Kategoriler
Haberler

Ahmet Yesevi Üniversitesi’nden Yanıt

Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin Medimagazin’e gönderdiği yanıt.

Gazetenizin 16 ve 19 Ocak 2012 tarihli nüshalarında Helin Aygün imzalı haberde, yeterli bilgiye dayanmayan değerlendirmelere yer verilerek; şu an TBMM Gündeminde olan Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi hakkındaki anlaşmanın; Tıp Fakültesi mezunlarına  “hiçbir sınava ve mecburi hizmete tabi tutulmadan çalışabilmelerine imkânı sağladığı”, “Kazakistan’dan gelen hekimlerin sınavsız, doğrudan ihtisasa gireceği” gibi gerçek dışı ithamlara yer verilmiştir.

Konunun gerçek boyutuyla anlaşılabilmesi amacıyla, aşağıdaki açıklamalar kamuoyunun takdirlerine arz edilmiştir:

1. Ahmet Yesevi Üniversitesi, Türkiye ve Kazakistan’ın 31 Ekim 1992’de imzaladıkları uluslararası anlaşma ile kurulan, özerk, uluslararası, ortak devlet üniversitesidir. Bu kurum,  yabancı ülkeye ait bir üniversite veya bir vakıf üniversitesi değildir. Kendi kurduğunuz üniversitenin denkliğini tanımak, uluslararası işbirliklerinin asgari şartıdır ve benzer üniversitelerde de aynı yol takip edilmektedir.  Nitekim TBMM’de 1993 yılında onaylanan Üniversiteyle ilgili kuruluş anlaşmasında da bu madde aynı şekilde yer almıştır (Resmi Gazete, 4 Mayıs 1993 tarih ve 21571 sayılı nüsha). Denklik maddesine yer verilmemesi ise, bu özerk kurumun her iki ülkede de tanınmaması anlamına gelmektedir. Bu maddenin doğruluğunun ve gerekliliğinin tartışmaya açılması bile son derece düşündürücüdür.  

2. Tıp Fakültesinin, diğer fakültelerden ayrı tutularak,  denklik dışında tutulması elbette düşünülemez. Üniversitede Tıp Fakültesinin açılış tarihi 1991dir; yani iki ülkenin ortak üniversitesi olmasından öncedir. Üniversitemize gönderilecek öğrenci kontenjanları ve hangi bölümlere öğrenci gönderileceği, YÖK tarafından belirlenmektedir. Tıp Fakültesi için de, Türkiye’den sınırlı sayıda öğrenci gönderilmekte; öğrenciler 2007-2008 öğretim yılından itibaren, diğer öğrenciler gibi ÖSYM tarafından sınavla, yüksek puanlar alarak bu fakülteye girebilmektedirler. Şu ana kadar üniversitemizden mezun olan Türkiyeli hekimlerin sayısı sadece 92’dir. Son iki yıldır da, Kazakistan’da tıp eğitiminin süresinin 5 yıla düşürülmesi sebebiyle, Tıp Fakültesine Türkiye’den öğrenci gönderilmemektedir. Bu fakülteden mezun T.C. vatandaşı öğrenciler, mesleğe giriş, ihtisasa başlama ve mecburi hizmet yükümlülüğü açısından Türkiye’deki meslektaşlarından farklı hiçbir ayrıcalığa sahip değildir. CHP Milletvekili Sayın Aytuğ Atıcı’nın, bu öğrencilerin dil sınavından ve mecburi hizmetten muaf tutulduğuna dair sözleri, son derece talihsiz ve asılsız bir açıklamadır.  

3. Kazakistan vatandaşı mezunlarımız ise kendi ülkelerinde hizmet vermektedirler. Bilindiği gibi, yabancı uyruklu doktorların diplomalarının tescili 1219 Sayılı Kanuna göre yapılmakta ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı aranmaktadır. Dolayısıyla bu anlaşma, üniversitemiz mezunu Kazakistan vatandaşı hekimlere ülkemizde çalışma imkânının önünü açmamaktadır. Yabancı uyruklu hekimlerin Türkiye’de çalışabilmesi, son yapılan kanuni düzenlemeyle mümkün olmuştur ve bunun da doğrudan üniversitemizle ve bu anlaşmayla ilgisi yoktur.  

4. Haberinizde yer verilen, Sayın Atıcı’nın tıp eğitiminin yetersizliği ve hastanenin olmamasıyla ilgili değerlendirmeleri de, konuyu amacından uzaklaştırmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir. Bu tür kurumlar, ülkeler arasındaki dostluk ve dayanışmanın sembolü, günlük siyasi polemiklerin dışında tutulması gereken kurumlardır. Bu konuda, başta vekillerimiz olmak üzere herkese önemli sorumluluklar düşmektedir.   

Tıp Fakültesi ve Hastanemiz, o bölge için son derece önemli hizmetler vermektedir. Her kurumun kendi şartları içinde değerlendirilmesi son derece tabiidir.  Gerek takip edilen program ve gerekse hizmete açtığımız, Kazakistan’da ilk olma özelliğine sahip Üniversite Hastanesi ve son yıllardaki gelişmelerle, Tıp Fakültemiz sadece Kazakistan’da değil bölge ülkelerinde de en çok rağbet gören fakültelerimizden biri olmuştur.   

Yetersiz bilgiye dayalı bu tür yaklaşımlar, Türkiye ve Kazakistan’daki binlerce öğrencimizi ve onların ailelerini derinden yaralamıştır. Bunu, bu açıklamamıza gazetenizde yer vererek bir nebze olsun telafi edeceğinizi, Ahmet Yesevi ailesi   adına ümit ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Prof. Dr. Osman HORATA
Mütevelli Heyet Başkanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.