Kategoriler
Haberler

Sağlık Bakanı nöbet ertesi izin, çömez asistanlar ve geçen seneye dair ne dedi?

Sağlık Bakanı Recep Akdağ 14 Mart Tıp Bayramı çerçevesinde Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde açıklamalarda bulundu… İşte asistan hekimlerle ilgili satırbaşları…

İzmir’de asistanların eylemi-

Bakan Akdağ, bir yıl önce Libyalı yaralıların, Türkiye’ye getirildiği dönemde İzmir’de 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi asistanlarının ve onlara katılan başka asistanların bir eylemi olduğunu anımsatarak, bu eylemin ardından asistanlarla yaptığı bir görüşmeye değindi.

Geçen yıl İzmir’de ne olmuştu öğrenmek için tıklayın

Asistanların görüşmenin başında heyecanlı ve tedirgin olduklarını ifade eden Akdağ, taleplerini içeren dokuz maddelik yazılarının ikisinin pek gerçekleştirilemeyecek talepler olduğunu, ancak yedisinin gerçekleştirilmesi için elinden geleni yapacağını asistanlara söylediğini aktardı.

Bakan Akdağ, görüşmeden hemen sonra Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinin asistanlarını ilgilendiren bir genelge yayınladığını, YÖK’e ve üniversitelere iki defa hatırlatıcı nitelikte yazı gönderdiğini anlattı.

Asistanların ana sıkıntılarından birinin, ek ödemelerin azalması olduğunu belirten Akdağ, şöyle devam etti:

”Hastanenin genel geliri azalmış o ay içinde. Neden- Çünkü bazı hocalarımız tepki göstermek üzere odalarını kilitleyerek ‘biz hasta bakmayız hatta baktırmayız’ demişler. Dolayısıyla hastanenin cirosu ciddi ölçüde düşmüş. Peki kim baktı hastalara hocalar bakmayınca- Asistanlar… Ne günahı var bu asistanların hem hastalara onlar bakacak hem de ek ödemeyi alamayacaklar. Böyle bir haksızlık nerede görülmüş, hangi demokratik ülkede böyle bir haksızlıkla karşılaşabilirsiniz- Anlattım arkadaşlara, anladılar. ‘Sizi bu şekilde sırtınızı sıvazlayarak eyleme gönderirler, yarın asistanlıktan da atarlar aman’ dedim.

İddianızda haklısınız, tavrınızda da haklısınız ama bu davranış şekli sizi doğruya götürmez. Gittiler, ertesi gün çalışmaya başladılar. Biz de o genelgeyi yaptık ve üniversitelerimize de bu genelgenin gereğini gönderdik.”

-”Gün aşırı nöbet kural ihlali”-

Genelgenin gereğine göre bir asistanın gün aşırı nöbet tutmasının mümkün olmadığının altını çizen Akdağ, ”Eğer herhangi bir yerde tutturuluyorsa kural ihlali yapılıyor. Bize bildirildiğinde bizim hastanelerimiz için gerekeni yaparız. Hala gün aşırı nöbet tutturulan asistanlar varsa bu bir haksızlık. Efendim ‘asistan sayımız az’. Maalesef asistan sayımızla beraber uzman sayımız da az, aile hekimi sayımız da az. Toplum hekimi sayımız da halk sağlığı uzmanımız da çocuk psikiyatrımız da çocuk kardiyoloğumuz da az. Bu genel bir problem” dedi.

Üniversitelerde ”çömez asistan” diye bir tabirin bulunduğunu dile getiren Akdağ, ”Bu tabir benim zamanımda kullanılıyordu. Eğer hala bazı eğitim hastanelerinde ne kadar yük varsa çömez asistanın üzerine koyuyorsak büyük haksızlık yapıyoruz. Böyle eğitim de olmaz, böyle insani yaklaşım da olmaz. Buna kimsenin hakkı yok” diye konuştu.

-Yıllarca görmezden gelinen hususlar-

Bakan Akdağ, performans sisteminin eğitimi aksattığı yönündeki eleştirilere de değinerek, ”Peki muayenehaneye giden bir hoca muayenehanesinde mi öğrenciye ya da asistana eğitim veriyor- Ya da özel muayene özel ameliyatla bütün günün yarısını geçiren bir değerli hocamız asistanına ya da öğrencisine orada mı eğitim veriyor. Bunlar hep görmezden gelindi yıllarca” dedi.

Performans sistemiyle ilgili niceliksel bir performans olacak diye bir kuralın bulunmadığını belirten Akdağ, bunun kurallarını üniversitelerin ve YÖK’ün koyacağını vurguladı.

Üniversitede çalışan hocaların ve diğer görevlilerin kazanabilecekleri bir ek ödeme üst sınırının bulunduğunu ve buna nasıl ulaşılacağını yine üniversitelerin ve YÖK’ün belirleyeceğini anlatan Akdağ, ”Tabip Odası, YÖK’le ve üniversitelerle oturup bunun nasıl adaletli biçimde, sadece niceliği değil, niteliği de adaletli bizimde nasıl yansıtacağını çalışmalıdır. Yapılması gereken iş budur” dedi.

Bakan Akdağ, performans kriterleri arasında Nobel ödülü alana 140 TL ödül verileceğine ilişkin bazı görüşleri de değerlendirerek, şöyle konuştu:

”Ben geçen Meclis kürsüsünde söyledim. Bu ülkenin Sağlık Bakanı olarak ifade edeyim alabileceklerine de inanarak ifade ediyorum meslektaşlarımın. Bir meslektaşım nobel ödülü alsın, ben kaynağını nereden bulursam bulacağım, söz veriyorum onun tepesinden altınları ben dökeceğim, kamuoyunun karşısında hem de. Çünkü layıktır.

Taslak yapılırken, bir üniversitede taslak yapılırken puanlamada ödüller diye bir yer yazılmış. Bu taslakmış. Geçen bunu tıp eğitim kongresinde söyledim. Haklı olarak üniversiteden hocalarımız biraz alındılar, çıktı dediler ki bakanım böyle söylüyorsunuz ama böyle bir şey yok zaten. Bir taslağa bir yerde yazmışlar, şimdi bunu Tabip Odası’nın ya da başka bir takım muhalif çevrelerin alıp geçmesi uygun mu sizce-”

Haber metni Medimagazin’den alıntılanmıştır, tam metne ulaşmak için tıklayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.