Kategoriler
Haberler Şiddet

Saygı ve sevgi doktorların hakkıdır

Kaynak : Bugün Gazetesi Nuh GÖNÜLTAŞ

Doktorlarla ile Sağlık Bakanlığı arasında yaşanan gerilim ile ilgili bir yazı yazdım, tabiri caizse bin ah işittim. Ve şu kanaate vardım: “Bazı doktorlar” ile Sağlık Bakanlığı arasında adeta bir kan davası var!

Benim doktorlara karşı büyük saygım ve sevgim var. Üniversite yıllarım tıp öğrencileri ile birlikte geçti. Nasıl zor bir eğitim sürecinden geçerek doktor olabildiklerini, okul bittikten sonra nasıl yorucu bir intern’lük dönemi geçirdiklerini yakinen gördüm. Çok büyük çaba ve emek isteyen bir iş doktorluk. Elbette böyle olması gerekiyor çünkü söz konusu olan insan hayatı.

Tıp öğrencisi arkadaşlar o kadar çok ders çalışır, o kadar çok tekrar yaparlardı ki, mesela ben istemeden onların yaptıkları tekrarları ezberlerdim. Anatomi çalışan arkadaş insan vücudundaki kemik ve kas isimlerini tekrarlarken ben de onların bir kısmını, -ki Türkçe de değil, ezberlenmesi ve söylenmesi zor olan Latince şeyler- gayriihtiyari ezberlemiştim. Hatta İzmir’den Ankara’ya bir seyahatimde yanımda oturan ÇAPA öğrencisi birisi benim anatomi bilgim karşısında adeta şoke olmuştu. Sadece doktor olabilmek için insan hayatını kurtarmak amacına yönelik bir hizmet olmasından dolayı verilen emek bile tek başına bizlerin doktorlara saygı ve sevgi duyması için yeterli bir sebeptir. Hiç şüphesiz saygı ve sevgi görmek doktorların yaptıkları işten dolayı haklarıdır.

Hastanelerde bazı hasta yakınlarının doktorlara saldırdığına dair haberleri işittiğimde bu haberler beni müthiş rahatsız eder. Bu magandalık. Doktora saldırarak hiçbir şey elde edilemeyeceğini bilmeyen cahillerin işi… Bir defasında acil olarak hastaneye gitmem gerekti. Doktoru ararken bir hasta yakını ile bir doktorun tartışmasına şahit oldum. Doktor şöyle sitem ediyordu: “Günlerdir uykusuzum ve çok yorgunum. Saatlerdir de sizin hastanızla meşgulüm, görevimi yapmaya çalışıyorum. Ama siz bir teşekkür bile etme gereği duymuyor ve hastanızla ilgilenmediğimi söylüyorsunuz..!’

Bir defasında da ayağından yaralanan bir çocuğun acil servise getirildiğine şahit oldum. Çocukla birlikte adeta bütün mahalle hastaneye akın etmişti. İnanamadım, 30 veya 40 kişi acil servisi doldurmuştu. Kalabalıktan doktorlar işlerini yapamaz hale gelmişlerdi. Ve doktorlar mecburen daha acil hastalarla ilgilenmek durumundaydılar. Bu kişilerin doktorlara nasıl saldırdığını ve doktorların nasıl savunmasız kaldığını gözlerimle gördüm.

Yani, Allah yardım etsin, doktorların işi gerçekten zor. İşlerini yaparken doktorlara zorluk değil, kolaylık göstermek lazım, buna Sağlık Bakanlığı da dahil. Kaldı ki Sağlık Bakanımız da bu çarktan geçmiş bir doktor. Doktorların halinden anlaması gerektiğini düşünüyorum. Bugün yerimiz dar, bu konuya devam edeceğim ve doktor okurlardan aldığım çok sayıda mesaja yer vereceğim. Ama gelecek yazıda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.