Kategoriler
Haberler

Bir yazı…

 

Medimagazin Okuyucu Köşesi’ne Gönderilen Yazı :

Tıp fakültesini bitirmiş olan da bir insandır elbet.

Ya da duyarak buna bile şartlandınız ise diyelim ki ‘’Ali Gel’’ de bir insandır;

sizin gibi

çocuk olmuştur,

genç olamamıştır nitekim.

Aşkını defter kenarlarına kalplerle çizememiş; sinemaya gidenlerin ardından yutkunmuştur.

Bunu bir kez değil tam 6 kez 365 gün 24 saat yapmıştır.

Her yutkunduğunda acıyı dindirmek, dünyada adaletin olduğuna kendine inandırmak için karşılığında kendisi için iyi ve doğru bir şeylerin olacağını çetelemiştir duvara

Tam 6x365x24 saat belki dakikaların anların her birinde üniversite sınavına çalışırken

Saatin sarkacı bir engizisyon aleti olmuştur;

Poe nun romanlarından fırlayan

Bu yüzden azıcık tırlatmıştır mesela

ya da

tadına doyulamamış uykuların yıkıntısından çıkmaya çalışırken

bedenine fazla bu yükün üstesinden gelebilmek için bunun sonucunda

iyi onurlu ve mutlu bir hayat olacağıyla kırbaçlamıştır kendini.

Üniversite sınavını kazandığında hafiflememiş ezilmiştir geleceği karşısında;

zeki , çalışkan olmanın yapışkan maskesinin altında kaybolmaktadır.

Beklentiler çizmektedir yolunu artık;

kendi hayalleri ve ya beklentileri bile değil; onların hayalleri ve beklentileri .

 

Orada gerçeğin değil gücün hayata yön verdiğini öğrenecek;

Ne kadar çalışsa da başaramadıkları karşısında;

Hiç çalışmadan geçenleri –geçebildiğini gördükçe dünyanın kuralları karşısında ne kadar çaresiz olduğunu sonra….

Tıp fakültesinde tam 6 kez 365 gün 24 saat

Kahraman olmadığını aksine ne kadar zavallı olduğunu düşünecek.

Tam 6 kez 365 gün 24 saat her dakikasında yersiz ve mantıksız olsa da kurallara uymazsa

o güne kadar kazandıklarını kaybetmenin korkusuyla terbiye olacak;

yanlışları kanıksamayı öğretecekler ona

Evet en iyi eğitim tıp fakültelerinde veriliyor; ülkenin en zeki kişilerine.

 

Belki  son  sene

hizmete hazır bir yastık gibi kabartacaklar onu;

bunu yapanlar zamanlamanın ehli.

Yaşadığını hissedecek; değerli hissedecek kendini; göreve başlayınca neler yapacağının hayalini kurdukça ; işe yaradığını….

Yanaklarına kan dolacak

Yüreğine

Sonra makine ustalıkla öğütecek onu da

Kan yavaş ve gürültüsüzce akacak merdanelerin arasından

Kurallar beklediği  gibi değil

Hele maaşlar

Kazandığın kadar değerli bulmasa komşular,

hiç önemli olmazdı ama;

bir uzman bile değilsiniz diyecek platonik duygular beslediğiniz hastalar .

‘’ sana mı kaldım; benim param var!!

Dur sen ararım ben şimdi özel doktorumu!!!

Haddini bilmelisin; ne sanıyorsun kendini ;

istenen reçeteyi ya da antibiyotiği yazmayarak…’’.

Neyse bu özel doktor?

Doktorun zihninde farklı

Ama insanımın gözünde farklı

Özel bir şey, mesela simge hanım a özel yetiştirilmiş mahrem bir şey

İstediğinde aranacak; kirlenince yıkanıp ütülenecek

Özel ihtimam gösterecek

‘Ay doktor’’ diye konuşulacak; daha sağlıklı olmak için para verilecek ama  önerilerine uyulmayacak ;

‘Böyle yemeğe devam ederseniz’ diyerek azıcık çıkışıp sonra hemen kolesterol ilacının ya da zayıflama ilacının raporunu çıkaracak.

Bir de bir çeşit tatmin var işin içinde;

ve lazım olursa diyerek el altında tutulacak

Sonra simge hanım alamazsa istediği ilacı; devlete vergi verdiğine göre

sağlık karnesine yazdırmak için ilaçları;

En önemli vatandaşlık görevi bildirmek bu aksaklığı

Sonuçta doktor gidecek geçici görevle ama

Toy ya bizimki kendini çağıran göreve koşacak sorgulamadan

filmdeki gibi

Yıllar sonra anlayacak işin rengini.

 

Olmayacak böyle

Bana yapılacak doktorluk kalmadı

Eğer bu ülkenin bana ihtiyacı yoksa

ben de yoluma devam ederim bari diyerek başlayınca TUS a çalışmaya

boşuna çalışıyorsunuz diyenler

Sonra  ödüllendirilir bu ülkede.

Belki en çok bu yüzden akla zarar bir şeydir TUS’a çalışmak

Belki de hem poliklinik yapıp gecesinde ders çalışarak

kazanmaya şartlanmış bir makine haline gelince

rüyalarında soru çözer;

sonra sonra ve sonra gerçekle yalan karışıverir

hem zaten ne önemi var ki gerçeğin dedirttiği için belki de

sadece bu yüzden akla zarar bir şey TUS’ a çalışmak

Amaaaaa buraya kadar her şey patırtı ve gürültü

Ezkaza kazanırsa; ki ertesinde biraz daha küçülecektir.

İhtisas anestezisiz cerrahidir;

Bilirsiniz en dehşetli gerilim filmleri hastanelerde geçer

5 yılın sonunda eli kolu bağlı derisi yüzülen

kurbanın sessizliği

ve

yaşama sapkınlığı  yapışacak bakışlarına

Unuturdu  belki her şeyi bir işe yarasa

İşkencenin ölüme teslim etmediği kurban

İşlemediği suçların hükmünü giydi

Çalışmadan kazandı yine birileri

Yıllarca  dünyasına diktiği tüm direkleri yaktılar,

Terbiye edildiği  tüm sınırları yıktılar

Anlamak için sosyolog olmaya gerek yok

2011 yılında doktor patlamaya hazır toplumsal bir fenomendir.

 

Dr.yy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.