Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Ve doktor sonunda isyan etti…

Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta’nın web sitesinden

Bir meslektaşımdan aldığım mektubu aynen yayınlıyorum:

Sayın hocam

yazılarınızı devamlı takip ederim

açıkça söylemek gerekirse son dönem yazılarınız beni (ve tahminimce çoğu doktoru) çok üzdü ve kırdı

sağlık bakanını beğenebilirsiniz sağlık politikasını övebilirsiniz ama lütfen bir de olaya farklı bir açıdan bakın .

en baştan başlayayım

Fen lisesinden yüksek not ortalamasıyla mezun oldum. üniversite sınavında birkaç soru harici tüm soruları doğru yaptım ve çok yüksek bir puan alarak tıp fakültesine yerleştim .işletme iktisat

gazetecilik siyasal hukuktaki arkadaşlarımız nerdeyse hiç okula gitmezken sınavdan sınava ders çalışırken bizler akşama kadar okuldaydık boş zamanımızda kütüphanedeydik evde akşam yemeği yer hemen derse otururduk.herkes gezip tozarken sosyal aktiviteler içindeyken bizler evden çıkamaz habire ders çalışırdık .herkes 4 sene sonunda mezun olurken biz 2 yıl daha okuduk son sene buna bir de nöbetler eklendi.Sonra diplomamızı aldık.doktor olmuştuk mutluyduk ama herşey yeni başlıyordu.sınavlar ve öğrencilik bitmemişti.önümüzde TUS gibi girenlerin %90′ından fazlasının elendiği bir sınav vardı hiç dinlenemeden o sınava hazırlanmalıydık.kimimiz ilk girişte kazandı ama bu oran yüzde bir gibi bir orandı .çoğu arkadaş temmuzdan ertesi senenin nisan sınavına kadar kendini eve hapsetti ve 9 ay aralıksız çalıştı.Sınavı kazanmak da önemli değildi.Daha önümüzde 5 zorlu yıl daha vardı.

Liseyi bitireli 7 yıl olmuştu. Hiç okula gitmeyen ders çalışmayan hukuktaki siyasaldaki işletmedeki arkadaşlar askerliğini yapmış işe girmişti hatta evlenen bile vardı biz ise önümüzdeki 5 zorlu yılın başında yeni bir öğrenciliğe başlıyorduk.

Uzmanlık sınavını kazanmış kadın doğum asistanı olarak göreve başlamıştım. İdealisttik amaçlarımız hayallerimiz vardı heyecanla görevimize başladık .Ama çok yoruluyorduk ayrıca insan canı bize emanetti en ufak hata yapma lüksümüz yoktu bir milimlik ihmal insan canına mal olabilirdi ve işte STRES neymiş o zaman öğrendim.sınav stresi  ya sınavı geçemezsem stresiydi ama bu stres onun bin katıydı. ya hastam benim hatamdan dolayı ölürse? düşünmesi bile insana soğuk terler döktürüyordu.Onun için fakültedeki çalışmamdan daha fazla çalışmam gerektiğini anladım .Gece yarılarına kadar çalışıyor en ufak bir yeri atlamamaya uğraşıyordum.Öğrencilikten çok daha ağırdı asistanlık .herşey bir yana nöbetler bir yana.heray minimum 8

nöbet tutardık. bazen 10 hatta 12 nöbet bile olurdu.Nöbet ertesi dinlenme yoktu ertesi gün yorgun ve uykulu halinizle tekrar çalışırdınız.Akşam eve gider ayaküstü bişeyler atıştırır sabaha kadar uyurdum.nöbet demek 2 günün ölmesi demekti.ayda 8 nöbet 16 günün ölmesi demekti.Bu da en az 2 haftasonunu da öldürüyordu.Herkes haftasonunun tadını çıkarırken boğazda ilkbaharı karşılarken biz baharın geldiğinden boğazın güzelliğinden habersiz hastanede ameliyathanede nöbetlerde çalışırdık.Ve asistanken aldığımız maaş 1.500 tl civarıydı .evet şaka mı diye sorabilirsiniz ama maalesef doğru .Yaklaşık 1500 tl de döner sermaye yaklaşık elimize 3000 geçerdi.Daha geçen yıl asistanlığımın son ayı aldığım para buydu.yani liseyi bitireli 12

yıl olmuş üniversite sınavında derece yap tıp fakültesini bitir  üstüne 5 yıl asistanlık yap  ayda 8 nöbet tut devamlı çalış ve aldığın para yaklaşık 3000 tl. bunun yaklaşık 1200 tlsi ev kirası

yakıt elektrik su parası geriye kalan 1800 tl ile istanbulda yaşa.4 yıllık fakülte okuyan arkadaşlarla görüşüyordum. Mühendis işletmeci hukukçu arkadaşlarla .hiç okula  gitmeyen sınavdan sınava ders çalışan samimi bir arkadaşım bir bankada şube müdür olmuş 8000 tl maaş alıyor .Avukat arkadaşların durumu iyi hele eczacı arkadaş büyük işadamı olmuş sadece eczaneden

ayda 15000-20000 tl arasında kazanıyormuş. Bir optik dükkanı açmış o da çok iyi kazandırıyormuş .Eczaneye de pek uğramıyormuş başka işler yapıyormuş.Sözümona bu bölümü niye okuyorsun ne iş yapacaksın diye takıldığımız jeoloji mühendisi arkadaş kamuya girmiş.TPAO’da çalışıyor maaşı 3000 tl civarındaymış ama fazla mesai ikramiye görev derken ortalama aylık geliri 6000 tl’yi buluyormuş.Kendimi artık kötü hissetmeye başladım.Arkadaşlarımı kıskanıyor değildim ama bu adalet olamazdı .Benim onda birim kadar çalışmamış arkadaşlar benim 2-3 katım maaş alıyorlar .Çoğu ailesini kurmuş kariyer yapmış evini almış rahat bir hayat yaşıyor peki ya ben?üniversite sınavında derece yap yüksek puan al tıp fakültesini kazan 7 yıl tıp 5 yıl asistanlık yaş 30 olmuş anadil gibi ingilizce konuş ama geldiğin nokta ayda 3000 tl maaş ve  sadece hastaların olduğu asosyal bir yaşam .Ama kendi kendime teselli veriyordum artık bitti evet yaş 30 oldu ama bugüne kadar çok çalıştın çok çile çektin ama artık bundan sonra hayat senin .Çok iyi bir gelirin olacak çok güzel evlerde oturacak evini güzel eşyalarla donatacak güzel arabalar alacak güzel seyahatlar yapacaksın .Böylece kendime moral verirdim.

Asistanlık bitti ama maalesef önümde bir engel daha vardı. Hayatıma yön veremiyordum. Hayatıma başlayamıyordum .Çünkü yaklaşık 1.5 sene mecburi hizmet yapmam gerekiyordu.

Mecburi hizmet kurasına katıldım. Doğudaki bir ilimizin küçük bir ilçesine atandım.

Artık uzman doktordum. Kaşe yaptırdım ismimin öünündeki Op.Dr. yazısı hoşuma gidiyordu.heyecanlıydım .Hastalarla ilgileniyor gece gündüz çalışıyordum.Ama maalesef heyecanımın kaybolması uzun sürmedi.Devlet bana 2.400 tl maaş veriyordu.ayda ortalama 1500 hastaya bakıyor ultrasonlarını yapıyordum .20-30 u sezaryen olmak üzere 60-70 doğum yaptırıyordum

yine bir okadar anne rahmindeki ölü bebeği alma işlemini(kürtaj) yaptırıyordum. Bazen ayda 1-2 defa rahim ameliyatı yapıyordum.Ayda 10 gün bazen 15 gün icap nöbeti tutuyordum.(icap nöbeti şu demek :Hastanede durmak zorunda değilsin ama hastaneye  yakın bir  yerde kalmak zorundasın .İlçeyi terkedemiyorsun hasta geldiğinde müdahele için 5-10 dakika içerisinde hastanede olmak zorundasın.)İcap nöbetlerinde 3 kez akşam yemeğini ısıtıp yiyemeden tekrar hastaneye gittiğimi bilirim.akşam 10′da eve gelirsin 12 gibi hasta gelir müdahele edersin gece 2 gibi eve gelirsin sabaha doğru 4 gibi hastaneye gidersin ertesi gün izin yapamazsın tekrar devam etmek zorundasın .Peki bunun karşılığında ben ne alıyorum? 2.400 tl maaş ve 2.600 tl döner sermaye yani yaklaşık 5000 tl. Eğitimimin emeğimin karşılığı bu mu?

Bir insanı işine motive eden nedir? Aşkla şevkle işini yapmasını sağlayan nedir?Size söyleyeyim KARŞILIĞINI ALMAK.Eğer verdiğiniz emeğin karşılığını alamıyorsanız hem maddi hem manevi olarak .eğer bir takdir bir teşekkür görmüyorsanız artık işinizden soğursunuz LANET OLSUN dersiniz.Beni işimden mesleğimden soğuttular çoğu doktor arkadaşım gibi .çünkü teşekkür yok takdir yok maddi karşılığı yok.

Benim küfür  hakaret tehdit işitmediğim 1 gün bile yok.1 yıl içinde 3 kez fiziksel şiddete uğradım. Beni koruyacağına savcılık devamlı hasta şikayetlerine göre defalarca beni savcılığa çağırıp ifademi aldı. Başhekime hastalar tarafından defalarca şikayet edildim ve hakkımda savunma istendi defalarca. Size şikayetlerden birini söyleyeyim:” hasta: Doktordan normal doğum istedik o sezaryen yapacağını söyledi şikayetçiyiz”.ilk doğum sezaryen olmuşsa ondan sonrakiler de sezaryen olmak zorunda bunu açıklamama rağmen bu konuda şikayet ediliyorum .Ve maalesef bu konuda başhekim tarafından savunmam isteniyor.Neden yazılı savunma istiyorsunuz diye sorduğumda da hasta yazılı şikayette bulunmuş bizim de yazılı savunma almamız lazım deniyor.Böylesine bir işlemden sonra sorarım işinizden soğumaz mısınız?

Ben artık doktorluktan da soğudum. Hep evet doktorluk zor stresli yoğun yıpratıcı bir meslek ama insanlar saygı duyuyor derdik .30-35 yaşından sonra 30-40 milyar kazanırız derdik.Maalesef gerek bakanın açıklamaları gerek gazetecilerin açıklamaları halkı doktor düşmanı yaptı ve o saygıyı aldı götürdü.Şimdi herkes doktorlara üçkağıtçı paragözler olarak bakıyor.Devlet sana maaş veriyor bana bakmaya mecbursun diyor. Artık bir çift   güzel söze hasret kaldık. Ve artık o 30-40 milyarlık aylık gelirler de hayal oldu .5000 tl gelirle yani Ortalama bir gelirle ömrümüzü sürdüreceğiz.Kİ o da çalışırsan.yok izinliysen ya da hastaysan 2.400 lira alırsın.Bizim bir uzman arkadaşımız trafik  kazası geçirdi .yaklaşık 1000 tl kira-fatura gideri var ve ayda eline 1400 tl geçiyor.kendisi 6 aydır yatıyor ve söylemesi ayıp ona maddi yardımda bulunuyoruz.Bir cerrahı bu duruma düşürenlere yazıklar olsun diyorum.Amcam lise mezunu bir teknisyen Botaşta işçi ama işçilikle ilgisi yok masada duruyor bazen vana açılması gerekiyor vana açıyor ve bazen de değer alıyor.Geçen telefonda konuşuyoruz ”Emekli olmak istiyorum ama çok kaybım olacak dedi.Nasıl ne kadar dedim? emekli olursam sadece 2.500 tl emekli maaşı alacağım ama şimdi ikramiye vardiya tazminatı fazla mesai derken aylığım 5000 tl’ye geliyor. İnanamadım. Kızını sordum. Telefonda onunla da konuştum. henüz 22 yaşında. Eczacılık fakültesinden bu yaz mezun oldu .Çalışmıyor .neden çalışmıyorsun? paraya ihtiyacın yok mu diye sordum maalesef aldığım cevap beni daha da deprase etti.verdiği cevap şuydu ”Ne parası ben diplomamı aylık 4.500 tlye kiraladım birkaç aya kadar evleneceğim ev hanımı olacağım ayda 4.500 tl bana yeter.”

www.ahmetrasimkucukusta.com

“Ve doktor sonunda isyan etti…” için 18 yanıt

Ayda 6000 lira alan pratisyenlerden 15000 liraya maaş demeyen doktorlardan neden bahsedilmiyor.ÖSS’de birinci olanların tercihlerinden biri de mühendislik.onlar ayda 3000liradan fazla kazanıp yatıyor mü saniliyor bence doktorlar bugüne kadar çok fazla ayrıcalıklara sahipti üstelik de el üstünde tutumum herkese kibrin doruk noktasından sesleniyorlardi ki hala ile bence bu ağlamalar Az emek çok paraya alışan doktorlara ait ülkede bu derdi çeken sadece sizler degilsiniz

Sozum yorum yapan arkadasa, sen de gel 15 sene oku 2500 lira maaş al ve senın gibi adamlardan saygı gorme bakalım aynı yorumu birdaha yapabilecek misin

eğitimini ve ne iş yaptığını yazmamışsın, işin içini bilmediğin için teorik sallamışsın, devamında amele ücretlerini, ayakkabı boyacılarının günlük kazancınıda yazsaydın daha etkileyici olurdu.Çocukken muayene edildiğinde senin için verilen muayene ücreti herhalde çok dokunduki acıtıcı yazmışsın.Anlatılanları yaşayanın yerine koyarak değilde yüzeysel okuduğun için yorumunda yüzeysel olmuş.

acil servise geldiğinizden canınızın tl fiyatı ne olur ?
1000 ? 10000 ? 100000 ?
Derdi ancak çeken bilir , uzaktan da hoş gelir .

acil servise geldiğinizden canınızın tl fiyatı ne olur ?
1000 TL ? 10000 TL ? 100000 TL ?
Derdi ancak çeken bilir , uzaktan da hoş gelir.

En son nöbetimde (24 saat ) 265 hasta bakmak zorunda kaldım ve o nöbet parası ne kadardı biliyormusunuz ? 170 tl civarı . yani baktığım 1 hasta 1 tl bile değil , üstüne savrulan tehditler de KDV si olsa gerek

Yazıdaki “30-40 milyar gibi rakamların hayali” dışında vurgulanan tüm düşüncelere katılıyorum. “30-40 milyar” rakamına ise yorumum şudur (bunu duymak istemeyenler için yapacak bir şey yok): Bir doktor yüksek gelirli olmalıdır, 5 milyar kazanan bir adamdan açık kalp ameliyatını yapmasını bekleyemezsiniz. Ya da gecede 4 hastaya acilde CPR yapmış, ikisini kaybetmiş, ayrıca 50 hastaya daha bakmış bir doktora da 4-5 milyarı reva göremezsiniz. Lütfen “girmeseydiniz o zaman tıp fakültesine” demeyiniz; biz tıbbiyeye girdiğimizde doktorlara karşı hem maddi hem manevi yönden kuşatma o zaman yoktu, mecburi hizmet de yoktu.
Sağlık Bakanının, geçen gün özel hastaneler birliği müdürüne (ya da buna benzer bir kimse) özel sektör doktor maaşlarının yüksek olduğu konusunda feveran ettiğini okudunuz mu?
Ancak, başa dönersek, 30-40 milyar dagibi rakamlar da fazla gibi geliyor bana. Ve, maalesef ki, azımsanmayacak bir grup doktorda da kibir, empati kuramama, mesleğe gönülden bağlı olmama gibi kabul etmediğimiz gibi davranışların da izleri görülmektedir.
Benim üzüntüm yine ülkemiz insanı içindir. Biz doktorlar başka ülkenin insanını tedavi etmiyoruz ki, tatmin edilememiş, köşeye sıkıştırılmış bu meslek grubunun kötü hizmetine kim maruz kalacak sanıyorlar acaba? Yabancı doktor konusuna da sadece gülerim; ne cerrahı ne dahili branşçısı Türk doktorları her alanda gerek tıbbi yetenek gerek bilimsel başarı açısından -en önde olmasa da- adı saygıyla anılan insanlardır.
Bu uzun yorum için sabrınıza teşekkür ederim.

Kimse anasından doktor olarak doğmuyor ki ayrıcalık olsun, yukarıda anlatılan fedakarlıkları ve azmi gösteren herkes dr olabilir…
Tabii hem gezip hem dr olunmuyor
pratisyen hekim en az 6 yıl (mühendisin 1,5 katı)
uzman hekim en az 11 – 12 yıl (mühendisin 3 katı)
eğitim almakta
maaşında bu katsayı, üniversite puan katsayısı vs vs ile çarpılması lazım…

Gece saat 02:00’de sadece 30 TL’ye evinden çağrılabilen KAÇ MESLEK GRUBU VARDIR?
Hangi mühendis, öğretmen vs eşinin koynundan o saatte kalkar???
Bunun için tek amaç para olmasa gerek…
Asıl fark burda; insanlara EMEĞİNİN KARŞILIĞI VERİLMELİ…

Başbakan kendisine etikdışı davranmış dr’lar nedeniyle tüm doktorlardan İNTİKAM ALMAKTA…
Bakan sanki yıllar önce yaptığı ETİK DIŞI TÜM UYGULAMALARI şimdi önlediğini(ki bazılarında haklı)düşünerek vicdanını rahatlatıyor. Bugün ÜNİVERSİTE HOCALARI için söylediği hertür etik dışı davranışı ZAMANINDA KENDİSİNİN yapmış olduğundan zerre şüphem yoktur. Neyseki öteki dünyada ADİL ORTAMDA HERKES HESAP VERECEK.

Mühendisler 4 sene okuyunca 3000 lira almıyor ne yazıkki.Yüksek yapılıyor,doktora yapılıyor,gece gündüz mesailere kalınıp çalışılıyor ve yurt dışına gidenler de cabası.Yükselmek öyle kolay değil.Özel sektörün büyüttüğü adamlara eyvallah deniliyor.Mba lar yapılmadan yurt dışında okumadan da CV ler anlam kazanmıyor.İkinci dili de su gibi konuşmazsan yönetici falan olamazsın.Puanın yok bişi yok.6 sene uzmanlık okusan üzerine 5 sene doktora yapsan da sana kimse ehliyet vermio,firmasına almıo.Kapitalist düzen de özel sektörün yönlendirmesinde iş kanununun zayıf olduğu bir düzende çalışıyoruz.SAdece doktorlar değil muzdarip olan,demek istediğim,isteyen istediğini anlasın.Herkes için eşitlik isteyin,başkalarıyla neden karşılaştırıyorsunuz.çok çirkin bence.Kimse kimsenin ne kadar emek verdiğinden emin olamaz.

Sevgili Banu Hanım
Aslında isminden de anlaşılacağı gibi site asistan hekimlere hitab ediyor. Tabii ki ayrı meslekler birbirini tamamıyla anlayamaz. Burada paylaşılanlar bu mesleği yapanlar tarafından yaşandığından daha iyi anlaşılıyor. Çok haklısın, tüm mesleklerin sıkıntıları vardır ancak burada doktorların sitesi olunca doktorların sıkıntıları paylaşılıyor.
Ben Arnavutlukta birincilikle liseyi bittirdim, sonrasında Türkiye dost ülke diye tüm tercihlerim Tıp olmak üzere Tıpı yazdım-girdim. 1 sene dil, 6 sene tıp, oldum 25 yaşında. Sevdiğim kızla evlendim. Biz yabancı doktorlara asistanlıkta maaş vermediklerinden biraz maddi durumu düzelteyim, sonra uzmanlığa girerim düşündüm. Haliyle süt vermeyen ineğe öküz derler. Özel sektorde kendimi o kadar kaptırdım ki, en son işimde 7 milyar + lüks ev kirası + ev masrafları + araba + benzin + senede 2 defa yurdışı uçak biletimi + telefon’umu ödüyorlardı. Daha ne isteyeyim, verdikleri maaşı harcayamıyordum çünkü herşeyimi karşılıyorlardı. En son bir ülkenin firma genel müdürlüğünü teklif ettiklerinde oturdum düşündüm… Ne istiyordum, ne aldım, nerdeyim… Hayalim iyi bir doktor olmaktı, zaten çok iyi bir mevki-maaş almaktayken daha daha iyisini almak vardı ancak doktorluktan çok uzaktı. O anda istifamı yazdım, verdim. Tek istediğim doktorluktu. Türkiyeye tekrar döndüm, aylarca işsiz olarak TUS sınavına hazırlandım, uzmanlığı kazandım ve şu anda 32 yaşındayım, 2 senedir maaşsız olarak bir üniversite hastanesinde çalışmaktayım. Maddiyat nerde diye soracak olursanız, eldekileri tükettik, küçük bebeğim var – Allah bağışlasın, zor zur 60ayda ödeyeceğim bir araba kredisine girdim. 2sene sonra uzmanlık bitince düzlüğe çıkarım diye ümit ederek idare ediyorum.
Ancak herşeye rağmen
Doktorum, Mutluyum, her birine yardım ettiğimde içim huzur doluyor …
Doktorluk böyle bir şeydir, lütfen para-pul ile kıyaslamayın, çok üzülüyoruz. Fedakarlık yapmak için kimseden teşvik beklemeyiz, ancak arada de olsa sırtımızın bıçaklanmasını değil, sıvazlanmasını bekleriz. “bu sefer de az yesin”, “çok kibirli-biraz burnu sürtsün” gibisinden ifadeler sadece sahibinin bilgisizliğini, bilgisi varsa vicdansızlığını gösterir.
Allah hasta etmessin, ama yolun düşerse göreceksin ki gerçekten doktorun sana iyi bakması için fedakarlık dolu bir ruh ve sakin bir kafaya ihtiyacı var.
Saygılar

Değeri asla para ile ölçülemez ne asistanlığın ne doktorluğun hatta doğru dürüst yapılıyorsa hemşireliğin. Müslüman milleti için düşmana karşı nöbet tutan gözün cehennem ateşi görmeyeceğini söylemiş peygamberimiz. Bir insanı kurtarmayı bütün insanları kurtarmak olarak görüyor dinimiz. Bu asistan doktorlarda her hafta 2 kez nöbet tutuyorlar milletini yaşatmak için kurtarmak için kendilerinden çok büyük fedakarlık yapıyorlar. Ben gördüm bizzat, sabah 8 gibi geliyorlar hergün bir tanesi ertesi günün akşamına kadar çalışıyorlar yani 33 saat aralıksız orda bozulan sağlıkları düzeltiyorlar. Ben birkez 24 saate dünmüştüm mecburiyetten ne kadar zor dayanmıştım. Bunun yanındada hasta yakınlarının anlayışsızlıklarına kabalıklarınada katlanıyorlar. Daha görünmeyen burda yazılmamış insanlığa sığmayacak çok zorlukları var. Neden bu oturulup tartışılmaz düzeltilmezki. Hayvan değil bunlar insan insan. En güzel yaşam şartları bu hekimlere verilmelidir. Şunu okuyunca çok üzüldüm ‘bir çift tatlı söze hasret kaldık’ demiş yazan kişi.
Sağlık Bakanı ve Başbakana direk anlatılmalı bunlar bir randevu alıp, kollarından tutup bunu hemen çözün yeter bu kadar görmediğiniz demesi lazım birisinin

sevgili doktor arkadaşlar bende bir hekimim yaşadığınız zorlukların hepsini bende çektim ve hala çekiyorum memleketin en üstündeki insanlardan halka kadar sizi anlayacak doktor harici insan bulmayı beklemeyin çünkü ta tıp fakültesine girişinizden itibaren insanların size davranışları değişir hiç düşündünüzmü diğer meslekten arkadaşlarınız size hitap ederken ali ayşe değil doktor der bakışları bile değişir çünkü onların ulaşamadığı yerdesinizdir.Belki sizinle aynı puanı almış olabilirler ama doktorluk mesleği devamlı çalışma hasta olsanda çalışma yakının ölsede çalışma olduğunu bildikleri için isteselerde bunu yapma gücünü kendilerinde bulamadıkları için tercih edemezler.Hele ki türk toplumunun okur yazarlık oranı eğitim düzeyi yüzdesinide göz önünde bulundurduğumuzda çıkacak yasaları ve toplum tarafından kabulünün şaşırılacak bir durum olamadığını düşünmekteyim.
Asistan hekimim ve ortalama günde yüz hasta bakıyorum karşılaştığım soruları bi duysanız verdiğim reçetenin nerden alınacağını bilmeyenmi dersin reçetedeki ilacı ne yapıcağını soranmı dersin internetten araştırma yapıp bana ahkam kesenmi dersin eczanede doktorculuk oynayan ilkokul terk kalfalar mı dersin inanınki gülmemek elde değil çalıştığım şehirde metropol sözde en fazla okulların olduğu,
gencide aynı yaşlısı da. Bence hekimlik mesleği türkiyede gelecek beklememelidir.Tüm meslektaşlarıma saygılarımı sunuyorum………

eşim ve ben 2 yıllık asistanıyız. ayda 1 boş hafta sonumuz var. 9 ar nöbet tutuyoruz.nöbet ertesi mesai bitene + işimiz bitene kadar çalışıyoruz.evlenmemiz için toplam 2 hafta izin aldık kimisi onu da alamaz.( 1 hafta zaten devletin verdiği düğün izni + 1 hafta yıllık izin)2 uzak ilde düğün yapmak gerekti.izin yolda geçti zaten.döndük ve başladık kaldığımız yerden. ayın 15i geldi. bize 1400tl maaş ve sabit döner dedikleri 700tlyi verdiler. kalanı… yok.hakkın olan izni aldığında o ay hiç çalışmamış standart 21000tlye tabisin.bu milletin doktor düşmanlığımı/ kıskançlığı mı var anlaşılmıyor. yaş otuza yaklaşmış. gebelik planlayamıyoruz neden? 9 nöbet tutarken,haftaya bir ya gastroenterit, ya kriptik tontilit,ya atipik pnomoni.. peki ya aldığımız radyasyon …uzman olunca rahatlayacaksınız diyorlar… eşimle farklı yerlerde mecburi hizmet yaparken mi…

yazmayın bunları paylaşmayın dostlar.Bende bir hekimim Türkiye gerçekliğinin içinde ne yazıkkı.Sorunlarımızı sıkıntılarımızı haklı gerçeklerimizi dile getirdiğimizde doktor olmak isteyipte olamayanlar veya içinde doktorlara karşı kompleks geliştirmiş olan bazı az gelişmiş ülkenin az gelişmiş beyinli zavallıcıkları okudukça bu sorunlarımızı karşımıza geçip ohhh çekiyorlar ve bu kıskançlığın getirdiği tepkileri inanın çektiklerimizden sıkıntılarımızdan daha fazla yüreğimizi dağlıyor.Yazmayın paylaşamayın bu sıkıntıları dostlar bırakın kolu kırıp yen içinde bırakalım.Saygılar(Banu Hanım özellikle size ithaf olunur)

Bu işin sonunda üniversiteye girişte tıp puanları aşağıya düşmeye başlayacak. Zaten çok fazla ve yetersiz tıp fakültesi var bunlarla birlikte düşünüldüğünde orta vasıfta, çokta zeki olmayan, en önemlisi az paradan tükenmiş ve işini angarya olarak gören bir doktor nesli yetiştirilecek. Ayrıca çok kaliteli olmayacakları kesin olan yabnacı doktorlarda tabloya eklenince, şimdi olmasa bile gelecek nesillerin sağlıkları tehlikede olacak. O zaman belki ne yapıldığının farkına varılır ama iş işten çoktan geçmiş olacak.Ayrıca bu meseleyi pekte önemsemeyenler ileri yaşlarda hastalandıklarında kaliteli doktor ne demekmiş anlayacaklar.
Saygılarımla

Doktorlar hiç konuşmasın günde 4 saate 6000 TL düz maaşı alıp ben yatmıyorum ki cabalarını saymıyorum. özel hastaneden aldıkları maaş ı hiç saymıyorm. devletin yerine ben olsam beleşe çalıştırırım hatta hiç para vermem geri alırım…

1642tl maaş
3600 döner sermaye tavanı (bu tutarı alabileni daha duymadım)
bu da toplam 5200tl ediyor.
Pratisyen ayda 6 milyar alabilmesi için o pratisyene
10 tane nöbet tutacak 10*24=240 saat
240-172=68 saat fazla mesai
68*6,02(fazla mesai ücreti)=400 tl

Bunlara ilaveten bir de icap nöbeti yazalım bu doktora bakalım 6000 alabilecekmi;
günlük 16saat icap süresi olsun ayda 8 icap tutsun saati 2,2tl civarı
16*8*2,2=280tl yapıyor

yani bir doktor ayda 240saat aktif 128saatde evde icapçı olarak beklediğinde eline geçebilecek maksimum para 5900tl
Evet ben bunu yaptım ayda 10 nöbet ve 8 icap tuttum elime geçen para 4000 tl idi.Başhekime sordugumda bu ay hastanenin geliri düşüktü dedi.O yüzden kimse ben pratisyenim ayda 6bin alıyorum derse inanmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.