Kategoriler
Haberler

Medimagazin’e yazılan o mektup!

19 Mart 2012 tarihli Medimagazin’ de “Bakanlık çözüm arıyor” başlıklı yazıda öğretim üyesi olarak görev yaptığım Cumhuriyet Üniversitesi ile ilgili olarak bilgi verilmiş. Haberde “Profesöre aylık 10.000 TL’ nin üzerinde performansa dayalı ek ödeme veren üniversiteler arasında Cumhuriyet Üniversitesi başı çekiyor” denilmekte. Haberde ayrıca Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesinde profesörlere 11.193, doçentlere 9.390, yardımcı doçentlere 7.531 TL ortalama net performans ödendiğine yer veriliyor.  Demek ki en zengin Tıp Fakültelerinden biriyiz.

Ben haber yayınlanana kadar  görev yaptığım kurumda çalışan diğer meslektaşlarımın ne kadar performans ödemesi aldığını bilmiyordum. Ayrıntılı olarak hala bilmiyorum. Sağlık Bakanlığı 1. Hukuk Müşaviri Sayın Adem Keskin’ in verdiği rakamların aslında Mayıs-Haziran-Temmuz aylarında  “en yüksek performans ödeme ortalamasının” olduğu Performans Düzenleme ve Uygulama Komisyonunda görevli meslektaşım tarafından bana ifade edildi. 12.000 TL nin üzerinde performans ödemesi alan öğretim üyelerinin varlığından Medimagazin sayesinde haberdar olduk. Peki bu durum neyi gösteriyor.

Dağıtılan döner sermaye miktarı sabit olduğuna göre bu öğretim üyelerine bu paranın verilebilmesinin bir tek yolu var. Diğer öğretim üyelerinden kısmak. Adaletsiz dağıtım yapmak. Bunu gerçekleştirebilmenizin tek yolu ise en az alan ile en çok alan öğretim üyesi arasındaki makası “yönergeyi  uygun hale getirerek” açmaktır.

Cumhuriyet Üniversitesi’nde çalışan bir profesör olarak; 2012 yılı Ocak ayında  2. 216 TL,  2011 yılı Aralık ayında 2.180 TL  performans ödemesi aldım. Temmuz ayında profesörlüğe atandığım için 2011 Mayıs-Haziran -Temmuz aylarının ortalaması doçent üzerinden hesap edilmeli. Bu tarihlerin ortalaması 2.045 TL dir.

En çok alan profesör ile en az alan profesörün performans ödemesi farkı 5 kat olabilmesi düşündürücü. Bu rakamlar geçen yıla ait. Geçen yıla göre performans gelirlerinin % 30 arttığı ve bunun bir çok öğretim üyesine yansımadığı düşünülürse şimdi bazı kişilerin bu değerden çok daha yüksek performans ödeneği aldığı ve bu farkın daha açılmış olabileceği akla yakın geliyor. Bu bilgiler çalışanlar ile paylaşılması gereken bilgiler olmalı. 

Performans gelirlerinde artış sağlamak amacıyla Sayın Bakanımız Üniversitelere kaynak sağlamıştı. Fakat bu kaynak bir çok öğretim üyesi meslektaşımıza yansımadı. Şu anda performans uygulamasından önce aldığım ücretten daha azı geçiyor elime. Kurumumuzda döner sermaye gelirlerinin artışına rağmen performans gelirimde bir artış olmadı.  Bu artıştan kimler faydalanıyor bilemiyorum. Kimin ne kadar aldığı açıklanmıyor. Hatta en az ve en fazla alan yardımcı doçent, doçent ve profesör ne kadar alıyor dilekçe ile başvurmama rağmen öğrenemedim. Kim hangi görevinden dolayı  neden ve ne kadar ek ücret alıyor bilemiyoruz. Yönergeye bile ulaşamıyoruz. Para kurumun parası olduğuna göre bu dağıtımın şeffaflık içinde kurum çalışanlarının görüşleri alınarak yapılması gerekliliği önem kazanıyor. Yöneticilerin kendilerine en yüksek oranı uygulayabildiği bir sistem zaten adaletli olamaz. Bu sistemin adaleti ancak yöneticinin adaleti kadardır.

Bu sistemde memnunlar ve mağdurlar var. Yöneticiler Fakülte içinde çalışma barışını bozabilecek şekilde uygulama yapabiliyorlar. Benim nacizane önerim Performans Düzenleme ve Uygulama Komisyonuna bu kadar yetki verilmemesi. YÖK üniversitenin takdirine bırakmayacak şekilde eşit işe eşit ücret politikasını benimseyen bir düzenlemeyi acilen yapmalı. Hangi üniversitede çalışırsan çalış aynı işi yapıyorsan aynı performans ödemesini almalısın. En azından oran olarak. Çünkü kişiler değiştikçe uygulama değişecektir. Bu da adaletsizliğe neden olacaktır. Dağıtımda akademik kariyer mutlaka dikkate alınmalıdır. Yardımcı doçent, doçent ve profesörün alt ve üst limitleri YÖK tarafından  akademik kariyeri gözetecek şekilde yeniden belirlenmelidir. Üniversitelerde performans  uygulama talimatı YÖK tarafından kaleme alınmalıdır. Her Üniversitenin farklı yönergesiyle farklı uygulamaların önü açılmaktadır. Ortalamanın 11.000 TL olduğu bir yerde profesöre 2.200 TL para verilmesi bu dağıtımında hakkaniyetin gözardı edilebileceğinin en önemli kanıtıdır.  YÖK dağılım adaletsizliğini incelemek isterse Tüm Tıp Fakültelerinden yöneticilerin aldığı net hakediş ortalamasını, akademik kadroya göre yapılan en düşük ve en yüksek ödemelerin dökümünü, risk puan cetvellerini  isteyebilir. Benim bu yazıdaki amacım performans uygulamasının Üniversitelerdeki şartları ve eğitim görevini gözeterek yeniden düzenlenmesidir. Böylece çalışma barışı yeniden tesis edilecek buda Üniversitelerin Bilimsel performansına katkı sağlayacaktır.

Saygılarımla

Prof. Dr. Levent ÖZDEMİR

Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi

Halk Sağlığı Anabilim Başkanı

Kaynak : http://Kaynak: Medimagazin/ana-sayfa/okuyucudan/tr-universiteden-universiteye-degisen-performans-uygulamasi-keyfiyete-yok-artik-son-vermeli-1-79-41931.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.