Kategoriler
Haberler

Türkiye’de ilk uygulama – Ayça ÖZGÜL

Prof. Dr. Ali Gürbüz

Kaynak  : Ayça ÖZGÜL ile Sağlık Haber / Sağlık Dergisi

‘’ Ultrasonografi ile Hızlandırılmış Kateter Eşliğinde Direkt Trombolitik Tedavi’’ 

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp-Damar Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. Ali Gürbüz, Türkiye’de ilk defa uygulanan Akut Pulmoner Embolide Ultrasonografi İle Hızlandırılmış Kateter Eşliğinde Direkt Trombolitik Tedavisini ve nasıl bir uygulama olduğunu anlattı.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp- Damar Cerrahisi Kliniği, Klinik Şefi Prof. Dr. Ali Gürbüz rehberliğinde tıp alanında Türkiye’de ilkleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Bunlardan biri  Türkiye’deki ilk Hibrit  Ameliyathane’nin AEAH Kalp-Dmar Cerrahisi kliniği bünyesinde kurulması, ikincisi ise Türkiye’de ilk defa uygulanan Akut Pulmoner Embolide Ultrasonografi İle Hızlandırılmış Kateter Eşliğinde Direkt Trombolitik Tedavisidir. Bu tedavi yine AEAH Kalp- Damar Cerrahisi klinik bünyesinde uygulanmaktadır.
Erken Tanı ve Tedavi Önemlidir
Pulmoner emboli (PE), pulmoner arteriyel yatağın tıkanması sonucu, ciddi sağ ventrikül yetmezliği ve kardiyojenik şok gibi ciddi hemodinamik instabiliteye yol açabilen bir hastalıktır. Müdahale edilmediği zaman ölüme neden olabileceği için acil tedavi gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Ali Gürbüz, PEgörece sık karşılaşılan bir kardiyovasküler acil durumdur dedi. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp- Damar Klinik Şefi Prof. Dr. Ali Gürbüz, hastalıkta erken tanı ve tedavinin önemli olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti, ‘’ABD’de hastaneye yatan hastalar arasında PE prevalansı, 1979-1999 yılları arasında toplanan verilere göre %0.4’tür. Yılda, 100 000 kişi başına 40-53 kişiye PE tanısı konmasına karşılık, ABD’de yılık insidansın 600000 olgu olduğu tahmin edilmektedir. Avrupa’da buna karşılık gelen değerler bilinmemektedir. Bölgesel kayıtlar arasında, nüfusu 230 000 olan Malmo’da 1987 yılında kaybedilen bireylerin %79’unda yapılan 2356 otopsinin analizinde 431 kişide (%18.3) PE olduğunu ortaya çıkarmıştır. PE tanısının konması güçtür ve özgül bir klinik tablo ile ortaya çıkmadığı için gözden kaçabilir. Buna karşılık, erken tedavinin son derece etkili olması nedeniyle, erken tanı konması çok önemlidir. Tanıda genellikle ekokardiyografi ve torakal BT anjiyografi kullanılır. Uygun koşullar olduğunda seçilmiş vakalarda pulmoner anjiyografide kullanılmaktadır.’’
PE Tedavisi Klinik Formlara Uygun Olmalıdır
PE tedavisi, hastalığın klinik formlarına uygun şekilde yapılır. Prof. Dr. Ali Gürbüz, ‘’Klinik tabloya göre, başlangıç tedavisi esas olarak ya tıkanmış pulmoner arterlerden akımın yeniden sağlanarak yaşamın kurtarılmasını ya da ölümcül olabilen tekrar PE gelişiminin önlenmesini hedefler. PE kuşkusu orta ve yüksek olan hastalarda yüksek düzeyde kanama riski yoksa tanı dışlanana kadar derhal Düşük Molekül Ağırlıklı Heparin , sistemik heparin veya antikoagülan tedavi başlanmalıdır. Özellikle sistemik hipotansiyon ve sağ ventrikül yetmezliğine neden olan Akut Masif PE’de pulmoner arter içindeki trombüsün trombolitik ilaçlar ile eritilerek, dolaşımın tekrar sağlanması hayat kurtarıcı olmaktadır. Bu trombolitik ilaçlar herhangi bir santral venöz yol aracılığıyla sistemik olarak verilebileceği gibi değişik kateter sistemleri ile lokalize olarak direk trombüsün içine verilerek de uygulanabilir’’ dedi.
Ultrasonografi ile Hızlandırılmış Kateter Eşliğinde Direkt Trombolitik Tedavi
Sistemik olarak trombolitik ilaç verilmesinin, uygulama süresi ve etki gösterme süresinin uzunluğu ve kateter aracılıklı tedaviye göre başta serebral kanama olmak üzere daha yüksek kanama riski taşıması gibi dezavantajları olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Gürbüz, bu dezavantajlardan kaçınmak için ilerleyen teknoloji sayesinde bazı kateter sistemleri geliştirildiğini dile getirdi. Prof. Dr. Ali Gürbüz, ‘’Bu sistemlerden bir tanesi de Ultrasonografi ile Hızlandırılmış Kateter Eşliğinde Direkt Trombolitik tedavidir. Bu tedavi dünyada son birkaç yıldır yeni yeni kullanılmaya başlanmış olmasına rağmen ülkemizde henüz kullanılmamıştı. Yöntemin uygulanabilmesi için genellikle bir hibrit ameliyathane gerekmektedir. Türkiye’deki ilk hibrit ameliyathane kliniğimiz bünyesinde kurulmuştur. Bu bağlamda başta hibrit prosedürler olmak üzere birçok angiografi gerektiren girişim hibrit ameliyathanemizde gerçekleştirilmektedir. Bizde bu yöntemi Türkiye’de ilk defa kullanarak akut masif pulmoner embolisi olan 2 olguyu başarılı bir şekilde tedavi ettik’’ şeklinde konuştu.
Türkiye’ de İlk Defa Bu Tedavi Kullanıldı
Yapılan işlemlerin hibrit ameliyathanede gerçekleştirildiğini söyleyen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi AEAH Kalp- Damar Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. Ali Gürbüz, ‘’Lokal anestezi altında hastaların sağ femoral venlerine perkütan olarak 6F intraducer sheath, bu sheat içindende skopi eşliğinde sağ pulmoner artere girilip 12 cm lik ultrasonografik trombolitik salınımlı kateter yerleştirildi. Hastalar yoğun bakıma alındı. Olgulara burada ultrasonografi ile hızlandırılmış kateter eşliğinde 0.5 mg/kg dozunda tPA yaklaşık 6 saat süre ile uygulandı. Uygulamadan sonra her iki hastanın da şikayetleri dramatik şekilde düzeldi. Yapılan kontrol ekokardiyografi ve bilgisayarlı tomografide sağ ventrikül yetmezliği bulgularının gerilediği ve pulmoner arterdeki trombüslerin tamamen eridiği tespit edildi. Hastalar ortalama 5-6 günde hastaneden taburcu edildi. Yurtdışı kaynaklı yapılan birçok çalışmada bu yöntem ile hastaların tamamına yakınının başarılı bir şekilde tedavi edildiği ve hastalarda sistemik trombolitik tedaviye göre çok düşük oranda kanama komplikasyonu ile karşılaşıldığı belirtilmektedir. Özellikle seçilmiş vakalarda, hibrit ameliyathane koşullarında, tecrübeli ekiplerce bu işlemin gerçekleştirilebileceği akılda bulundurulmalıdır’’ dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.