Kategoriler
Haberler

Türkiye Sosyalist Cumhuriyeti

HaberTürk  Serdar Turgut’un yazısı

Bugün AKP ancak bir sosyalist partinin başarabileceğini düşündüğümüz bazı reformları yapıyor ve sanki Türkiye’de kesintisiz bir devrim gerçekleşiyor.

Bugünkü iktidar sayesinde sağlık sistemimiz neredeyse tüm dünyadaki en eşitlikçi sistem olmaya doğru gidiyor.

Eğitimde de buna benzer adımlar var.

Benim gibi insanlar bazen, “Bunlar bizim hayatımızı ilgilendirmez” diyerek bu büyük değişim ve dönüşümü görmezden gelebiliyoruz. Hata bizim ama bunu düzeltmek de bizde olsun.

Bazılarımız ise gerçeği görmekten korkuyorlar. Çünkü olan biteni anlarlarsa geri dönüşü olmayan biçimde değişeceklerini ve benim gibi AKP destekçisi olacaklarını düşünüyorlar.
Ama korkmaya gerek yok. Tersine korkularımızdan tamamen arınıp bugün ülkemizde yapılan güzel şeylerin farkında olalım ve ülkemizin gittiği güzel yöne destek verelim.

ÖZLEDİĞİMİZ İSYAN

Türkiye’nin büyük devrimi dış ilişkilerinde fazla ses getirdiği için çok tartışılıyor, biliniyor. Türkiye ilk önce bölgesinde, daha sonra dünyada yeni merkez ülke olma yoluna doğru ilerliyor.

Kapitalist dünya sistemine ilk kez sistemin içinden bu kadar büyük bir isyan geliyor. Ama çok tartışılmayan fakat her şeyden daha önemli olan asıl değişim bizim gündelik yaşamımızda gerçekleşti.

Ben Türkiye’nin sağlık sisteminde ne kadar büyük bir devrim gerçekleştirildiğini ancak yakınlarda fark ettim. Bu gayet tabii ki benim ayıbım, ama şimdi gecikmemi telafi ediyorum ve bunu gerçekleştiren Başbakan Erdoğan’ı vizyonu için gerçekten kutluyorum.

GÖRDÜKLERİME İNANAMADIM

Geçenlerde dar gelirli bir arkadaşımızı evinden alıp bize getirecektim. Hasta olduğunu söyledi ve mahalle doktoruna gitti. Hiç beklemeden muayenesini oldu, testlerini yaptırdı. Reçetesini aldı, ilaçları için de sadece 12 buçuk lira ödedi, yani tüm süreç ona yaklaşık 13 liraya patlamıştı.

Dediğim gibi bunu daha önce bilmemek benim ayıbım, kendimi savunacak bir şeyim gerçekten yok. Bütün bunları bizzat görünce gözlerim faltaşı gibi açıldı, hayretler içinde kaldım ve bunu gerçekleştiren yönetime ve liderine hayran oldum ve müteşekkir kaldım.

BENİM MUTLULUĞUM DA BURADA

“Sana ne, sen zaten ilgilenmiyordun bu olayla; çünkü senin hayatına dair değil bu işler”
diyebilirsiniz, ama ben başka insanlar mutsuz olduğunda mutsuz olan bir insanım. Ancak etrafımda mutluluk olunca mutlu olabiliyorum. Etrafta mutsuzluk olunca, kazandığım parayı da hak etmemiş gibi hissediyorum.

O gördüklerim birçok kişiyi mutlu ettiğinden beni de mutlu etti. Bir gün ihtiyacım olursa kendimin de bakılacağını düşünmeye başladım ve yine müteşekkir oldum. Bunlar benim ancak bir sosyalist rejimde olabileceğini düşündüğüm türde dönüşümlerdi.

Bir başka örnek ise eğitimden. Yine başka bir arkadaşımız, çocuğunun okulda yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Ders aldırmak istiyordu, ama özel ders aldıracak bütçesi yoktu. Sonunda başkalarından öğrendik, bir numara alıp telefon ettik.

Belediyenin örgütlediği bir öğrenci yardım sistemi var. Burada öğretmenler, ihtiyacı olan öğrencilere ayda sadece 20 liraya ders veriyorlar. Üstelik konuştuğumuz kişiler çok nazik ve işlerini çok seviyorlardı.

Hem sağlık ocağındaki doktorlar hem de öğretmenler çok kaliteliydiler. İlgili, iyi yürekli ve yardımcı olmak için canla başla çalışan insanlar gördüm.

Çok kısa süre önce hastane kapısından dönmek zorunda kalan ve çocuğuna iyi eğitim verdirememenin üzüntüsünü yaşayan insanların ülkesiyken bugünkü Türkiye’ye gelebilmemiz gerçekten bir mucize değil mi? Bütün bunlar olağanüstü değil mi?
Bir yanda dünyadaki güç ilişkilerini sorgulayıp dönüştüren güçlü bir ülke, öte yanda halkına eşitlikçi, mutluluk verici imkânlar sunan bir rejim.

İşte bu nedenle artık kendimi AKP’li olarak tanımlıyorum ve bütün bunlara imkân veren vizyonu nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan’a büyük saygı duyuyorum.

Yıllar önce bir sosyalist olarak düşlediğim işlerin bugün yapılmaya başlanması bana çok büyük heyecan veriyor.

Hemen kalem kâğıda sarılıp bana “yalaka” gibi lafları döşeyeceklere de şimdiden şunu söyleyeyim: Peki dediğiniz olsun, eğer rahatlayacaksanız ben bir yalakayım tamam da yukarıda anlattığım değişimler hakkında sizler ne düşünüyorsunuz ve neden hâlâ görmekten korkuyorsunuz.

Asıl bunu merak ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.