Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Hekimlik değeri sosyal zekânın ürünü projelerle yükselecek *Önemli

Hekim olabilmek için ne denli yoğun bir çalışma temposuna girildiği ve fedakârlıklar yapıldığı bilinen bir gerçektir. Bugün tıp fakültesini kazananların ülkemizde “evet kazandığına göre zekidir” kategorisine girdiklerini söylemek zor olmasa gerek. Peki ya sonra… Tıp eğitimi dünyanın farklı ülkelerinde ülkenin sosyal ve kalkınma planları dahilinde şekillendirilirken ülkemizde gerçekten de uluslararası standartlara yakışan bir eğitim sistemi olma yolunda adımlar atılmıştır. Peki yine düşünüyorum ya sonra… Evet tıp fakültesinden sonra hekimlik, tababet veya doktorluk ne denirse densin bir sürece giriliyor. Eksik olan ne olabilir diye düşündüğümüz zaman eksiklikler sistemin kısa zaman içerisinde hızla boşluklar yaratması ile paralel bir hale geliyor.

Evet zeki bir meslek grubu hekimlik, çalışmış, zor sınavlardan başarıyla geçmiş ve ömür boyu mesleki bilgilerini güncellemesi beklenen bir meslek grubu HEKİMLİK. Hekimlik zeki bir meslek grubu derken amacım hekimliği yüceltmek, hekimlerin bir an olsun evet ben zeki ve birçok zorlukları başarmış biriyim düşüncesini yeniden ortaya çıkarmak, bizlere bizlerin ne olduğunu hatırlatmaktır. Sağlık politikalarının hızla değiştiği son yıllarda demoralize ve motivasyonunu kaybetmiş bir hekimler grubu, hekimliği gelecek yıllara daha sağlıklı, daha yaratıcı ve daha üst seviyelere nasıl taşıyabilir diye birçok meslektaşımız gibi ben de düşünmüyor değilim. Peki, yıllarını hatta hayatını bu mesleğe adamış bir topluluğun yapması gerekenler neler olabilir? Bu noktada hekimler arası diyalog ve dayanışmanın her türlü ayrımcılık anlayışından uzak bir arada üretmesi, kişisel projelerin toplumsal odaklı projelere dönüştürülmesi, ben bugün kendim için ne yaptımdan çok hekimlik için ne yaptım diye düşünülmesi kısacası sosyal zekâ düzeyinde yapılması gerekenlere öncelik verilmesi önem kazanmıştır.

Gerçek olan şu ki sistemler toplumlar için kurulur ve kişiler sadece bu sistemin uygulayıcıları olurlar. Bu noktada toplum kazancı düşünüldüğünde kişilerin ferdi kazançlarının bir önemi kalmaz. Sosyal zekâ bu konuda kişilerin her zaman yanında olan, kişinin üretmesi, ürettikçe mutlu olması ve insanlar arası diyaloğu farklı perspektiflerle yoğuran gerçek ama bir o kadar da sanal bir kavramdır. Nöronlarımız arasındaki iletişim hızının sosyal hayatta da hekimlik ve hekimlik geleceği için pozitif bir ayrımcılık noktasına yine aynı hızla dönüştürmek sosyal zekânın etkin kullanılabilmesi için bir yöntem olacaktır. Bu noktada hekimlerin artık eski yıllardaki tıp eğitim programlarında olduğu gibi tıp dışı eğitimleri alması, felsefe, sanat, kişisel gelişim konularında yol almaları gelecek hekimlik anlayışında ve değişen dünya düzenine adaptasyonda katkı sağlayacaktır.

Ben beni bilirim sen seni bilirsin dediğimiz zaman birbirimizi tanımadan toplumun hastaların bizleri anlaması o kadar da kolay olmayacaktır. Bu nedenle hekimliğin artık çok yönlü düşünme, dünya çapında bakış açısı ve yaratıcılık kavramları ile daha iyi bir noktaya gelmesi değer kazanacaktır. Bizlerin genç hekimlik sürecinden başlayarak daha motive olma noktasında neler yapılabileceğini de düşünmemiz gerekmektedir. Kendi ile barışık, kendine güvenen, sürekli birilerinden bir beklenti içerisine girmeyen ve en önemlisi temsil ettiği topluluğun çıkarlarını kendi çıkarlarının üzerinde tutan, yaratıcı ve öncü bir meslek olarak bilinmelidir HEKİMLİK. Liyakat şemsiyesi altında, her türlü ayrımcılığın hekimlik kavramının altında tutulduğu , “evet biz gerçekten de toplum için önemli bir grubuz” diye düşünen hekimlerin biraz iletişim, biraz cesaret iyi bir sosyal zekâ gelişimi ile sağlık politikalarına akılcı çözüm önerileri getirmesi beklenen en önemli değer olmalıdır.

Bu yazıyı okuyan her meslektaşım kendi yapabilecekleri, başkası için yapabilecekleri ve en önemlisi ülke sağlık politikaları için yapabileceklerini lütfen bir defa daha düşünsün. Ön yargıdan uzak, eleştirel bakış açısından uzak ancak yapıcı bir düşüncenin zeki bir meslek grubunda sosyal zekânın bir ürünü olan bir projeye adım atmaması mümkün değildir. Yeter ki istensin, sadece şikâyet eden değil ancak çözüm de üreten bir süreç işlesin. Evet burada genç hekimlerin gelecekte matematiksel olarak hekimliği bu ülkede uzun yıllar yapacak popülasyonun değeri her geçen gün daha fazla anlam kazanıyor… Gelecek her neslin yaratıcılık düşüncesine sahip olup farklı bir üretim politikasını yapıcı çerçevede yapması bekamız için gerçekten de önemli olacaktır.

Katı duygularınız varsa yumuşatın, kızgınlığınız varsa mutluluğa dönüştürün ve en önemlisi hekimlik geleceğine en ufak bir katkınız varsa lütfen saklamayın belki gelecekte bu ülkenin LİDER HEKİM’i siz olursunuz…

Doç.Dr. Emre HURİ (Fellow of The European Board of Urology)

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Üroloji Kliniği

Uluslararası Genç Ürologlar Derneği Başkanı

emre.huri@iyua.org

“Hekimlik değeri sosyal zekânın ürünü projelerle yükselecek *Önemli” için bir yanıt

Bir öneri.”İş süreçlerimizi nasıl kısaltabiriz”den başlayın lütfen.Gerisi gelecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.