Kategoriler
Haberler

Sağlıkta acayip işler

MİLLİYET EGE / Uğur İşven

Geçen haftaya damga vuran olaylardan biri sağlıkçıların 663 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile getirilen düzenlemelere yönelik protestosuydu.

Sağlık çalışanları, bir önceki kararnamenin verdiği hasarı gideremeden bir yenisi gelmişti.

Toplumumuzda yanlış bir algılama var. Sağlık alanında yapılan düzenlemeler sanki yalnızca doktorun, hemşirenin sorunuymuş gibi görülüyor.

Halk, kendisini yakından ilgilendiren tarafının farkında değil.

Önceki kararnamede uzman profesöre muayene ve tedavi edilme hakkının elinden alındığını, yeni kararnamede sağlık hizmetinde kaliteyi daha da düşürecek düzenlemeler yapıldığını, hastanelerin iyice ticarethane haline getirileceğini bilmiyor.
Ya da anlatması gerekenleri yeterince anlatmıyor.

Ticarethane deyince, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne değinmek farz oldu.

Rektör Prof. Mehmet Füzün, geçen hafta bir açıklama yaparak, hastanenin 90 milyon liraya ulaşan borcunu 60 milyon liraya düşürdüklerini sevinçle anlattı.

Bu tasarrufu nasıl yaptıklarını, şu şekilde açıkladı:

Sözleşmeli personelin döner sermaye paylarını ödemeyerek!

Yani, çalışanların bir kısmının hakkını öderken, diğerini vermeyerek…

Yani, o hakkı gasp ederek!

Rektör Füzün’ün açıklamasına göre, personelin yaklaşık yarısı “sözleşmeli” statüde.

Yerinde ben olsam, çalışanımın bir kısmını doyururken bir kısmını aç bırakmak yerine, eldeki yiyeceği herkese eşit paylaştırırdım.

Yani herkesin döner sermaye payını yarıya düşürürdüm.

Zarar böyle azaltılacaksa en akıllıca çare bu değil mi?

Ama Sayın Füzün böyle yapmamış. Biraz da işin kolayına kaçmış.

“Aman başım ağrımasın” demiş. Çünkü parasının yarısı kesilince kadrolu personel ayaklanacak. Ne gerek var uğraşmaya!

Korkudan sesini çıkaramayan, aksi halde sene sonunda rahatlıkla kapı önüne konabilecek sözleşmelinin parasını tümüyle kesersin, olur biter.

Bunun adı da iyi yöneticilik…

Bence olmaz!

Sayın Rektör, alanında Türkiye’nin en iyi 4-5 cerrahından biridir.

Başbakan’ın “Aman yetiş” diyerek ameliyatına onu çağırması da bunun kanıtı.

Ancak yöneticilik konusunda benden kocaman bir sıfır aldı.

Bir sözüm de hastanenin kadrolu personeline.

Özellikle de döner sermaye için eylemler yapmış asistan arkadaşlara.

Yan yana çalıştığınız insanların uğradığı haksızlık için ne düşünüyorsunuz?

Onların boyunları bükükken, bankamatikten çektiğiniz paraları cebinize koyduğunuzda ne hissettiniz?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.