Kategoriler
Kültür

Gezi Yazıları

Gezin – Yazın – Yayınlayalım…

Asistan Hekimlerin Türkiye’deki tek platformu www.asistanhekim.org yeni bir sayfa açıyor… Gezi Sayfası… Gezdiklerinizi Yazın, Bir Fotoğraf Çekin ve Bize Yollayın Yayınlayalım… Gezmeyen Kalmasın…

Yazı – Fotoğraf Yollamak için : bize iletişim sekmesinden ulaşın

Kaynak : http://www.mypatoloji.com

İlk kez 2008 temmuzda gitmiştik Sakız Adası’na. Daha sonra hem bir geçiş noktası olarak kullanmak için hem de ailemizi gezdirmek için her yaz uğradık komşuya. Aklımda kaldığı kadarıyla nasıl gidilir, nerede kalınır, nereler gezilir anlatmaya çalışacağım.

Bilindiği gibi Yunanistan lacivert pasaport için Schengen vizesi uygulamaktadır, yeşil pasaport için vize gerekmemektedir. Çıkış için gerekli olan yurt dışı çıkış harcını bankaya yatırabilceğiniz gibi gümrükte de yatırabilirsiniz. Çeşme –Sakız Adası hattında çalışan 2 adet Türk, 1 adet Yunan firması var; biz daha önce Ertürk ve Miniotis firmalarıyla seyahat ettik. Bilet fiyatları, kalkış saatleri ve firma iletişim bilgilerine bu adreslerden ulaşılabilir;
http://www.egebirlik.eu/
http://www.erturk.com.tr/
http://www.miniotis.gr/
Hafta sonu 2 gün 1 gece şeklinde bir program Sakız Adası’nı gezmek için yeterli olacaktır. Sabah kalkıp kahvaltınızı yaptıktan sonra Çeşme Limanı’na gidiyorsunuz. Eğer bizim gibi uykuyu sevenlerdenseniz yanınıza gevrek- meyve suyu alıp kahvaltıyı feribot yolculuğunda da yapabilirsiniz. Giderken yanınıza su alabilirsiniz, bizim şimdiye kadar içtiğimiz suların lezzeti kötüydü. Feribot kalkış saatinden en az 45 dk önce limanda olmanızı tavsiye ederim; kimi zaman gümrükte sıra olabiliyor. Ayrıca erken işlemleri halledip feribota erken binerseniz, “şoför mahallinden” bir yere kuralabilirsiniz. Yolculuk Çeşme manzarası ile başlayıp yaklaşık 45 dk sürüyor. Yolculuk sonunda Sakız Adası limanına geliyoruz, gümrük işlemlerine başlıyoruz. Daha gümrükteyken aslında buranın bizim varoşlardan çok da farkı olmadığını anlıyoruz. Öyle Avrupa’ya geldik filan diye düşünüp kibarlık beklemeyin; genelde gümrük memurları yeterince suratsız oluyor. Benim favori gümrük memurum –hani belki denk gelirseniz- 45-50 yaşlarında, sarışın, saçları hafif ağarmış, gömleğin düğmelerini böğrüne kadar açmış olup boyunundaki serçe parmağım klınlığındaki atın kolyesini sergileyen amcadır. Kimi zaman çanta kontrolü filan yapabiliyorlar korkacak bişeyiniz yoksa boşverin 🙂

Devamını okumak için tıklayın : www.mypatoloji.com

 

BARCELONA – MADRID ile başlıyoruz…

Dr.Özlem Şahin‘in kaleminden ve kişisel blog sitesinden…

http://otekicekmece.blogspot.com

GAUDI’NIN ŞEHRİ BARCELONA…
3 ay önceden satın aldığım ve 3 aydır nerelere gidilir, ne yenir, neleri görmeli diye çalıştığım Barselona Madrid turunun tarihi sonunda gelip çatmıştı. 19 Haziran sabah 08:25 te Barselona uçağımıza binmek üzere İstanbul Atatürk Havalimanında hazır olmuştuk. Geceyi İzmir-İsatnbul otobüsünde geçirmiş olmanın yorgunluğu bile gezinin heyecanını bastıramamıştı. 3,5 saatlik bir uçuşun ardından yerel saat ile (İspanya saati bizden 1 saat geri) 11:00 de Barselona havalimanına inmiştik. Tur organizasyonu ile gittiğimiz için havalimanında önce rehberimizle buluştuk ve grup toplanır toplanmaz bizi beklemekte olan otobüsümüze binip otele yerleşmeden önce şehrin içinde kısa bir gezintiye çıktık. bu arada yolda herkez uyudu deşifre etmeliyim 🙂
Deşifreler için Pelin, Toygun ve Halil, kusura bakmayın 🙂 Herneyse, dönelim geziye.. Önce havalimanından şehre doğru girerken ilk durağımız olan Montjuic Tepesine uğradık. Montjuic tepesinin anlamı, yahudi tepesi. Eskiden burada büyük bir yahudi mezarlığı varmış, tepenin manzarası harika olduğu için dönemin kraliçesi bu tepeyi halkın kullanımına açmak için yahudi mezarlığını şehrin başka bir yerine taşıtmış. İyi de yapmış çünkü bu tepe Barselona limanını ve marinasını tepeden izleyebileceğiniz harika bir manzaraya sahip.. Buradaki bir büfeden açlığımızı bastıracak bir şeyler aldıktan ve harika manzaraya karşı yedikten sonra fotoğraf çekmeye koyuluyoruz, Columbus anıtı, Torre Agbar (Ag: su, Bar: baselona, yani İSKİ binası ) ve Sagrada Familia gibi yapıları bu tepeden net olarak seçebiliyoruz.
Devamını Okumak ve Detaylara Ulaşmak için tıklayın http://otekicekmece.blogspot.com/
PARİS VE ROMA (Dr.Erkam CAYMAZ)

TÜRKİYE 04.07.2011- Gezdiklerinizi bizimle paylaşın biz de tüm hekimlerle paylaşalım. En son bize gezdiklerini ulaştıran arkadaşımız Erkam CAYMAZ, Paris ve Roma’yı anlatıyor…

Paris merkezde Anvers metro istasyonunda indik bizim hostele yerleşmek için arkadaşımla hosteli bulduk ve hostelworld dan çıkarmış olduğum belgeyi uzattım kadın bana bu isimde birini bulamadığını söyledi tekrardan bakmasını söyledim meğerse oct a alcağıma sept a almışım üstümden kaynar sular döküldü ne yapacağımı şaşırdım Allah’tan ordaki göbekli karizmatik Fransız adam sağa sola teflon açtı 2 yıldızlı bi otel bulmuş ama kişi başı geceliği 40 euro normalde 24 euroydu o hostel.Neyse bu gece orda kalın yarına geri yanıma uğrayın bi şeyler yaparım dedi bende tamam diyip ordan otelimizi bulmaya koyulduk çok zor olmadı yakındaymış onu bulup yerleştik otel odası tek kelimeyle süperdi içinde her şeyi vardı.Orda o geceyi güzelce geçirdikten sonra sabahleyin açık büfede kahvaltımızı yaptık diğer hotele gittik adam 4 gibi bi oda boşalacağını söyledi diğer hotelden çıkışımızı yapıp tekrardan hostele geldik ve eşyalarımızı bıraktık Paris i gezmeye başladık ilk durağımız Arc Triomphe olsun istedim ve oraya yakın bi istasyonda inip oraya çıkmaya başladık asansör yok öğrenci 4-5 euroydu.Çıktıktan sonra güzel bir Paris manzarasıyla karşılaştım Bi tarafta Champ Elysees görüp diğer tarafta Eiffel Tower tüm ihtişamıyla yıllara meydan okurcasına izlemye fotoğraflar çektirmeye başladık bu yapı tüm caddelerin kesiştiği bir kavşak aslında ordan istediğin birine geçebilirsin  🙂

Devamını okumak için tıklayın : http://www.drerkam.com/2009/12/ruyalar-sehri-paris/

 

ROMA

 

Roma Aziz Valentini Aşıklar Şehri…

Roma havaalanından 10€ vererek taksi dolmuşla Termini yakınlarında iniyoruz.Buda diye tabir ettiğimiz adamın yanına varıyoruz ve yerleşiyoruz hostelimize ama yazın gitmiyorsanız siz siz olun gündüz ulaşacaksanız internetten rezervasyon yaptırmayın verdiğiniz para boşuna gitmiş sayılıyor. Boş yer oluyor serin olun.

Sadece başımızı sokacak bir hostel burası yerleştikten sonra biraz dolaşalım diyoruz. İlk durağımız evimizin yakınlarında ve sonradan gördüğümüzde bunu neden bu kadar gezdikki dediğimiz Santa Maria Maggiore.

Fontana di Trevi Aşıklar Çeşmesi huzur bulacağınız ve Roma’nın meşhur dondurmasını yiyebileceğiniz güzel bir yer. Klasikleşen şey ise suya ters dönüp dilek tutarak 3-5 kuruş atmanız. Her gün 10.000 dolar belediye tarafından toplanıldığı söyleniyor.
Spagna metrosunda inip İspanyol merdivenlerinde akşamüzeri oturun hep hareketlidir.
Sizde bizim gibi alış veriş merkezi arıyorsanız Termini istasyonunda aşağıdan girince en sonda büyük bir alış veriş merkezi var çay ekmek vb. bulabilirsiniz.

Roma’da ulaşım pahalı değil 75 dk lık biletler var günlük yada 3-4 günlük biletler hangisi size uygunsa onu mutlaka alın almadığınız takdirde kontrole yakalanırsanız cezası 50€.

Görmeden gelmeyin: İspanyol merdivenleri, Venedik Meydanı, Aşıklar Çeşmesi,Vatikan,Collezio

Devamını okumak için tıklayın : http://www.drerkam.com/2011/03/avrupadan-esintiler/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.