Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Rotasyon yapılan bölümlerde tutulan nöbetlere ilişkin yeni bir bakış açısı

Rotasyon yapılan bölümlerde tutulan nöbetler, niteliği ve gereği yıllardır asistan hekimler arasında ciddi bir tartışma konusu olmuştur. Biz de bu konu ile ilgili Dr.Pelin Demir arkadaşımızın görüş yazısını yorumlarınıza sunuyor ve tartışmaya açıyoruz.

Bilindiği gibi, asistanların rotasyon yaptıkları bölümler ve rotasyon süreleri yakın bir tarihte değişti. Pek çok açıdan yeni rotasyon süreleri ve bölümleri eski yönetmeliğe göre daha mantıklı bir şekilde düzenlenmişti. Ancak değişmeyen -ve bence çok tehlikeli- bir konu var: Asistanların rotasyon yaptıkları bölümde nöbet tutma zorunlulukları.

Şimdi, daha çok dışarıdan rotasyon alan kliniklerdeki asistan arkadaşların itirazlarını duyar gibi oluyorum: Tabi ki bizim kliniğimizde nöbet tutacaksınız, başka türlü nasıl öğrenebilirsiniz! Bu,teorikte doğru olabilir ancak pratikte durum hiç de sanıldığı gibi değil. Nöbet tutulan klinikte, rotasyoner asistana maalesef hep angarya işler yüklenmekte, örneğin acilde hastaya yaklaşım gibi konularda kesinlikle eğitim verilmemekte. Belki rotasyon alan bölümdeki asistanlar da kendilerince haklılar; çünkü rotasyoner asistan hekimler sayesinde nöbet yükleri biraz azalmakta. Ancak o zaman bu asistanlara şöyle bir soru yöneltmek gerek: TUS’ta tercih ettiğiniz bölümü yazarken rotasyoner hekimlere göre mi plan yaptınız? Eğer gerçekten böyle ise, durum içler acısı demektir.

Nöbet konusunda bir başka sıkıntı, sadece 1 ay yapılan rotasyonlarda dahi rotasyoner asistana o branşın asistanıyla eşit nöbet yazılması. Örneğin FTR asistanlarının birer ay kardiyoloji ve göğüs hastalıkları rotasyonları var ve bu rotasyonlarda rotasyoner asistanlara 5-6 nöbet yazılıyor. Asistanın o blümde sadece 1 ay çalışacağı düşünülünce bu durum çok acımasızca ve mantıksız. Çünkü o branşa yeni başlayan asistanın bile en az 2 hafta refakat nöbeti tutarak gözlemci olarak bazı şeyleri öğrenmesi, daha sonra tek başına nöbete kalması gerekirken, o branşla hiçbir ilgisi olmayan bir hekimden birebir acil veya servis nöbeti tutması beklenmekte. Bakanlığın bu konudaki genelgesini kendi çıkarı için kullanan klinikler çoğunlukta maalesef. Sözde eğitim almak için rotasyona giden asistan, hiçbir eğitim alamadan, sadece o kliniğin angarya işlerini ve nöbet yükünü hafifleten bir joker eleman olarak görülmekte. Bu durumun bir an önce değişmesi, yeni bir genelge çıkarılarak, en azından süresi 3 aydan kısa olan rotasyonlarda rotasyonerin kendi kliniğinde nöbet tutması uygulamasına geçilmelidir.

Dr.Pelin DEMİR

“Rotasyon yapılan bölümlerde tutulan nöbetlere ilişkin yeni bir bakış açısı” için 5 yanıt

çoğu ilçe ve il devlet hastanesinde gece pratisyen hekimler nöbetçi olmakta ve tüm servislerden çoğunlukla sorumlu olmaktadır.kadın doğum dahiliye genel cerrahi gibi farklı braşların hastalarına bakmaktadırlar.hatta bazı merkezlerde koroner yoğum bakımlarda gece partisyen arkadaşlarımız nöbetçi olmaktadır.asistanken benim işim olmaz ,benim konum değil mantığı ile yaklaşan çoğu arkadaşımız uzmanlık düzeyinde uzman oldukları için icap nöbeti tutmak istemekte ve bir sorun olduğunda pratisyen hekimin onu herzaman arayabileceğini söylemektedirler.söylemler bulunan ortama ve çıkarlara göre herzaman değişir.entubasyon,cpr temel herkesin bilmesi gereken acil yaklaşımdır.bunları bilmeyen arkadaşlarımızın bu gibi durumlarda hemen ‘doktor’çağırmalarını öneririm

“erdal” ne diyorsun kardeşim sen? “çoğu arkadaşımız uzmanlık düzeyinde uzman oldukları için” ne demek?
sistemin çökmüşse neresini doğru tutmaya çalışıyorsun?…
asistanlık dediğin şey “3.basamak sağlık hizmeti verilen kurumun yetiştirmekle yükümlü olduğu” doktorluk sürecidir..
rotasyon denilen şey de uzmanlık alanı ile ilişkilendirilmiş branşlarda kendi asıl mesleki bilgi ve becerisine ek kazanımlar sağlaması amacıyla konulmuş misafirlik dönemidir.
Dr. Pelin Hanımın söz ettiği şeyi anlamadıysan yazı yazma altına… Mesele devlet hastanesinde icapcı bıraktırılan diğer uzmanlık alanındaki hekimlerin pozisyonu değil..
3. basamakta en ileri sağlık hizmetini alması gereken bir inme hastasına psikiyatri asistanının hizmet vermememememememesi gerektiği mevzuuu…
Rotasyoner asistan rotasyona geldiği bölümün hiyerarşisinin en alt halkası değildir. zira o zincirin halkası da değildir. o başka bir zincirin halkasıdır….
Bu düzeni böyle kuranın ve işi hafiflediği için bu çarpıklığa göz yuman tüm hekim arkadaşlırımın da Allah müstehakını versin.

Artık şu benim bölümüm o benim bölümüm değil anlayışı ortadan kalkmaya başlamıştır.Siz bunun böyle olmadığını söyleseniz de diğer ülkelerde aile hekimliğine geçişte yaşandığı gibi,temel acil hizmetleri ve hekimliğe dair genel tıbbi nosyonun(aile hekimliği uzmanlığı nosyonu) bilinmesinin zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.Yani hangi branşta olursanız olun,büyük acil ya da çocuk acilde acil uzmanı gibi nöbet tutabileceksiniz.Buna kendinizi alıştırın şimdiden.O nedenle de ben FTR uzmanı olacağım,hiç başka branş hastalarına bakamam demeyin.Zaten yıllardır sizin gibi 6 yıl tıp fakültesinde okumuş ve acillerde pişmiş pratisyen hekimler nasıl hasta bakıyorsa,branş uzmanları da hasta bakacaktır.Bu nedenle ben 1 ay gideceğim zaten diyorsanız ,nöbet tutmama lüksünüz olamaz.Ancak ilk 15 günde o branşın polikliniğinde %95 olasılıkla bakacağınız hasta gruplarına bakanları gözlemleyip kalan son 15 günde nöbet tutmak daha mantıklı.

Arkadaşlar boşu boşuna tartışıyoruz. Bu rotasyon konusuyla alakalı olarak, rotasyon yapan kişilerin rotasyon yaptığı bölümde neleri öğrenmesi gerektiğine dair madde madde bir “rotasyoner eğitim çizelgesi” oluşturulmadığı sürece bu kavgalar süreeeer gider. Normalde asistanların mevcut olan hangi yılında kendi bölümüyle alakalı hangi uygulamaları yapması gerektiği asistan çalışma programlarında mevcut (Ha uygulanabiliyor mu bu programlar o tartışılır) Rotasyonerler için de kendi bölümüyle alakalı olabilecek rotasyon yaptığı bölümdeki uygulamalardan hangisini/hangilerini yapması gerektiği de yazınsal bir hale getirilmeli.Bir genel cerrah olarak benim kalp-damar cerrahisi rotasyonunda by-pass ameliyatına girmemin mantıksız olması veya bir aile hekimi arkadaşımızın GİS tümör ameliyatında ekartör çekmesi gibi.. Bu müeyyideler yazınsal hale getirilirse rotasyon yapan arkadaşların ellerinde yazılı birer kanıt olacak, yapması gerekenlerin kendilerine öğretilmeme risklerine rağmen yapmaması gerekenleri reddetme yetkisine sahip birer delil sahibi olacaklar.Yoksa rotasyonerlerin makus talihi olan angaryalar hiçbir zaman bitmeyeceği gibi tecrübeleri olmadığı konularda verdiği kararlar herhangi bir adli durumla karşılaştıklarında haklıyken haksız konuma düşebileceklerdir. Benim şahsi kanaatim budur,yanlışım varsa düzeltirseniz sevinirim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.