Kategoriler
Köşe Yazıları

Şikayetten şikayetçi olmak!

www.mypatoloji.com ‘dan alınmıştır.

Sağlık Bakanlığı Bilgi İletişim Merkezi (SABİM)’ni artık herkes biliyor sanırsam. Ne menem bir şey olduğunu bilmeyenler için http://www.saglik.gov.tr/HIK/ana-sayfa/1-385/20111019.htmladresinde de işleyiş şöyle anlatılıyor;

SABİM varlığına esas olan amaç ve hedefleri doğrultusunda 7 gün, 24 saat boyunca, tamamı sağlık personelinden oluşan, sağlık sisteminin işleyişine hakim, sağlık mevzuatı konusunda yeterli bilgilerle donatılmış operatörler, sağlık sisteminin işleyişi ile ilgili her türlü soru, sorun, eleştiri, öneri ve talebi cevaplandırmakta ve kayıt altına almaktadır.

Türkiye’nin dört bir yanından 184 SABİM hattını arayan herkes; hattın Sağlık Bakanlığı tarafında sıcak bir dost sesiyle karşılaşmakta ve ilettiği her türlü soru veya sorunun, Bakanlığımızca empatik bir yaklaşımla sahiplenilerek, en hızlı şekilde çözümlendiğine tanık olmaktadır. 
Özetle, SABİM Türkiye’ye, haftanın 7 günü, 24 saat kesintisiz bir şekilde hizmet vermektedir. Vatandaşlarımıza düşen “184 ALO SABİM” hattımızdan aramak, ya            0 312 430 18 49       numaralı faksımızdan ulaşmak, ya da şahsen Bakanlık Merkez Binasında bulunan SABİM’e şahsen başvurmaktır. 
Bu yollarla bize ulaşan vatandaşlarımız:
— Sağlık sisteminin işleyişine yönelik her türlü konuda bilgi alabilirler.
—Sağlık sistemine yönelik talep, eleştiri ve önerilerde bulunabilirler.
—Sağlık hizmetlerinden yararlanırken, sistemin herhangi bir aşamasında yaşadıkları sorunlarını iletebilirler.”

Özetle; şikayet hattı. Pek çok hekim şimdiye dek kimisi ne olduğu belirsiz bu şikayetler karşılığında “yazılı ifade verme” sürecini yaşadığı için bu hattın nasıl bir şey olduğunu bilmekte diye düşünüyorum. 

Elbette resmi bir kurumun vatandaşlarının sorunlarını “sıcak bir dost sesiyle karşılaması ve ilettiği her türlü soru veya sorunun, empatik bir yaklaşımla ile sahiplenmesi, en hızlı şekilde çözümlemesi” önemli bir başarıdır. Ancak bu noktada aklıma takılan konu vatandaşlarca iletilen şikayetler ve sorunların ,ne kadar SORUN olduğu “tamamı sağlık personelinden oluşan, sağlık sisteminin işleyişine hakim, sağlık mevzuatı konusunda yeterli bilgilerle donatılmış operatörlerce” nasıl anlaşılamamaktadır? Neden her şikayet karşısında hekimlerden “yazılı ifade” istenmektedir? Bu bilgili operatörler şikayetin saçmalığı hakkında neden vatandaşa bilgi vermemektedir? 

Klinik bölümlerdeki arkadaşlarımdan şikayet edilen çoktur sanırım ama bir hastanın patoloji bölümünü şikayet edeceği hiç aklıma gelmemişti. Neticede hastayla direk teması olmayan bir bölüm olduğumuzdan ve hatta pek çok hasta tarafından ne işe yaradığı bilinmeyen bir bölüm olduğumuzdan ne tür bir şikayete konu olacağımız hakkında bir fikrim yoktu. Bugün öğrendim 🙂
Muhterem vatandaşımız şöyle bir şikayette bulunmuş; “ biyokimya bölümüne verdiğim kanın sonucu 1 günde çıktı ama patoloji bölümüne verdiğim dokunun sonucu çıkmadı”. Hekimlerden bile bir biyopsinin çıkması için gereken süreyi bilmeyenler varken, vatandaş da bilmeyebilir. Bu konuda sorun; bilgili operatörlerin bu şikayet karşısında gerekli açıklamayı yapmayarak “hekimden yazılı ifade isteme” noktasına gelmeleridir! 

Diğer bahsedilen örnekleri yazmayacağım ama yakında “okeye dördüncü olmasını istediğimiz doktor bizimle kahveye gelmedi” noktasına da erişebiliriz diye düşünüyorum.

Dip not: Bu örnek üzerinden bir sonraki yazımda “bir biyopsinin maceralarını” anlatmam gerektiğine karar vermiş bulunuyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.