Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Lafı Nereye Bağlayacağım…

18 Ekim 2011 Saat 17.30

Hastanemiz kütüphanesinde ders çalışıyordum. Beş dakika ara vermeye karar verdim. Her zaman çay – kahve aldığımız kantinin tezgah kısmında iki kıdemli uzman adayı hekim arkadaşımı gördüm. Selam verdim. Selamımı almadılar. Şaşırdım; ne olduğunu anlamadım. Sonra bir de baktım ki bizim “kantinci amca” yerde iki seksen yatıyor.

Tezgah tarafına geçtim. Kalbinin durduğunu anlayan arkadaşlarım kalp masajına başladılar. Biri kardiyoloji biri dahiliye uzmanı adayıydı. Kıdemliydiler. “Kantinci Amca” ne kadar da şanslı diye düşündüm. İşinin ehli iki kişi müdahale ediyordu. Ben de yardım etmeye başladım. Kalbi iki kez daha durdu ve iki kez daha çalıştı.

Ölen birinin canlanması ne kadar da güzeldi.

O şekilde “onu” yoğun bakıma götürdük.

Sonrasını bilmiyorum.

***

Ve bugün 19 Ekim 2011 saat 08.00

Bir haberle irkildim. 24 şehit. 24 hayat. 24 genç.

Birilerini diriltmek için sen o kadar uğraş didin canını dişine tak.

Birileri gelsin 24 genci sorgusuz, sualsiz alsın gitsin.

Yaşama şansı vermeden.

***

Hani bir laf vardır ya.

“Birinin özgürlüğü, diğerinin özgürlüğünün başladığı yerde biter” der. O aklıma geldi.

Sustum.

Bugün mecliste teröre savaş diyenlere bir çift sözüm var.

Umarım hiçbirimiz görmeyiz ama…

Savaşı gördüğünüz gün, terörü arar olacaksınız.

Güzel günler Türkiye’nin olsun (!).

Dr.M.Özgür NİFLİOĞLU

“Lafı Nereye Bağlayacağım…” için 2 yanıt

Sevgili Özgür,ben de sana bugün(20/10/2011)sabah poliklinikte başıma gelen bir deneyimi aktarayım,50/li yaşlarda Tip 2 Diyabet hastası bir bayan hastamız kontrole geldi,yüzündeki keder çok derindi,meğer 5 ay önce tek oğlu askerde şehit düşmüş,eşini de yıllar önce kaybetmiş,her şehit haberiyle kan şekeri 400’lere çıkıyormuş,sabahlara kadar uyuyamıyormuş,kısacası yaşamak ona haram oluyormuş,dünyadaki en büyük acı evlat acısıdır derler,dostluk,kardeşlik içinde yaşamak varken bunca acıyı annelere yaşatmanın amacı nedir?

Atalarımız Türkiye Cumhuriyetini kurduğundan beri hep terör ve darbe ortamı yaratılmış musallat edilmiş ülkemize. Darbelerle zayıflatılmış onlar yıllarca geriye gitmiş, düşmanı devlet içinde devlet kurmuş. Bir dönem THKPC çıkmış sağ sol karışıklıkları çıkmış, bir dönem ASALA çıkmış, bir dönem sahte dinci Aczmendiler çıkmış, bunların en son ve en kahpe halkası pkk. O askerlerimizi şehit edenlerde başbakanımızın dediği gibi robotlaştırılmış ilaçlarla kafaları insanlıkları boşaltılmış sadece düşmanlarımızın bir düğmesiler sadece. Zamanı gelince yok edildiklerinde korkarım başka bir bizi ülkemizin enerjisini parasını canını yiyen, büyümesini güçlenmesini engelleyen, Türkiyeye büyük rol almasın diye süper güç olmasın diye başka sorunlar musallat edilecek.
Bu hain saldırıların ne zamanlarda yapıldığıda son derece manidardır. Hep çok önemli bir millet sorunu çözüleceği zaman bu itler devreye sokulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.