Doktorların ayrıcalık talep etme hakkı yoktur!

Sayın Dr.İsmail Burak BAL’ın bize web sitesinden yönelttiği eleştiriyi aynen yayınlıyoruz…

http://162.243.133.185/  adresinde yayın yapan arkadaşlar yeni ve açıkçası tuhaf bulmadan edemediğim bir fikirle çıkageldiler. Askerliği mecburi hizmetten saydırmak veya bu ikisinden yalnız birini yapmak. Facebook üzerinden şöyle ifade etmişler öneriyi:

“Tıp fakültesini bitiriyoruz diplomamız verilmiyor, vatandaşlarımıza hizmet için mecburi hizmete gidiyoruz bir şey demiyoruz, karı koca herkes ayrı yerlere atanıyor sesimizi çıkarmıyoruz!

Askerlikle ilgili Hekimlere özel bir şey istiyoruz… Hep kendimizden veriyoruz bu kez birşey istiyoruz! Çok mu oluyoruz? Polis arkadaşlarımıza tanınan ayrıcalığı biz de istiyoruz! Nasıl olsa askerlikte de hasta bakıyoruz öyle değil mi? Ne dersiniz?” 

Ne mi derim? Bir an önce vazgeçin bu sevdadan derim. Açıklamaya çalışayım:
1) Kadın meslektaşlarımıza ne olacak? Bir talepte bulunurken bir camianın neredeyse yarısını hesaba katmamak, onları yok saymak hangi akla hizmettir? 
2) Ortada tüm uluslararası insan hakları metinlerine ve çalışma hakkını düzenleyen kurallara aykırı bir hak gaspı var. Bu haksızlıkla yeterince mücadele edilmemesi bir dertken şimdi bir de bunu kabullenip bununla yaşamanın yollarını aramak gayreti çıktı başımıza. Önce geçen ay yapılan mecburi hizmet kongresi, şimdi de bu. “Madem kaldıramıyoruz, onunla yaşamanın yollarını arayalım” kabullenişi. Öncelikle bu teslim oluşa itirazım var. Tıp Bayramı haftasında yayınlanan bildirilerde bile pek çok şeye yer verilirken mecburi hizmetten bahsedilmeyen bir  noktadayız. Bundan daha beteri ancak hakkı gasp eden hırsızla pazarlığa girişmek olurdu, onu da göreceğiz böyle giderse.
3) Bir bu kadar vahim olan polislerle yapılan karşılaştırma. Polisin konumu ile doktorunki mukayese edilebilir değildir. Polis güçleriyle ordunun birbirinden ayrı tutulması ilkesinin nereden baksan 2000 yıllık tarihi var. Roma lejyonları Roma’ya giremezdi, şehrin koruması ayrı bir kuvvete aitti; bu kuvvetin görevlerinden biri de, olur da lejyonlar yoldan çıkıp  şehre yönelmeye kalkarsa şehrin onlardan korunmasında rol almaktı. Zaman içinde, şehir duvarlarının dışında kalan alan için jandarma adı altında ayrıca bir polis biriminin ortaya çıkması da bu ayrımla ilgilidir. Bizde öyle olmasa da, jandarma bu sebeple kimi ülkelerde ordunun parçası değildir. Bugün Türkiye’de polislere verilen bu hak da bir ayrıcalık olmanın ötesinde bu köklü yaklaşımın bir devamıdır aslında. 
4) Mesleğin kamuoyu nazarındaki kıymeti son yıllarda yeterince erozyona uğramamış gibi şimdi bir de ayrıcalık talep eden grup durumuna düşmek iyi bir fikir midir? Evet, yaşanan bir mağduriyet vardır. Bu mağduriyeti geniş kitlelere anlatmanın ve gidermenin yollarını aramak yerine, bu mağduriyeti bir ayrıcalığa tahvil etme gayreti bir doktor olarak bana bile çok çirkin gelirken bunun kamuoyuna nasıl kabul ettirilmesi beklenmektedir? Çeşitli şekillerde benzer hizmetlere gönderilen diğer meslek grupları (öğretmen, savcı vb.) de bunu talep etme hakkını kendinde gördüğünde ne denecektir? “Biz doktoruz, biz ayrıcalıklıyız” mı? 
5) Haklar sözkonusu olduğunda doktorlar da sıradan vatandaştır, ayrıcalık talep etme hakları yoktur. “Polis arkadaşlarımıza tanınan ayrıcalığı biz de istiyoruz!” diyerek apaçık ayrıcalık talep ettiğini haykırmak nasıl bir iletişim stratejisidir?  Her gün insanlarla iletişim içinde icra edilen bir mesleğin mensuplarının iletişim becerisinin bundan biraz daha iyi olması gerek değil midir?
6) Yasal düzenlemeyle böyle bir uygulamaya geçilmesini beklemek aynı zamanda mecburi hizmetin asla kaldırılmayacağını da kabul etmek anlamına gelmekte değil midir?
Özetleyecek olursam:
1) Bu talep kadın meslektaşlarımızı göz ardı etmektedir.
2) Hiçbir ayrıcalığı olmaması gereken bir vatandaş grubuna ayrıcalık talep eden hukuka aykırı bir  harekettir.
3) Polislerle yapılan yanlış bir karşılaştırmaya dayanmaktadır.
4) Bu talepte inat edilecekse iletişim stratejisi mutlaka değiştirilmelidir.”Biz ayrıcalık istiyoruz” demek insanları ikna etmenin en kötü yollarından biridir.
Tüm bunları bir harici olarak yazmıyorum. Uzmanlık diplomasından vazgeçmek pahasına, hayatını geri alabilmek için mecburi hizmetten istifa etmiş bir doktor olarak yazıyorum. Dikkate alınmasını temenni ederim.
“Boş durmayalım, bir şeyler yapalım” deniyorsa naçizane önerim mecburi hizmet nedeniyle mesleğini bırakmış, ailesi dağılmış, yakınları hasta iken-ölürken yanlarında olamamış meslektaşlarımızın öykülerini toplamaktır. Bunları bir araya getirerek internet üzerinden ücretsiz dağıtılacak bir kitap oluşturmak, bu kitap çevresinde bir medya (sosyal medya ve geleneksel medya) hareketi  başlatarak mağduriyeti geniş kitlelere anlatmak, bu yolla geniş kitlelerin desteğini kazandıktan sonra bu destekle birlikte mecburi hizmet uygulamasına son verilmesi baskısı yapmaktır. Bakanlık ve hükümet yine de kılını kıpırdatmayacaktır belki ama bana böylesi daha doğru geliyor. 
Mağdur edildiğinde derdini anlatıp hakkını arayan bir mesleğe mensup olmayı, ayrıcalık talep eden bir mesleğe mensup olmaya tercih ederim. Eşitlik talep edelim, ayrıcalık değil.

One comment

  1. Konu tartışılabilir ama mecburi hizmeti herkesin böylesine kabul etmiş olması inanılmaz. Tıp bayramı geçti, sağlık sorunlarının konuşulduğu hiçbir platformda mecburi hizmetten bahsedildiğini duymadım. Meslek dışı hiç kimse mecburi hizmetin nasıl uygulandığını bilmiyor. Diplomalarımıza el konulduğundan, zorla devlet tarafından istihdam edildiğimizden, işveren seçme hakkımız olmadığından, her eğitim için ayrı ayrı mecburi hizmet yaptırıldığından, yabancı hekimlerin tüm zorunluktan muaf olduğundan kimse haberdar değil! Halen tam gün yasası en büyük sağlık sorunuymuş gibi görülüyor.
    Kendimizi anlatma konusunda yetersiz kalıyoruz.

    Halbuki yapılan uygulama ciddi bir insan hakkı ihlalidir, dolayısıyla uygulayanlar binlerce insana karşı insanlık suçu işlemektedir.

    Dr.Bal’ın yazısı bence bir eleştiriden ziyade önemli bir durum tespiti. Öneriler dikkate alınmalı ve geliştirilmeli, kamuoyunu bilgilendirmek en büyük önceliğimiz olmalı.

gokhan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.