Kategoriler
Haberler

Önemli… Başbakan Erdoğan Doktorlara Seslendi !

“Hastanelerde koğuş sistemi kalktı. Eskileri restore ediyoruz. Yeniliyoruz. Yenilerde tek yatak ve iki yataklı odalar var. Her odada tuvalet ve banyosu var. Eskiden koğuş sistemi vardı. Kuyrukta insanlarımız beklerdi. Bizden önceki iktidarların halkına nasıl baktığının ifadesiydi bu.

Hastaneye sağlıklı giden sağlıksız çıkardı. Hasta giden derdine derman bulamazdı. 8 ay sonrasına film için gün verirlerdi. 7 ay sonraya yatmak için gün verirlerdi. Bazı doktorlar hastanede muayene yapmaz, muayenehanesinin adresini verirdi. Yaşadık bunları.

Tam gün yasa deyince rahatsız oldular. Niye tam gün yasasından rahatsız oldular. İstiyorlar ki, yarım gün hastane yarım gün muayenehane olsun. Bu millete hizmette varsan tam gün gel çalış diyoruz.

Bu devlette mühendis olarak mimar olarak çalışanlar, tam gün yasanına tabi de sen niye part time çalışacaksın. Doktormuş. O da doktor gibi hizmet ediyor. O da bu devlete hizmet ediyor. Sende hizmet ediyorsun. Ayrımcılık olamaz. Eğer ayrımcılık varsa burada ideoloji vardır. Biz buna müsaade etmeyeceğiz.

Biz bu milletin evlatlarının hizmet ehli olduğunu biliyoruz. Hizmete çağırıyoruz. Az para veriliyormuş. Döner sermayeden aldıklarını nereye koyuyorsunuz. Bunları da ortaya koyun. Çok fazla para kazınırsın. Ama biraz da az para kazanmaya alış. Ne olacak ki?

“Önemli… Başbakan Erdoğan Doktorlara Seslendi !” için 58 yanıt

“Bu devlette mühendis olarak mimar olarak çalışanlar, tam gün yasanına tabi de sen niye part time çalışacaksın. Doktormuş. O da doktor gibi hizmet ediyor. O da bu devlete hizmet ediyor. Sende hizmet ediyorsun.”

“Başbakan Erdoğan, bu ülke insanının evlatlarını ülkeye faydalı olması için okuttuğunu ifade ederek, “Ayrımcılık olamaz. Eğer ayrımcılık varsa burada ideoloji vardır. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu milletin evlatlarının hizmet ehli olduğunu biliyoruz. Hizmete çağırıyoruz. Az para veriliyormuş. Döner sermayeden aldıklarını nereye koyuyorsunuz. Bunları da ortaya koyun. Çok fazla para kazınırsın. Ama biraz da az para kazanmaya alış. Ne olacak ki?” diye konuştu.”

ne desek boş…

Az kazanalım eyvallah ama siz de milletvekillerine maaş artı prim vermeyin yahut milletvekilinin şoförüne bile 2300 tl vermeyin. Siz de az kazanın samimi iseniz.
Herkes tam gün çalışsın hadi buyrun, herkes ya kamu ya kendi bürosu…. Tabi bu dediğim asla olmaz, ben hakkımı helal etmiyorum, bu ses de gökkubbede yankılansın.

Çok fazla para kazanırsın. Ama birazda az para kazanmaya alış. Ne güzel bir nasihat… Uzun yıllardır bir taşra üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalışıyorum ve bölümde tek uzmanım. Çalışma saati diye bir kavramım yok. Gece gündüz aranıyorum. Hasta bakmaktan çok istediğim halde çok fazla bilimsel çalışma yapamıyorum. Herşey vatanıma ve insanımıza feda olsun. Ama artık bu para gözlü gibi gösterilmeye dayanamıyorum.Evet ben doktorum ve herkesten farklıyım. Bunu şimdi anlıyorum. Bu tür laflar duyunca anlıyorum. Çünkü eğitim hayatı boyunca sınıfta en çalışkan öğrenci bendim. Herkes kısa eğitim ve para kazanmanın kolay yollarını seçerken ben herkesten daha uzun okumayı seçtim. Ama herkesten daha cesaretli olup hizmet aşkı ile idealist duygular ile Tıp Fakültesini seçtiğim için kendime hayranım ve bu duyguyu tadamayan insanlara çok üzülmeye başladım. Ne para ne pul hiçbirşey insana doktor olmanın insana verdiği o güzel ve şerefli duyguya eşdeğer olamaz..

Sizinle ayni duygu ve düşünceleri paylaşıyorum.Milletvekilliği maaşla yapılabilir mi? Milletvekili maaşlarida doktorlarin eğitimleri ile kiyaslanarak olmasi gerektiği kadar olsun.Milletvekilleri hiç bir özellıkleri olmadiği halde 2 yıl milletvekili olarak bulunduklarinda yaptıklari işin kalitesine bakılmaksizin sadece bir el kaldırıp indirirerek yaklaşık 10 bin ytl maaş alıyorsa bir hekimin performansi ile karşılaştırıldığında bunun maddi olarak hiç te hak edilir bir para olmadığını düşünüyorum. Alınan ücretler eğitimle, emekle ilişkili olmayacaksa neyle ilişkili olacak! Dağıtılan ulufelerin yüzdesi ile mi ilişkilendirilecek.

Ülkenin tüm başhekimlerini göreve davet ediyorum doktorların maaş ve döner bodrolarını başbakana yollasınlar aldıklarınızı nereye koyuyorsunuz diye soruyor acaba sağlık bakanı başbakana yanlış bilgi mi veriyor?Sayın başbakanım siz vekil şöförlerinize nekadar maaş veriyorsunuz ömrünü çürüten doktora ne veriyorsunuz. bide az para kazanmaya alış diyorsunuz bunu dünyanın sayılı en zengin başbakanı olarak söylüyorsunuz farkındamısınız şuan bana kaddafi yada hüsnü mübarek gibi bir lidermişsiniz gibi bir his verdiniz gerci onlar sizin kadar zengin olamadılar

bu ülkede devlete hizmet konusunda kimse biz doktorlarla boy ölçemez. biz bu devlete ilk sivas kongresinde sahip çıkanlardanız. bütün mesleklerin kendine has önemi ve güzelliği olsada gecenin kör saatinde ölmek üzere olan bir hasta var dendiğinde farklı bir boyuta geçip en kısa sürede hastamızın başıana gidip hastamızın sıhhati için gerekeni yapandanız. insanı yaşat ki devlet yaşasın diyenlerdeniz. dolayısıyla insanımıza devletimize yaptığımız hizmetin değerini hastalarımız,yakınları, halkımız, bizi yöneten siyasetçiler, medimagazin gibi medya bilmesede bizi yaratan yüce yaradanın bildiğini biliyoruz. inanın ki o bize yeter. allah hepimizin müstehakını versin..

Biz dönerden aldığımız devasa miktarı İsviçre bankalarına istifliyoruz. Sahi, orada karşılaşmış mıydık?

Yıllarca doktorlar bu milletin üzerinden para kazandılar. Parası olmayan köylü ayşe’ye git ineğini sat dediler. Kusura bakmayın ama bu yapılanları siz hak ettiniz.

İhsan isimli arkadaş neden gocundun ki birileri musluğunu mu kapattı senin. Niye bu sinirin öfken? Sn. Başbakanımız çok iyi söylemiş, biraz da millete tepeden değil de aşağıdan bakmayı ögrenin…

tolga arkadaşım hiçkimse kendine aşağıdan bakan birine güvenmez. insanların hastalık olarak yarısı kanserden yarısı kalpten gidiyor ve belki birkaç sene içerisinde sen o güvenmediğin sana aşağıdan bakan bi doktorun masasına yatacaksın belki de burdan tartıştığın bir arkadaş tedavi edecek seni. bu lafları ameliyata girmeden hemen önce doktora söylemelisin daha güzel olur

Hastayakını O dil uzattığın doktorlara muhtaç olasın ama hiçbirine ulaşamayasın inşallah başka da diyeceğim yok.

hayta yakını rumuzlu zevat inşallah yakın değil de kendi olur gelirsin ve görürsün anyayı, helayı.

belediye başkanı olmadan önceki serveti ile başbakan olduktan sonraki serveti arasında dağlar kadar fark olan birinin bu ifadesi hiç şaşsırtıcı deği!!!…
sayın başbakan biz isviçre bankalarında biriktirdiğimiz döner sermaye paralarını da size bağışlayalım da sizin de dünya sıralamasındaki yeriniz yükselsin. dünyanın en zengin başbakanları sıralamasında 1 veya 2. sıra dururken sadece 5. olmanız çok yüz kızartıcı doğrusu…bu duruma el atmamız şart doğrusu…
not: daha az kazananlara daha çok kazananları hedef gösterip ülkenin yönetimi konusundaki beceriksizlerini örtbas etmek de yeni bir politika… bu sayede insanların aza kanaat etmesini sağlayarak kendileri pastanın büyük dilimine sahip oluyorlar. bunu bile göremeyen bu millete herşey müstehak. ne diyim?. sonuçta doktorlarda bu çarpık toplum yapısının bir parçası. insanlara tavsiyem dönğp aynaya bakmaları…

Şuan cok daha onemli islerim varken şu “hasta yakını” isimli kisinin yorumunu okuyunca dayanamadim!!! Doktor oldugumdan dolayi eminim sizden daha cok sayida dr taniyorumdur ve o dediginiz koylu ayseye git inegini sat diyecek 1 doktor bile tanimiyorum!!! Ayrica doktorlar bunca yildir bu milletin ustunden para kazandilar demissiniz,kimse kimsenin uzerinden para kazanmiyor, biz işimizi yapiyoruz! Ben hicbir hastamla arama para lafini sokmadim simdiye kadar,ucret almasam da baktim ama bu benim tercihimdir,hicbir meslektasimi emeginin karsiligini istiyor (ki emeklerimizin karsiligi emin olun parayla karsilanamaz!!!) istiyor diye kınamam, insanlarin şunu kabul etmesi lazim BU BİZİM MESLEĞİMİZ, yani evimizin kirasini, cocuklarimizin masraflarini bu parayla karsiliyoruz,karnimizi bu parayla doyuruyoruz,hicbirimiz iyilik meleği değiliz! Her meslekte insanlar para kazanabilmek icin ugrasiyorlar ama nedense doktorlarin para almasi vicdansizlik olarak goruluyor. Ömrümüzün ilk 25 yılında kimsenin calismadigi kadar calisiyoruz ve para kazanmiyoruz,ailemiz bizi yetistirmek icin ne kadar emek veriyor biliyor musunuz??? Bilemezsiniz tabi ki!.. En azindan keske biraz saygi gosterebilseydiniz, ama basbakani ve hatta meslektaşı olduğu sağlik bakani bile ulkesinin doktorlarini bu kadar alçaltirken kimden saygı bekliyoruz ki degil mi?… Oturduğum sitenin kapıcısının bile eline benden daha fazla para geçiyor!!! Daha söylenecek laf yok herhalde… (Kapıcılığa lafım yok,eğitim görmeden de yapilabilir bir meslek oldugu icin “bile” dedim, yanlis anlasilmasin)

Sayın Dr ve diğerleri, sayın başbakanımın dediği gibi artık az para kazanmaya, mızmızlanmamaya alışın. İnek, ev, araba sattıranları çok gördük kusura bakmayın. Paraya gözünüz doymuyor.

genel olarak ‘okumuş’ kesime karşı türk halkı’nda görülen halin doktor örneğine yansıması. ayrıca sözlüğün popüler konularından da birisi.
yazılmış entry’leri okudukça ne diyeyim, nereden başlayayım bilemedim. en iyisi tane tane gidelim.
birincisi, bu doktor denen zevatın nereden geldiğini zannediyorsunuz siz kuzum? yaltılmış özel bölgelerde klonlama ile üretildiğini falan mı düşünüyorsunuz, yoksa mars’tan falan geldiklerini mi? biraz hafızanızı zorlarsanız o beyaz önlüklülerden hiç olmazsa bir-iki tanesinin mahalleden oyun arkadaşınız, okulda sıra arkadaşınız olduğunu kolayca hatırlayabilirsiniz. yani siz nereden geldiyseniz onlar da oradan geldi. yani toplumun genel kalitesi neyse onlarınki de o kadar.
ikincisi, evet, çok şaşıracaksınız biliyorum ama, doktorlar bu işi para için yapıyorlar. şaşırmayın, çünkü bu onların mesleği. hayatlarını idame etmek, çoluk çocuklarına bakmak için para kazanmak zorundalar ve bunu da bir mühendis, bir mimar, bir öğretmen nasıl yapıyorsa aynı şekilde yapıyorlar, yani bilgilerini satıyorlar. yani sebil çalışmıyorlar…
üçüncüsü, sizin gibi onlar da 80 sonrasında, özal’ın neoliberal politikaları empoze edilerek büyüdüler, paranın en kutsal değer olduğu öğretildi onlara da. şimdi ise birileri çıkıyor ve diyor ki, herkes kapitalist olabilir, ama sen sosyalist olacaksın. vay be, ne güzel…
dördüncüsü, doktorlar çok eğitim görüyorlarmış şeklinde dudak büken arkadaşlara gidiyor. eğer 70 civarında bir iq’nuz ve ilkokul birinci sınıf seviyesinde bir matematik bilginiz varsa basit bir hesapla (6-4=2) görebileceğiniz gibi onlar herkesten daha fazla üniversite okuyorlar. buna beş (sanırım çoğu dört yıla düştü) yıllık uzmanlık ve bir kısmı için üç yıllık yandal süresini de eklerseniz bu süre bazıları için on dört yıla kadar çıkıyor.
beşincisi, bu da doktorlar çok zor şartlarda çalışıyormuşa dudak büzen arkadaşlara gitsin bari. bu arkadaşlardan – buraya dikkat – herhangi biri hayatunda hiç 33 (yazıyla otuzüç) saat aralıksız çalışmış mıdır acaba? bir denesinler, sonra da bunu ayda on kez yapmaya çalışsınlar. kolay değil mi? ya da ondan geçtim, çıksınlar yüksekova’nın bir köyünde 1.5 sene çalışsınlar, bakalım hoşlarına gidecek mi?
altıncısı, doktorlar güler yüzlü değilmiş. bugün yoğun çalışan bir marketteki kasiyer bile size it gibi davranırken (diğer devlet dairelerinden bahsetmiyorum bile) iki gündür uyumamış ve akşama kadar 60-100 hastaya bakmak zorunda olan adamdan güler yüz bekliyorsunuz ha. çok beklersiniz.
yedincisi, en eğlencelisi bu, sağlık sistemindeki aksaklıklardan doktorları sorumlu tutan arkadaşlar, alkışlar size. sağlık sisteminin oluşturulmasında değil doktorların, onların örgütü tabipler birliği’nin bile fikri sorulmaz. türkiye’de sağlık sistemi oy hesaplarına dayalıdır. akp iktidarı da bunun en somut örneğidir, oy uğruna yaptıkları ile bu ülkeyi her sene 50 milyar dolar zarara uğratıyorlar, farkında mısınız? tam gün yasası denilen komedinin tek amacının doktor işgücünü ucuzlatıp sağlıkta özelleştirme sürecini hızlandırmak olduğunu, bugün önünü arkasını düşünmeden bunları alkışlayan sizlerin birkaç yıl sonra yediğiniz kazığın acısını nasıl çekeceğinizi anlatırdım ama, boşverin.
evet, türk halkı doktoru sevmez, ama tuhaftır, cebinden çekilip alınan paralarla yedi kuşak akrabasını zengin edenleri sırtında taşır.

kim ne derse desin ben akp nin bu millet için bir siyasi partiden öte ,her alanda tek kurtuluş olduğunu düşünen bir doktorum FAKAT DOKTOR DÜŞMANLIĞINI KESİNLİKLE ONAYLAMIYORUM VE TEK ÇERENİN TEK SES OLMAMIZ VE HAKLARIMIZI ARAMAMIZDAN GEÇTİĞİDİR ÇÜNKİ DEVLET POLİTİKASI HERZAMAN BİR ŞEYİ EN UCUZA NASIL MALEDECEĞİNİN HESABINI YAPMAK OLMALIDIR DOKTORUN KUDSİYETİNİN BİR ÖNEMİ YOKTUR TEK ÇARE GREV diye DÜŞÜNÜYORUM. OLURMU BİLMEM AMA OLMALI VE MUSTAFA BEY SİZE HARFİYEN KATILIYORUM

abdullah bey acaba halen akp’nin türkiye için tek kurtuluş olduğunu düşünüyor musunuz? 2020’ye geldik ancak her konuda 100 yıl geriye gittik. Ekonomimiz yerle yeksan oldu dolar 7 lira, euro 7.5 lira, gram altın 380 lira oldu. Alım gücümüz yerlerde hukuktan eğitime, sağlıktan tüketime her alanda bizi 100 yıl geriye götürdü AKP. BOP eşbaşkanıyım diyen RTE yüzünden Sınırlarımız kevgire döndü, dibimizde kürt devleti kuruldu, PKK devlet kurmaya yaklaştı, 5 milyon eğitimsiz suriyeli topraklarımızı işgal etti, 2 milyon civarında afgan, ıraklı, suudi araplar ülkemizi evlerimizi işgal etti. Her gün genç asker evlatları üçer beşer yok yoluna ölüyor. Gırtlağımıza kadar borç içindeyiz. Tarım üretimimiz çok yetersiz, hemen her şeyi ithal ediyoruz. Sizce HALA AKP KURTULUŞ GEREKÇESİ Mİ?

Ya şu şahsa cevap vermeyin artık arkadaşlar. Provokasyon için yazıp duruyor bu yorumları belli. Kaale bile almayın bence.

Sayın meslektaşım kesinlikle haklısınız, bu şekilde bizi öfkelendirerek paralize ediyorlar.

HASTA YAKINI ismiyle yorum yazan vatandaş!!! hastasına git diyen doktor suçludur, bunu kimse inkar etmiyor zaten. sen bir meslekteki suçlu bir insanın suçunu bütün meslek sahiplerine giydirip, ona göre mi hüküm verirsin.. tabi senin kafandaki adamlar gelince yetkili mevkilere işlerde mantık da bulamıyoruz…

Tıp hasta ile hekim arasındadır. Malesef biz doktorlar hastadan çok hasta yakınlarından çekiyoruz. Acilde hastaya mudahele ederken biraz daha iyi hizmet alacağını sandığı için terör estiren hasta yakınları var. İşinin bağırmayla olduğunu sananlar var. İste burada olduğu gibi her yerde bu hasta yakınlarından geçiyoruz. Keske ne devlet ne hasta yakını ile muhatap olsaydık. Bize hastalarımız yeter, onlar bizi daha iyi anlıyor. Hasta yakını sen git hastan gelsin.

maalesef hasta yakını da bir kaç noktada haklı ama şu da bir gerçek ki o tip insanlar her meslekte var.bunu bütün camiaya yaymak haksızlıktır bence.ayrıca o işini bilen vicdansız abilerimizin bir çoğu mevcut iktidarın yöneticileri bazen belediye başkanı bazen başhekimi yada önemli şahsiyetleri gibi sıfatlara mazhar oldular.yani bizi ve mesleğibu duruma düşürenler şimdi iktidarın adamı olup halen mesleğe zarar veriyorlar.

hasta yakını akıl fukarası sen ve senin zihniyetinden ne kadar varsa hiç birinize ben hakkımı helal etmiyorum yüce yaradana havale ediyorum hepinizi daha söylenecek çok şey var da arkadaşın dediği gibi sen ve senin gibilerin bunu idrak edecek yada en azından o inek kadar bile beyniniz yok Allah hakkınızdan gelsin. ben haksızsam benimkinden de

Başbakan diyor ki kişi başına düşen milli gelir 3 katına çıktı.yukarıda yorum yazanlar size soruyorum hanginizin geliri 3 katına çıktı.hadi 3 ü bırak 2 katına çıktı. hiç bir meslek grubundaki insan kazandığından memnun değil herkes fakirleşiyor. başbakanın yaptığı ise bu ülkede yaşayan kardeşler arasına fitne fesat sokmak. doktorların çok kazandığı yok!! ama varsay ki çok kazanıyor niye azaltıyorsun ki aldıklarını. niye diğer meslek gruplarını artıramıyorum bu işi yapamıyorum bana böyle talimat geliyor diyemiyor kendisi. millet vekili maaşlarına girmiyorum bile

Öğretmenler niye öğrencinin sırtından para kazanıyor diye soran yok.dersi kasıtlı anlatmayıp özel derse çağırmaları çok yaygın,yine de öğretmenler günü,velilerin yalakalıkları,altın takıya varan hediyeler,tıp bayramını gelip hastaların kutladığını görmedim ya da yakınlarının.Ama 185 öğretmenini şikayet hattı yok,sadece 184 sana paspas olarak verdiğimiz,ödediğin vergilerle satın aldığın dr.u tepe tepe kullan,kullanamazsan şikayet et ama öğrt. karşısında el pençe divan,onu satın alabilmek için bir de özel ders aldırmaları gerek,yine de saygı da vardır ama devlet politikaları sayesinde banka memuru tapu memuru,nüfus memuruna elpençe gelen,kuzu gibi sıra bekleyen vatandaş,boğazım kaşındı,acaba grip olur muyum gibi şikayetlerle acili yorarken,bir de iğne yazmayacaksan niye beklettin beni diyebiliyor,bu küstahlığı yapacak cesareti, demek ki öğretmen,polis,başka bir memurdan değil de sadece dr.undan travma geçirmiş,en azından kart uzatmak gibi bir darbe almış bir insanın ülkeyi yönetmesi sayesinde kendinde bulup bir hak olarak görebiliyor.Habire kendini bilmez densiz cahil,o kadar da ukala insanların şikayetine maruz kalırken,hangi psikolojiyle o dr,işin düşünce sana yakınlarına hizmet verecek,güleryüz beklemeyi biliyorsunuz.İnsanların vicdan eksikliği her meslekte olabilir,eksik yapılan binalarda binlerce insan öldü depremde,zaten ticaret üçe alıp beşe satma,esas ticaret, bir açgözlülük ve paraya doymama sanatıdır,buna rağmen sadece dr.lar açgözlü paragöz gösteriliyor,aynaya baksınlar önce.

“”” yiyen değil mutfakta olan,doğrayan, çileyi çeken bilir.”””

Burada doktorlar Vatana, Millete hizmet etmeyelim demiyorlar, sadece diplomalarını istiyorlar bu zaten en doğal haklarıdır.
Maalesef doktorlar için yazılan bizim paralarımızla okudunuz gibi yazılar yanlış anlamalardan kaynaklanmaktadır, o zaman her okuyanı da aynı kefeye koymak gerekir,(mühendisi,mimarı,hukuk mezununu da vs.)onlarında diplomasının verilmemesi gerekir,onların okuduğu okullarda Devletin okulları, öyleyse doktorlara diplomalarının verilmemesinin ayrıcalığı nedir,nedendir?
ÖSYM kılavuzlarında hangi okulu tercih etmek istiyorsanız o bölümle ilgili kılavuzda şartlar belirtilmektedir. Tıp fakültesine giriş şartlarında Tıbbı kazanırsanız diplomanızı şunu yapmazsanız alamazsınız diye bir şart yoktur, giriş şartlarında yoksa sonradan şart konulduysa kazanılan haklar ne olacak, belki ŞARTLAR BAŞTAN KONMUŞ OLSAYDI TIP SEÇİLMEYECEKTİ. KAZANILMIŞ HAK KAYBEDİLİYOR. Lütfen buraya dikkat edilsin. sırf bu anlamda hak aramak hak ve adaletin yerini bulmasını sağlayacaktır. Ayrıca tıp fakültesini bitirdiniz mecburi hizmet, uzaman oldunuz mecburi hizmet, yan dal bitirdiniz mecburi hizmet, birde erkekseniz Askerlik, bumudur hak ve adalet. Hiç soluk aldırmadan bir bakmışsınız 40’na gelmişsiniz nasıl bir mantıktır. Bu vatana sadece doktorların mı hizmet etmesi gerekiyor, tabi ki seve seve hizmet edecekler ama biraz da Hak ve Adalet olmalı değil mi.? Belki ben bu mesleği yapmayacağım, bakkallık veya bir başka iş yapacağım ve diplomamı da zevk için duvara asmak istiyorum, kime ne benim en doğal hakkım nasıl verilmez. Bu mu Hak ve Adalet… En doğal insanlık hakkım neden engelleniyor. Maalesef AİHM ne uygun bir dava.

Bizim kimsenin aldığı parada gözümüz yok.İnsanların çalışma şartları ve devlete kazandırdıkları para gözetildiğinde, doktor maaşının hiç bişey olduğu anlaşılacaktır.Özelde çalışan doktorun maaşı ile devlettekinin maaşını kıyaslasınlar.Devletteki özelden çok çalışıyor daha az çalışmıyor.Bence sağlık bakanı, başbakanı yanlış yönlendiriyor.Bu Bakanın doktorlarla zoru nedir anlamak münkün değil…

Haklısın başbakanım.Mühendisle doktorun ne farkı var.Mühendis hata yapar insasnlar ölür cebinden ceza ödemez suçlu bulunursa kurum öder. Mühendisler icap diye bi nöbet tutmaz bunu ancak doktorlar yapar.Mühendisler 24-36 saat nöbet tutmaz gece güzel güzel uyur ayık kafalarıyla proje hazırlarlar.Mühendisler mesleklerini yaparken hakarete şiddete maruz kalmazlar kalsalar bile yapanlara ağır ceza verilir ancak doktorlara yapıldığında kovuşturmaya gerek yoktur diye bi kağıt gelir olay kapanır. Daha hangisini sayayım sayın Başbakan! Eğer inanmak istemiyorsanız bir gün benimle yada herhangi bir doktor arkadaşımla sadece bir gece nöbette beraber olun.O sakına sakına verdiğiniz ücreti haketmek için nasıl çabalıyorlar nasıl uğraşıyorlar imkansızlıklar içinde insanlara faydalı olmak için neler yapıyorlar bi görmüş olursunuz.Söyleyecek söz çok ama ön yargı gözlüğünü gözünüzden çıkarmadığınız müddetçe size ne yapsak yeterli gelmeyecektir.

türk halkının doktorlarından nefret etmesi -ekşisözlükten
genel olarak ‘okumuş’ kesime karşı türk halkı’nda görülen halin doktor örneğine yansıması. ayrıca sözlüğün popüler konularından da birisi.
yazılmış entry’leri okudukça ne diyeyim, nereden başlayayım bilemedim. en iyisi tane tane gidelim.
birincisi, bu doktor denen zevatın nereden geldiğini zannediyorsunuz siz kuzum? yaltılmış özel bölgelerde klonlama ile üretildiğini falan mı düşünüyorsunuz, yoksa mars’tan falan geldiklerini mi? biraz hafızanızı zorlarsanız o beyaz önlüklülerden hiç olmazsa bir-iki tanesinin mahalleden oyun arkadaşınız, okulda sıra arkadaşınız olduğunu kolayca hatırlayabilirsiniz. yani siz nereden geldiyseniz onlar da oradan geldi. yani toplumun genel kalitesi neyse onlarınki de o kadar.
ikincisi, evet, çok şaşıracaksınız biliyorum ama, doktorlar bu işi para için yapıyorlar. şaşırmayın, çünkü bu onların mesleği. hayatlarını idame etmek, çoluk çocuklarına bakmak için para kazanmak zorundalar ve bunu da bir mühendis, bir mimar, bir öğretmen nasıl yapıyorsa aynı şekilde yapıyorlar, yani bilgilerini satıyorlar. yani sebil çalışmıyorlar…
üçüncüsü, sizin gibi onlar da 80 sonrasında, özal’ın neoliberal politikaları empoze edilerek büyüdüler, paranın en kutsal değer olduğu öğretildi onlara da. şimdi ise birileri çıkıyor ve diyor ki, herkes kapitalist olabilir, ama sen sosyalist olacaksın. vay be, ne güzel…
dördüncüsü, doktorlar çok eğitim görüyorlarmış şeklinde dudak büken arkadaşlara gidiyor. eğer 70 civarında bir iq’nuz ve ilkokul birinci sınıf seviyesinde bir matematik bilginiz varsa basit bir hesapla (6-4=2) görebileceğiniz gibi onlar herkesten daha fazla üniversite okuyorlar. buna beş (sanırım çoğu dört yıla düştü) yıllık uzmanlık ve bir kısmı için üç yıllık yandal süresini de eklerseniz bu süre bazıları için on dört yıla kadar çıkıyor.
beşincisi, bu da doktorlar çok zor şartlarda çalışıyormuşa dudak büzen arkadaşlara gitsin bari. bu arkadaşlardan – buraya dikkat – herhangi biri hayatunda hiç 33 (yazıyla otuzüç) saat aralıksız çalışmış mıdır acaba? bir denesinler, sonra da bunu ayda on kez yapmaya çalışsınlar. kolay değil mi? ya da ondan geçtim, çıksınlar yüksekova’nın bir köyünde 1.5 sene çalışsınlar, bakalım hoşlarına gidecek mi?
altıncısı, doktorlar güler yüzlü değilmiş. bugün yoğun çalışan bir marketteki kasiyer bile size it gibi davranırken (diğer devlet dairelerinden bahsetmiyorum bile) iki gündür uyumamış ve akşama kadar 60-100 hastaya bakmak zorunda olan adamdan güler yüz bekliyorsunuz ha. çok beklersiniz.
yedincisi, en eğlencelisi bu, sağlık sistemindeki aksaklıklardan doktorları sorumlu tutan arkadaşlar, alkışlar size. sağlık sisteminin oluşturulmasında değil doktorların, onların örgütü tabipler birliği’nin bile fikri sorulmaz. türkiye’de sağlık sistemi oy hesaplarına dayalıdır. akp iktidarı da bunun en somut örneğidir, oy uğruna yaptıkları ile bu ülkeyi her sene 50 milyar dolar zarara uğratıyorlar, farkında mısınız? tam gün yasası denilen komedinin tek amacının doktor işgücünü ucuzlatıp sağlıkta özelleştirme sürecini hızlandırmak olduğunu, bugün önünü arkasını düşünmeden bunları alkışlayan sizlerin birkaç yıl sonra yediğiniz kazığın acısını nasıl çekeceğinizi anlatırdım ama, boşverin.
evet, türk halkı doktoru sevmez, ama tuhaftır, cebinden çekilip alınan paralarla yedi kuşak akrabasını zengin edenleri sırtında taşır.

ulkemizde, doktorlarin cok para kazandigi gibi bir dusunce son senelerde gecerliligini yitirmistir.doktorlar luks icinde yasamiyorlar normal sartlarda yasiyorlar, ne yazik ki ulkemizin emeklisi, savcisi, hakimi, hemsiresi, polisi v.b. zor gecindikleri icin doktorun normal sartlari goze cok gorunuyor. keske her calisan Turkiye sartlarinda iyi standartlara sahip olsa!

ne olacak?
halkın yarısının oyunu almış
kendini haşa ne zannediyorsa
ama unutmayalım
saddam da kaddafide aynen böyleydi
benden başkası zengin olmasın
paralar hacı babaya
yok lan artık
yağma yok…

Sayın başbakanım, ne sizin neden partinizin asla yandaşı değilim..Ne siyasetinizi nede yapılanları doğru bulmuyorum. Ama öyle bir konuya değindiniz ki, sanırım bu günden sonra siyasetinize olan bakış açım bile değişebilir.
Öğrencielr ikiye ayrılır; kafası çok çalışanlar( asosyaldirler ) sosyal olanlar ( sayısal rakamlarla ilgilenmezler) sevgili doktorlarımız üniversite sınavında bir kaç fazla soru çözüp tıp faültesine yerleşip, asistanlık döneminde sürünüp, (onlara hak verdiğim tek şey bu) biraz kendilerinin farkına varınca halka tepeden bakmaya başlarlar. Bütün gün sadece ilaç reçete edip, 7500 tl maaş alıp, birde ilaç firmalarına sırtını yaslayıp, halkı aşağılarlar.. Egolarından geçilmez, dünyanın parasını kazanıp hala yok derler… Madem meslek aşkı ile yanıp tutuştunuz yıllarca, o zaman gerçekten faydalı olun sizden sonrakilere… nedir bu para hırsı? nedir bu ego? eğer bunca yıl okuduk çalıştık diyorsanız, size cevabım: Geleceğiniz için çalıştınız, halk için değil !!

Lise yıllarında okulu kırıp, orda burda sürtüp, bunu sosyallik sanan, şansı varsa asla yapamayacağı bir bölümü kazanan, mezun olunca bir türlü dikiş tutturamayan, matematikten anlamayan(ilgilenmediğini söyleyip, üstünü örtmeye çalışan), kafası basmayan, düşünmek ne bilmeyen br zavallının kıskançlık kokan serzenişi… Komik, evet mezun olup toplumun böyle insanlardan oluştuğunu görünce onlardan üstün olduğumuzu düşünmekte haklıyız galiba… Evet kendimiz için çalıştık, kendi geleceğimiz için, şimdi de o geleceği istiyoruz…

Şu Hipokrata verdiğimiz söz olmayacaktı da bunlar kadar kalbimizi, vicdanımızı, gözümüzü karartıp, bunlar kadar allah korkusu olmadan canımızın istediği gibi davranabilecektik ki…O zaman göreceklerdi Doktor ne demekmiş, doktorluk nedemekmiş. Bu inançlı(!) kardeşlerimiz ve hükümetimiz hiç mi Allahtan korkmazlar, hiç mi kuldan utanmazlar? İnançlı kardeşlerimiz bunların hesabını nasıl verecekler merakla bekliyor, zaten başka da bişey yapamıyorum. Özgür(!) bir ülkede yaşamanın gerektirdiği gibi emirlere itaat ediyorum, düşünmeden sorgulamadan itaat…

Rezalet,böyle başbakan olmaz! Sanki biz de halkın bir parçası değilmişiz hatta halkın içindeki azınlık anarşistlermişiz gibi bize bu şekilde hitap etmesi hiç doğru değil ! ! !

Arkadaşlar, meslektaşlar; hipokrat yeminine aykırıdır bu dediklerim farkındayım ne yazık ki, doktorların iş bırakma eylemleri yapması vakti gelmiştir. Aciller de dahil olmak üzere hiçbir doktorun çalışmayacağı tek bir günde neler olacak anlasın bakalım politikacısı, halkı. Trafik kazası geçiren, aldığı kanser tedavisinde komplikayon gelişen, epileptik nöbet geçiren… bunları yazdığım için üzgünüm; ama bu gidiş hiç iyi değil, ve daha da kötü olacak gibi hissediyorum. Allah hepimize sabır versin.

bugün bu ülkede doktor olduğum bu kadar hakarete maruz kalıp bu mesleği yaptığım için utanıyorum.’eşşeğin üzerinden hindistanı seyredip ahkam kesen’hakkı efendi gibi binlercesine hizmet veriyorum.ama hiçbirisine ne bu dünyada nede öbür dünyada hakkımı helal etmiyorum.

aslında öncelikle hekimlerin paylaşım platformunda her ne kadar adlarını vermeseler de açıkça düşüncelerini fikirlerini belirten bu insanlara teşekkür ediyorum.bu büyük bir cesarettir.onlar bunu yazmasaydılar ben burada “bakın bu adam halkının aklından geçeni söylüyor,insanlar arkada gizli gizli iyi oldu doktorlara diyorlar” diyecektim.ama bu insanlar bilmemektedirler ki kendi bindikleri dalı kesmektedirler.okutmaya çalıştıkları çocuklarına insanca yaşamak için hiçbir fırsat kalmamaktadır.mühendisler iş bulamamakta,öğretmenler sözleşmeli kadroya geçmekte,devlet dairelerinde kadrolar azaltılmakta,mülakatlar konarak eleman kayırma zemini hazırlanmaktadır.bu fakir arkadaş sanmaktadır ki çocuğunu okutmasa da o çocuk açacak bir dükkan alım satım yapacak zengin olacak.her köşe başına açılan migroslar,bimler,carefoure lar hiç mi gözünüzü korkutmuyor.kazandığınız paranın ne kadarını bankalara ne kadarını koça,sabancıya,turkcelle yediriyorsunuz.hekimlik mühendislik bizim bugünümüzse sizin çocuklarınızın GELECEĞİ,sadece çalışanın kazandığı her türk insanının sahip olabileceği onurlu bir iş.yarın hastaneler dahi özelleştiğinde çocuğunuzun nasıl doktorlara emanet edeceksiniz.önce oturun bunu düşünün.

Bu ülkenin en çalışkan ve en parlak insanları genelde tıp fakültelerinde sonra asistan olarak ve sonra ülkenin en ucra yerlerinde mecburi hizmet bin bir zorlukla binbir çile ile yine bu ülkenin halklarına hizmet veriyorlar. sonra bir gün çapulcunun biri çıkıp insaları din kisvesi ile kandırıp güzle sözlerle gözlerini boyayıp memleketi satar ve paralarını isviçre bankalarında istifler özel hastanelerine halkalar ekler. bu ülkenin en onurlu mesleğine olmadık hakareti eder. hiç bir doktor memenun değildir ama kimsede kalkıp buna ve bunlara karşı bir çıkarmaz. ee meydan boş olunca at koşturmak daha bi kolay.

serhat adlı kişi “zekalıyım amma amele olmak istiyorum ” diyorsun yani. DR. SA da güzel demişsin..

Bu ülkenin değerli hekimleri, iki Recep’ten çektiği kadar hiçbir şeyden çekmedi. Yazık… Çok yazık… Hakkımı helâl etmiyorum bunlara…

Sayın hasta yakını! Hastalarınız(canlarınız, ciğerleriniz, en sevdikleriniz) azraille karşı karşıya geldiğinde onların en yakınında genelde siz bile olmuyorsunuz, BİZ oluyoruz. O yüzden bizden arbanızı tamir eden servis elemanından şikayeyçi olur gibi olmayın, elinizi vicdanınıza koyun, bizim nelerle (sağlığınızın değerini düşünün) uğraştığımızın farkına varın! Karşısında olmanız gereken bi değiliz, bugün yüzünüze gülüp arkanızdan sağlığınızı savsaklayan (malum 1 hastaya 3 dakika ayırmamızı istiyorlar ve zorluyorlar) doktorlar olmamız bekleniyor. Birde unutmayınki siz nasılki bu sistemde doktorlara düşman haline getiriliyorsanız, doktorlarda bu durum karşısında hastalara karşı bileniyor ve daha rahat vicdanlarını bir köşeye koyabiliyorlar. Dedimya hasta olunca sevgili başbakanımız size bizden daha yakın omayacak ve o gün bu sözleriniz kulaklarımızda yankılanacak!
Bizler zor geçen eğitim sürecimiz (ne kadar zor olduğunuzu ailemize sorun)ve zorlu ve uykusuz geçen nöbetlere gelecek iyi günleri düşünerek katlanıyorduk, dişimizi sıkıyorduk, ama birilri geleceğimizi karartmaya kararlıysa bizimde onca emek karşısında sakin olmamızı ve VİCDANLI olmamızı beklemesinler artık, bizde sonuçta insanız.
Ben şuanda Türkiyenin en saygın hastanelerinin birinde çalışıyorum, çevremde artık giderek daha fazla sayıda ülkelerinde çalışma düşüncesiyle yola çıkmış olmalarına rağmen yurtdışına gitmeyi düşünen doktor görüyorum. Sonra da neden bu beyin göçü diyorlar, halkımız bence oh oldu diyeceğine kendi hallerine yansınlar, 3 ayda uzmanlık alınan ülkelerden gelen doktorların eline düştüklerinde Türk doktorları çoktan yurt dışından geriye bakıp oh olsun diyebilir. Ne diyeyim kendi düşen ağlamasın o zaman sizin olana zamanında sahip çıkın, çok geç olmadan!

her mesleğin çürük elmaları vardır. hepimiz insanız.doktorları paragöz ve vicdansız olarak göstermek yanlış. çürük elmalar ayıklanmalı, cezalandırılmalı. tüm hekimler değil…yaptığımız iş gerçekten çok kutsal. insanların en aciz ve en sıkıntılı, en hayati zamanlarında onların yanında olmaktayız. bunun parayla pulla karşılığı yoktur.. bindiğimiz dalı kesmeyelim lütfen. hakkaniyetli olalım. başka mesleklerle hekimliği karşılaştırmak çok yanlış.gelecek kaygısı taşıyarak bu mesleği fedakarca yapmak, özveri ile çalışmak herkesin harcı değil. insanız sonuçta.bir de aile hekimi, uzman doktor, asistan doktor, öğretim üyesi maaşları arasında gerçekten çok büyük adaletsizlikler var. okuyan, çalışan adeta cezalandırılıyor.
insanların hakkı yeniyor. nasıl hesap vereceksiniz sayın bakanım?

Sevgili arkadaşlar;
Tüm bu sağlık düşmanı politikaların neden güdüldüğünü anlamak zor olmasa gerek bence.Tüm dünyada kapitalizm çöküş çanlarını çalıyor.Çöküşten kurtulmanın tek yolunu iş gücünü ucuzlatmakta buluyor.Tüm dünya ekonomisinin birkaç el tarafından yönetildiğini de bilmeyen yok.Emir açık;sağlık konusunda da doktorlara uygulanması gereken yol bu;doktorlara bundan sonra para kazandırılmyacak;iş güçleri ucuzlatılacak.
Halk doktorların karşısında durdurulmalı,halk kışkırtılmalı.
Doktorların iş güvencesi mi?-kimin umrunda-.Kamu hastaneleri birliği yasası yürürlülüğe girince hepimiz sözleşmeli birer amele olacağız.””Hımmm bu doktorun hastenemize getirisi yok,kapıyı gösterelim”””…Uzak değil,yakın zamanda duyacağımız şeyler bunlar.
Doktorların can güvenliği mi?-kimin umrunda-.Canları cehenneme.Zaten doktorlar iğne yapmayı bile bilmiyorlar diye düşünen bir başbakanımız var.Allah sonumuzu hayreylesin.

grev grev grev. şu doktor düşmanlarına verilecek en güzel cevap yokluğumuzun nasıl olacağının farkına varmalarıdır. yeter bu kadar hakaret yeter. 5 para etmez tüccarlar(tek yaptıkları iş ucuza alıp pahalıya satmak olan), hortumcular milleti sömürürken doktor emeğinin çok görülmesine bu kadar değersizleştirilmesine daha ne kadar katlanacağız.

Mustafa bey ağzınıza sağlık…Ben de tek çarenin topyekun özel ve kamu kurumlarında çalışan doktorlar olarak grev olduğunu düşünüyorum.

ah ah sesimizi duyurmak için acaba direk amerikan başkanına mı gitsek topluca orada mı grev yapsak?aracıları çıkarsak aradan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.