir pskilojik durumda olduğunuzu fark etmek kolay. Yazık kendinizi böyle hırs ve nefretle telef edeceksiniz. Sinirden ve kıskançlıktan enfarktüs geçireceksiniz. Doktor olamadığınızı bir an evvel kabullenin ve kendi işinizi sevmeye, kendinizle barışık bir hayat sürmeye çalışın. Çok geçmiş olsun. Tüm doktorlara laf yetiştirmek için çırpınmışsınız. Kendinizi iyi hissedeceğiniz, doktorların olmadığı başka siteleri öneririm. Kendinizi daha fazla komik duruma düşürmeyin.

Selim bey siz veya yakınlarınız hasta olunca kime gidiyorsunuz acaba? Üfürükçüye mi?
Nedir bu doktor düşmanlığınız?
Ayrıca bir doktorun canının istediğini tedavi edip istemediğini etmeme gibi bir lüksü neye göre oluyor, öncesinde tüm hastalarıyla çay-kahve içmişlikleri mi var?

Not: Dr. değilim, dr. yakınım da bulunmamaktadır.

Selim Bey’in bir kuyruk acısı var ama ne olduğunu bilmiyoruz.
Hangi meslek grubu eylem yapıp haksızlığı dile getirse buna destek vermek yerine karşı çıkanlar oluyor, bu biraz bizim ülkemize has bir durum.
Alıntı
“cehennemdeki türk kazanına zebani koymamaları boşuna değil. zaten kafasını çıkaranı ayağından çekiyoruz aşağı”

ayrıca söylemeden yapamacağım doktorların her işi yapabileceğini söyleyen arkadasım madem her işi yapabiliyorsun o zaman çocuğunu okula gönderme, kendin öğretmenliğini yapabilirsin, araban bozulduğunda tamirciye götürme kendin yapabilirsin, bilgisayarın, televizyonun veya herhangi bir elektronik aletin bozulduğunda servisine gönderme kendin tamir edebilirsin, tıraş olmak için berbere gitme kendin yapabilirsin, yada bir terziye gitme mesela kendin yapabilirsin ne de olsa sen yapabilirsin onun yapacağını…hadi bunların hepsini geçelim sağlık konusuna gelelim sen bir doktorsun, çocuğun hastalandığında çocuk doktoruna basvurma yada karın doğum yapacağı zaman kadın doğum uzmanına gitme mesela kendin çocuğunu muayene edebilirsin yada doğum yaptırabilirsin, sen bunların eğitimini aldın 6 sene boyunca. ama neden senin alanın dışında bir sağlık problemi olduğunda hastalarını yada yakınlarını diğer alanlara yönlendiriyorsun? ben vereyim cevabını çünkü senin uzmanlık alanın değil değilmi, sen başka alanda uzmanlık yaptın,diğer alanlarda uzman değilsin…gördün mü her meslek uzmanlık ister arkadasım, her meslek uzmanlık ister…

En fazla fedakarlığı yapan en fazla sıkıntıyı çeken doktorların olduğunu söyleyen doktor arkadaslarıma da söyleceklerim var, siz üstün karakterli insanlar! Siz öğrencisini yangından kurtarmak için kendini ateşlerin arasına atan, öğrencisini kurtaran ama kendi canını kurtaramayanın bir öğretmen olduğunu, her sabah evden ailesiyle helalleşerek çıkan, can güvenliği olmayan, her olayda ortalığı sakinleştirmeye koşan, hatta bir kedi bile damda mahsur kaldığında onu kurtarmaya giden yine bir polis olduğunu,sen hastanede rahat rahat işini yap paranı kazan diye canını ortaya atan ve şehit olanın da bir polis olduğunu, gecenin bir yarısında vaka var diye yatağından kalkıp işe gidenin bir savcı olduğunu, üç kuruş para kazanıp ailesini geçindirmek için yerin altında ölümle burun buruna çalışanın, ağır metallerin altında kalma pahasına çalışanın da bir işçi olduğunu bilirmisin???
hiç mi düşünmedin çalışırken elini makineye kaptıranın da senin gibi ekmek parası kazanma çabasında olduğunu ve onun senden daha az para aldığını, o üç kuruş para için kimlerden ağıza alınmayacak sözler işittiğini(tıpkı senin hastalardan işittiğin gibi) ne zorluklara katlandığını hiç mi düşünmedin? biz doktorlar hepinizden üstünüz, herkes bize hürmet göstermek zorunda, çünkü biz çok kutsal bir iş yapıyoruz, sizin hayatınız bizim ellerimizde derken bunları hiç mi düşünmediniz acaba…sizden daha düşük maaş alıyorlar ama kendini öğrencilerine adayan bir öğretmen, canını ortaya koyan bir polis, yada işçi sizden daha değerli benim gözümde, tabi kendini insanlığa adayan doktorlarda sizden daha önemli benim için, yukarıda saydıklarımın hepsi sizden daha fazla saygıya, hürmete layıklar, siz bunu kabul etmek istemesenizde…
zahmetsiz rahmet olmaz arkadaslarım, evet haklısınız çoğu zaman gördüğünüz muameleleri hak etmiyorsunuz ama bu en çok sizin sıkıntı çektiğiniz, en çok sizin zorlandığınız yada sizin üstün olduğunuz manasına gelmez…ego tatminini bırakın da çevrenize bir bakın ne sıkıntılar çekiliyormuş…

Nasıl bir anlayış içindesiniz gerçekten nasıl at gözlükleriyle bakıyorsunuz daha doğrusu nasıl bir komplekstir anlayamıyorum.burada hiçbir meslektaşım başka mesleklerin çok rahat olduğundan falan bahsetmiyor onlara saygı duyulmaması gibi bir şey beklemiyor. sadece çektiğimiz bu kadar şıkıntıya biraz anlayış bekliyoruz. Ama öyle bir hınç dolusunuz ki ne dense boş. Evet Öğretmenlerimiz çok değerlidir hiçbir zaman inkar etmeyiz hala her öğretmenler gününde ilkokul öğretmenim dahil ulaşabildiğiklerime tlf ederim hatırlarını sorarım saygı duyarım. Ancak takdir edersiniz ki artık okullarda eğitim yok, artı ücret verip dersanelere gönderiyoruz çocuklarımızı. Bu öğretmenler okulda eğitim veremiyorlarda böyle dersaneye gidince havası suyu mu etkiliyor bir anda mükemmel eğitimci oluyorlar. Mutlaka etik değerlere sahip bu şekilde davranmayan öğretmenlerimizde var. Bunun o bahsettiğiniz muayenehane mantığından ne farkı var söyler misiniz? Devlette eğitim vermeyip özel dersanede sınav birincileri çıkartmanın ne farkı var? Hiçbir farkı yok. tek farkı size söyleyeyim öğretmen okulunu bitirir diplomasını alır ister özel dersanede çalışır, ister atama bekler devlette çalışır. Hani hep diyorsunuz ya “beğenmiyosan git özelde çalış” işte biz bunu yapamıyoruz. Mecburi hizmetini tamamlamazsan diplomanı alamazsın. Özel hastanede çalışman için kontenjan olması gerekir.
Sonra polis demişsiniz evet kolay değil, suçlularla uğraşıyorsunuz. ancak orada yolsuzluklar olmuyormu en basitinden bir trafik polisinin bile ne kadar rüşvet yediğini bilmeyen yok. 2 yıl yüksekokul mezunu bir polisin maaşı benden fazla. Kesinlikle onlara parayı çok görmüyorum.Sakın çarpıtmayın. Sadece adaletsizlikten bahsediyorum. Ayrıca yeri geldiğinde (yine hepsini kastetmiyorum) hiçte insanları koruduklarını düşünmüyorum. 2 kez görevli olarak gittiğim yerde polisin sarkıntılığına uğradım. 2010 yılında hacettepe pediatri servisinde çocuğuna tomografi ayarlmaya çalıştığım polis başıma silah çekti servisi birbirine kattı olaydan sonra hastalarımı bırakıp mahkemeye ifade vermeye gitmek zorunda kaldım. Yine 2010 yılı hacettepe çocuk acilde, çocuğu 5 dakika bekledi diye(ki sıra olduğu için bekliyor) o kadar solunum sıkıntısı olan çocuğun bulunduğu acile biber gazı sıkan o kadar çocuğun canını tehlikeye atan yine bir polisti. Ama yine bunlar tüm meslek grubunu kötületmez bize.Bireysel kişilik bozukluğu olarak bakarız. Mühendislerinde yaptığı işi asla küçümsemeyiz. Benim kardeşimde makina mühendisi hemde türkiyenin enzor okullarından birisinde odtüde okudu. Vizelerine tv karşısında hazırlandı. Sadece final dönemleri 1er hafta oturup sıkı ders çalıştı. 4 senede bitirdi gayet iyi para kazanıyor benden çok kazanıyor her gece evinde uyuyor.elinde uğraştığı işte yanılma hakkı var olmazsa bir daha yapar. Bizim öyle bir şansımız yok en ufak bir hata insan hayatı demektir. İşçilere gelince. Babam işçi emeklisi biliyorum. Kaç kez iş kazası geçirdiğini bilirim. Ne tehlikeler altında çalıştığını bilirim.Hiçbir zaman aşağı görmem. Geçen sene tekel işçilerinin eyleminde onlara destek olmak için doktoru hemşiresi sağlık personeli öğle paydoslarında sürekli destek olmaya gittik. Eylemlerine katıldık. 30 yaşında ev araba sahibi oluyorsunuz denmiş.29 yaşındayım yeni evliyim eşimde doktor. krediyle ev almak istedik gittiğimiz ev sahipleri dr olduğumuzu öğrenince “ohooo hocam size ne var” diyorlar ama 10 yıllık krediyle bile ödeyemeyeceğimizi farkettik kirada oturuyoruz. 1 tane 2007 model arabamız var.
Şunu iyi bilinki biz hiçbir meslek grubuna düşman değiliz kimsenin YATAYATA para kazandığını iddia etmiyoruz. Sıkıntılarını anlatırlarsa sizin şu na yaptığınız gibi köstek olmuyor, destek oluyoruz. Yaşamak elbet ekip işi öğretmen eğitecek, polis koruyacak, mühendis üretecek, esnaf satacak sağlıkçı bakacak.Siyasettekilerde dengeyi sağlayacak yönetecek. Eğer yönetimde sorun çıkarsa yolunda gitmeyen şeyler olunca bir meslek grubu sıkıntısını anlattığında diğerleride destek verecek ki birşeyler yoluna girsin. böyle yaptığınız düşmanlıkla, hırsla kompleksle emin olun hiçbir yere varılmaz.

Yüreğinize sağlık Doktor Hanım. Doktorların şu anlattıklarını lütfen ama lütfen önyargılarınızı, egolarınızı, komplekslerinizi bir kenara bırakıp, sadece anlamaya çalışarak; objektif bir şekilde okuyun. Elinizi de vicdanınıza koyun. Sonra hala sabit fikirli olmakta ısrar ediyorsanız, artık sizin insanlığınız için yapılabilecek hiçbir müdahale kalmamış demektir.

Sevgili cahil kişilik,bilmediğin üzere tıp öğrencisi eğitiminin yarısını hastanede hasta başında geçirir ve bu da 3 yıla tekabül eder.Senin bilgi hazneni genişleteyim istersen;poliklinikte,serviste,acilde hasta bakarız.Ben doktorum zaten.Eğer değerli hocalarım bana ”doktor hanım”diyorsa senin sustuğun yer orasıdır.Burdaki tüm meslektaşlarım sergilediğin tutuma dayanarak,senin tanını çoktan koymuş durumda.Eninde sonunda kapısını çalacağın yegane kapı doktorun kapısı olacaktır.Siz ve sizin gibilerin düşünce kıtlığı,Dr Kübraların bunları yaşamasının tek sebebidir.
Herşeyin başı sağlık,ben de size akıl sağlığı diliyorum.

Selim bey herhalde mühendis!!! fakat hesap kitapla çok uğraşmaktan algılayabildiği tek şey rakamlar olmuş,insanlıkla ilgili değer yargılarından nasiplenememiş.ilgilendiği rakamlar ise sadece parasal değeri olanlar..bunu da maaşa olan takıntısından anlayabiliyoruz.

üzülmeyin kıymetli doktor arkadaşlarım,sizler selim,özgür,srvr gibi arkadaşların düşündükleriyle aşağılanmıyorsunuz.tam tersine değeriniz daha da biliniyor ve bilinecek.siz sadece yola çıkarkenki insanlığa hizmet amacınızdan olmayın,bize bu yeter..

selim bey,ayrıca ben de mühendisim. (doktor sanıp saldırmayasın)

kübra sen ergenekoncumusun nesinnn.. maaşınızı 15000 yaptık daha ne istiyon nasıl mı alacan çok kolay 30 gün 24 saat günde 250 hasta bak nasıl alıyoonn ..dr ne demek performanslı köle demek .. herkes senin sahibindiirr kölelerin sesi azatlığı olamaaazzz…ben mi yaptım sen istedin..kader mader işlemez orda kurtaracan kardeşimm kalp damarı beyin damarımı tıkandı açsana o zaman nye okuduunn o kadar ..tovbee tovbeeee…

sevgili meslekdaşlarım lütfen selim gibi özgür gibi mustafa gibi barbaros gibi zeka ve beyin seviyesi akabe katsayısına denk gelebilecek hayatı ve yaşamayı üremek ve nefes almak birilerine biat etmek üzerine kurulu mahlukatlara cevap vermeyi bir değer bir hassasiyet bir ödev gibi asla düşünmeyiinn … BİR LAFA BAKIN LAF MI DİYE BİR DE SÖYLEYENE BAKIN İNSAN MI DİYEEEE… farkındayız görüyoruz ve biliyoruz ki sadece bize dost anlayan hisseden sadce bizler varıızz.. ve kii birimiz hepimiz hepimiz birimiz için olmalııyıızzz… saygılar sevgiler ve kendimize sonsuz teşekkürlerr…tc de ölüm yaşı 10 yıl da 10 yaş uzattık bu kadar stres böyle kötü beslenme ve yaşam içinde bileeee ….

İnsanlar konuşur konuşarak dertlerini anlatarak birbirlerine yardımcı olarak sorunlarını çözerler. Ama insan olmayanlar diğer hemcinslerine saldırada bulunurlar. Yukardaki Şekilde gördüğümüz gibi. Kimse kimsenin derdini çalışma ortamını yaşadıklarını bilemez. Doktor arkadaş kendi mesleğinin ve bulunduğu çevrenin sorunlarını anlatmış. Ama ne bunu anlayacak nede bundan bir ders çıkaracak bir tür çıkmamış karşısına çıkmaz çıkamazda. Sağlık mensunu arkadaşlar bence bunlara cevap vererek ne zaman harcayın nede onların seviyesine inin. Onlar kendinden başka kimseyi anlamaz ve dinlemezler. Anlasalardı yada o kapasite olsaydı zaten, biz bunlarla ne hastanede nede burda karşılaşmış olurduk…

yazılanların bir kısmını okudum,doktorlarımız zaman zaman şiddete,hakarete maruz kalmaktalar, ama şunu unutmayalım, insan ile ilişkili bütün mesleklerde bu duruma rastlanır,zira tüm insanlar aynı değildir,bunun kesinlikle önlenmesi lazım, ammmaaa bu mektubuyazan doktor da biraz halkı küçümseme var,eldeki diploma kimseye üstünlük bahşetmez,o diploma onun o işi yapmaya ehil olduğunu gösteren belgedir,ama onu diğer kişilere üstün kılmaz,benim nezdimde yufkasını açan bir kişi ile bir doktor aynıdır, doktor olmassa sağlıgımıza kavuşamayız, fırıncı olmassa ekmek yiyemeyiz, birde madalyonun öbür yüzü var,siz genç olanlar bilmeyebilirsiniz bu yasalar çıkmadan, hasta hakları diye bir durumdan söz edilmediği yıllarda da doktorlar hastalara hakaret ederler, bağırılar çağırırılardı,eğer muayene hanesine gidip özel ücret ödememişsin, hastalığına 2 metre geriden bakarak teşhis koyardı, öyle ise ,ne o günlere geri dönecegiz, nede siz hekimlere yanlış davranışlarda bulunacagız,herrzaman, her yerde, her şartta, anlayış,sevgi ve saygıyı karşılıklı kuracagız selamlarf

Size katılıyorum Meliha Hanım,
hasta olarak çok çekmiş bir insan olarak, bundan 6 sene önce karın ağrısı şikayetiyle defalarca doktora gittim. Tabi o zaman anlaşmalar falan yoktu ve devlet hastanesine gitmem gerekiyordu. Her seferinde saatlerce vakit harcayıp doktora ulaştıktan sonra ben daha kapıdan girerken yazılan reçeteleri kullandım aylarca. En sonunda ağrıya dayanamayıp ağlayarak gittiğimde doktorun aklına palpe etmek geldi ve karnımda bir sertlik farketti. sonuç: 12 cm çapında bir kistle aylarca ağrı çektim. sebep: hiç bir doktor ilgilenmediği ve önemsemediği için ki o zaman performans da yoktu.Yüzlerce hasta bakmıyorlardı..şimdi doktor seçme hakkım var, doktor kapısının önünde içerideki muhabbetin bitmesini dakikalarca beklemiyorum, acil durumda en yakınımdaki hastane özel bile olsa gidebiliyorum çünkü sağlık güvencem karşılıyor, ve daha bir sürü şey. Bazen doktorların kendilerine bunu yaptığını düşünüyorum.

merhabalar öncelikle Kübra Hanım çok içten ve güzel bir yazı yazmış. yorumların da çoğunu okudum. en iyisi şöyle olsun. tıp fakültesi 4 yıl olsun. sınavlarına 2 gün önceden çalışılarak geçer not alınabilsin. tus diye birşey olmasın. uzmanlık da olmasın. herkes istediği bölümü seçebilsin. mecburi hizmetimiz olmasın. diplomamızı hemen mezun olunca versinler. günde 8 saat çalışalım. yine insan hayatıyla uğraşalım ve biz de maaşımızın 1/7 sini alalım. bu şekilde rahat eder miydiniz?

bence o zaman işler yoluna girerdi. siz hakettiğiniz hizmeti alırdınız. biz de hakettiğimiz çalışmaya hakettiğimiz parayı alırdık

Yarası olan gocunur. Bir lafımla doktorlar bu kadar çıldırıp, uzun uzun cevaplar yazıyorsa, yazdıklarımda doğruluk payı var demek ki, batıyor.

Ayrıca çok merak edilmiş söyliyim, ÖSS’de puanım tıpa girmeye yetiyordu gayet. Ama çok şükür aptallık edip de girmedim.

Arkadaşımın bu yazıyı facebook’da paylaşması ile konu hakkında bilgim oldu. Başta yazıyı okuduğumda. Kübra hanım için üzüldüm ama bir yerde memnuniyetsizliğinin sebebini anladım. Daha sonra yorum kısmına geçtiğimde ise sadece güldüm.

Kübra hanım hayal kırıklıklarını yazmış oraya. Bir doktorun beklentilerini ve isteklerini. Ve karşılaştığı saçma sapan tepkileri.

Değişen sistem şu an çoğu doktoru özellikle aile hekimlerini alakaları olmadıkları işlere yapmaya zorlamakta. Halkımızın kendini bir doktor,bir mühendis, bir avukat görmesi de sinirlerimizi yıpratan ekstra bir durum. Doktorların bu konlar hakkında yakınmalarını çok iyi anlıyorum ve onlara destek veriyorum. Ama yorumlara baktığımda ise konunun burdan uzaklaşıp meslek çatışması haline geldiğini görüyorum. Her mesleğin kendine göre zorlukları var. Ben bir mühendisim. Normalde bir mühendisin yeni bir teknolojiye ön ayak olması ya da o teknolojiyi geliştirmesi gerekir. Her nasıl doktorlar sistemden müzdarip ise mühendisler de aynı derece o sistem müzdaripler. Yeni bir şey oluşturmak ya da geliştirmek yerine daha çok tamir ve bakım işleriyle uğraşıyorlar. Özel sektörde olanlar eziliyorlar, kamuda olanların büyük bir çoğunluğu ise kendi işleriyle ilgisiz işler yapıolar. Sorarsanız o insanlar da bu mesleği seçerken böyle işler yapmak istemediklerini söyleyeceklerdir. Aynı şekilde avukatların da muhakkak vardır sıkıntıları.

Bu ülkede doktor olmak bir ayrıcalık olarak görülüyor. Bu yüzden ki çoğu genç doktor olmayı isteyip istemediklerini bilmeden tıp fakültesine giriyorlar. Kendilerini diğer insanlardan da üstün görüyorlar. Ama istediklerinin ne olduğu konusunda şüpheye düştükleri zaman bir çoğu Kübra hanımın yaşadıklarını yaşıyor.

Ben yeni mezun olmuş, iş arayan bir mühendis olarak şu an bu mesleği yapmak isteyip istemediğime kanaat getirmeye çalışıyorum. Ve kendime güvendiğim ve yapmaktan zevk alacağım işlere yönelmeyi tercih ediyorum. Sizin de elinizde imkan olsun olmasın aynı şeyi yapmanızı tavsiye ederim.

Meslek çatışması yapan arkadaşlar için de. Doktor olmak bir ayrıcalık değildir, seçimdir. Ve doktor olan arkadaşların niye kendilerini ve yaptıkları mesleği diğer insanlardan ve mesleklerden üstün gördüklerini hala anlamış değilim. Öss sınavında tıp fakültelerini seçmeyip, mühendislik fakültesi seçmem beni onlarda aşşada bir insan yapmaz. Aksine doktorları herkesten üstün gören insanların bakış açısı onları benim daha aşşamda yapar. Belki çoğumuz istediğimiz mesleği yapamıyoruz. Belki çoğumuz yetersiz koşullar yüzünden doktor ya da mühendis olmadık. Belki de olmak istemedik. Ama bunlar bizi diğer insanlardan ne üstün kılar ne de aşşa da.

Böyle güzel açılmış bir postun altına bu kadar gereksiz şeyin yazılması ve toplumdaki statülerin insanları birbirlerinden bu kadar koparması beni üzdü.

Kıskançlık nasıl çirkin birşey. şu yorumlar ne kadar aciz ve adice. kimse demiyorki bize tapın, esas duruşa geçin. bir banka sırasındaki insanlığınızın yarısını hastanede gösterin yeter..ama size değilde, sizin hain fikirlerinizi bukadar küstahça kusturma cesareti veren bu dönemin sorumlularına yazıklar olsun….ama siz durun daha bu sistem bu şekilde giderse o eski günleri daha çok arayacaksınız. sen inatla bukadar sığ bir şekilde sataşacaksın, meslektaşlarım hala senin isminin sonunda “bey ” diye hitap etmeyi ihmal etmeyecekler…..:))))
umuyorumki en kısa sürede bir meslektaşımın kollarının şefkatli olması için, bu uslubunu hatırlar, korkar ve dua edersin….
birilerine cevap vereceksek burada hiç olmazsa ne iş yaptıklarını bilelimki ona göre yazalım. yoksa cahillik zordur istediğin kadar yaz anlat boşuna…….

Bizim halimizden anlamayıp, beyinlerine nefret impulsları gönderilen zavallı milletim, cok degil bundan 10 yıl sonra mevcut gidişatla hastaneler özelleştiğinde, sağlık sigortaları özel şirketlere devredildiğinde anlayacaklardır elbet şu anki çığlıklarımızın sadece kendimiz için değil, aslında en çok da onlar için olduğunu. O vakit geldiğinde biz asgari ücretle çalışan hekimler, milletimde parası olduğu takdirde sağlık hizmeti alabilen bir şey olacaktır. “şey” diyorum çünkü bu sistemde insan olarak değeriniz kalmayacak, hastalıklarınıza göre sınıflandırılıp, risk analiziniz yapılıp, ona göre prim ödemeleriniz planlanıp, ödemenizi yapmazsanız sigortanız dondurularak, yani bir araba veya evden farkınız kalmayarak alacaksınız/alamayacaksınız bu hizmeti. Büyük resmi o zaman görüp “ulan doktorlar boşuna söylenmiyomuş, bu performans sistemi hakkaten kötüymüş, bu aile hekimliği cidden saçmalıkmış…” gibisinden cümleler kuracaksınız ama iş işten geçmiş olacak. ( görebilenler tabi, göremeyenler yine malak gibi önlerine tutulan havucun peşinden koşmaya devam edecek..)

Şu zorluk meselesine gelirsek.. Her işin kendine göre zorluğu vardır. Bilgisayar mühendisleri de bi sürü gece uykusuz kalıyor bi program yazayım diye.. Yerden bilmem kaç metre yüksekte, veya suyun bilmem kaç metre altında çalışanlar var.. Bizim mesleğimizden çok daha zor meslekler var tabi. Kimse yok demiyor zaten.. Kİmse hangi mesleğin ne kadar zor olduğunu içinde olmadan bilemez.. O yüzden sağlıkçı olmayan birine bu konuda laf anlatmak çok zordur. Bu konuda bir şey söylemiyorum bu arkadaşlara ne kadar zor olabileceğini tahmin bile edemezler çünkü, sadece hatırlatmak istediğim bir konu var.. Bir an kendilerini ya da anne-babalarını bir hasta yerine koysunlar, mesela hastanın beyin tümörü olsun. Acaba opere olmadan önce, karar aşamasında, kaç tane beyin cerrahının kapısını çalıcaklar merak ediyorum, bunu cidden bi düşünsünler. “CAN” diyorum başka bişey demiyorum.. Umarım “doktor” un ne demek olduğunu biraz anlamışsınızdır.

Kendimizi tanrı yerine koyduğumuz falan yok. Ama şuna kesinlikle itirazınız olamaz, bu toplumun en yüksek IQ’suna sahip kesimiz. Yorumları baştan itibaren okuyan zaten anlar aradaki IQ farkını..

Dr. Kübra Hanım’ ın yazdıkları kendini acındırmak falan değildir, durum tespitidir, birçoğumuzun yaşadığı şeylerin çok küçük bir kısmıdır, kendisini çok iyi anladığımı belirterek yılmadan usanmadan bu topluma hizmet etmeye devam etmesini diliyorum. Bu toplum er ya da geç seni anlayacaktır.. saygılar..

Arif efendi demiş ki:

“Ama şuna kesinlikle itirazınız olamaz, bu toplumun en yüksek IQ’suna sahip kesimiz. Yorumları baştan itibaren okuyan zaten anlar aradaki IQ farkını..”

Hayatımda gördüğüm en düşük zekalı tipler tıp fakültesinde olanlardı. Bu bir tesadüf mü?

Sonuç olarak bugüne kadar hiç hastaneye gitmedim, gitmeyi de düşünmüyorum yakınlarıma yapılan muameleden sonra. Kendi kendime geberirim de Türk doktorlarının eline düşmem. Sağlam girip, sakat çıkarsın hastaneden. Sonra da hiç hataları yokmuş gibi dolaşırlar ortalıkta.

Bencede, bu kadar nefretin varsa ne isin var turk doktorlarının yanında. Gelme hastaneye, gelmeki senin gibilerin yüzünden baskalarının isleride aksamasin.

Desene IQ su yüksek olanlar hep düşük alıyoki tıp fakülteleri yüksek..
Kime sorsan dr olmak ister,oğlu-kızı dr olsun ister ama senin gibi ileri zekalılar dr un yaptığı işi küçümser..
Bu arada senin zeki arkadaşın yada tanıdığın olduğunu sanmıyorum,senin seviyene inmeye çalışanlarıda kendin gibi zannetmişsindir..
öğretmen en fazla haftada 35 saat ders yapar 2000 tl alır dr 90 saat çalışır 3000 tl alır oranla bakalım ileri zeka,riski söylemiyorum çünkü senin insan hayatına verdiğin önem belli..

diğer meslek gruplarından bu kadar tepki alınca insan ister istemez geçmişe gidiyor. üniversite sınavı sonuçları esnasında tıp fakültesini kazanmışsındır, avukat dayın, mühendis amcan, mahalledeki esnaf..herkes der ki:”tebrikler evladım, çok zor ama çok mübarek meslek seçtin”.. komitelere çalışırken kütüphanedeki güvenlik görevlisi dahi acır da su getirir. aileyi bırak komşu teyzeler bile üzülür haline, göz altı morlukları için kocakarı ilaçları tavsiye eder. internken günlerin hastanede geçer. ölü vaziyette kucağında tus kitapları eve dönerken taksici seni uyandırmamak için frenlerini yumuşatır, baba şefkatiyle uyandırır evine getirince.. herkesin mesleği kendine zor elbet. yakınmak da istemiyoruz gerçekten. seviyorum mesleğimi. ama yine hastaların iyiliği için şu saçma sapan sisteme karşı çıkarken eğitim hayatım boyunca bize destek olmaya çalışan diğer meslek gruplarından insanları da yanımızda görmek istiyoruz.. çok değil yakında herkes özel sigorta yaptırmak mecburiyetinde kalacak. yine mağdur olan hastalar olacak. hiç değilse kendi çıkarınız için biraz anlayışlı olmaya çalışsanız keşke..

Selim Bey hiç doktora gitmemişsiniz. Sağlam girip, sakat çıkarmışsınız. Çok sağlam olduğunuza emin olmayın. Sağlık dünya sağlık örgütünün tanımın göre “Sağlık, sadece hasta veya sakat olmamak değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönlerden tam bir iyilik durumudur.” işte siz ruhen ve sosyal açıdan iyilik durumunuzu koruyamıyorsunuz.En yakın zamanda bir hekime görünün Türk hekim istemiyorsanız başka bir ülkedede gidebilirsiniz tabi. Tıbbın dili milliyeti olmaz sonuçta sizin için hemen bir psikiyatri konsültasyonu istenecektir emin olun.

Sizin bilimsel araştırma yapmayı bilmediğinizi düşündüğümden araştırın görün diyemeyeceğim. Gazetedeki “hasta MR için sırada bekleyince valiliğe sürünerek giiti” haberi okuyarak türk tıbbı ve hekimi hakkında laf söyleyemezsiniz. Biz hekimler kanıta dayalı konuşuruz.

“Ülkemiz üniversitelerini atıf indekslerini giren toplam yayın
sayısına göre sıraladığımızda Hacettepe, Ankara, İstanbul
üniversitesinin ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Dikkat edilirse
ilk üç sırada yer alan bu üniversitelerde tıp, eczacılık ve diş hekimliği fakülteleri bulunmaktadır. Türkiye’nin yayın sayısındaki artışın tıp alanındaki yayınlardan kaynaklandığını söylemek mümkündür” Kaynak: Türkiye’nin Uluslararası Yayın Performansının Analizi Mehmet Zeki Ak*, Ahmet Gülmez** Akademik İncelemeler Sayı:1 Cilt:1 Yıl:2006

“Türkiye’de en çok yayın yapan
üniversitelerin, ağırlıklı olarak bünyesinde tıp fakültesi bulunanlar
olduğu gözlenmektedir”. Kaynak ULUSLARARASI AKADEMİK YAYINLAR VE TÜRKİYE’NİN BİLİMSEL ÜRETKENLİĞİ
Hacer ÇİMEN* ve Ertuğrul ÇİMEN

Dünyada kullanılan veritabanları indekslerine bakarsanız yine en çok Türkiyeden sağlık bilimleri ile ilgili dergilere rastlarsınız.
Türkiye’de uluslararası yayınlara en çok katkı sağlayan bilim tıptır. .Ve yine Avrupa uzmanlık derneklerine bakarsanız hemen hepsinde en az bir kaç Türk hekimin yönetimde bizi temsil ettiğini görürsünüz. Dünyada sayılı yapılan operasyonların Türkiyede yapılabildiğini, yurdışında hekimlerin Türkiyeye eğitim almaya geldiğini görürsünüz.hiç bir zaman Türk hekimi bununla da yetinmiyor türk tıbbını her zaman en ileri seviyeye götürmeye devam ediyor.
Keşke diğer bilimlerimiz de bizi bu şekilde temsil edebilseler dünyada, bazı şeylere öncülük edebilseler ama önce üyelerinin komplekslerden arınması gerek, öyle doktorlara laf yetiştirmeye çalışarak kendi mesleğini ileriye taşıyamazsın arkadaşım.

Bu arada hayatında gördüğün en düşük zekalı insanların tıp fakültesinde olduğunu iddia etmişsin. Ya hayatında hiç tıp fakültesinde okuyan birisiyle karşılaşmadın yada algı bozukluğun var.

Bak sana bir doktordan değil, senin gibi doktorlardan nefret eden üniversiteye girerken ilk 5 tercihinin tıp olduğunu itiraf eden bir valinin ağzından bir kaç cümle;

“Milletin en zeki çocukları doktor olunca bu durum iki hatta üç sakınca ortaya çıkarır. Biri, en zekiler insan bedeninin sorunları ile uğraşınca, insan ruhunun, dahası insanlar topluluğunun yani toplumun, sosyal hayatın sorunları ile uğraşmak daha az zekilere kalır ki, bu da en hafif deyimle millet adına bir talihsizliktir”

En azından itiraf edebilmiş :))

Plagiarism ile seri üretim yayın yapıp, makale hazırlarsanız tabii ki dünyanın önde gelen ülkesi Türkiye olur.

bkz: Kemal Alemdaroğlu

Tahminimde yanılmamışım bilimsel yayından anlamadığını düşünmekle. Verdiğin örnek gibi tek kişilik, ya da küçük grupları tanımlayan çalışmaların kanıt değeri çok düşüktür, bir topluluğu tanımlamazlar . Ya da senin anlayacağın şekilde ifade edersem, İstisnalar kaideyi bozmaz. Tıpkı senin kadar ezik, kompleksli, egolarına yenik birisinin bile bir meslek grubunu ya da içinde bulunduğun herhangi bir grubu kötü yapmayacağı, temsil etmeyeceği gibi…

Selim efendi ; elbet bir gün hastaneye yolun düşer, öyle atıp tutma, o zaman sebebin ne ise tıp dünyası ona çare bulacaktır ama senin ve senin gibilerin bu önyargısı karşısında tıp dünyası ne yazık ki çaresiz kalıyor. Son yazından anladığım kadarıyla da sein önyargın doktorlara karşı değil Türk doktorlarına karşı, o da ayrı bir eziklik ne diyeyim sana inşallah yaşamazsın ama bir müsibet bin nasihatten iyidir mantığıyla başına birşey geldiğinde doktorunu seçecek bilincin olmadığında seni hayata döndürecek veya seni ameliyat edecek olan bir Türk doktor olucak.. O zaman yıkılacak bu önyargıların.. Ama sen yine ben zaten ölmeyecektim kaderim böyle dersin geçersin bu olayı da 🙂
Üniversite sınavlarında tıp fakültelerinin hangi yüzdelik dilimden öğrenci aldığına bakarsan anlarsın tıp fakültesinde okuyanların IQ düzeyini..
Neyse ya boşuna tartışıyoruz zaten sen fikrinden dönmezsin, senin gibi düşünen çok insan yok ama onu biliyorum ya içim rahat benim.. sağlıkla kal..

Üniversite sınavının IQ ölçtüğünü düşünerek kendi IQ’nu ortaya çıkarmışsın, bana diyecek bir şey bırakmamışsın. Kendi kendini rezil etmişsin.

arkadaşlar bu selim olayını bitirin artık bu kişi hepinizle ve kendisiyle dalga geçiyor . Muhtemelen kendisi de dr.

kendisi dr değildir bence ama zeki olduğu kesin, özeleştiri yapalım arkadaşlar, çok da haksız değil

Doktor değilim, mühendisim. Ama her doktorun yapabileceği şeyi yapar ve bilirim. Doktorluk gibi basit bir mesleği neden bu kadar büyütüyorsunuz, anlamıyorum.

Arkadaşım 3 dk ara ile farklı isimler kullanarak msj yazıyorsun. Her doktor eleştiriye açıktır ama sen o kadar saçmalıyorsun ki senin için “özeleştiri yapalım haksız değil” gibi bir ifade kullanmaz. çünkü cidden saçmalıyorsun. Amacın nedir hiç mi işin gücün yok kaç gündür buradan çıkmamışsın. Doktorun yapabileceği herşeyi yaparım falan, komik oluyorsun diyeceğim ama “komik” ifadesi bu durumu çok karşılamıyor. Bak sitenin adına “asistanhekim” senin ne işin var burada? Normalde yazıyı beğenmediysen söylersin çeker gidersin sonra. Burada millete sataşmayı zevk edinmiş, kendi minik aklınla dalga geçiyorsun. Bence surviver a falan katıl. Nihat doğanla yarışırsın o seviyedesin belli ki… Böyle saçmasapan tartışmalarla iyide reyting yaparsın. Mühendismiş!!! yukarda belirtmişsin mühendislik beyin gerektirir diye gerçekten beyin gerektirir. o yüzden sen mühendis falan da değilsin….

Site yöneticileri maviii isimli kişi ile IP’lerimi karşılaştırıp burada açıklasın lütfen. Senin gibilerinin boş ithamlarına pabuç bırakmam.

Ayrıca mühendislik veya doktorlukla ilgili istediğinizi sorabilirsiniz, hepsine gözüm kapalı cevap verebilirim. Sizin gibi 6 sene kitap ezberleyip bir şey olduğunu sananlardan değilim çok şükür. Beynimi kullanarak şu an bulunduğum konuma geldim, bu bilgi dağarcığını kazandım.

İddia ediyorum en iyi doktordan daha iyi doktorluk bilgisine sahibim!

Selim Bey,

Ajdar diye bir pop star vardi, hatirladiniz mi? O da muhendisti sanirim. Bir de bipolar manik bir evrede grandiyoz sanrilar gecirirken Turk medyasina soytari olmustu. Bipolar manik epizod tedavi edilmezse insanlarin hayatlarini mahvedebilir, Charlie Sheen isimli unlu ABD’li film yildizi da gectigimiz 3 ay icinde her seyini kaybetme noktasina geldi.

Siz de okumus muhendis olmussunuz, aman dikkat ! Burda soytari olmaniz onemli degil ama sahip olduklariniza yaziktir.

Saygilarimla
Dr Ulas Mehmet Camsari
Cleveland Clinic
Psikiyatri Bolumu
http://www.usmer.org

Türkiye’de ilk 10.000’e girerek Tıp Fakültesi’ni kazan. Doktor ol. Doktorluk yan gelip yatmak mıymış öğren ve ondan sonra gel burda konuş.

Kübra arkadaşımızın bu yazısını daha fazla amacından saptırmamak için, cevap yazıp selim gibilerine daha fazal prim vermeyelim kendisine başka uğraşılar bulsun, topluma kazandıralım onu…

Bir şeyin bilgisine sahip olmak yetmez Selim bey, o bilgiyi kullanma ehliyetinin de size verilmiş olması gerekmektedir.O ehliyet de en az 6 yılda veriliyor.Ayrıca yazık size gerçekten mühendisseniz.Eğitim hiç yontmamış.Benim annem organ nakilli ve nakil olduğunda 5 yaşındaymışım, o zaman annemi ameliyat etmek istemeyen hocalar çıkmış ama sonuç itibariyle her meslekte kötüler kadar iyiler de var. Annemi ameliyat eden Prof.Dr.Tuncer KARPUZOĞLU ve ekibine ameliyatta emeği geçen personeline kadar Allah razı olsun ki ben şu an 29 yaşındayım ve ben annemi tanıyorum.Önce Allahın izni sonra bu elleri öpülesi yüce insanlar sayesinde…(Size dokunacak şimdi yüce dedim-tapınmaya başlamadım korkmayın-eğer tapınılacak olsa Peygamberimiz Allahtan sonra kadın eşine tapınırdı der islamiyette)Karşılaştırmadan hoşlanmazsınız ama kusura bakmayın yapmak zorunda kaldım bu kadar küstahça aşağılamalara karşı; Allahtan sonra tapınacak olsaydım bir mühendise değil bir doktora tapınırdım emin olun…

Selim harcanıyosun sen burda ya… Böyle herşeyi bildiğini zannettiğini bilseydim hiç bu kadar tartışmaya girmezdim senle, bana göre dünyanın en cahilisin..

sevgili arkadaşlar ve selim arkadaşım şaşırtıcı olmadığı üzere ben de bir doktorum 26 yaşımda evimde annemi ve 16 sa otobüs mesafesi uzaklıkta nişanlımı bırakıp bir acilde görev yapıyorum aklına gelmicek farkılıkta insanlar geliyo hergün acile her meslek grubundan ve bazen hiç bir işte çalışmayan okuma yazması bile olmayan teyzeler amcalar ama hepsi selim arkadasım gibi bu mesleği benden daha iyi yapabileceğini iddia ederek geliyor bazen tanısını kendi konuyor tedavisini sadece yazmamı istiyor çünkü o daha bilgili bu konuda boşuna okumuş olduğum düşünüyorum bazen ve salak olduğum için anlayamyorum ben sadece grip olan bir hastanın aciliyetini de o sırada trafik kazası geçirip de beyin kanaması olan bir hastayla ilgilenmek yerine ona bakamıyorum.kimse kimsenin yaptığı işi küçümseyemez çünkü herkes o alanda eğitim alır ya da tecrübe kazanır buna karışamam ama su açık ki görev yaptığım 2 yıl boyunca yan gelip yatmadım ben 7 bin kazanmıyorum kazandığım 2700 lira o para bana gelene kadar kim yiyorsa farkı boğazında kalsın ben dün gece sabah 5 de gözünde lens kaldığını iddia eden bir arkadaş ve akrabaları tarafından tartaklandım bakıp açıklamamı yapıp olmadığını söylememe rağmen daha yüksek risk alarak çalışan yok mu var elbette ama söyleyin hangi mühendis yaptığı beğenilmedi diye dövülür ben kopan parmağını diktikten sonra yazdığım ilaçları alıcak eczane bulamayan bir baba tarafından dayak yedim ama 17 yaşında seçtim ben bu mesleği filmlerde zengin oturduğu yerde para kazınıp artistlik yapan drları görüp hayal kurarak yazdım ama ne yazık ki ne filmlerdeki ne de sizin kafanızdaki gibi değil hiç bir şey dolandırıcı hekim yok mu var elbet sahtekar mühendis sahtekar öğretmen kadar var tabiki ama işini adam gibi yapanlarda var biz sağlık çalışanları olarak param az demiyoruz ben demiyorum en azından insanların fişlenmesine puanlanmasına karşıyım ben yapılan kalp masajının bu sisteme göre hiç puan etmediği insanları bırak da olsune sevk eden sisteme karsıyım ne senin ne de bir başkasının ne olursa olsun hayatı bu kadar ucuz değil ama ne varki gene yukarda devleti yönettiğini iddia eden insanların oyuna geliniyor.bu acı gerçekten artık drların hastalara dokunmaması ben bu ameliyatı yapamam başka dr git dönemi başlamıştır olan halka olacaktır.acaba sorabilr miyim 1 ay boyunca drlar olmadan 70 yaşına gelmiş dedeniz kalp krizi geçirdiğinde askerden gelmiş oğlunuzun ayağından kamyon geçtiğinde yıllarca uğraşıp da zorla yaptığınız çocuğunuz düşme tehlikesi geçirdiğinde ve ben dr olarak bu hastanede onlara baktadığımda acaba napıcaksınız bunu çok merak ediyorum nasılsa kendi tedaviniz yaparsınız sorun olmaz diyerek tek başıma acile gelen hiçi bir hastaya bakmıyorum bugünden itabaren ve herkesin dediği gibi yan gelip yatarak kazanıcam artık ben paramı.

sevgili doktor arkadaşlarım,
selim isimli arkadaşı neden ciddiye alıp konuşuyoruz anlayamıyorum. boş boş konuşsun dursun.
biz genç hekimler işimizi sadece kendi içimizde sorgulayarak sadece kendi vicdanımıza hesap vererek yapmaya devam edelim. şu anda hiç kimse bu ülkede emeğinin karşılığını alamıyor, kaldı ki doktorluk gibi sermayesi olmayan sadece emekle olan bir meslekte yaptığımıza karşılık biçilsin.
çok iyi fakültelerden mezun olup, tusta derece yapıp, çok değerli hocaların yanında eğitim alan, çok başarılı ameliyat yapan tanıdığım pekçok uzman mecburi hizmette 30 lu yaşlarında çocukları ve aileleri ile kötü şartlarda çalışmakta ve hiçde sanılan paraları kazanmamaktalar. merak edenler için söylüyorum 3.000 kazanmıyorlar. bu insanlar döneminin en başarılı parlak öğrencileriydi. para için değil ama işte üretemiyorlar. ameliyathanenin olmadığı, hastaların zaten büyük hastaneye ulaşımının olduğu pekçok bölgeye sadece üzerimizden oy kazanmak adına doktor gönderiliyor. bu insan israfıdır. en verimli döneminde en iyi yetişmiş insanlara zaman ve sabır tükettiriyorlar.
yaptığı iş bilim olan sevgili arkadaşlar için
ibni sina nın bir sözünü hatırlatmak istiyorum. ‘Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder.’

Kaç gündür bakmamıştım yorumlara ortalık çok karışmış. Tüm meslekler insanların bir arada yaşaması sonucu yaptıkları iş bölümü sonucunda ortaya çıkmıştır. Bir ücret karşılığında çalışılan hiçbir meslek mübarek değil, yapılan iş de sevap değildir. Nasıl ki bir maaş karşılığı camide çalışan bir imam kıldırdığı namaz üzerinden özel bir önem kazanmıyorsa, doktorlar için de bu geçerlidir. Her mesleğin saygınlığı vardır. Doktorluk da toplum içersindeki iş bölümünün bir koludur ve bir doktor ne kadar saygınsa bir öğretmen de, bir mühendis de, bir çöpçü de o kadar saygındır.

SELİM misin ne zımbırtısın sen sadece içinde doktor olamamanın verdiği uhteyi bi türlü hazmedemeyen , bütün ömrü boyunca 1/7 lerde maaş payı takibini yapabilecek kadar bilgiye sahip olan, adım gibi eminim ki 4 senelik basit mühendislik fakültesini bile en iyi ihtimal zor bela 6-7 sene de bitirebilen- ki bu tamamen yazdıklarının gösterdiği sınırlı kapasitenden anlaşılıyor – , hastaneye gittiği zaman ya da hernerde olursa olsun- ne kadar gitmediğini iddia etsen de- her gördüğü beyaz önlüklüye imrenen , hatta ve hatta eminim ve inanıyorum ki doktor bir bayana aşık olup sacma sapan hareketlerinden dolayı reddedilen bir zavallısın. Tabe bir de bu ülkenin gercek mühendisleri var ,e iyi yerleri okumuş , okumakla kalmayıp hakkıyla biyerlere ulaşabilmiş SELİM gibi olmayan mühendisleri de var . Dil uzattıgın ancak senin anlayabilecegin seviyeye inemeden yazan pekçok meslektaşım adına ve tabii ki yine senin anlayamayacagın üst bir seviyede bu yorumu yazıyorum , çünki bizi anlamak senin haddin deil , doktoru doktor anlar senin gibi de ancak senin gibi bi fakülteyi bitirdikten sonra meslek sınavına bile girmeyen , dayı- amca-komşu torpiliyle iş bulan mühendiscikler anlar. Bu kadar saldırgan tavrına anca böle karşılk verilir , sen bunu hakettin hoş yine de anlayacagını sanmıyorum çünkü bu durum tedavi edilemez anca idame ettirilir çünki SELİM . Ama artık böle yaratıldıgına ve zeki biri olmadıgına razı ol , 1/7i lere taktıgına göre paracılardansın, para hırsın da senin normal olmadığını gösterior. Eger mühendissen bi ara gel şu bizim hastanenin pc yazılımlarına göz at eminim hiç bi şey anlamayacagından ama , ya da gel makinelerine bak , her ne isen bi ara gel en kötü ihtimal bahçe bakımını veririz sana bitki çiçekle ilgilenirsin karşılıgında sana 1/7 deil 3/7 vaad ediorum o da sana degmez ama acıdıgımdan hibe ediyorum ))))))))

Admin : Arkadaşlar daha sakin yorumlar rica olunur. Hukuki çerçevede anlamını bozmadan editlemek zorunda kalıyoruz bilginiz olsun

Selim arkadaş hayatında hiç olmadığı kadar ilgi gördü.bipolar manik fazının tadını çıkar kral.

yaa arkadaşlar bakıyorum da çoğunuzun selimden farkı yok, yok biz çok zekiyiz, yok sen kazanamadın diye böyle yapıyorsun… milleti düşük zekalı, salak gibi nitelendirmekten bıkmadınız mı? bu yüzden doktorlardan nefret ediliyor, tamam yaptığımız iş değerli ama abartmayın. mühendis adam gibi dikmezse binayı, adam gibi yapmazsa elektrik tesisatını yine ölürüz, insanların hayatı sadece bizim elimizde değil, bırakın bu tanrı rolünü azıcık insanların içine karışın.

hekimlerin bir çok sıkıntısı var. en başta da işlerini yaparken ki güvenlikleri. bu sitede de asistan hekimler olarak bir takım zorlukları paylaşarak daha kolay atlatmanın yollarını arıyorlar besbelli. aşağıya yazdıklarımı okumadan önce kardeşim dahil ailemde bir çok doktor bulunduğunu ve yaşadıkları zorlukları ilk elden bilen biri olarak yukarıdaki ana yazıdaki tüm yazılanlara hak veriyorum. Ancak;

(muhtemelen bilgisayar/yazılım mühendisi) selim’i ve de mühendislik dahil tüm meslekleri 1 senede yalayıp yutacağını vs. yazan meslektaşlarınızı bir tarafa bırakın.

Tıp doktorlarında, özellikle de hastaya direkt müdahale edenlerinde hem diğer mesleklerden daha uzun süre fakültede geçirmiş olmak hem de ölüm/sakatlık eşiğinde olan vakanın iyiye gitmesiyle “god complex” veya ego şişmesi oluşuyor ve kendi eğitimi, aklı ve becerisini herkesten üzeride görmeye başlıyor. Sevgili doktor arkadaşlar, yaşam kalitesini iyi gıda, iyi hava ve düşük stres düzeyi sağlıyor ve de bir hastalık esnasındaki iyileşmeyi büyük ölçüde insanın KENDİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ sağlıyor, ağrıyı maskeleyen ağrı kesiciler veya diğer bir çok konfor ilacı sağlamıyor. Petrokimya üzerinden dünyanın en zengini olan Rockefeller, bağış yaptığı tıp fakültelerinin bütünsel tıp eğtimini yine kendisinin çıkar sağlayacağı PETROL ATIKLARINDAN İLAÇ ÜRETEN çok uluslu ilaç firmalarının çıkarları doğrultusunda yönlendiriyor…

80lerin sonu, 90ların başında türkiye’de esen liberalizm rüzgarıyla Boğaziçi, ODTÜ gibi ingilizce eğitim veren üniversitelerden mezun olanlarkıt olmaları sebebiyle özel sektör tarafından çok tercih edilip maddi olarak da ödüllendiriliyordu. o yıllarda en yüksek puanla girilen Hacettepe ing. tıpın puanları, boğaziçindeki hemen tüm mat. puanlı bölümlerin ve ODTÜdeki çokça bölümün altında kalıyordu. TIP ilk %1den öğrenci almıyordu… neyse, bölümlerinizi bitirdinizz… uzman olmak istiyorsunuz, önünüzde yine ÖSYMnin yaptığı test sınavındaki başarınıza göre istediğiniz uzmanlığa gidebiliyorsunuz ki bu Türkiye şartlarında BÜYÜK NİMETti. oysa diğer bir fakülteden mezun arkadaşınız yüksek lisans ve doktora programlarına kabul alırken ingilizce, A/LES, not ortalaması gibi standart istenenlerin yanında bir de tanıdık hoca ararlardı her nedense. (eğer torpilsiz bir memur/işçi çocuğu bile olsanız TUS puanına ek olarak hiç tanıdık aramadınız, değil mi?) asistan hekim eğitiminizi alırken standart hekim maaşınızı otomatikman (devlet hastanesindeyseniz döner sermaye ek ödemenizi) aldınız. yine hasbelkader TIP harici branştaki arkadaşınız bir şekilde kendisini uzmanlaşabilmek için yüksek lisans/doktora eğitimine girmeyi bir şekilde başardı. Ama, kendisine eğitiminin yanında hocaların angarya işlerini de göreceği bir araştırma görevliliği alamazsa yine hiç bir GELİRİ YOK. uzmanlık eğitimini en kalifiye olmayan yerde yapan bir tane dahi tıp doktorunun maaş almadığını duydunuz mu?

mühendis arkadaş, varsayalım bir firmada bilgi işlem bölümünde çalışsın. Microsoft, IBM vb. bir firmanın temsilcisi de var olan yazılımı yenilemek, yenilerini satmak, lisans sayısını artırmak niyetiyle gelmiş olsun. O iş ilişkisi esnasında sağlanacak anlaşmadan sadece en tepedeki yöneticiye komisyon öderler. yahu şu represantlar hastanenin sadece ve sadece başhekiminin gönlünü mü görüyor; yoksa kendi firmasının ilaç yelpazesindeki DOKTORLARIN TÜMÜNÜ mü?

oturduğum apartmanda uzman hekim olarak hala 84 yaşındaki iki beyefendi görev yapıyorlar ve de halen hasta bulabiliyorlar. komşularımın evlerinin içinde yaşamadığım için hala literatür takibi yapabiliyorlar mı bilemem ama bu ileri yaşta dahi meslekleri para ediyor.daha gençlerine bakalım; uzman hekim olup da akademik unvan peşinde olmayanlar ne kadar yayın takip edebiliyor, ayrıca etmese dahi bilgi eksikliğini Latince bilmeyen hasta karşısında rahatlıkla saklayarak mesleğinden maddi kazancını sağlamaya devam edebiliyor. Eğitim adı altında 5 yıldızlı otellerdeki yemekler ve tatiller aslında ilaç endüstrisinin iş ortaklarına, pardon hekimlere bir moral vesilesi ve de iş ilişkilerini sıkı tutma faaliyeti. Oysa Selim arkadaşım gibilerin çalıştıkları şirketler mühendislerini binlerce dolar tutan amerikan yazılım firmalarının eğitimlerinin parasını karşılamak bir yana, mühendisin o eğitimi kendi cebinden karşılayıp firmanın projelerine en iyi derecede katkı yapmasını bekler (, o katkı olmadığında kapıya koyar ve belirsiizz bir süre işsiz ve parasız kalır o kişi. Sizlerin 1 ay bile açıkta kalması söz konusu değil 84 yaşında dahi. yani eğitiminize yatırdığınız para, emek vs. uzun ömrünüz boyunca kendinizi update etmeseniz dahi size para kazandırmaya kafi geliyor.)

bir mühendis “global kriz” (veya Sezer krizi, Asya krizi) vs. bahane edilerek işten çıkarıldığında işleri iyi giden firmalar dahi yeni personel alımı yapmaya çok çekiniyor ve aylar boyunca iş bulamayabilyor. Sizler, meslek grubu olarak regüle bir sektörde olarak çalışan sayısının lisansa bağlandığı ve sınırlandığı bir ortamda çalışıyorsunuz.
varsayalım 36 yaşında bir uzman hekimsiniz, devletteki görevinizden istifa ettiniz ve özel sektörde çalışmaya başladınız; sonra da fikrinizi değiştirdiniz ve devlette çalışmak istediniz; senede en az 2 defa yapılan kurayla devlet sizi bir hastaneye atıyor…
36 yaşında bir mühendissiniz, 10-15 senedir özel sektör suyunuzu sıkmış, sizin eğitiminize yatırım yapmamış, işi bitince daha genç ve daha ucuz vs. işgücüne yönelmiş… Bu arkadaş, burası medeni bir ülke: yaş, din, ırk ayrımı yapmadan kamu ve özel sektör iş başvurularını değerlendirmek zorunda, diye düşündü. Düşündüğüyle kaldı, KPSS’den vs.den en yüksek puanı da alsan 35 yaşından sonra devlet size görev vermiyor.

mesele, sadece devlete geri dönebilme, kesintisiz gelir elde edebilme meselesi de değil. Özel sektörde çalışan mühendis işe gittiği her Allahın günü kapının önüne konulacağı ihtimali/tehditi altında çalışıyor. Türkiye^deki çalışan hekim sayısı hastanelerdeki toplam yatak sayısına göre belirleniyor ve de sayıdaki kıtlıktan dolayı özel de dahi kendini update etmese de iş bulamama durumu yok ve daha da önemlisi huzur ve istikrar var.

kriz zamanında işsiz kalmanın yanı sıra, kendi yaşadığımı bizzat aktarayım. uzun süredir birlikte olduğum kız arkadaşım arızalar çıkarıp 2 ay sonrasında ayrıldı, hem kazanç garantisi, hem de eş durumundan büyükşehirdeki bir münhal yere tayin yaptırmayı sağlayacak biriyle evlendi. mutlu olsun… Siz iş hayatınızda maaşınızın, işinizin olmaması yüzünden kız arkadaşınızdan hiç olmadınız, bilemezsiniz.

biz, hep çocukluktan beri doktor olmak istiyorduk vs vs muhabbeti var. Sadece insanlara yardımcı olmak gibi ulvi nedenlerle buna yöneldiniz. peki, TUS sınavındaki puanlara göre neden en yüksek puanlılar en çok paranın rahat kazanılacağı branşları tercih ediyor de temel branşları tercih etmiyor? o branşları sevmiyorduk, tatmin etmiyor, bik bik bik. peki, House, E.R. izleyip de neden Acil Tıp uzmanlığına yönelmiyorsunuz o zaman?? genel olarak eğitimin daha iyi olduğu üniversite hastaneleri yerine aynı branşı daha yüksek puanla aldığı devlet hastanesindeki uzmanlık eğitimini tercih ediyorsunuz? biri döner mi dedi??

torpili olmayan işçi/memur çoçuğunun yırtma yolu doktor olmak. Tamam, bunun farkındayım. Her memlekette üç aşağı beş yukarı böyle. Ancak doktor eğitiminden ayrı olarak eli biraz para da görünce kendini çok üstün zannediyor diğer meslektekilerden. Yahu, bu döner sermaye ödemeleri yapılmazken de doktor aynı kalitedeydi. Kazancı (döner sermaye ile vs.) geçen senekinin iki katına çıkınca kendi becerisi sayesinde o kazancı elde ettiğini düşünüyor. Devlet politikası sayesinde değil, kendi hak ettiği için o artışın olduğunu sanıyor.

ben bu kadar uzun bir yazıyı halinize bir miktar şükredebilmeniz ve de diğer profesyonel meslekleri ifa eden insanlarla bir miktar dahi olsa empati yapabilmeniz için yazdım. umarım bir işe yarar.

Yapmayın arkadaşlar oyuna gelmeyin , bir deli kuyuya taş atıyor sizde uğraşmayın çıkarmaya , ben doktor falan değilim ama emeğe saygı duyarım. Kompleks kötü bişey uymayın ve her eleştiride gizli bir iltifat vardır (kompleksten kaynaklanan)

Sevgili arkadaslar, ben doktor degilim. Bilgisayar mühendisiyim. Yorumlarda malesef bir arkadasa takilmissiniz. SQL diye en kralinin 20 satirdan olustugu veritabani sorgularini yazmaya yarayan, ögrenmesi ortalama bir doktorun 3 gününden fazlaya malolmayacak bir sorgulama dilini “kullanmayi”, bir insani ölümden döndürmekle karsilastiran, C+ diye olmayan bir programlama dilini sirf havali gözüksün diye örnek gösterip komik duruma düsen, muhtemelen kompleksli, liseli veya lise cagindaki düsünce yapisini muhafaza etmis bir insana kibarliginizi bozmadan derdinizi anlatmaya calisiyorsunuz. Meslekleri maaslariyla karsilastiran, paradan baska bir deger bilmeyen, her seyi para zanneden bir zihniyet karsinizdaki. Tabi bu arkadas sadece bir örnek. Beni rahatsiz eden konu, bu zihniyetin Türkiye’de son yillarda fazlaca yayginlasmis olmasi. Parasi veya kaba gücü olanin her seye hükmedebiliyor olmasi, “Parasini verir yaptiririz” zihniyeti. Yaptiramazsin kardesim! Bilgi paradan daha önemlidir. Alman mali bir lüks bir arabayi satin alabilecek paranin olmasi senin o arabayi yapanlardan degerli, daha vazgecilmez yapmaz. Her ay degistirdigin telefonunun parasini bir sekilde kazaniyor olmak degildir sana gurur verecek olan sey, o telefonu yapabilecek bilgi birikimine haiz olabilmek, o kültürü toplumunda yaratabilmektir. Nükleer enerji santrali veya kanal yaptirabilecek paranin olmasi senin iyi yasadigin, yüksek bir hayat kalitesine sahip oldugun anlamina gelmez. “O kadar para kazaniyorsun hala aglama”… Adamlar aglamiyor arkadasim, hakkini ariyor! Sen bir insanin hakkiyla kazandigi (ve hicbir medeni ülkeyle karsilastirildiginda yeterli olmayan) parasina göz dikip, 1/7 sini kazananlar ne yapsin diyorsan, bogazina sarilacagin kisi hakkiyla parasini kazanan doktorlar degil, sürekli kendi zenginlerini yaratma pesinde kosan, sosyal adaleti saglayamamis olan yönetimdir.

Su ana kadar doktorlara cok isi düsmüs birisi degilim cok sükür. Ancak bildiginiz gibi hasta insan kendini caresiz hisseder, caresiz insan öfkeli olur, kaybedecegim bir sey yok diye düsünür. O yüzden tüm doktorlardan ricam, kendilerine duyulan sonuna kadar hakedilmis saygiya halel getirmeden, profesyonelligi elden birakmadan sabirla bu kutsal meslegi götürmeye devam etmeleridir.

Ayrica cok önemli bir konu da, sizin gibi “örgütlenebilen” doktorlarin, toplumda bu tip düsüncelere zemin hazirlayan, doktorlugun sayginligini zedeleyen “tüccar doktorlara” cok daha etkin bicimde mücadele vermeleridir. Malesef kibarlik, medeni insan olmak, empati kurmak gibi erdemler, bizim gibi az gelismis toplumlarda pek islemiyor. Biraz daha mücadeleci ve kavgaci bir ruha sahip olmak gerekiyor. Malesef icinde bulundugumuz durum bu. Saygilar hepinize!

Bu sitede hekim olmayanların yorum yazmasına neden izin veriliyor?

ADMIN : Demokratik bir ortam olması ve düşüncelerin özgürce ifade edilmesi adına hakaret içermeyen tüm yorumlar yayınlanıyor.

Julide`cim buraya doktor harici insanlarin yorum yazmasina izin vermeyi elestiriyorsan oturup insanligini doktorlugunu hipokrati bi dusun bi sorgula bence

Çok güzel özetlemişsiniz. Şu an mesleğime karşı o kadar karamsarımki anlatamam size. 5 sınıf öğrencisiyim ve kaç defadır sizin gibi doktorlarımızın neler çektiğini okuyup duruyorum. Tıp fakültesini kazandığımda olmam gereken yer burasıdır diyordum. Şimdi ise korkuyorum. Mezun olurken mutlumu olucam yoksa kafamı kurcalayan binbir düşünceylemi boğuşucam. Acaba beni neler bekliyor diye korkuyorum. Çünkü bilmiyorum neler göreceğimi hayatta cahil ve kendini bilmez insanlardan…

delinin biri kuyuya bir taş atar ve olanlar olur.selim kardeş öncelikle seni tebrik ediyorum bu kadar insanı peşinden bir tartışmaya sürükleyebildiğin için.merak etme sen bunlar bakmazsa sana, beni bul,ben bakarım.sanırım bilgisayar mühendisi ve ya benzeri bir iştesin.siyasete falan girsen akpden, sağlam işler yaparsın şüphesiz.hem parası da iyi 4-5 alırsın.en kral muamele yapılır,her yerde saygı görürsün.aday ol oyum sana.sonra bi yasa teklifi yaparsın doktorlara 1 verelim çalışsın eşekler.mühendis maaşlarını da 4-5 yaparız,hem saygınlığı artar;hem milet kızını vermek için kuyrukta bekler.gerçi sen artık mebussun boşver mühendislere de 1 verelim onlarda çalışssın eşek gibi.karınları doysun yeter.bu ülkede kaç kişinin karnı doyuyo .o bile lüks sayılır.sonuçta 12 milyon yoksul var bu ülkede.biz en iyisi mebus maaşlarını arttıralım senle.15 olsun mebus maaşı.
Sözün özü şu;ülkede mantalite budur.insanoğlu bencildir ve her zaman öyle kalacaktır.bütün mesele burda başlıyo aslında.işin içine ahlak giriyo.ahlaklı olan saygıyı sonuna kadar hakeder,ve ben ahlaklı olan doktor sayısının ahlaksızlardan kat kat fazla olduğunu düşünüyorum.peki bu durumda bütün doktorları ahlaksız paragöz diye etiketlemek bu işi ahlakıyla yapanları gücendirmezmi selim bey.ne dersiniz????

herşeyin başı önce sağlıktır diye atalarım boşuna dememiş senin gördüğün mühendislik eğitimini ben bir senede bitiririm ama sen 40 yıl geçse yaptığın ufak bir hatanın insanın canına mal olabilecek bir işte çalışmaya göze alamazsın zatende almamışsın kazanabilcekken mühendislik okumuşsun daha fazla saçmalama

selimcan
benim kuzen de mühendis. 40 yaşında. biri ederi 400000 biri ederi 700000 iki evi var. aslında 4 evi var da diğer ikisinin değerini bilmiyorum. altında passat var. karısınında arabası var tabi. iki çocuğu kolejde okuyor. yeryüzünde gezmediği yerde kalmadı. Allah daha çok versin.
yani demem o ki sen kazanamıyosan o senin kendi başarısızlığın canım be yaaa :))))

anlaşılan selim efendinin doktorlardan yana ciddi sıkıntısı var.yoksa neden doktorlara ait bir siteye girip anlamadığı ve yaşamadığı durumlar hakkında yorum yapsın? belkide kısa süre önce başarısız bir hemoroid operasyonu geçirmiştir:)yada hap yerine sürekli fitil yazıyorlardı adamada hakvermek lazım bir insanoğluna bukadarda zulum fazla ama ona şifalar diliyorum.

Yorumların hepsini okumaya dayanamadım.
Keşke bu kadar birbirimize karşı tepkili olmasak, empati kurmaya,uzlaşmaya çalışsak, hakaretler olmadan seviyeli konuşsak, birbirimizi kategorize etmesek, senin çok benim az diye yarışmasak… sak… sak…

Ben de bir hekimim. Hastalarımın hepsi benim için değerlidir. Hiçbir zaman haketmedim ama ben de tüm meslektaşlarım gibi küfüre, hakarete maruz kaldım, ki bunlar şiddete de dönüşebilirdi. Şükür ki sabırlı-sakin bir yapım var, her seferinde sükunetimi korudum, empati kurmaya çalıştım. “Hastalar en değerli varlıklarını, eşlerini, çocuklarını, analarını, babalarını benim elime getiriyor, anlayışlı olmalıyım” dedim, tartışırsam zaman kaybederim dedim, alttan aldım. Dönüp sadece “lütfen tartışmayalım, hastam var şu anda dışarıda bekleyin” deyince kibirli, ilgisiz diye yaftalandım (hakaretleri indirgeyerek yazıyorum) dönüp cevap veremezdim, çünkü zamanım yoktu. Poliklinikte hastalar beklemesin derken öğlen yemeği yemeyi unuttuğum (yakınlarımdan biliyorum çoğu zaman yemek yiyen doktor keyif yapıyor gibi algılanir, hasta yakınlarının tepkisini çekebilir), insani ihtiyacım olan tuvalete saatlerce gidemediğim oldu.
Hakaret görme nedenlerimden yalnızca biri: bilinci kapalı bir şekilde hastaneye getirilen, nöbet geçiren, yani hayati tehlikesi olan bir hastaya müdahale ederken, boğazı ağrıyan bir çocuğu beklettiğim için babası tarafından (ki bu baba sosyo-kültürel seviyesi yüksek olarak değerlendirebileceğim, bu nedenle “gerçek acil” ve “acil olmayan”ı anlayabileceğini umduğum bir avukatmış) onları beklettiğim için ilgililere şikayet etmekle tehdit etti.
Poliklinikte hiç oturmadan hasta bakıyorum, çünkü otursam gelen kişiye saygısızlık olur, “Oturduğu yerden baktı, yolladı” der hastam, reçete ile tatmin olmaz kullanmaz ilacını.
Her seferinde farklı hasta farklı şikayetler, hepsine aynı özen, aynı dikkat gerek. Ayrıca hızlı da olmak lazım, hastalar beklememeli. Yine de içeri giren hastanın çıkması 5 dakikayı geçip 6 dakikaya gelince yavaş çalıştığım gerekçesiyle hasta yakınları tarafından sürekli poliklinik kapısı açılır, içerisi taciz edilir, “bize ne zaman sıra gelecek, saatlerdir bekliyoruz” diye (içerideki hasta çıplak da olabilir ama umrunda değildir). Cevap vermem, çünkü bilirim ki zaman kaybederim, bunu yapan kişinin kafasında ben orda oturmuş kendini birşey zanneden, bilmem kaç bin liralık arabalara binen, para verecek olsa önünde el pençe divan duracak kişiyim.

Doktor da bir bireydir. Doğal olarak yorulabilir, acıkabilir, kızabilir, tepki verebilir. Onlar da uyur. (“gece saat 1’de acile gittik, doktor uyuyordu.” diyen çok kişi olmuştur ama kişi şu açıdan bakmaz, o doktor 33-36 saat hastanededir ve gece fırsat bulunca dinlenmelidir çünkü kötü durumda bir hasta gelirse müdahale edebilmek için dinç olmalı, uykusuz olmamalıdır.) Yeteri kadar özeni gösteremediği ailesi çocukları vardır.
Amacım “acındırma” diye tabir ettiğiniz şeyi yapmak değil, sadece bir pencere açmak, farklı bir açıdan bakmanızı sağlayabilmek.
Yaşadığım olumsuzluklar pek umrumda değil, mesleğimi seviyorum, insanı seviyorum. Yapılanları cehalete, (ki bunun üniversite bitirmekle kesinlikle ilgisi yok, avukat örneğinde olduğu gibi), empati kuramamaya veriyorum. Lütfen iletilerimizde birbirimizi incitmeye, kışkırtmaya değil de anlamaya çalışalım.
Alınan maaş meselelerine gelince, onun yeri kesinlikle burası değildir. Kişinin çalıştığı kurumdan aldığı maaş kimseyi ilgilendirmez. Ancak maaşı alan-veren arasında tartışma konusu olabilir. Biim geleneklerimizde de maaş söylenmez, sorulmaz görgüsüzlüktür, ayıptır.

Yazılacak o kadar çok şey var ki aslında, çok dağıttım konuyu belki ama nacizane fikirlerim…
Saygılarımla…

arkadaşlar;

Mevlana der ki
‘Kör cehalet insanı çirkefleştirir.
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verilecek bir cevabım vardır, Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye
Birde söleyene bakarım adam mı diye ‘

demem o ki sıkmayın canınızı, sizi anlayan insanlar var….
anlamayanlar da var,tınnnnn….

arkadaşlar selim’in derdine asıl kavgamızı unuttunuz!
sağlık haktır ,satılamaz.
sağlıkta performans ölüm getirir.
ne yani tüm dert para mı?
performans-aile hekimliği halkı düşündüklerinden ve önemsediklerinden mi?
o yüzden mi üniversitede ‘ 55 tl’ paketi var? nasıl 3. basamak bir hastanede siz paket uygulması yaparsınız?

yazık size… kibiriniz ukalalığınız anca bu şekilde bastırabiliyor hastayla ilgileneceksin sana o yüksek maaşı artı döner sermayeyi ne için veriyorlar sanıyorsun sen ukele daha genç bir doktor diyede not düşmüş bir şey bilmedigin ortada

arkadaşlardan birisi demişki bizi ancak meslekdaşlarımız anlar diye yorum yapmış. doğru recep akdağ veteriner galiba.

Selim bey e, sorun para ise cevabım çok kısa, senin bakanının verdigi parayi …… Zorla calistirmasin vermesin o parayi. Ben is mis istemiyorum canim sana versin o parayi, bana da diplomalarimi versin. ı

Bu kadar guzel anlatilabilirdi ancak, ama ben artik cok umitsizim ne yazik ki giderek daha da kotu olmaya basladi hersey, harcanan emeklere yazik…

selim bi git mal insanları kışkırtıyorsun anan baban kalbi durmuş olarak geldiğinde görürüm ben senin göööözzzzzzünü.herkes birbirine saygı duyacak sende doktorlara saygı duyacaksın burda doktorlar hakkında ahkam kesiyorsun.adam ol adam gibi konuş..

selime niye kiziyorsunuz ki, o da diger insanlar gibi,tipki kubra arkadasimiza saldiran hasta yakinlari,ya da bencil sadece kendini dusunen,doktorlar insan diyilmis gibi,onlarin ihtiyaclari olamazmis gibi davranan diger insanlar gibi…ben de tipp okuyorum,cok zor oldugunu biliyorum,tabi ben henuz oyrenciyim ama butun gunu calisacak olmak,hic bir seye vakit ayiramayacak olmak,sadece doktor olmak,bundan sikayetlenmek,bunlari cok istiyorum…doktorluk zordur ama cok deyerli 1 meslek,tum bunlarin yaninda 1hayat kurtarmaya vesile olmak her seye deyer

SELİM ajitasyon görmemişsin sen.. eger doktor lar cok para kazanıyorlar diye dert yakınıyorsan kolaysa kazan tıp fakültesini sonra bitir, sonra tus u kazan, sonra asistanlığını bitir , sonra uzmanlığını al ÖYLE KONUŞ…

yorum öyle kuru kuru yapılmaz … doktor maaşı ne kadar bence hiç bi fikrin yoktur…

sadece gülüyorum .. ki ben sizlerden yaşça küçük biri olarak hemşirelk mezunu olup öğretmenlik mesleeğini yeni icra etmiş ayrıca hestanelerde öğrenciler için bulunan biri olarak hekimlerin durumlarını gözlemleme olanağı bulabilen biri olarak selim beye acıdım açıkcası bu kadar basit düşünen ki össde iyi puan aldığını yazmış bunca iyiken , basit düşünceleriyle, saçmalıklarıyla yargılyan kişiye cvp bile verilmemesi en olağan davranıstır bence egosunu yükseltmişsiniz fakat ne hacet ki işin içine girmeden olayları değerlendiremez kimse , at gözlüğü takan şahsa laf anlatmaya çalısıyorsunuz ..zamanınıza yazık! selim beyden daha kamil düşündüğümü savunaraktan bu bir ekip işi olduğunu düşünüyorum .. doktoruyla , mühendisiye , öğretmenliğiyle ama tabi ki son nokta hekimlerimizin .. onlara can-i gönülden saygı duyuyorum .. ömürlerini sayfalar arasında geçirirken , başkaları için nefes alırken kendilerine dönüp bakamıyorlar bile .aklı selim olmayan selim bey sizi ise şiddetle kınıyorum ..!

şu doktorları eleştirenler laftan anlamaz boşuna yorulmayın.
onlara alacaksın önce tek bir komite sınavına, yada dönem-3 finaline sokacaksın(tus’u mus’u bikenara bırakın…
sonrada 33 saat nöbet tutturacaksın. görsün… sonra böyle konuşabilecekler mi göreyim.
çok para kazanıyorlarmış. işin zorluğunu önemini, ve buraya gelene kadar harcadığın maddi manevi ve yıllarını da bi kenara bırakalım. sadece mesaii saatlerine ve nöbetlere göre hesapla. ula. kadrolu tüm mesleklerden daha az aldığını göreceksiniz. ve hiçbir meslek te sağlık çalışanları kadar efor-zorluk harcamıyor. acil nöbetinde bazen 24 saat boyunca 30dk oturmuyorlar biliyormusunuz(dr, hemşire, hastabakıcı. 5 dk tuvalete gidince de kıyameti koparıyorsunuz. doktorları çekiştirmeyi bir kenara bırakında azıcık kalıbınızın adamı olun, kendi işinize bakın, varsa sorunlarınız onları konuşun. düşün doktorların yakasından.
sizin gördüğünüz birkaç özel çalışan muayene başına 300 tl alan birkaç dr-hoca.

Ne kadar kolay geliyor değil mi size bizim mesleğimiz..bu yazıda ne maaş ne para ne de başka bi maddi kaygı var,olumsuz yorum yazan arkadaşlar iyice okuyun önce yazıyı;meslektaşımın istediği tek şey saygı görüp daha düzgün şartlarda hastalarına yardımcı olabilmek.Ben hasta yakınları tarafından defalarca tehdit edildim sebebi aylarca yanlarına uğramadıkları annelerini bayram tatiline geldiklerinde yerde ölü vaziyette bulmaları ve benim onu hayata döndürememiş olmam,bunun haricinde tc kimlik nosunu bilmeyen kimliği yanında olmayan hastaya yardımcı olamayacağımı söylediğimde ki tepki inanılmaz”sana burda birşey yapamam ama dışarda yakalarım” ..arkadaşım bankaya gittiğinde kimliksiz işlem yapmadı diye dışarda yakalıyor musun? kendi prostat ilaçlarını karısı üzerine yazmadığım için polis çağırmak zorunda bile kaldım..bizde biliyoruz kaba kuvvet kullanmayı ama olmuyor beyin ve zeka tohumları ekmek lazım bu kafataslarının içine gerisi hikaye..bn hastaya geçmiş olsun demediğim için şikayet edildim ki o gün bir kurban bayramıydı ve ben 480 hasta bakmıştım tek başıma..acile gelen hastaların çoğunun tek derdi serum taktırmak ya da hızlıca ilaç yazdırmak..acil servis değil çabuk servis artık acillerin adı..bu ve buna benzer birçok şey var..biz kimse milyarlar kazanmasın demiyoruz.biz saygı istiyoruz anlayış istiyoruz hastalar bizim tedavimize karışmasın istiyoruz komşusundan duyduğu lafla dortorculuk yapmadın istiyoruz ve biz hiçbir hekimin hastasının ölmesine sevinmeyeceğini seyirci kalmayacağını ve hastasını öldürmek için çaba sarfetmeyeceğini bilmenizi istiyoruz..ve biz hakkımız olan parayı istiyoruz..

Davud beye bu yazım..
bakın davut bey arkadaşın yazısında hiçbir meslek dalına ya da hiçbir şahsa yönelik saldırı yok ancak siz biz hekimlere saldırıyorsunuz..arkadaş sadece can güvenliği ve saygı istemiş..siz mühendissiniz anlaşılan ancak bizim kadar ibsanlarla içli dışlı olmanız imkansız..şuun bir düşünün size günlük gelen yüzlerce kişi dert anlatıyor bu bile başlı başına bir travmadır psikolojik çöküş nedenidir ama biz nubu asla dile getirmiyoruz ki bunu bilerek seçtik bu mesleği..
sizin anlattıklarınıza baktığımda aynı şeyleri düşündüğümüz noktalar var,evet çok zor özel sektörde olmak doların 2 kuruş düşmesiyle bile işsiz kalabilirsiniz ancak biz bunları biliyoruz ve bu duruma gülüp size sataşmak yerine szin adınıza da üzülüyoruz.ancak nedense siz ve sizin gibiler doktorlara içten içe bir kin besliyoruzsunuz bunu anlamış değilim..
ben isterim ki bu ülkede memurunda özel çalışanında doktorlarında standartların üzerinde maaşları olsun iş güvenceleri olsun işsiz kalmasınlar..
ilaç firmalarına gelince ben şahsım adına bugüne kadar hiçbir firmanın bir temsilcisinden kalem dahi alıp kullanmadım,tek bir yemek dahi yemedim hiçbir maddi kazanç elde etmedim..gittiğim kongrelere ise kendi cebimden para ödeyerek gittim,ha bunun tam tersini yapan meslektaşlarımız varsa bu onların sorunudur hekimlik mesleğinin değil..

diğer blmlerde ki asistanların hocaların angarya işlerini yaptığını yazmışsınız..lütfen bigün bir cerrahi servisine gdin ve gözlemleyin çömez asistan kıdemlisine çay alıp geliyor kantinden hocaya neler yaptığını siz düşünün,ama biz bunları dile getirmiyoruz bize bunu yapan yine meslektaşımız diyoruz ve üstünü kapatıyoruz..siz hiç ayda 15 nbt tutan ve nbtçi olmadığı o 12 saatlik gecelerde ise icap nbti tutup 4 gününü çalıştığı kurumda uykusuz geçiren bir mühendislik asistanı gördünüz mü?
lütfen eleştirirken daha objektif olun ve insanları kırmamaya özen gösterin..

BOŞ TENEKEDEN ÇOK SES CIKAR ARKADASLAR NE KADAR VURUR ISEK DAHA FAZLA SES CIKARIR:)) O yuzden basta selım bey olmak uzere cevap vermeyın. Sorunlarımızı TUM HEKIM ARKADASLAR DILE GETIRELIM VE COZUM YOLLARI ONERELIM.

uzatmaya gerek yok arkadaşlar,bu ülkede Selim gibiler,Onur gibiler olduktan sonra doktorların kıymeti bilinmez,bunlar hayvandan da beterdirler çünkü hayvanı veteriner tedavi ettikten sonra elini yalar,bu insanlar ise kıskançlıktan,kuyruk acısından ya da başka nedenlerle dr lara sataşmayı marifet sanan borderline zekası olan insanlardandır.

oncellıkle super bır yazı kaleme almısınız.lakin ben son 4 yıldır adam gıbı saglık hızmetı almaktayım su noktada sıze katılıyorum doktor hakkı yok fakat hasta hakkıda henuz tam oturmus.
sundan dolayı bu hukumetın kararlarını desteklıyorum
-x bır devlet hastanesı kadın dogum uzmanına gıden esıme hasatalıgı hakkında hıc bırsey soylemeden özel muayene polıkinliğinin kartını veren gözünü para hırsı bürümüş her hasatasını para olarak gören doktor yüzünden
-özel muayenede sırf daha fazla para almak ıcın yanlıs yada gereksız tedavı uygulayan doktor yüzünden
-son 4 yıldır doktorlar tarafından insan yerine kondugumdan
vs vs vs daHA artırabılırım ama suan aaklımıa gelenler bunlar.yanı doktor hanım sızın gıbılerı tenzıh ederım ama insanlar yönetilmek istenildiği gibi yönetilirler
saygılarımla

doğru,insanlar hak ettiği yöneticiler tarafından yönetilirler,bizim insanlarımız da böyle bir hükümet tarafından yönetilmeyi hak ediyor,cehalet azaşdıkça bunlara oy verenlerin sayısı azalacak,bundan eminim

Bu selim denen adam olamamış bir şey yaşamamış görmemiş kişinin terbiyesizliğine saygısızlığına bakmayın lütfen. İnsan hayatına bu kadar aşırı fazla saatlerde müdahale etmek hata yapmak gibi bir lüksü olmamak canları taşıma sorumluluğu taşımak helede nöroloji gibi en problemli vakalara bakmanın ne olduğunu ben gördüm. Ayda 300 küsür saat çalışmak günde onlarca felçli yaşlı hastaya bakmak onları iyileştirmeye çalışmak ve bunların kişiliği bozuk yakınlarına tahammül etmek yaşayan bilir ancak. Personeller yoktur, güvenlik yoktur, hemşire en fazla 2-3 tane vardır ama iş yükü koca bir şehirin sağlığıdır, her hafta 2 kere 24 saat çalışmak boş 1 günü var yada yoktur.

Bu selim denen kişilik fukarası mühendis olduğunu iddia etmiş..ben onu bir hastanede hasta kanını labaratuvara götürecek adamlığı yapacak kadar bile görmüyorum. oda döner dolaşır kıvrana kıvrana gelecek bu hekimlere..ama ona bu terbiyesizliklerini tekrarlayacak doktorlar görmeyecek adamlık nasıl olur görecek orda

ilk defa bu web sitesine baiyorum. ben de uzun sureler once asistanligimi bitirdim. dikkatimi cekti de, hepimiz, hepiniz akilli insanlariz. nasil oluyor da su selim adli insani ciddiye alip cevap veriyorsunuz? belli ki sizi sinirlendirmeye calisiyor, kotu niyetli bir insan. biz doktoruz, nasil psikiyatride gelen hastaya, rahatsiz oldugu zaman yaptigi normal olmayan hareketlerini hastaligiina baglayip, ona gore davraniyorsak, selime de oyle yapin. ciddiye almayin.

Buradaki doktor arkadaslar, egitim surecinde verdiklerin emegin karsiligini; hic elestirilmemek,egolarina herkesin tahammul etmesi her zaman hastalar tarafindan itaat gormek saniyor. Hic de oyle degil. Hekimlik kutsal bir meslek. Birisi doktorsa tanisikligin basinda muhakkak saygi gorur. Kimse doktora ona saldirmak icin gitmez. Fakat aradaki her meslekte bulunan kotu temsilcileriniz mesleginizin degerini dusurmektedir. Meslek grubunuzu elestirenleri kompleksli olmakla suclamaniz bunlari ortadan kaldirmaz. Kendi kendinize propoganda yapmis olursunuz. Kotu temsilcilerinizi ayiklayip mesleginizi daha da sayginlastirmaniz gerekiyor. Hayatimda on kez doktora gittiysem 6-7’sinde memnun kalmadim. Hatta 2-3 kez sinir olup ciktim. Sikayet etmeyi dusundum ama etmedigim icin o hekimler ayni simariklik icinde calismaya devam ediyorlardir herhalde. Bir gun birilerinin saldirisina ugrarlarsa ben zamaninda sikayet etmedigim icin olabilir.
Kazandiginiz para normaldir. Keske herkes iyi para kazanabilse. Ama en kotusunden en iyisine tum doktorlari hesaba katarsak ortalamaniz diger mesleklerin cok uzerindedir. Lutfen para kazanmiyoruz diye ajitasyon yapmayin. Bu isi sadece cok para icin yapip gelirinizi begenmiyorsaniz bir ilac firmasina girin. Hasta yakinlarindan korunabilirsiniz bu sekilde.
Calisma kosullarinin iyilestirilmesi sart. Bakanligin ne yaptigini anlamak guc. Kas yaparken goz cikariyorlar. Hele gunde 80 hasta ne demek? Ertesi gun bile kontrole gelse hatirlamazsin. Ama sunu da unutmayin, size can derdi olanlar geliyor. Cani tehlikede birinin bencillesip saldirganlasmasi normaldir. Bunu bilerek meslegi secmis olmalisiniz. Yoksa plaza insani da olabilirdiniz. Manikurlu erkekler, sikir sikir bayanlar…
Eminim hepinizin hasta olarak gittiginizde en az bir tane cok kotu doktor tecrubeniz de vardir. Doyumsuz meslektaslarinizin da farkindasinizdir. Mesleginizin sayginligini koruyun. Tedavinin basarili olmasi icin hastanin size saygi duymasi ve guvenmesi de gerekir.

Bu ülkede meslek sahibi olupta problemleri olan sadece doktorlar mı sanıyorsunuz siz ? Öncelikle şunu unutmayınız hiç kimse kimse için okumuyor, verdiğiniz emekte, harcadığınız çabada yine kendiniz içindir. Ülkemizde sağlık sektörünün geldiği duruma bir bakınız. Paranın insan hayatından daha değerli bir hale gelmiş olduğunu göreceksiniz. Devletin Üniversitelerdeki hocalar bile artık üniversitelerde hasta bakmıyor ya özel muayenelerinde ya da özel hastanelerde hasta bakıyorlar. Tamamen maddi çıkarların ön planda tutulduğu bir sektör haline gelen sağlık sektöründe gereksiz yere ameliyat edilen bir çok hasta var,bunun yanında hastanelerde günlerce yatıyor diye gösterilen hastalar, umursamazlıktan dolayı yanlış teşhis konulup çeşitliği uvzunu kaybedenler…

yorumlara baktımda boşuna yazmışsın kardeşim ben bi doktor olarak utanıyorum mesleğimden. halk yine halklığını yapmış komik bir milletiz…

2 kalp krizi vakayı sevk etmeye çalışırken kanamalı gelen hastaya müdahale ediyordum 30 dak. önce ve acil de beklediği için heryere şikayette bulunacağını haykırarak acili terk eden bir hastam oldu. Sadece 30 dak önce oldu bu olaylar. İnsanlıktan nasibini alamayan herkes için nöbetçi veteriner öneriyorum

6 sene tıp fakültesi okuduktan sonra kendi isteğimle ve tercihimle 6 sene kalp ve damar cerrahisi eğitimi aldım… Hayatımın 12 senesi insanların fiziki ve ruhsal yapılarını anlamaya çalışmakla geçti.Çılgın gibi nöbet tuttum, o nöbetlerde hasta vefatları sebebiyle darp da edildim.. Ama diyorum ya kendim böyle bir popülasyona hizmet vermek için çabaladım, kimsenin suçu yok yani… Şu anda andadolu’da büyük denilen şehirlerimizden birinde 4,5 aylık uzman olarak çalışmaktayım. uzmanlık diplomam sağlık bakanlığında ve 600 günümü doldurmadan vermeyecekler, bırakıyorum bu işi yapmıyorum desem pratisyen hekimim yani.. Doktorlara muhalif olan arkadaşların mesleklerini merak etmekteyim ama şu konuda beni bilgilendirirlerse sevinirim: hangi mühendisin, avukatın veya öğretmenin diplomasına el konularak çalıştırılıyor???? Bu, birinci nokta bence..
Para mevzusuna gelince şu anda mevcut düzenlemelerle üniversite hastanelerindeki asistanlar ve uzmanlar ile devlet hastanesindekiler değişik ücretler almaktalar. Yani Yukarıda hekim olmayan arkadaşların dedği gibi bol keseden para verildiği yok. Tıp camiasına bakacak olursanız en riskli bölüm benimkisi çünkü hayat ile ölüm arasındayım, bana bile verilen maksimum para 6000tl(döner sermaye dahil). Bu parayı küçümsememekteyim ama yapılan hataların giderilebildiği diğer mesleklere kıyasla az olduğunu düşünmekteyim.. Tüm hekim arkadaşlarımın da görüşü budur yoksa böyle bir para elbetteki ülke ortalamasının üzerindedir… Bu arada ben de üniversitede asistandım ve aldığım para 2300 tl idi sadece, 36 saat nöbet ayda 10-12 kez tekrarlanırdı bu… Böyle bir parayı mühendis arkadaş alabilir ama o sadece 9 saat x 6 gün =54 saat çalışarak alır, biz haftalık 120 saatin üzerinde çalışarak almakta idik, dediğim paraya da döner sermaye diye ıkındığınız eklenti de dahildir.Şimdi buradaki meslek grupları bana diyebilirler mi ki bu çalışmaya bu para haktır???
Bu tartışmalardaki bir diğer problemin ise “ara gazı verilmiş”likten kaynaklandığını düşünüyorum. Hükümet, sağlık sistemindeki değişimi sağlamaya çalışıyor ama diğer mesleklerdeki arkadaşlarımızın anlayamadığı veya anlamak istemediği doktorlara yüklenerek bu değişimi yapıyorlar. Niye olduğu konusunda bir fikrim yok, ama şunu biliyorum bir grup çalışanın üzerine bu kadar gelmeleri demek o grubun yürüttüğü sistemin çökmesi demektir.. korkarım ki günün birinde kendinize bakacak Türk doktor bulamayacaksınız.. zaten hükümet de bunu farkederek yabancı sağlık personeli alımına müsade etti.. Halka 3 kuruşa 5 köfteyi yedirmek amaçlı ama o köfteler bozuk maalesef….
Bir de diğer meslek grubundaki arkadaşlarıma şunu söyleyeyim sağlık sistemi giderek çöküyor ve siz doktorlara saldırdıkça (maaş yetmiyor mu? ukalasınız vs. vs..gibi laflar ve tutumlarla..) bunu hızlandırıyorsunuz.. Çünkü siz bunu yaparak zoraki oluşturulan kamuoyu bilincine ortak oluyorsunuz…
Bilgi kimdeyse güç ondadır arkadaşlar… O halde kendinizle ilgili, insanla ilgili bilgiye sahip olanlara ister istemez saygı duymak zorundasınız… Hakarete veya aşalayıcı konuşmalara gerek yoktur….

TÜRK İNSANINA DÜŞMAN OLARAK TÜRK İNSANI YETER,TÜRK DOKTORLARINA İSE MÜHENDİSLER.
Hayatımın coğu almanya da gecti.avrupada bir tane bile siz muhtesem mühendislerimizin ürettiği bir malla karsilasmadim.biraz tr de okudum.sayenizde sokaklar alman japon araclarla dolu,evlerde olan bilgisayarsa ya japon malı ya ameika ,cep telefonlarımız malum,savunmamızı ise ithal silahlarla sagliyoruz,tibbi cihazlar desem zamanında tr den para toplayıp yardım ettigimiz romanyadan bile tibbi cihaz alır olmusuz.SİZ ÜRETTİNİZ DE DR LER Mİ PROJENİZİ ÇALDI NEDİR BU MÜH.LERİN DR DÜŞMANLIĞI.MÜH LİK FAK DE İLK DERS OLARAK DR DÜŞMANLIGI DERSİMİ VERİYORSUNUZ.ne cüretle dr lerden hesap soruyonuz.hayatımda bir mühendisten iyilik görmedim.siz aksini söyleyemezsiniz insan dogarken bile dr yardim eder(yarı tanrı demeyin biz sadece vesile oluruz ancak haşa)(ha bi de http://www.youtube.com/watch?v=Atu0BEtUzbs izleyin vahsi aslan bile sizden daha iyi minnet duygusu taşiyor izleyin aslandan insanlik dersi alin)ölürkende yanlarında oluruz nörolog oldugum icin insallah senin beyin ölümü raporunu ben imzalarım.Psikiyatrici de oldugum icin altına sunu eklerim:”AS DOC VATANDASIN DR CİVANIM LAFINI DUYUNCA KENDİ KİNİDE BOGULUP ELİNE ALDIGI RUS YAPIMI SİLAHLA İNTİHAR ETMİSTİR.JAPON YAPIMI SON TEKNOLOJI TİBBİ CİHAZLARLA YAPILAN TÜM MÜDAHELELERE RAGMEN KURTARILAMAMISTIR.SELASINI CİN MALI HOPORLERDENN VERİLECEK VE CENAZESİNİ İTALYAN YAPIMI ARAC TASIYACAKTIR”.bide daha once baska forumda yazdıgım yazıyı alıntı yapayım
(1.) kerim yurthan (Neurologie und Psychiatrie dr)24/03/2011 21:26:33
sayın ali bey bende tr de öss e girip binlerce dr olmak isteyen ama kazanamayan ardından aman 4 yıl okur kısa yoldan muhendıs olurum napacagım 6 tıp + 5 yıl uzmanlık nöbet hasta kan zorunlu hizmet… uğrasamam diyip mühendislik okuyup ünide çimlerin üzerinde kızlarla gitar calan içinde kalan uhtesinden dolayı dr düşmanı olan cok mühendisim diye adam gördüm.girdinis kpss e devlet dairesinde 2 milyar maaas salla basını al maasını ayda yılda bi iş düşerse yapıyonuz yoksa akşama kadar bilgisayarınızın basında okey oynuyonuzz misafir agırlıyonuz vaktınız cok zaten böyle sitelere girip 12 yıl okumuş günde 100 den fazla hasta bakan wc e bile gidemeyen dr lere laf atıp sadece 2 yıl bızden cok okudular :d nıye bızden cok alıyolar dıye fitnelik pesinde kosuyorsunuzz.Düşmanlığınız yüzünden canım ülkemden almanyaya döndüm mutlu olun… ben mühendislerin zihniyetini görünce niye hacı murattan ileri bir teknolojiye erişemediginizi anlamakta zorlanmıyorum fitnelik peşinde koşacagınıza üretin AUDİ,BMW,MERSO gibi araba biçiminde tank alman mühendisler gibi üretinde vatandas da yüksek ötv vermekten kurtulsun pehhhhh araba görünümünde tekerlekli buzdolabı(tofass) üretirsiniz ancakkkkk bu kafaylaaaa oturunda işinize odaklanınn

Daha önce bi sitede dr düşmanı bir muhendıs cakmasına verdıgım cevap yukardadır.
NEYSE Bİ DE FIKRA ANLATAYIM DA ORTAM YUMUSASIN!!!
”’Amerikalılar Japonyadaki faikaları gezerlerken sonunda Toyota ‘nın faikasına gelirler. Bir bakarlar ki faikada kafesler var ve içlerinde bir sürü kedi. Merak edip sorarlar. Japonlar der ki:- Biz bu kedileri arabaların izolasyon ttesti için kullanıyoruz. Şu şekilde . Önce bitmiş arabanın içine bir kediyi koyarız. Sonra arabanın camlarını kapılarını her tarafını kapatırız. Odaya öldürücü gaz doldururuz. Sabaha kadar bekleriz. Eğer arabadaki kedi yaşıyorsa arabanın izolasyonu iyidir. Eğer öldüyse arabayı bir daha gözden geçiririz. Amerikalılar buna hayran kalmışlar.Sonra bu Amerikalılar Türkiye’ye giderler. Bizim TOFAŞ faikasına girerler. Bakarlar orada da kediler var. Tabi şaşırırlar. Ulan derler Türkler bile bu tekniği kullanıyorlar biz bilmiyoruz ya, derler. Sonra, yine de bir soralım nasıl kullandıklarını derler. Ve sorarlar. Bizimkiler açıklar:- Abi ilk önce kediyi bitmiş arabanın iççine koyarız. Sonra arabanın camlarını kapılarını kapatırız. Sabaha kadar bekleriz. Eğer sabah bakınca kedi hala orada ise izolasyon iyidir. Eger kedi kaçtıysa arabayı tekrar gözden geçiririz, der”’
EEE GURUR DUYYO OLMALILAR HERSENE ÜZERİNDE ALMAN MARKA CIHAZLA DÜNYADA BİR İLKE İMZA ATTIGI BULUSUNU SERGILEYEN MUHENDISLERIMIZZZ

YANI DIYECEGIMYA DR ARK LAR BU MUH LER YILLARINI VERIP DR LERI HALKIN GOZUNDE KOTULEDILER YA VE NIHAYETINDE BASTAKILER BUNU DEGERLENDIRDI;SİZE TAVSİYEM BURDA SU KADAR NOBET TUTUYORUMM 3000 SAYFA HARRISON OKUYORUM DİYE SAVUNMA YAPACAGINIZA SİZ DE GIRIN MUHENDISLERIN SİTELERİNE YAZIN MUHENDISLER UNI ICINDE GİTAR CALARAK UNI OKUYOR SONRA MASA BASINDA CAY ICMEK VE EN FAZLA 5 DOSYA IMZALAYARAK AMİRLİK YAPIYOR VE 3500 TL MAAS ALIYOR DİYE YAZIN ZİRA BASTAKILER O DURUMUDA GORUR VE MUHENDISLIK ÖZELLESSİN HAK ETTIKLERI DEGERI ALSINLAR HACI MURAT YAPAN ZİHNİTE KARSI SALDIRI YAPIN ZİRA YILLARCA HALKI BOYLE YAPARAK UYUTTULAR BUTUN LISELI GENCLER MUHENDISLERIN DOLMUSCULUK YAPTIGINI SANIYOR;KALDIKI 3 YIL ONCE BABAM EV YAPTIRMAK İCİN DEPREM RAPORU ALACAKTI MUHENDIS SADECE ALETE PARCAYI SOKTU VE DAYANIKLIK OLÇTU VE SADECE BİR İMZAYA 1,5 MILYAR PARA ALDI TABI BABAM VERMEDI EMEKLILIGINI ALMANYADA GECIRIYOR ARTIK BUNA NE DIYECEKLER
sadece farkı bılmelerı ıcın soyleyecegem:
GECEN SENE RAMAZAN BAYRAMINDA ODAM ALMAN HASTALARIMIN GONDERDIGI CICEKLERLE DOLDU,ARABAMI BABAM ALMIŞTI BIR KEZ BILE YOLDA OTOBUSE BİNMEDİM HER GOREN KLINIKUM A BIRAKTI SAOLSUNLAR,YANİ BİR LAF VARDIR ANNEANNEMIN DE İYİLİK NERDEN GELIYORSUN DIYE SORMUSLAR!!!SİZ HASTALARIN CANINI KURTARDINIZ HACI MURATCI ZEKA KUPU SELIMİ DOĞURTTUNUZ DAHA NE YAPASINIZ YETMEZ MIIIII

Tabiki insan 6 yıl okur , bir uzmanlık alır vs. Tıp muhendislik iktisadi bilimler… Öncelikle isyan eden hekimler haklıdır ama bir o kadarda her Dr haklı değildir. Hayatlarını bedavaya getirmiş insan toplulugu olarak gormekteyim artık . Çok yakın bir dostumun yaptıgı işten dolayı artık Dr un eski sıfatını kaybettigini gözlerimle bile gordum. Kesme şeker alması için yalvaran tipleride.. Öncelikle bu ülkede ne yaparsanız yapın saygınlıgınız olmaz yada çalışmadan parayı kazanamazsınız. Alınan 5-7k TL maası az gorme bile bizim ülkemizde ki acı gerceklerden birisidir. Ben sadece sunu soylemek isterim. OKul akıl çalısma üçlüsünü bir yere bırakın ocaklarda tas tasıyan 600tl maas alan insanın risk faktoru sizin belirlediginiz1\7 ile aynı orantıdamı.. İsyan edilebilir , haksızlık saygısız edildigini dusunebilirsiniz en dogal hakknızdır. Ama şu var bu mesleği, hatta bu yüce mesleği rezil eden yine aranızdakilerdir. Kızma şikayet kufur bile edebilirsiniz. Çalısmayana kofte olmadagı gibi her insanda saygısını kendisi kazanır , 6 yıl fakulte okumakla adam olunmuyor ne yazıkkı.

O taş taşıyan insanlara 600Tl maaşı çok bulan doktor çıkacağını sanmıyorum. Ne amaçlıyorsunuz bu yazınızla? Bak o taş ocağında,ya da madende çalışıyor hemde 600TL’ye sende 1000TL’ye doktorluk yap hatta daha ucuza çalış ama bana,eşime veya çocuğuma hizmetin ABD’de ki bir doktor gibi olsun,yüzünden de gülme eksilmesin. Ha bu arada bir yanlış tedavi yaparsanda tazminatımı isterim…Ben polis önünde,vergi dairesinde memurun önünde el pençe dururum ama sen doktorsun haddini bil! Aynen böyle toplumun hali…
Bence o taş taşıyanlar da çok iyi kazansın,kaderlerinde ölmek vardı diyenlerin ülkesinde yaşamasın,sende çok iyi kazan bende çok iyi kazanayım. Nöbet ve çalışma sürelerim,çalışma ortamım,kazancım bir ABD’li doktor gibi olsun sana aynı hizmeti vereyim sende aynı şekilde hata ettiğimde yüksek tazminat al. Bir uzman 5 alıyor belki ama 7 nerde alınıyor?Öyle bir yazıyorsun ki görende bütün doktorların 7 bin maaş aldığını sanacak! Emekli olduğumuzda ne kadar maaş alıyoruz dostum? Hangi maaş üzerinden emekli oluyoruz? Tr’de kaç meslek biliyorsun sürekli dava açılan? Siz hepiniz işlerinizi doğru yapıyorsunuz da bizde mi kaldı tek eğrilik? Bak son yılda sağlık giderleri çok arttı neden biliyor musun? Senin her doktor kazanıyormuş dediğin o hayali 7 bin liranı almak için hastaya az vakit ayırıp,çok fazla tetkik istendiği için.
Ne güzel mantık ya! Benden bir polis çorba parası istedi o zaman bütün polisler işe yaramaz,askerde bir üst bana hayatı zindan etti ehh o zaman bütün subaylar işe yaramaz,aha bir öğretmen çocuk ek ders alsın diye normal derste öğretmesi gerekenleri öğretmedi vay vay vay bütün öğretmenler işe yaramaz… Böyle gider bu.
Sizce bu sağlıklı bir düşünce yapısı mı? Siz bana blok nöbetlerde geçen hayatımı geri verin,o şekerin parasını da gelin ben size vereyim…

Gereksiz insanlara gereğinden fazla cevap yazmışsınız. Birlik olun,elinizdeki gücün farkına varın. Bu gücün farkına varırsanız size kimse saygısızlık edemez. Bakın en güçlü zamanında en burnundan kıl aldırmaz,sizi aşağılayan,sürekli bu meslek gurubuna nefretini kusan insanlar bile size teslim olmak zorunda kalıyor. Bizim toplumda ne yazık ki iki kitap okuyup doktor olduğunu sanan,iki maç seyredip teknik direktör olan çok kişi var… Kendi kendini tedavi edermiş bu insanlar. Bir a.app,bir SVH,bir MI olda kendini tedavi ette göreyim be hadi aslanım diyesim geldi bazılarına… Birazcık onur kırıntısı kaldıysa bu kişilerde sakın ama sakın kendisi veya yakını veya sevdiği için doktor kapısına gelmesinler veya doktordan yardım istemesinler. Birazcık şerefleri varsa… Bütün mesleklere saygım var,her insanın insanca ve güven içinde yaşayacağı bir maaş ve çalışma ortamı olsun istiyorum. Mecburi hizmet nedeniyle eşim ve bebeğimden uzakta yaşıyorum ve bu ikinci gidişim. Çocuğunun kokusuna insanları hasret bırakan zalimleri Allah’a havale ediyorum…

Selim, madem her şeyi öğrenmişsin suppozituarı da biliyorsundur. İşte sen de doktorlar kadar para kazanmak istiyorsan günde 6 defa yemeklerden önce ya da sonra (hangisi doğru biliyorsundur, tüm literatürü bildiğin için) “selim sen çılgın bir kedisin” yazılı kağıdı suppozituar olarak kullan.

Komşu kızı beyaz önlük fetişinden bahsedince geekliğinden utanmayı da engelliyor hem.

Engellemezse ilk adımı tekrar et. Algoritma şemalarına da aşinasındır birazcık, ondan söylüyorum.

Hadi bakayım koçum benim aslanım ölçülemez IQ’lum.

sevgili kardeşim.öncelikle bu yaşında durumumuzu bu kadar güzel anlattığın için çok teşekkür ederim.Üzüntüm anlattığın şeylerin bir provakatörün oyununun içinde kaybolası. Halbuki hepimiz az veya çok psikiatri okuduk. O da bir hasta ve onu anlayışla karşılamamız gerekez mi? Sorun birlikteliği başarmak, birbirimize düşmek değil.Tüm arkadaşlarıma kolaylıklar ve bütünleşmeler dilerim.
Dr.Ahmet

Çok enteresan atışmalar bunlar.Ben türkiye 499. olarak istanbul tıp fakültesinde 4 sene okudum. Sonra bıraktım ve Elektronik Hab. Müh. okudum. İkisi de kolay değildi. Ancak tıbbın sorumluluğu fazla.
Bana hiçkimse (heleki son 5-6 senedir) “ben parası için tıp seçmedim” diyen %5 in üzerinde tıp okuyan gösteremez. “Para” ve saygınlık. Ama doktorluğun okuma derdi biraz daha fazla (Sağlam ezberin yoksa öğrenimini tamamlamakta zorlanırsın, anatomi, farmakoloji vs.), ancak mühendislik okumak için de kuvvetli matematik lazım. mühendislikte ise “2-3 karmaşık denklem” gösterip hayal edemeyeceğiniz soruları size soruyorlar. Daha beterini ise mezun olduktan sonra “ben bunların hiçbirini görmedimki deyip” görüyorsunuz:)
Her mesleğim maaşı aynı olacak deseler tıp tercih edenlerin çook büyük kısmı artık seçmezdi.
Tıp tam anlamıyla bir bilim değildir, usta çırak esasına dayalı bir meslektir (bilimini yapan az bir kesim vardır ama). Ama tıbbı bitiren ya hekim olur ya da doktor. Hekim, hikmeti bilendir, doktor “bey” ise organik bakar,ex kabul eder, az kaldı diye ümitlenir (tusa girenlerin az bir kısmı uzm. olabiliyor) Ben kliniğe geçtikten sonra 1 yıl okudum. doktorlarımız ne yazıkki (eğitim sisteminden dolayı) bilgisayar yazılımı gibi oluyorlar. Sanki akıllı bir bilgisayar yazılımı olsa “semptomları, bulguları, kan ve diğer değerleri girsen teşhisi verecek” deyip doktor bilgisayarlar yapılabilir gibi sanki 😉 doktorluk bu hale geldiyse suç doktorların olmasa gerek zaten.

Bir de ben tıp okurken tıp çılgınlığı yoktu. Elektronik ve bilgisayar mühendisliği çılgınlığı vardı. Aynen : “saygın ve paralıydı” (ha bir de herkes size astronotmuşsunuz gibi bakar ama kapı zilini tamir ettirmeye çalışırdı)
Üzülmeyin, kapris yapmayın (şu kocaaaa listede çok sertleşenler sanki kapris yapıyormuş gibi :), tamam kızmayın)
Evet, türkiye gelişmekte olan bir ülke, büyük kısmı az, çok az kazanan, önemli bir kısmı ise “işsiz olup hiç kazanamayan” insanlarla dolu. Ben bugün çok kazanıyorum (adımı-soyadımı vermediğim için affınıza sığınarak yazmak istiyorum : 16.000 – %20 primle, ortalama ayda 20-21 bin civarı), üstelik klinik yok, hasta yok, stress “çok” yok. benim yarım kadar kazanan bir doktorla yanyana geldiğimizde gözler hep onun üzerinde oluyor gelirinden dolayı (şuram ağrıyor doktor bey bir baksan diyen artık yok :)) ben de gülümsüyorum. İnsanlarda doktora karşı “garez” biraz bundan oluyor. Doktorun çektiği değil, aldığına bakıyor insanlar. Ülkede doktor sayısı çok arttığında (biraz dengelendiğinde) bu krizler kalkar ortadan sanki.
Şimdi ortalık elektronik-bilg. müh’den geçilmiyor. Gırla diyorlar sanırım hani 🙂 Ama çoook büyük kısmı işsiz inanın. Benim yanıma geliyor bazen tanıdık vasıtası ile ve konuşuyorum kendisi ile , tek kelimeyle “BOMBOŞ”. E sana istersen 100.000 verelim de neden verelim diyorum 🙂
Doktor sayısı az olduğu için rağbet yüksek. Devlet muayene ve operasyon başına ciddi rakamlar ödedikleri için dönerde iyi para gelebiliyor. Az doktor var diye de sabitleri nisbeten biraz daha yüksek tutuluyor. Şimdi tıp fakülteleri de gırla olmaya başladı. Bugün tıbba “para için” giren bir süper akıllı kardeş (iyi derece havası atan kardeşlerimize atıf :)) 13-14 sene sonra aradığını bulamayabilir.
Üstelik sağlık bakanlığı “meğer çok yoruluyorsunuz, biz de yabancı doktora izin çıkarıyoruz, hem çok doktor olur bu kadar yorulmazsınız” dediğiniz doktorlarımızın (hekimlerimizin değil) para damarının çokca şiştiğini ve kriz geçierecek kadar “aman, sakın” diyenleri çok iyi hatırlıyorum.
Arkadaşlar bu ülkede 5.000 üzeri kazanmak büyük bir rakam. Benim babam memurdu, yıllarca üst düzey yöneticilik yaptı, aylığı bugün çalışsa 3.500 civarı. Emekli oldu, eline 40K tl para verdiler, ne ev alabildi ne de bir işe yaradı.
İnsanları anlamaya çalışalım, sorunlarımızı dile getirmek son derece makul ama her buzdağının görünmeyen bir tarafı vardır.
Geçen yeniz mezun bir makine müh. arkadaş geldi. Aynen şöyle :
“Ulan şu tıpçılara sinir oluyorum, bir ton para alıyorlar, bize gelince 2000-3000 tl ortalama, hak mı bu??”
Ben de şöyle dedim
1- onlar da ilk mezun olduklarında o kadar veya daha az alıyorlar, önce sabret, başarılı bir mak. müh. ol
2 – onlardan az sayıda var, ama senden onbinlerce.
3 – onların pasif ve az çalışanları az alır, senin pasif ve miskin olanların hiç kazanamaz (bkz. madde 2)
4 – onlar “şimdilik” rekabette değiller, sen deli gibi rekabettesin,
5 – onların da çok çalışanları çok milyar kazanıyor, senin de (bkz. bazı CIO, CFO, CEO ve direktörler) çok milyar kazanıyor, onlardan biri olmak senin elinde
6 – ben sana tıp yaz demiştim, yok abi çekemem ben 6 sene çalış çalış demiştin, istersen tekrar dene şansınız :))

E doktorlar sütten çıkmış ak kaşık değil (hepsi değil tabiki)
kopya ile ders geçen, sözlüleri sıka sıka büzen, mesleğine “hakim” olmadan, para kazanan “hekim” olan, (beyaz önlüğü hava atmak için üzerinen çıkarmayan çook adam biliyorum), insana “organik” maddeden başka bir gözle neredeyse bakmayan,nasıl hastalar önyargı içerisine giriyorlarsa,aynen hasta ve yakınlarına mal muamelesi yapan, hastanın değerlendirmelerini sallayan (hani 6 sene okuyunca süper bilgin moduna girmemek lazım), mesleğine ilerlemeyi (parasal anlamda değil) umursamayan, hastaya bakınca gözlerinde dolar işareti ($ $) yanan, özellikle ondan para koparmak için her türlü zırva tıbbi bilgiye başvuran ve binlercesini soyan (inanın bunların sayısı çook fazla ne yazıkki) doktorlar çok fazla arkadaşlar. Bir hekim, diğer hekimlerin bu yönlerini görünce mücadele etmelidir, onun gibi olmamaya and içmelidir.

benden bu kadar.

yine affınıza sığınarak ufak bir not daha eklemek isterim :
yukarıda sıkıntılarını anlatan bayan arkadaşa hak vermemek elde değil, ama “sistem” değişmedikçe bunlar düzelmeyecek. Devlet bugün “doktorların maaşını çok düşürdük, 2000-3000den fazla para kazanan doktor olmayacak” dese
1 – doktorların çoğu başka mesleğe geçer
2 – siz çok kazanıyorsunuz diyen kişiler doktor arar 🙂

Tabi tip fakultesini okumaktan çok gercek yüzünü görmek için iş hayatına girmek lazım benimde birkaç arkadaşım tıp i bırakıp işletme ve muhendislige geçmişlerdi.ancak onların doktor olmanın nedemek olduğunu bildiğinden emin değilim. fakültesinde okumak hiçbir şeyi ogretmiyor ne yazikki . Hasta yakınlarının küçültucu ve saygısızca davranışlarını ve bunu sırf sözlerinin geçmediği arkası kuvvetli “doktorlardan” gördükleri saygisizlik yüzünden yaptıklarını bilerek buna katlanmanin ne kadar zor olduğunu ancak yaşayan bilir.işini kötüye kulanan doktorlardan her zaman bahsedilir.peki tüm mesleklerde yokmu bu.inşaat malzemelerinden çalindığı için depremlerde binlerce kişi olmedimi.bunu tüm hekimlere mal etmek nekadar dogru? Ayrıca hangi mütait yada mühendis ölüm korkusu ile işlerini yapmakta bilmiyorum.sıra geldi en önemsiz ama insanları nedense en çok ilgilendiren konuya para… Ben 3 yılık dahiliye asistaniyim ankarada eğitim araştırma hastanasinde çalışıyorum 400 tl döner alıyorum aylık toplam elime geçen 3 bin tl yi geçmiyor.şimdiye kadarda 10 bin alan bir asistan hatta uzman görmedim …inanmazsaniz size kizmam çünkü o kadar basarili bir oyunculuk sergileniyorki öz dayım bile buna inanmiyor:)

sikayetleri anlamamak haksizlik olur, ancak bazi degerlendirmeler var ki tuhaf. Bircok arkadas tip okumanin iq ve univ. sinavi derecesi ile alakali oldugunu dile getirerek asabilesmisler, unutmayalim ki 5-6 yil oncesine kadar tip cilginligi olmadan once tip kazanmak icin ortalama puanlar yeterliydi, eskiden daha da olagandi. Bugun sizlerin tip fakultesindeki hocalarinizin iq su dusukmuydu yani, sahada drluk yapan arkadaslarin zekasi dusukmu yani? Meslegi ele alirken bu bakis acilari hedefe yaklasgirmaz, bilakis uzaklair. Cok strsliresli bir ortamda/kosullarda calisan bir meslek mensubu ; benim sartlarim zor daha cok para diyememeli, sartlari hafiflestirmek, makul sartlara getirmek icin ugrasmali. Ben senin canina bakiyorum, yok benim onumdeki sedyeye sen gelince bakalim ne olacak gibi cumleler kendini ilahlastirma anlayisina kaymaktir, dagda askerlik yapan bir genc, “bak daha cok para vermezsen korumam buralari ha” deme hakkina sahip degildir. Oraya gitmeyi, bu sartlarda calismayi kisi kendi kabul eder, riza vardir, ancak anormalliklerin duzelmesi icin ugras verir ki bu normaldir.
Bir yorum daha vardi ki Ataturk ilkelerinden ve Kemalizm anlayisindan dem vurarak tartismaya baska bir yon kazandirmis. Drluk ve sartlari icin boyle bir yaklasim son derece yanlis ve ideolojiktir. Diger ulkelerde M.Kemal Ataturk un kim oldugunu bile bilmeyenhekimler yetersiz mi kaliyorlar acep? Etmeyin eylemeyin. Ulke kalkindikca isler iyiye gidecektir, her meslek mensubu kendi alanindaki terslikleri iyilestirmek icin ugras verir durur ve bir sure sonra hersey daha iyiye gitmeye baslar.
Bu ulkede iyibir meslege sahip olmak bir sinava tabidir. Businav zeka veya yetenek olcmez, cok kisi bilirim ki univ. sinavinda basarili olamamistir ancak ileriki yillarda cok onemli akademik veya ticari bir basari sergilemistir, bu kisileri gozlemledikce “bu kisi bir doktor olsa cok buyuk tibbi calismalara imza atardi” veya “iyibir okulda muhendislik okuyabilseydi cok onemli gelismelerde guzel calismalari ile rol oynardi” demekten kendimi alamiyorum.
Sahaya cikmis ancak cok az doktorun meslegini insanlik ve menfaatten uzak bilincle yaptigini gormek hic zor degil.
Gelin paranin otesinde zorluklari teker teker ele alarak tartisalim, ideolojik saplantilarin otesine gecelim, renk din dil farketmeden esas olan insan sagligini ve nasil daha iyi hizmet sunuluru, hekimligin egitiminin nasil olursa daha kaliteli doktorlar mezun edebilecegini konusalim, dayak yiyen doktoru konusurken neden dayak yedigini de, bur daha olmamasi icin neler yapacagimizi da konusalim, bizim millet ekmek kuyrugunda bile beklerden ekmekci ile munakasa edebilen bir toplum iken, yakini, cani hasta oldugunda ne kadar gergin oldugunu bilerek dusunelim ve yorum yapalim, hatta konusurken hickimsenin birbirinin adini soyadini bilmesine bile gerek olmadan konusalim, bu tetiklenme sagliktan baslar diger tum mesleklere yayilir. Tartisma degil beyin firtinalarina zaman harcariz ve bu ise yarar.

Selim Bey ;
Ben ne tıp okudum , ne de mühendislik ben açık öğretim mezunuyum özel bir şirkette hosteslik yaptım, uçaklarda kabin memuru olarak calıstım …Hayatta ne iş yaparsan yap mutlaka bır zorlugu vardır,sana basıt gelen zorluklar baskalarına zor gelebılır kıyaslama yapmak ya da aşagılamak basıtlıktır . hayatta hersey ne okumaktan ne de yuksek mevkıden ibarettir .Ben her zorlugun , insancıl olmakla, birbirini anlamak ve empati kurmak ile çözülebileceğini düşündüm, sen de öyle düşünsen iyi edersin … şimdi sana soruyorum gercekten anladıgını dusunerek mı yazıyorsun, yoksa ıcınde kalan bır ukde mı bu ? Ben de zor sartlar altında, ınsanların bızlere hostes diyınce ne gozle baktıklarını bıle bıle , gecelerı cogu ınsan uykusunda uyurken o kadar basınca maruz kalarak , amırlerının , yolcuların kaprıslerını cekerek, bes para etmeyen ahlakı duzeyı sıfır olan ınsanların sana yaklasımını gorerek ve hatta defalarca bu sebeplerden dolayı ucuslarıma gıtmek ıstemeyerek gittiğimi bilirim . Amaaaaan alt tarafı hostes bense su mezunuyum bu mezunuyum demekle olmuyor ben kafa patlatıyorum demekle olmuyor her işin herkesın kendınce sorunları ve zor sartlar altında calıstıgını unutmayarak saygı gostermek gerek . Bari elimizden bişey gelmiyor ve bir çözüme kavuşturamıyorsak susup saygı gosterelım demek gerekır .BENIM BABAM SENIN BABANI DOVER DIYEREK SİDİK YARISTIRMANIN BIR ANLAMI OLDUGUNU DUSUNMUYORUM … basarıya da zorluklara da saygı duyulmadıgı surece , cok para kazanarak cok fazla kafa patlatarak zor sartlar altında calısarak adam olunmuyor öncelikle ınsan olmak ve saygı duymak gerektıgını dusunuyorum … ve emınım bu yazdıklarıma da bır kulp buluP benı ezmeye kalkacaksın . Sımdıden kolay gelsın .

En kutsal meslek doktorluktur. Çok emek verdim olduğum yere gelmek için. Çok zorluk çektim. Ama hiç bir zaman kimseye hakaret edip, onların acılarına gülmedim. Ben bir doktorum. İşim acılara gülmek değil onları iyileştirmektir. Hasta ve yakınlarına her türlü iyiliği yapıp saygı beklemek en doğal hakkımızdır

Uzman Dr olmak için yaklaşık min 10 yıl gerekiyor. 22+10: 32 yaş….ortalama bir ömrün yarısı….Dr olmayan biri bu yaşa kadar evlenmiş, çocuklar okula gidiyor, oturmuş bir hayat….hayatı doktor olmayanlar yaşıyor. Diğer doktorlar! Neden kibirli oluyormuş anlamadım ….

Bu Arada yazıyı okudum. Hanım efendi herhalde oturarak para kazanmak istiyo-dr olmanızın karşılığı olarak benim için az olsa bile ülke şartlarınınn kat kat üzerinde devlet karşılığını veriyorr . Kusura bakma her mesleğin riski ve önlemleri vardır.bu Arada hastalığın tedavisinin %90 ı güler yüz ve mütavaziliiktir. Diğer
Tür hasta hasta olmasa bile hasta olur.

Öncelikle herkese iyi günler…Dr. Kübra sadece yaşadığı sıkıntıları yazmış.Az para veriyorlar,bizimki en iyi meslek, diğerlerinin meslekleri beş para etmez dememiş ki.Biraz zor oldu ama bütün yorumları okudum.Herkes bir paradır tutturmuş.En basitinden lisedeki türevi,integrali anlamak-çalışmak ne kadar zordur(Türkiye’de herkesin hemen hemen liseyi bitirdiğini düşünüyorum).Adamların okumadığı,anlamadığı,çalışmadığı,ezberlemediği kitap kalmamış neredeyse.İşleri yukarıdan okuduğum kararıyla çok ağır.Bir zahmet maaşlarını da alsınlar(yalnız bazı doktorlar döner sermayeden hiç bahsetmemiş).Ama şunu da belirtmeliyim ki kendimi bildim bileli karın ağrısından,baş ağrısından ,soğuk algınlığından olsun,kulak sancısından olsun birçok kere doktora gittim(sabahın 5’inde de gecenin köründe de)ama şu ana kadar sadece bir kez doktor-hasta kavgası gördüm.Bundan dolayı yukarıda biraz abarttıklarını düşünüyorum(Belki şansıma karşılaşmamış olabilirim daha fazlasıyla).Keşke onu da hiç görmeseydim.Bence bütün doktorlar bu kadar çok muzdarip iseniz bakanlığı dilekçe yağmuruna tutun veya bir yerlerde toplanıp derdinize çözüm arayın.Gelelim Selim Bey mevzusuna ”doktorların işinde büyütecek ne var ben de her şeyi biliyorum…” laflarınız bence ”Saçmalardan Seçmeler” kategorisinde yalnız bazı doktorların IQ muz çok yüksek,harikayız,hepsi bizi KISKANIYOR demeleri ve bir doktorunda burada dr. olmayanların yorum yapmamasını istemesi de bu kategoride ve hiç yakışmayan bayağı laflar(ösym sınav sonucunuz zekanızı değil çalışmanızı ve bilginizi ölçer!!!)Tamam çok okudunuz,kafa patlattınız da bırakın biz taktir edelim sizi,kendi kendinize övünmeyin(ki zaten halkımız yeteri kadar taktir ediyor,tıbbı yeni kazananlara bile ailesinden, akrabalarından,çevresinden,dışarıda onu tanımayan ama sohbetten sonra tıp okuduğunun öğrenen teyzelerden amcalardan bile takdir yağıyor).Doğal hakkınız olarak hastanede saygı bekliyorsunuz eyvallah ama hastalık insanlara ve yakınlarına normalde yapmayacakları şeyleri yaptırabiliyor.Yukarıda gördüğüm bir yorumda sanırım hepiniz biraz psikoloji okumuşsunuz yani tabi ki zor bir durum umarım bakanlık derdinize çere bulur ama görmezden gelmeye çalışın derste gördüklerinizi uygulamaya çalışın…Aslında yazmadan önce aklımda bir sürü şey vardı ama elimden geldiğince tarafsız bir şekilde ancak bu kadar yorum yapabildim.Umarım bir gün herkes işinde aradığı saygı ve parayı kazanır…

Aslıda konuyla alakasız bir kaç şey daha eklemek istiyorum.Bir tane doktor mühendisler için Türk yapımı bir şey yapmıyorsunuz demiş.Bence çok ama çok haklı.Fakat şöyle de bir durum var aselsan da çalışan birkaç mühendisin insansız savaş uçağı için dış ülkelere bağımlılığımızı yok edecek önemli programlar yaptıklarını ama sonra hepsinin intihar ederek(ki bence intihar süsü verilerek)öldüğü ve programların bitirilemediğini duydum bir yerlerden ne kadarı doğru bilmiyorum ama yine de insanı çok rahatsız ediyor.Sonuçta Türkiye tam bağımsız gibi dursa da yarı bağımsız ve bu şey gerçekse buna sebep olanların mühendislerimizin canına kıyanların Rabbim er geç cezasını inş. verecektir…

bunları buraya yazacağına çık başhekimle konuş bir tarafın yiyorsa cimcime… sen bu halka hizmet etmekle yükümlüsün. şikayet ettiğin şeyler de senin tercihin, o parayı almazsın, zorunlu göreve gitmezsin, uzmanlığını başka yerde yaparsın. halka çıkışmak bedava nasıl olsa! kendi aptallığının ve korkaklığının sorumluluğunu atman gereken son merci halk. dediğim gibi, bir tarafın yiyorsa ya başhekiminle -amirinle- ya da devletle uğraşacaksın, buraya acitasyon çekmeyeceksin.

üniversite bitirmiş insanların hala nasıl bu kadar aptal ve cahil kalabildiğine şaşıyorum. bağırsaklarının latince isimlerinden başka şeyle ilgili kitap okuma ihtiyacı duymamalarından da olabilir elbet…

avam kamarasına da maaşallah… kendilerini hakir görmekten beter etmiş, yüzyüzeyken de yüzlerine tükürmeyecek bu ‘cimcime’ye alkış tutmuşlar. yalakalık bu milletin kanında var demek ki… ilginç.

mrb ben liseye bu sene geçicem de asistan doktor olmak için sağlık lisesi okusak olur mu?

bir şey soracam da ben liseye bu sene geçiyorum .asistan doktor olmak için sağlık lisesi okusak olur mu?

haaa haa sizin gibi doktorlar yüzünden çocukluğum sıkıntılı geçti yıllarını vereceksin prof. olacaksın hatta çocuk prof u ondan sonrada diyeceksin ki allerji genetik değildir prof olacaksın okumaktan tıp kitaplarını hatmedeceksin basit bir ortakulak iltihabını teşhis edemeyeceksin okuyup okuyup bir bağşıklık sayımı istemeyecek kadar şuursuz olacaksın ondan sonra dahada okuyacaksın dermatite su çiçeği teşhisi koyacaksın ona göre tedavi yazıp insanların hayati tehlike ile karşılaşmalarına sebebiyet vereceksin okuyup nöroloji hekimi olacaksın rahmetlik anneannemin hareket bozukluğu olan distoniyi 1 yıl boyunca teşhis edemeyeceksin hasbelkader acildeki doktorun uyanıklığıyla teşhis edeceksin ondan sonrada kadını kobay gibi kullanacaksın
abartmayalım lütfen burdaki proflar türkiyenin en iyi tıp fakültelerinin hocaları hastahaneler ankaranın göbeğinde yapmayalım etmeyelim okuyosunuzda ne işimize yarıyorsunuz eğer benim acildeki doktordan farmakoloji bilgim daha fazla ise okadar da kendinizi ilah yerine koymayın haşa siz ilah değil sininiz doktorlar ölür diyor ama allah ın hikmetiyle hiçbir şey olmuyor ha bide hastaların içinde tampon makas unutma olayınıza hayranım nasıl beceriyorsunuz hayret ayrıca bir hekimde bile bir fizik muayene yapalım gibi mesleğinizin gereği olan bir şeyi görmedim hipotroidi için ultrason gönder fizik muayene hak getire sanki devlet tekkiklerin parasını uzaydan buluyor diz kapağı problemi hemen mr bana verin lab verin cihazları ben size yorumlarım ayrıca buna tepki vermeyelim tüm biyomedikal ve tıp araştırmalarında yorum ve görüntü işleme kısımlarını elektronik mühendisleri ile biyomedikal mühendisleri yapıyor hadi bakalım tasarlayın analog güç kaynağını hadi yapın evirici dc dc hadi bir trafoyu hesaplayın bakalım c++ da karmaşık sayı sınıfı yazın elektromanyetik teori dersi alın mesela bunlar sizin ezberleyip yapabileceğiniz şeyler mi anca maskülit bilmem ney yukarıda tonsilit teşhisi koyunda görelim diyen kişiye de onu bile yazamıyorsunuz tansilit teşhisi ile rapor aldığım olmuştu

birazda çuvaldızı kendinize batırın derim.gereksiz tahlil isteyen doktorlar,kendi özel muayehanesine yönlendiren doktorlar,ilaç firmalarıyla anlaşan doktorlar,döner sermayeden ameliyat başına daha fazla para almak için gereksiz operasyonlar gerçekleştiren doktorlar,hastaları küçük gören doktorlar,küçük dağları ben yarattım edasındaki tipler.hocam hastam zehirlenmiş,yerlere kusuyor dediğinizde az bekleyin geliyorum diyen,sonra gidip baktığınızda bacak bacak üstüne atmış koltuğa yayılmış çay içtiğini gördüğünüz doktorlar.Ulan hasta öldü gidiyor be.Onu bunu bilmem arkadaş gözünü para hırsı bürümüş doktorlardan da insanlardan da tiksiniyorum.Doktorluk mesleğini hakkı ile yapan ve hastaya gereken değeri veren doktorların ellerinden öperim.
örnek: okb hastasısınız.Korunmalı cinsel bir ilişkiniz oldu.Aslında risk yok veya çok çok düşük.durumu enfeksiyon hastalıkları doktoruna anlatırsınız.Sizi çalıştığı özel lab yönlendirir.ve orada 595 tl vererek pcr testi yaptırırsınız.sonra devlette çalışan bir uzmana danışırsınız.Size yazık olmuş parana.Keşke yaptırmasaydın. v.s der.sinir olursunuz.Çünkü diğer doktorun risk misk umrun da değildir.sizi banka gibi görür.amacı sizden o 595 tl yi almaktır..

Burada yazılanları okudukça insanların başkalarının hayatlarına,seçimlerine, başarılarına saygısızca saldırdıklarını görüp ne hale geldiğimizi bi kez daha sorguladım. Öncelikle bu kadar geç görüp,okuduğum için üzgünüm. Bana göre en kutsal meslektir doktorluk! Evet ben de doktorum ve yolun çok başındayım. Lakin doktor olduğum için kutsaldır demiyorum, her meslekte iyiler ve kötüler vardır. Bunun meslekle alakası yoktur…İyi insan,kötü insanı böylesine kutsal bir mesleği seçenlerin tamamına yükleyemezsiniz, yükleyemezler. Size kendimden örnek vereceğim , Tıp okuyacagım dedigimde 17 yaşındaydım ve son 9 yılını hastanelerde hasta ablasının tedavisi mümkün olmayan hastalığıyla cebelleşerek geçirmiş biriyim. Köy hayatı yaşayan, okul çok uzak olduğu için ilköğretimi 6. sınıfta bırakmak zorunda kalan (çünkü anne ve babamın hasta ablamla ilgilenmeleri gerekiyordu, beni unutmuşlardı) hayatında en çok korktuğu şeyin hastaneler, doktorlar ve dünyanın en kötüleri diye kalbime aklıma yazdığım hemşire ablalar olan ben bugün tıp fakültesi okuyorum… öylesine güzel, öylesine kutsal bir meslek ki bir çift gülen gözlerin değerini ne para,ne araba, ne ev karşılayabiliyor… Dedim ya her mesleğin iyisi kötüsü var ablam güzel ülkemin başkentinde yanlış teşhisle 9 kez yanlış ameliyat olarak bakıma muhtaç hale geldi ve hala bakıma muhtaç olarak yaşıyor… Dün gibi aklımda bugün mesleğinin zirvesinde olan profun dosyayı babama atarak al götür bu kızı ne yaparsan yap dünyada bile tedavisi yok diye azarladığını… Bir babanın çaresizliğini ve o duvar köşesine çöküp hıçkıra hıçkıra ağladığını… Hiç unutmadım, unutmayacağım. Kutsal bir meslek ve bu mesleği insan sevmeyenlerin yapmasının zararını biz ailece çektik, çekiyoruz… Dışarıdan ortaokul ve lise bitirdiğimde aylarca ders çalışıp, asosyal olup istediğim o kutsal mesleği ablama yanlış teşhis koyan fakülteyi kazandım. Şimdi burada dr olmayıp doktorları aşağılayanlara sesleniyorum sevseniz de sevmeseniz de ülkemde işini hakkıyla yapan hatta hastasıyla evlat baba, anne oğul, baba kız olanlar var. Babacan hocalarımız sayesinde bu mesleği seçtiğimiz için ne kadar övünsek azdır… Sizlerinde övgüsünü almayı hedefleyerek övünüyoruz…Bir bankaya gidip saatlerce sıra bekleyen vatandaş hiç bir veznedarı darp etmiyorsa , kendisine, annesine,babasına,evladına ve sevdiklerine her an lazım olacak olan doktoru başının üstünde taşımalı… Sizler bizleri anlayışla karşılayın ki sizlere daha çok faydamız olsun… Aldığımız paradan bahsetmişsiniz o parayı sonuna kadar hak ettiğimizi ( emekler karşısında çok değil hatta hakkımız olan bile değil) sizlerde çok iyi biliyorsunuz. Uzun yıllar sonra sizlere vermiş olduğum bu cevapta çok sade bir dil kullandım ne tustan , ne derslerden, ne de tıp terimlerinden bahsettim umarım anlatmak istediklerimi anlatabilmişimdir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.