Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Milli Eğitim Bakanlığı Göreve

Bir sahte rapor konusu var bu günlerde yine… 

Üniversite sınavına girecek gencecik beyinler, geleceğimizin teminatı, biricik evlatlarımız, doktor doktor dolaşıp sahte rapor alma gayreti içine itildiler yine.  İtildiler diyorum çünkü, bu olayda hiç suçu olmayan kesim onlar. Tek kaygıları ailelerininin egolarını tatmin ve iyi bir gelecek olan pırıl pırıl gençler, bu amaç uğrunda sahtekarlığa yönlendirildiklerinin, hem de doğruluğu dürüstlüğü, erdemli olmayı öğretmesi gerekenler tarafından yanlışa sürüklendiklerinin  bu gün için farkında olmayabilirler. Hasta olmadan rapor almanın sahtecilik olduğunu bilmiyor olabilirler.Ama eminim ki bir kaç yıl içinde, kendileri meslek sahibi, ana baba olduklarında,  bir şekilde öğrenecekler.

         TCK ya göre suç olan sahte evrak düzenleme fiilinin ağırlığını ve ciddiyetini maalesef önce biz hekimler öğrenmeliyiz, öğrenip tüm vatandaşlarımızada anlatmalıyız. Yıllarca Milli Eğitim sisteminin defosunu, ailelerin egosunu tatmin görevini üzerimize almış bilinçsiz bir toplulukmuyuz acaba…. Yoksa insanımızın sağlık dışındaki sorunlarını da çözmeye kendisini adamış iyilik timsali seçilmiş insanlarmıyız. Başka hiç bir meslek gurubundan suç olan bir şeyin alenen, hakmış gibi istendiğine şahit oldunuzmu hiç. Mesela hırsızlık yapan birinin hakime ” ben hırsızım hakim amca ama beni salıver” dediğini duydunuz mu. Yada birinin  M.E. müdürlüğüne gidip ben okuma yazma bilmem ama bana bir lise diploması ayarlayıver dediğine şahit oldunuz mu, diyebilir mi. Ama her gün toplumun tüm kesimlerinden,tüm meslek guruplarından aileler kapımıza ” aman doktor çocuğum üniversite sınavına girecek, aman bir rapor” diye gelmiyormu. Anlaşılan o ki, vatandaşta bu işlemin suç olduğunu bilmiyor veya önemsemiyor.

        Bu meselenin çözümünü geçen sene bir defalığına yapan Milli Eğitim Bakanlığı,  acaba bizim bilgisizliğimize mi yoksa iyilikseverliğimize mi güveniyor.  Halbuki çözüm yine MEB ‘ında ve çok da basittir. Kalıcı bir çözüm için MEB yetkililerini, özellikle sayın Bakan Ömer DİNÇER’i göreve davet ediyorum. Yapılacak iş yönetmelikte küçük bir değişiklikle, Lİse son sınıf öğrencilerinin devamsızlık haklarını rapor olsun veya olmasın 45 gün yapmaktır. Bu süre 45 günü geçemez ve raporsuz da kabul ediyorum desin, olsun bitsinÇünkü devamsızlık yapmak bir haktır kullanırsın, rapor almak bir hak değildir ve sadece hasta olanlara verilen hastalığın iyilileşme süreci için bir gerekliliktir. 

Dr.Muhterem KOLAY – İZMİR

KARABAĞLAR 21 NOLU ASM

Kaynak : http://www.ailehekimleri.net/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.