Kategoriler
Haberler

İzmir’de kemik iliği donör bankası kurulmalı

Ege Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güray Saydam, “Farkındalığın arttığı bu dönemde hastane yönetimleri ve yerel idarecilerin de desteklemesiyle İzmir’de kemik iliği donör bankası kurulmalı. Dokuz Eylül Üniversitesi ile ortak bir proje gerçekleştirebiliriz” dedi. 

Nihal Işık– 3 yaşındaki oğluna yazdığı mektupla tüm Türkiye’nin ilgisini çeken lösemi hastası Gamze Akbaş’a uygun kemik iliğinin bulunması için yüzlerce insan kan merkezlerine akın ediyor. Konunun farkındallık yaratmasıyla kemik iliği de merak konusu oldu. Konuyla ilgili, kemik iliğinin genel kural olarak öncelikle kardeş ya da doku uyumu olan bir akrabadan yapıldığı belirten Ege Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güray Saydam, insan vücudunda genetik yapının belirlendiği 2,5 milyon tane antijenik yapının olduğunu söyledi. Bu kadar fazla sayıda yapının hepsinin birbiriyle uyumlu olmasına da gerek olmadığını açıkladı. Prof. Dr. Saydam, “Altılı ve onlu gruplar olarak uyuma bakılıyor. Milyonda bir kişi birbiri ile aynı genetik özelliğe sahip olabilir. Bu yüzden de çok fazla kişiyi taramak lazım. Tamamen tesadüfe dayanan bir işlemdir. Bazen on kişiye bakılır, uygun ilik bulunur; bazen de bir milyon kişiye bakılır, uygun ilik bulunamaz” dedi.

Ege’de yılda 120 ilik nakli

Türkiye’de sadece İstanbul ve Ankara’da bulunan kemik iliği donör bankalarında, bilgisayara kayıtlı kişilerin genetik özelliklerinin kaydedildiğini ve eşleştirme yapan bir programla hastaya uygun iliğin tespit edildiğini söyleyen Prof. Dr. Saydam, “İzmir’de de bu organizasyonların yapılabilmesi için maddi olanaklar ve teknolojinin çok iyi olması gerekiyor. Kayıt altına alınan hasta bu bankalara yönlendirildiği zaman eşleştirme de uygun olan ilik bulunursa, diğer alt tipli özellikli testlere geçiliyor. Sağlıklı kan bağışçısı olan herkes kemik iliği bağışçısı da olabilir. Kemik iliğinde olan kök hücrelerini dolaşıma çıkarıp, kandan topluyoruz. Kan veriliyormuş gibi kök hücre veriliyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kardeşten yapılan ilik nakli sayısı 25-40, kendi iliğini nakil ettiğimiz hastalarla da toplamda sayı 120’yi geçebiliyor” diye konuştu. 

Testlerin maliyeti planlanmalı

“İnsanlar kan verdiklerinde her şeyi bitti sanıyor. Kan alındıktan sonra haftalarca belki aylarca sürebilen test işlemleri var. Bu kadar çok kişinin kan verdiği şu günleri iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz” şeklinde açıklama yapan Prof. Dr. Saydam, “İzmir’in en büyük eksiği ilik donör bankasının bulunmaması. Bunun için hastane yönetimleri ve yerel idarecilerden destek alınması gerekiyor. Tabii ki bir maddi olanakların en iyi şekilde ayarlanmış olması da lazım. Çünkü her kan veren kişinin testinin yapılmasının bir maliyeti var. Kan verildikten sonra yapılacakların da profesyonel bir şekilde planlanması şart. Her gün kliniğimize ‘kemik iliği bağışlamak istiyorum’ diyen en az birkaç kişi geliyor” dedi.

Ortak proje yapılabilir

Prof. Dr. Saydam, “Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ile de ortak bir proje yapılabilir. İzmir’e ilik donör bankası kazandırılabilinir. Bu kadar farkındalık yaratılmışken gerekli yerlere başvurumuzu yapacağız. Uygun bir teknoloji ve alt yapının kurulmasına destek verilirse bir banka kurulması diğer hastalarımız için de yararlı olabilir” dedi. Prof. Dr. Saydam sözlerine şöyle devam etti: “Kemik iliği yapıldıktan sonra da her şey yolunda olmayabilir. Nakilden sonra da alıcının savunma hücreleri vericinin kök hücrelerini reddedebilir. Verilen hücreler de alıcıyı reddedebilir. Bunun yanında enfeksiyon riski de oluşabilir. Reddetmeden dolayı tekrar tedaviye aldığımız hastalarımız oluyor.” 
— 

Nihal IŞIK
Haber Ekspres Gazetesi

“İzmir’de kemik iliği donör bankası kurulmalı” için bir yanıt

İzmirde oturuyorum. Bende kemik iliği bağışlayabilirim. İzmirde başvuracağım ve örnek verebileceğim bir yer varmı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.