Yeter Artık ! tüm hekimlere ithafen…

Bu satırları bugüne kadar hiç muayenehanesi olmamış, yüksek ihtimalle önümüzdeki dönemde de olmayacak bir hekim olarak yazıyorum. Aslına bakarsanız ne tam gün’ü hazırlayanlar ne de tam gün’e karşı çıkanlar ilgilendiriyor bizleri. Çünkü bizlerin yıllık geliri, %1’lik “elitist” hekim grubunun birkaç günde oralarda kazandığı ya da kazanacağı paraya denk düşmüyor. Gördüğümüz şiddete merhem olmuyor. Performans sisteminin mengenelerini biraz olsun rahatlatmıyor. Eş durumundan ayrı kalan ailelerin birlikteliğini sağlamıyor. Kısacası dedim ya, bizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor.

Üniversiteye göstermelik 2 saat uğrayıp, eğitim verdiğini iddia eden sözde “öğretim görevlilerinin” ya da bir kısım uzmanın rant kavgasından başka bir şey değil tüm bu sözü edilenler. Belki de sorsanız asistanları mutlu bile olacaklar tam günün çıktığına. Neden mi? Muayenehanede para veren “özel” hastaların özel kattaki soğuk sütü şikayet etmelerinden bıktılar. Dahası sütün ısıtılması talimatını gecenin on birinde cep telefonlarından aranarak almaktan kurtulacaklar…

Tam gün için bunca yaygara koparılacağına; gelin hekimliğin itibarını kurtarmak için yaygara koparalım. Gelin 80’li yıllarda, işini bilen memur hekimlerin hastaları hunharca muayanehanelerine davet etmesinin yarattığı o kötü imajı yıkmak için yaygara koparalım. Gelin hekime şiddet için yaygara koparalım. Gelin insanca ücret ve aile birlikleri için yaygara koparalım. Gelin mecburi hizmete tek başına gönderilen bizler için bir şeyler yapalım. Gittiğimizde neden düzgün lojmanlarımız yok, neden teçhizatımız eksik, neden sosyokültürel yaşamımız yok ediliyor bunları sorgulayalım.

Ben razıyım, eminim bu yazıyı okuyan binlerce hekim arkadaşım da razı; hekimliğin onuru geri verilsin, hekimler şiddete uğramasın ve düzgün maaş alsın… Tam gün tartışmasında benim “hekim” adım tıp etiğinden bihaber “elitislerin” ağzına sakız olmasın.

www.asistanhekim.org ‘a gönderilen bir yazı 

Tam Gün Yasası ile ilgili haberimize ulaşmak için tıklayın

46 comments

  1. ne güzel yazmışsın arkadaşım tam da bizim (!) düşündüğümüz gibi… canı cehenneme muayenehanelerin. Evet biliyorum, sağlıkta özelleştirmenin bir basamağıdır tam gün yasası ancak ben de parası olan hastaya daha özel hizmet vermek istemiyorum. O hastanın parası olmayan hastanın önüne geçmesine ben de karşıyım. ‘Doktorlar isyanda’ haberlerinde muayenehaneleri destekleyen taraf olmak istemiyorum. Şu günki sağlık politikalarını da desteklemiyorum. Bak arkadaşım şimdiden bz olduk bile, vardır eminim biz gibileri…

  2. Tam gün yasasını destekliyorum. Periferde çalışan ve mecburi hizmetini yokluklar içinde yapmak zorunda olan ben ve benim gibi pek çok hekim arkadaşım da aynısını istiyordur. Çünkü yazıda da bahsedildiği gibi muayenehanelerden alınan “fahiş” ücretlerle yapılan doktorluğu kabul etmiyorum ve etmeyeceğim. Mesleğe yeni başlayan bir hekim olarak da ne performans ne de tam gün beni bağlıyor. ben de herkesle eşit düzeyde saygı görmek istiyorum.

    • asım kardeş yarın bi gün hakkında hiç suçun olmadığı halde ,tazminat davaları açıldığındada inşallah bu kadar babayiğit olursun

  3. Yazıda çok güzel özetlenmiş.Mesleğimizin saygınlığı ayaklar altına alınmışken gerisi anlamsız.

  4. Bir de siteye (asistanhekim.org ‘a ve buraya) yazılan yorumları görünce aklıma geldi, bu elitist hocalarımız bizler mecburi hizmete giderken bir kelime dahi etmediler… Ama kendilerine mecburi hizmet konunca ortalığı birbirine kattılar. Sözün özü şu kendinize yapılmasını istemediğinizi başkasına yapmayın. Tam gün serbest çalışma hakkımızı elimizden alıyor kabul ediyorum ama zora gelince halkı öne sürerek çözüm bulmaya da çalışmayın. Eğer bu ülkede bir sözde elitist hoca bir tıp öğrencisinin ayağı kırılınca ameliyat için astronomik paralar istiyorsa ya da biri annesini götürünce bir tansiyon ölçümü için 250 TL alıyorsa kimse kusura bakmasın bu ortamda ne etik kalmıştır ne de ahlak (bunu yapmayan az sayıda örnek hocalarımızı tenzih ediyorum ama çoğunluk bu hale gelmiş durumda ne yazık ki) Önce hipokrat andını önümüze koyup düzden okuyalım, meslektaşlarımızı kardeşimiz olarak bilelim, kimseye zulüm yapmayalım ve o yollardan geçtik demeyelim sonra gelin konuşalım. Zaten ne benim asistan kardeşimin ne pratisyen ne de yeni uzman kardeşimin muayanehane açmak gibi şansı yok, bu olup biten gerçekten de yıllardır bu sistemi sömürenlerin sorunu benim değil. Ben insanca yaşayacak dolu dolu bir ücret ve onurlu bir hekimlik istiyorum. Gelin bunun için tantana koparalım 3-5 muayenhane için değil. Zaten hekimlerin maaşları nasıl olsa muayanehaneleri var diye yıllarca düşük tutuldu bunu da unutmayalım. İnanmıyorsanız araştırın bakın hükümet tabipliği yıllarında hekimlerin aldıkları maaşlara

  5. yorum yapanlar körpe çocuk olduğu için hala hekim gibi düşünemiyorlar. Uzman olup gidin bakalım bu yazdıklarınızı nasıl yalayacaksınız.

  6. Cuma Kılıçoğlu

    Ağzınıza sağlık… Her cümlesinin altına imzamı atarım… Bana sorarsanız hekimlerin %90’ının ortak düşünceleridir bunlar… Üzerine gidilmesi gereken konuları çok net özetlemiş. Teşekkür ediyorum.

  7. Doktorluk kariyeri ogrencilikten ileri gitmemis , asistan hekimlerin
    Bu yolda omrunu harcamis doktorlar adina konusmasini yersiz ve ukalaca buluyorum,unutmasinlar onlarda bu yollardan gecicekler, o zaman tip 1 diyede dernek kurulsun internler asistanlarin kendilerine yaptigi eziyetleri anlatsin

  8. Benim de muayenehanem yok, ama sen muayenehaneler kapatılırsa bu durumdan daha geri gideceğimizi düşünmüyorsan bakıp gormeyenlerdensin demektir

  9. Bu kafayla bence hiçbirimiz biryere varamayız.bizi birbirimize düşürmüşler zaten.Bu genç meslektaşlarımız hep hayatları boyunca asistan mı kalacak? Bu kadar dar açılardan bakmıyalım lütfen.1000 yıllık muayenehane açma hakkımız alınıyor yazılan yorumlara bak…Benim hiç muayenehanem olmadı ama yine de açanlara yasak konmasına karşıyım.Birgün hepimiz mecbur kalınca açma hakkımız olsun diye..Bende asistanlık yaptım..öyle süt ısıttık falan bunlar birgrup tembel asistan mazeretleri..20 yıl önceki asistanların yükü ile şu andakiler mukayese bile edilemez..bu polemiğe girmek istemiyorum ama bizi en iyi biz anlamalıyız .Eğer bunu başaramazsak hep birlikte bu gemite batmaya MAHKUMUZ….BUNU HERKES İYİ DÜŞÜNSÜN LÜTFEN…

  10. çok güzel yazılmış bir yazı. Bu mecburi hizmet işkencesine, uzun süreli askerlik eklendiğinde aile düzenimizi kuramıyoruz. Bunlara sesini çıkartan yok! Esas hekim sorunları bunlar, bize ne tam gun yarım gun

  11. Değerli Eden Bulur, zaten siz ve sizin gibi düşünenler ettiğini bulmuş durumda. Yıllarca bu halkı muayanehane kapılarında sömüren ve eğitim vermeden, üniversiteye 2 saat uğrayıp, profesör maaşı alıp gününü geçiştirenler yüzünden hekimlik bu halde. Gelecek kuşakların hekimlik onurunu ayaklar altına alanlar sebebiyle bu halde… Unutmayın ki küçümsediğiniz asistan hekimler sizlerin yıllardır başaramadığınız birlikteliği başarmış durumda. Bugün asistanların iş yükünün az olduğu yorumuna ise sadece gülüyorum çünkü azıcık matematik bilgisi olan 20 yıl önce ile bugün arasında muayane edilen hasta sayılarını, yapılan ameliyatları ve acil servis girişlerini yanyana koysa gerçeği anlar. Bir de yazıyı bir daha okuyunca şunu anlamınız lazımdı bence muayenehaneler kapansın filan demiyor yazı; üç beş hekimin kazanacağı paralar için çıkarılan bu gümbürtü bizi ilgilendirmiyor diyor.

  12. Agziniza saglik.elitist hekimler bir avuc ama o kadar sesleri cikiyorki.cunku basini kose yazarlarini ttb yi ve chp yi iyi kullaniyorlar.mecburi hizmetin cilesi ceken genc hekimler icin killarini kipirdatmadi bu grup.su an hekimligin sorunu zorla gonderildigimiz mecburi hizmet ve cignenen onurumuz.

  13. süt nöbetindeki bir doktor

    ”öyle süt ısıttık falan bunlar bir grup tembel asistan mazeretleri”….

    Cümlesine cevaben bunu yazıyorum.Çünkü bunu aynı şekilde yaşayan biriyim..Kendi özel hastasının özel katta sütünün ısıtılması ve kıdemli asistanın eliyle sütün götürülmesi,paranızı ben veriyorum sütü sıcak istersem öyle getirilecek diyen hasta/yakınlarına vizitte tek bir laf etmeyen o elitist hocaya saygılarımı sunamıyorum malesef.

    *Tembel asistan mazeretleri olarak yorumlayan kişiyi de aynı şekilde kınıyorum.
    Eğer süt ısıtılarak asistan eğitimi veriliyorsa,asistanın onurunu hasta yakınının verdiği parayla değişiyorsa o hoca hoca değildir benim gözümde..

    Evet bunun sonunda diğer sorunlara gelecek olursak,
    1.)asistan eğitimi
    2.)mecburi hizmet
    3.)tam gün
    4.)özlük hakları ve maaş
    5.)emeklilik
    6.)performans saçmalıkları
    7.)özel hastanelere SGK uygulamaları
    8.)Doktor emeğinin ucuzlatılması
    9.)yabancı doktor

    Bunların hepsinde düzeltilmesi gereken çok şey var,sütü ısıttıran ve hastasına getirilmesini talep eden hocanın ve bunu destekleyenlerin de yüzünün birazcık olsun kızarması lazım..

  14. güzel bir yazı. Bizim alandaki tek problem bu tam gunmuş gibi yansıtılıyor. Temel insan haklarına aykırı bir şekilde zorla yaptırılan mecburi hizmet ve askerlik yapmaktan aile düzenimizi kuramıyoruz. Bunlara niye hiç ses çıkmıyor. tam gun yarım gun sadece cok kucuk bir kesimin problemi. Yeni hekimleri ve uzmanları düşünen yok..

  15. sevgili asistan arkadaşlar. 5 senelik öğetim üyesiyim, bir gün bile bir asistanın ya da tıp öğrencisinin gelip de benden beraber hasta görme talebinde bulunmadı. bırakın araştırma yapmayı verilen seminerleri bile öfleye pöfleye yapıyorlar. biraz karmaşık bir seminer verince surat bir karış. tek istedikleri copy-paste yapmak. ama iş hoca eleştirmeye gelince araba dolusu laf .bir takım roamntik sözleri kullanıp (“bilim”, “eğitim” vs.) ajitasyon yapmak. hekimlik zordur, öğrenmek amaçlı öğrencilik daha zordur. bu eğitim de bir hiyerarşi içinde olur. ama şimdi bakıyoruz en ufak laf istenmiyor. azıcık eleştirince adı mobbing oluyor. şimdi asistnlık bundan 15 sene öncesine göre hem maddi hem de iş yükü açısından gül bahçesidir. ayrıca her anabilim dalında en az 3-4 hoca var. hiç biri yüzünüze bakmasa 1 tanesi de mi size ilgi göstermiyor. diyelim ki hiç biri ilgi göstermiyor, neden dekanlara hiç bir hoca şikayet edilmiyor. iğne ve çuvaldız arkadaşlar.
    ayrıca hocalara elitist şeklinde yakıştırmalar sizlere hiç yakışmıyor. münferit olayları (ayağını kıran öğrenciden ya da annesinden para isteyen hoca) ki bunları yapanlara lanet olsun, genelleştirici ifadelerde bulunmak kendi ayağımıza kurşun sıkmaktır. bu yazıları dışarıdan okuyanlar “doktorlar kendi meslektaşlarına bunları yapıyorsa kimbilir bize neler yapıyordur” şeklinde çarpıtılan bir hekim algısıyla çıkıyorlar. ayrıca hocalar mecburi hizmete onay mı verdi. ne yapmalarını bekliyorsunuz. hocalar bir avuçtur ama esas çoğunluk üniversite dışındadır. neden birlik olamıyorsunuz o zaman. öğretim üyeleri son tahlilde kendi haklarını korumak adına dik durdu, geri adım atmadı. sizler de basiretli olun, hakkınıza sahip çıkın. ama bana olan oldu, onlara da olsun mantığı güdüyorsanız o başka. unutmayın ki doktorların da çocukları da doktor olur, onlar da mecburiye gider.

  16. Ben bir anestezi hekimi olarak hiçbir zaman muayenehane açamayacağımı biliyorum.Ancak gene de tam güne karşıyım.Asistanlıkta çekilen tüm çileler muayenehane açabilmek, adam gibi yaşayabileceğimiz bir gelire sahip olabilmek içindir.Bu hak elimizden alındıysa muayenehanede kazanılan para kadar maaşa yansıtılması gerek.Bu rakam ayda 20-30 bin olsa da bunu ya sen vereceksin yada bırak kendileri kazansın bu parayı.Ayda 30 bin kazanan meslek sayısı çoktur.Biz ilk değiliz.

  17. Sayın Hocam Atilla Yılmaz’ın yorumlarına katılıyorum. Halen yandal eğitimime yurt dışında devam eden bir uzman hekim olarak, hayatı hekim öğretim üyeleri arasında geçmiş bir öğretim üyesi çocuğu olarak, asistan hareketini, öğretim üyelerine karşı bir hareket olmaması gerektiği konusunda vurgu yapmak isterim. Bazı politik motivasyonlarla asistan hareketi öğretim kadrosunun üzerine kıskırtılmıştır. Konu bundan çok daha büyük bir çapta ele alınmalıdır. Öğretim üyelerine “elitist” ve “asistan düşmanı” diyebilmek için konunun derinliğini kavrayamamış olmak gerekir. Türkiye’deki sağlık dönüşümü ve tam gün yasası, performans sitemi ile beraber, Türk Sağlık sektörünü yabancı sağlık kartellerine sunabilmek için çok sistemli bir şekilde yürütülen bir harekattır. Önce bunu görmek gerekir. Bu görebilmek için de doğru bakmak, hemen fikir sahibi olmadan önce biraz bilgi sahibi olmak gerekir. Bu operasyonun daha önce hangi ülkelerde uygulandığını iyi incelemek gerekir (örneğin Arap ülkeleri). Bu harekat kapsamında, özel çalışan hekimleri piyasadan temizleyerek, ortamı gelecek kartellere açmak, bunun yaparken üniversite hastanelerini iyi çalışmıyor gibi göstermek, satışa çıkarıp mütevelli heyetleri yönetimine devretmek (ABD’deki board of trustees modeli), öğretim üyelerini bezdirip emekli etmek ya da “yola getirmek” gibi alt operasyonlar yapılmaktadır. Bu alt operasyonlar kapsamında, ne yazık ki asistanları öğretim üyelerine kışkırtmak gibi uygulamalar da yapılmaktadır.

    Burda oluşmuş ve birleşmiş olan grup, öğretim üyelerine karşı birleşmiş bir grup değildir, öyle bir motivasyon içinde olmamalıdır. Burda oluşan grup, asistanlık eğitiminin dnya standartlarına çıkarılması, asistan haklarının çağdaş seviyeye getirilmesi, bunun için ABD gibi bu konuda diğer ülkelerden bir adım önde giden ülkelerdeki sistemleri iyi inceleyip ülkemize bunları getirmek amacıyla güç birliği yapmalıdır.

    Türkiye halen ve her şeye rağmen doktor yetiştirme kapasitesi ile, yetiştirdiği doktorların kalitesi ile, sağlık kurumlarının hizmet kapasitesi ile dünyada ve bölgesinde bir sağlık devidir, bu da büyük ölçüde bu üretim hizmetinin “know-how” koltuğunda oturan mevcut öğretim üyelerinin ve üniversitelerin sayesindedir. Halen uygulamada olan performans sistemi ve tam gün yasası operasyonu o kadar korkunç, o kadar kötü niyetli, o kadar ulusal çıkarlarımıza aykırı bir sistemdir ki, böyle bir sistem bir ülke ancak fiilen işgal altındayken uygulamaya konulabilir, keza, o durumda bile işgalcilerin kendi çıkarlarını uzun vadede tehdit edebilecek kadar da yıkıcı bir uygulamadır.

    Türkiye, Atatürk’ün Cumhuriyetinin tüm tarihi akademik edinimlerini, araştırma dünyasındaki konumunu, ulusal sağlık sektöründeki payını ve etkisini tıp etiğine aykırı olan dünyada örneği olmayan performans uygulaması ile çok kısa bir süre sonra tamamen kaybedecek, araştırmacı, kalifiye tıp doktoru yetiştiren sistemlerini tamamen tıkayacak , sağlıkta, (hekim yetiştirebilme kapasitesi dahil) her şeyini dış sağlık kapitallerine teslim edecektir.

    Bu korkunç, vahim ve acıklı durum içerisinde asistanların kökenini doğrulardan alan gerekçelerde yanlış hedef seçip öğretim üyelerine saldırıyor olmalarını görmek çok üzücüdür. Bu operasyonları manipule eden beyinlerin, kendi gücüyle kendi birliklerini kırdırmak için yaptığı toplum mühendisliği operasyonlarını ancak ilkeli bir hak arayışı durdurabilir. Bu ilkeler kapsamında, hocalarımızı yerden yere vurmadan önce, net gerçekleri önümüzde koyup, olayı politize olmadan bilimsel akademik gereklilikler ve eğitim standardı çerçevesinde değerlendirmek gerekir.

    Bunlar benim kişisel düşüncelerimdir.

    Saygılarımla

    Dr.Ulaş Çamsarı
    Psikiyatri Uzmanı
    University of Maryland
    Baltimore, ABD

  18. Doktorların, sağlık sisteminin sorunu bu mudur yani? Muayhane açamamak mı?

    İşte Tembel asistan, öğrenmeyen asistan elitist deyenincede kıyamet kopuyor

    Madem tam güne bu kadar karşıydınız ttb ve chp ele ele neden sadece üniversitedekiler için açtılar davayı devlet hastahaneleri neden dahil edilmedi

    Yoksa oh devletteki lerde yolumuzdan çekilsin bizde muayhane ler tekel üniversiteler olsun.

    Kusura bakmayın samimi değilsiniz olmadığınız içinde birlik beklemeyin

  19. Dr Hakan (Ogretim uyesi)

    Sevgili asistan arkadaslar sunu kafaniza sokun bir hastanin sutu soguksa bunu size sikayet ettiyse hemen isittirmak gorevinizdir. Bu hasta sizin anneniz ya da babaniz daolabilir o zaman ne yaparsiniz. Siz hastalara muayenehane hastasi ise bu sebeple degilse de gene ayni sebeple kotu davraniyorsunuz hocayi aratmak zorunda birakiyorsunuz burada problem olan sizsiniz…

  20. Uğur Gönenç (Doktor)

    Genc arkadaslar. Belli ki bahsettiginiz kotu deneyimleriniz ofkeden gozlerinizi karartmis. Boylece, kendi meslek grubuna taninmis bir hakkin geri alinmasini hararetle destekleyen belki de dunyadaki ilk insanlar olmussunuz. Dikkatinizi cekiyorum, bu KHK ile, anlattiginiz kotulukleri yapan hocalarinizin degil, hepinizin serbest calisma hakki elinizden aliniyor. Buna nasil boyle atliyorsunuz, anlamiyorum. Mucadelenizi size kim kotu davraniyorsa ona karsi verin ama sirf o kisiler zarar gorecek diye, hepinize mesleki olarak taninmis bir hakkin yokedilmesini alkislamayin

  21. Sevgili murat,
    Sadece sana yanit vermek icin yaziyorum
    Buna karsilik cevabin samimi olsun..
    4 senelik asistanlik hayatimin 3 senesini 2 asistan olarak yaptik ,turkiyenin en yogun ssk hastanesinde ustelik ,2 sene gunasiri nobet son 2 sene ayda 10 nobet tuttuk, ayda iki kez bunlara ilaveten acil kapi nobeti (o donem acil Asistanligi yok)tuttum,tek basa gunde 70 poliklinik,10 ameliyat + bol angarya ve acil kapi nobetinde bir gecede tek basima (723 hasta =defterde kayitli ) bakip ertesi gun tam gun ameliyathanede uyukladigim gunler cok olmustur ,eger hala isim agirdi diyorsan bunlara karsilik ben senden ozur diliyicem hakli oldugunu kabul edicem, yoksa demagoji yapiyorsun demektir ….

  22. Asistanlikta sizi ezen sut pisirmenizi canta tasimanizi ayakkabisini boyamasimi isteyen hocayla aranizdaki munferit kisisel cekismeden yola cikarak tum saglik sistemi ve tum akdemisyenleri yargilamak haris ve kisir bir muhakemedir..
    Asistan forumlarinda paylasilacak bir aniyi saglik sistemi icin ornek olarak kullanmak ve genellemek yersizdir.
    Asistanligimin ikinci yilinda hocama cikip ben ayrilmak istiyorum biraz insaf edin cok yoruluyorum demistim, hocada aynen soyle demisti ‘ sen bilirsin ‘ buraya ogrenmeye geldin sen in yerinde olmak isteyen cok kisivar (68 puanim vardi)
    Ne kadar cok yorulursan o kadar cok sey ogrenirsin ilerki donem icin ..
    Susup kalmistim,hakliydi ….

  23. Muayenehane kapatılırsa hiçbir hakkın olmayacak sevgili meslektaşım, şu anki elindekilerde yarıya inecek. Koskoca dünya kartelleri ve buna destek veren bir politika ile mücadele ediyoruz farkındaysan ve bunda tek dayanagımız hukuk, olmazsa avrupa insan hakları mahkemesi, oda olmazsa toplu süresiz grev.

  24. Kardeş iyi diyonda yine öğretim üyeleri kıyak gene özel hasta bakacak yine parayı cukkalayacak bu sefer sen bu sisteme giremediğin gibi haklarında olmayacak. Ne değişecek sadece özel kattaki hasta senin yayın veya tez hastan olacak he he he..

  25. mehmet (uzm.dr.)

    Kardeş iyi diyonda yine öğretim üyeleri kıyak gene özel hasta bakacak yine parayı cukkalayacak bu sefer sen bu sisteme giremediğin gibi haklarında olmayacak. Ne değişecek sadece özel kattaki hasta senin yayın veya tez hastan olacak he he he.

  26. a.s. (uzman hekim)

    Yeter artık bu tam gün tartışmaları.
    Kardeşim, muayenehe açamak isteyen açsın, ne isterse yapsın. Nasılsa muayenehane koşulları yeniden normal hale getirildi. Yeter artık, kamuya ait hastane ve üniversiteleri özel çıkarlar için kullanmaktan vazgeçmek gerektiğini kabullenin.
    Tabip Odaları, muhalefet partileri, vb. bir avuç insanın küçük çıkarı için tüm hekimlerin etik-bilimsel- maddi hak isteklerini çöp tenekesine atmaktan vazgeçsin.
    Bırakın, isteyen hastanede kalsın, diğerleri özel muayenehane veya hastanede şansını denesin.
    Sağlık Bakanı söz verdi, özlük haklarını ( maaş ve emeklilik ) iyileştirmeye dair. Buna inanın veya inammayın. Yapmanız gereken şey, kamu bağlantılı muayenehaneler kapandıktan sonra, en yüksek sesle haykırarak, gerekirse gerçek grevler yaparak ( bu defa tüm hekimler katılır!)MAAŞLARIMIZIN KABUL EDİLEBİLİR BİR DÜZEYE YÜKSELTİLMESİNİ, BUNUN DİREKT EMEKLİLİĞE YANSITILMASINI VE PERFORMANS ORANININ ÇOK DAHA AŞAĞI ÇEKİLMESİNİ VE HASTANELER ARASINDAKİ ÖDEME DENGESİ HAKSIZLIĞININ GİDERİLMESİNİ, BAŞHEKİM, BAŞHEKİM YARD. VE TÜM İDARECİLERİN SÖZLEŞMELİ YAPILMASINI VE BAŞARISIZ OLANLARIN DERHAL UZAKLAŞTIRILMASINI SAĞLAYAN BİR SİSTEMİN GETİRİLMESİNİ” isteyin!
    Tüm hekimler hep birlikte ve Tabip Odaları ile birlikte bu TÜMÜYLE HAKLI istekleri net olarak yüksek sesle ve bu defa küçük çıkarcı grubu dışlayarak dile getirirlerse, BU HAKKIN ER-GEÇ ELDE EDİLECEĞİNDEN EMİNİM.
    Amacınız, “HERKES KÖTÜ OLSUN AMA BEN ÇOK İYİ OLAYIM ” ise, bunu kişisel yöntemlerle gerçekleştirin artık. Ticaret yapabilirsiniz; doktorluğu da kullanarak bunu yapabilirsiniz. Ama kamudan çekin artık elinizi ayağınızı.
    CHP ve TABİP ODALARI; Lütfen kendimize gelin. Emekçi haklarını yükseltmeye çalışın. Minicik bir grup insanın özel çıkarlarını değil!

  27. Dr.Tamer (Uz Dr)

    TDK büyük türkçe sözlük > elitist > söz bulunamadı. Elit > Seçkin. Demek ki Hekim olmak seçkin olmamayı gerektiriyor. Birde elitin zıt anlamlısına bakmak gerek.

  28. Assistan arkadaslar lafi fazla gevelemeyin. Sizin Istediginiz insanca yasamak ucreti nedir? Basbakanin 8000 lira aldigi bir ulkede kac liradir? Iktidar sizi zaten Ruhen kolelestirmis. Haberiniz yok .su anda direnen sadece eski hekimler var. Sizde hepisini Ayni kefeye koyup kendi geleceginizi caliyorsunuz. Gece sut isitmayi bir badem biyikli siyasetciden veya parti yandasi bir hastadan duyacagima elitist bir meslektasimdan duymayi tecih ederim. Hoca surundurmesinin cok masum kaldigini on yil icinde anlayacaksiniz. Hocalardan intikam aliyorsunuz ama sizin halinize aci aci guluyorum. Pisliklerden kurtuldum diye sevinirken nasal bir pislige bulastiginizi sonra anlayacaksiniz. Basarilar. Aslinda tabipler odasini ikiye ayirmak lazim. Isci doktorlar odasi, serbest doktorlar odasi. Bizde isci zihniyetinden kurtulsak

  29. BARAN INCE (HEKIM)

    baktimda herkes kendine gore kendi lehinr gore gorus yazmis-burada söz konusu olan onun bunun kazanci degil ki-burada sahip olunan muazanehene acma hakki elinden aliniyo-gun olur devran döner muayanahane acma hakkiniy eliniyde olsunn

  30. kübra ışık (uzdr)

    Yıllardır bu sistemde olan biri olarak;
    1. Kötü örnekler yüzünden cezalandırılan ya da yaramaz kardeşi yüzünden dövülen iyi kardeşler gibiyiz. İnanın ki iyiler kötülerden en az 10 kat fazla.
    2. Oturmuş köklenmiş sorunlar var. Elitist ve kendilerinden başka kimseye faydası olmayan öğretim üyeleri& şefler ve şef yardımcıları var.
    3. Kendi dominansi ve otoriteleri için neler yaptıklarını hepimiz biliyoruz.
    4. Görevde yükselme ve yerinde durmanın çok iyi gözlenmesi bu kişilerin tıbbi& etik olup olmadıklarının gözlenmesi ve oldukları konumu haketmelerini sağlamak gerek. Siyası iktidarlar bile belli bir süre için seçiliyor. Yurt dışında akademik kadro sadece o hastane için geçerli ve sonsuza kadar şef olma hakkı da yok.
    5. Para ama şeref ve azimle kazanılmış para çok önemli ve değerli. Hepimizin ailesi var. Yaşam kısa ve çocuklar için ve özellikle eğitim için para şart. Kimse yat& lüks araba peşinde değil ( en azından büyük bir grup).
    6. Gençler kendilerine çok haksızlık yapıldığını düşünüyor ama inanın haksızlık hep vardı ve hayat geçmişte de çok zordu.
    7. Umarım hepimiz daha huzurlu ve adil iş yerlerinde çalışırız

  31. tam 5,5 yıl asistanlık yaptım.Göğüs kalp damar cerrahisinde.Ayda 7 ile başlayıp 15 nöbetle bitti asistanlığım.Hocalarımın her biri eli öpüseli insanlardı.Başka kliniklerde hocalık vasfını haketmeyenler vardı belki ama bu hekimin hekime kırdırılmasını isteyen düzende hocalar diyip cephe alma nedeni değildir.Birlik olma zamanıdır ayrışma değil.Tam gün temel iş ve insan haklarının neresine uyuyor geçmişte hekimliği karakterinin kötü taraflarıyla kamufle etmiş insanlar nedeniyle hekimliğin sanattan çıkarılıp kişilerin emrine verilmiş bir memuriyet haline getirilmesi sadece bir başlangıç ve bu işi sanat vasfıyla özveriyle yapan insanların kabul etmemesi gereken bir durum.Şuanda mecburi hizmeti bitirmiş bir cerrah olarak gördüklerimi özetleyeyim saat 5 de mesai biter evinize gidersiniz.Hastalar birer puan herbiri 21 puan.Ederi bu bakanlığa göre.Her organında değeri var mesela en ucuzu akciğer birde beyin yani bizim insanımızın ciğeride beyni de beş para etmiyor bakanlığa göre.Aynı saatte bir poliklinik 100 hasta diğeri 20 bakarsa kim kaliteli iş yapmıştır puanı yüksek olan.Komplikasyonu olmayan cerrah mı her hastası yoğun bakıma giden cerrah mı başarılı hemen puanına bakalım ameliyat artı 3 gün yatış ile çıkarsa hasta çok kötü ne biçim iş çıkardın bu kadar temiz çalışılır mı ama hasta ameliyat sonrası şöyle bir kanasa re opere olsa birde yoğun bakıma yatırılsa katater sonda takılsa birde 15 gün yatsa bakanlığa göre çok para hakettiniz ama öyle temiz iş yaptın tü kaka sana para yok.Bu meslek puana göre yapılacak sıradan bir meslek değil.Hasta kapıda dakika tutar ve çalar doktor bu kadar muayene yeter sıra bende almassan ne olur bakanlık bir tel kadar yakın sizi arar niye hastalara özenli muayene yapıyorsunuz , yada hasta ilacına karar vermiştir kapıda size yaz der siz yazmassanız hemen bakanlık arar neden o ilacı yazmadın diye telden karar verebilme yetileri var siz sadece bakanlığın ordaki kopya formatısınız ya uzaktan kumandalı doktorlarız bu bakanlığın kalite anlayışı.Kaliteyi hasta değil doktor sağlar bunun farkında değil çünkü sağlıkta doktor tarafını görmezden gelmekle meşguller.Acilde her hastayı kabul et der öksürük şikayeti olan gelir o sırada mayın patlamıştır 4 asker ölüyordur hasta bakanlığı arar acilde bekletiliyorum diye bakanlık yine arar niye arar sadece hekime bak ben hep seni ezmek için an kolluyorum demek için.Hekimliğe hekime sevgileride , saygıları olmadığına inanıyorum.Toplam 3100 fiks elinize geçen , döner mi O 600 TL İLE 2 500 ARASI .BUNU BENİM BRANŞIM İÇİN TÜRKİYE ORTALAMASI OLARAK SÖYLERSENİZ 4300 TAM GÜNLE ELİNİZE GEÇEN .Bu mesleği öğrenebilmek için ömrümün nerdeyse yarısını verdim diğer yarısını en azından konumuma uygun yaşama hakkım en temel hakkımdır diye düşünüyorum .Ülkedeki sayılı insanlardanız kendi değerimizi bile bize unuttumuş olabilirler ama.Bu meslekte ilk hedef ruhumuzu doyurmak olsada insan gibi yaşamak için karşılığında parada uygun düzeyde olmalı.Para kazanacağım başka bir iş bulduğum an diplomamı sağlık bakanlığı önünde yırtmayı planlıyorum mesleğime , kendime ve hastalarıma olan saygımdan bu düzende hekim olmaktan utanıyorum.İnsan bedenine fiyat biçilmiş biz satıcıları yapılmışız bakanlığa satıyoruz.

  32. Elitist diye hocalara saldıran arkadaşlar, küçük bir grubun hakkı için uğraşıldığını zanneden meslektaşlar,

    Olayın ne kadar büyük bir ölçekte ne için yapıldığının farkında değilsiniz. Eğer uyanamazsanız, sizin ve doktor olacakların, dahası, ülkenizin başına geleceklerden sizler sorumlusunuz. Hocalara karşı yapılan kışkırtma operasyonu bu oyunun bir parçasıdır. Tam gün yasası, performans sistemi ve üniversite hastanelerinin iş yapamaz hale getirilip el değiştirme operasyonu Türkiye’deki sağlık servis pastasının Amerikan Sağlık kartelleri eline devredilmesi için incelikle düşünülmüş, ve yıllardır planlanan çok sofistike bir operasyondur. Bu operasyonun benzerleri dünyanın çok değişik ülkelerinde sürekli olarak uygulanmaktadır, bir kısım (abu-dhabi, dubai) arap ülkelerinde bu operasyonlar tamamlanmıştır. Doktorları tüm özel hakları ellerinden alınarak çalıştırmak amacıyla, muayenehane hakları elinden alınarak, tam gün yasası ile temizlenen özel sektöre hızlı bir şekilde yabancı sermaye girecektir cleveland clinic, mayo clinic, johns hopkins, harvard gibi kartel halinde yapılaşmış sağlık sistemleri bu operasyon için beklemektedirler. Benzer operasyon, uzak doğuda yürütülmektedir. Bu savaşlarda Johns Hopkins Uzak doğu’da maçı önde götürürken, Cleveland Clinic ve Harvard Arap ülkelerini paylaşmaya çalışmaktadır.

    Özel sektör serbest çalışan hekimlerden temizlendikten sonra, sağlık sisteminin amiral gemisi ve üretim merkezi üniversite hastaneleri devre dışı bırakılacak, içleri boşaltılacak (marmara ve hacettepe olayları) mütevelli heyetleri ile yrütülen özel sektöre bırakılacak (amerikan sistemi), sonrasında sağlık kartelleri hızla afilisyonlar kurarak sisteme hucüm edecektir. Bu operasyon yıllardır planlanmaktadır. Johns Hopkins Grubu, Anadolu Sağlık Merkezi ve Doktorlar Dizisi projeleriyle Türkiye’ye kancayı ciddi şekilde atan ilk gruptur. Cleveland Clinic ve Mayo Clinic sistemleri Özal Dönemlerinden beri benzer projeler için beklemekte ama şartlar uygun olmadığı için bunu ertelemişlerdir. Bu şartların uygunluğu TAM GÜN YASASI ve PERFORMANS SİSTEMİ ile sağlanacaktır.

    Unutmayın ki bu operasyonlar sonrası uzun dönemde Amerikanlaşacak Türk Sağlık sistemi, Amerika’dan uzman getirecek, (abu-dhabi’de cleveland clinic’in kendi yetiştirdiği uzmanları getirmesi gibi) , amerikan board sertifikasını şart koşacak, türkiyede yetişen uzmanları ikinci sınıf hale getirecektir. Kendi vatanımızda, kendi yetiştirdiğimiz uzmanları kendi hastanelerimizin kapısında bekler hale getireceklerdir. Bunlar defalarca uygulanmış projelerdir. Mevcut durumda kendi uzmanını ve doktorunu dünya çapında kalitede yetiştirebilen türkiye’nin bu becerisi elinden alınarak, (aynen siz uçak yapmayın biz daha iyisini yaparız mantığı ile uçak fabrikasını kapattırdıkları gibi) sağlık sistemi tamamen el değiştirecektir ve ulusal niteliğini yitirecektir. Yeni sistemde Türk hekimlerin çok büyük felaketler beklemektedir.

    Olayları daha iyi anlamak için benzer operasyonların yurt dışında nasıl uygulandığını, bu operasyonları yapan firmaların anavatanı Amerika’da nasıl bir sistem olduğunu iyi bilmek ve araştırmak gerekir.

    Bütün bu olaylar olurken, bu meydan savaşını, üç tane öğretim üyesinin çıkarlarını korumak için yapılan bir elitist çaba olarak nitelendirmek korkunç bir gaflettir ve bu gafletin bedeli çok büyük olacaktır.

    Saygılarımla,

    Dr.Ulaş Çamsarı

    • Şimdiye kadar sayısız hekim ve hekim adayına yol göstermiş, yardım etmiş; bahsettiğin Johns Hopkins, Harvard ve Cleveland Clinic hastanelerinde asistanlık yapmış, çalışmış tecrübeli bir meslektaşımız, abimiz olarak bize büyük resmi gösterdiğin için çok teşekkür ediyorum Ulaş abi.

      Saygılarımla,
      Dr.Sermet Can
      Doktora(PhD) öğrencisi
      Oxford EPA Trust Burslusu
      Oxford Üniversitesi
      Oxford, İngiltere

  33. Bir üniversite hastanesinde psikiyatri asistanıyım ve asistanlığımın bitmesine 3-4 ay gibi bir zaman kaldı. Poliklinik yükü o kadar fazla ki 10 dakikada semptom sorgulayıp ilaç yazıp göndermek gerekiyor. Bazı hastalara içim acıyor onlara ilacın çare etmeyeceğini biliyorum mesai saatleri sonrası daha uzun vakit ayırıp gördüğüm hastalar var ama diğerleri? Onlar adam gibi muayeneyi hak etmiyorlar mı? Ben muayenehane açmak istiyorum, sadece para kazanmak için değil adam gibi doktorluk yapabilmek için çok isteyerek yapmaya başladığım bu işten tekrar zevk almaya başlayabilmek, hastalar üzerine tekrar kafa yormaya düşünmeye başlayabilmek için. Ben muayenehanelerin canı cehenneme diyemiyorum burada yüksekten atıp tutan arkadaşlardan bir kısmına “elitist” dedikleri hocalarla aynı imkanlar verilse seslerini kısacaklarını çok iyi biliyorum. Bırakın hekimlik sanatı, gururu gibi lafları. Birilerince kuklalar gibi oynatılıyoruz içimizdekilerden bir kısmı bunların neye yaradığının da çok iyi farkında. Yıllardır sesi çıkmayan asistanlar ne oldu da kükremeye başladılar birden? Senelerce mecburi hizmete karşı hiçbir aşamada asistan örgütlenmesi oldu mu? Şimdi de “elitist”lerle uğraşırken esas sorunu görmüyorsunuz. Tüm hekimlerin içinde çürük yumurtalar var sadece hocalarda değil aynen tüm meslek gruplarında toplumun genelinde olduğu gibi. Konsültasyona gittiğimde bazı asistan arkadaşlarımın hastalara davranışından ben utanıyorum. Buna herhangi bir mazeret bulunamaz. Ne uzun nöbet saatleri ne iş yükü ne de “elitist” hocalar. Kabul edin bazılarımız bu mesleğe sırf daha saygın bir konumum olsun, paranın en alasını kazanayım diye başladı bir kısmımız belki aile zoruyla başlatıldı. Evet şartlar ağır; ama yine bir kısmımız bunları bilerek bulundukları bölümlere girdiler. Şartlar değişmemeli demiyorum ama oraya buraya saldırmaktansa neler nasıl düzeltilebilire neden hep birlikte bakamıyoruz? Hırs ve haset yolumuzu tıkıyor çünkü. Herkes en çok kendinin haksızlığa uğradığını en çok kendi canının yandığını düşünüyor. Kendi çocuk doktorumu hatırlıyorum geçenlerde ziyarete gittim kendisini. Çevrede de çok iyi bilinen, 30-35 yıldır muayenehanecilik yapan, yeri geldiğinde para da almayan birisidir kendisi. Ben doktorluğu onu örnek alarak istedim. Ve o yaşlı haliyle muayenehanelerin kapanacağını ne yapacağını bilemediğini söylediğinde içim acıdı. Hepimiz adına sağlık sisteminin gittiği ve gideceği noktada herkes için çok üzüldüm. Belki bizdeki temel sorun bu- “ben” değil “biz”e ne oluyora artık bakmayı öğrenmemiz lazım..

  34. süt nöbetindeki bir doktor (uzman doktor)

    *Dr.Hakan (öğretim görevlisi)’ne cevaben;

    1.)Sütü ısıttırmak ya da bu konuda şikayet edilecek merci asistan değildir,bu asistanın görevi de değildir,bu bir

    2.)Yatan hasta annemiz,babamız yada bir başkası bile olsa bir asistana paranı ben veriyorum,istediğim şekilde sütümü isterim deme hakkına sahip değildir,bu iki

    3.)Muayenehaneden özel kata yatırdığınız hasta sütün ısıtılmasını istiyorsa o zaman evden sıcacık yatağınızdan kalkıp hastabaşına kendiniz gelip sütü ısıtabilirsiniz bu yasalardan sonra,bu üç

    4.)Bu şekilde saygısızca davranan hasta ya da yakınına vizitte en azından bir uyarı yapılmasının da bir insaniyetlik görevi olması gerekiyordu,bu dört

    Muayane açma hakkının elimizden alınması,aile birliğinin mecburi hizmette korunmaması,diplomalara el konulması,teknik donanımı olmayan yerlere 2 ve hatta 3 uzman doktor gönderilmesi,performans saçmalıkları vs pek çok sorunumuzun olduğu bir yerde süt muhabbetini hala bu kafayla savunmaya devam ediyorsanız TDK’a ”Elitist”kelimesini tanımlayıp sizi de bu gruba dahil etmekte yarar görüyorum..

    saygılarımla

  35. halk tabibi (pratisyen )

    Yukarıdaki yazıyı yazan Dr. arkadaşıma sonuna kadar katılıyorum. Yıllarca TTB siyasi işlerin peşinde koşacağına,hekimlerin insani şartları kazanması için uğraşmalıydı. Ama TTB bile nedense sorunlar sadece Uzman hekimlerin yada Üniversite hocalarınınmış gibi davrandılar,yollara döküldüler. Hiç bir zaman eşit ve adil davranmadılar.Bunun cezasını da uzun vadede çekiyoruz. 18 yıllık hekimim. Aşağıda yazılanları okuduğumda herkesin şahit olduğu deontolojiye uymayan bir çok olaya şahit olan arkadaşlarımız var. Ama nedense sonra dönüp “bunlar münferit olaylar herkesi temsil etmez deniliyor.”Ben bu münferit olaylara gerek eğitim hayatımda gerekse meslek hayatımda o kadar sık rastladım ki…artık utanıyorum. Sevgili doktor arkadaşlarımından biraz çuvaldızı kendilerine batırmalarını istiyorum.Ayrıca değerli hocalrımın eziyet çekmessen öğrenemessin diyerek asistanlarına köle muamelesi yapması ayak işlerini yaptırmalarını mazur göstermelErini de anlıyamaaıyorum .Bir doktor arkadaşın yazdığı gibi günde 700 hastaya bakmak marifet değildir. O ANCAK BAKMAK DEĞİLDİR.GÖZ ATMAKTIR. BAKALIM MALPRACTİCEDEN SONRADA BÖYLE 700 HASTA BAKABİLECEKLERMİ.ayrıca bir şeyleri öğretmek için inanları süründürmek anlamsızdır. BİR HOCA İLGİLİ MERAKLI BECEREKLİ ASİSTANI ZATEN KOLLAR KAYIRIR EXTRA BİLGİLERİNİ PAYLAŞIR…TABİ KENDİ YERİNE GELMESİNDEN KENDİNDEN DAHA BAŞARILI OLMASINDAN KORKMUYORSA…????Sizde uzman olunda görelim…o zaman muayenehane açmak istediğinizde görürüz sizide demek anlamsızdır. MUANEHANEME GELMEDEN AMELİYATA GİRMEM BIÇAK PARASINI YATIRMASSAN TEDAVİNİ TAKİP ETMEM…PANSUMANA BİLE MUAYEHANEME GELECEKSİN DİYEN ARKADAŞLARINIZIN CEZASINI ÇEKİYORSUNUZ…MEDİKALCİLERLE YAPTIĞINIZ GİZLİ ANLAŞMALARIN CEZASINI ÇEKİYORSUNUZ….HASTANEDE MR YOKKEN MR FİRMASIYLA ANLAŞIP DURMADAN MR İSTEYEN BEYİN CERRAHI HASTANEYE MR ALINCA MR İSTEMEZ OLDUYSA BUNUN CEZASINI ÇEKİYORSUNUZ….YETER ARTIK ..BİZ HAKETTİK TAVRINIZDAN BIKTIK USUANDIK….HERKES İYİ ŞEYLERİ HAKEDİYOR.aMA vatandaşın sırtından düşüp önce İYİ VE DÜRÜST DOKTOR OLUN.taşrada çalışanların başına neler geliyor neden dağda taşata imkansızlıklarla çalışmak zorunda bırakılıyoruz diye ona bağırın ….

  36. semih okur (dr)

    ben cerrahım ve cerrahi asistanlığı yaptım. Cerrahi usta cırak ilişkisidir. Ben severek hocamın özel işlerinide yaptım. Cerrahi etik açısından ben bunun gerekliğine inanıyorum.
    Hocalarımızın hakkını ödeyemeyiz. Bizlere cerrahi bir meslek öğretiler. Ben hocaların arkasından açımasızca konuşan insanları Allah affetmeyeceğine inanıyorum. Hocalarımızında her insan gibi hataları olabilir.

  37. Elbette ki yapılanların amacını birçoğumuz biliyor. Tam gün de performans sistemi de sağlık alanının piyasalaştırılması, yabancı sermayeye sunulmasıdır. Ancak bizim bunları eleştirirken bile hatalarımız oluyor. Yaptığımız bütün eylemler basında (kasten veya değil) muayenehanelere karşıymışız gibi tek derdimiz paraymış gibi yansıtıldı. Hekimlerin (öğretim görevlisi veya değil) halka karşı büyük günahları vardır. Çocukluğumuzdaki sağlık işleyişini hatırlayalım lütfen. Biz sağlık alanı için mücadele verirken muayenehaneler kapanına kısıldık kaldık. Bir de şimdi yok o para kazanıyor, bu etik değil, ben ondan çok çalıştım tartışmalarına kapılmayalım lütfen. Bilgimizi yüksek algılarımızı açık tutmak dileğiyle…

  38. 32 yıllık bir hekim ve halk sağlığı uzmanı olarak, Arkadaşımın yolladığı tartışmalarınızdan bir bölümünü okuyunca sadece şunu söylemek istedim: Hekimin karar verme sorunu vardır bu ülkede. Bana mı sordunuz asistan olurken? Başınıza silah mı dayadılar. Hekim oldunuz işte daha ne istiyorsunuz? Demek ki ne istediğinizi bilmiyorsunu ya da merak etmiyorsunuz. Kendi düşen ağlamaz. Ağlamayın.

    • Üniversite ve devlet hastanesinde asistanlık yapmış 6 yıllık bir hekim olarak arkadışımın söylediklerine sonuna kadar katılıyorum. Olayların hiç de münferit olmadığını gayet iyi biliyorum. 2 yıl asistanlık yaptığım 10 öğretim üyesi olan üniversite hastanesinin aciline hastalar hocaların selamı ile gelirlerdi.İşe 12’de gelip 14’de giden öğretim üyeleri halan var ve hiç de münferit olarak nitelendirilecek kadar az değil.
      Bir hocayı dekan’a şikayet etmek de hiç kolay değil. Çünkü “kurt kurdu ısırmıyor” Şikayet ettiğinizde sadece üzerinizdeki baskı biraz daha artıyor. Adalet sistemi hem yavaş hem yanlış çalıştığından hakkımızı mahkemede de arayamayacağımızı biliyoruz. Ya sineye çekiyoruz ya da nadiren yetti gayri deyip istifa ediyoruz. Ve ikinci asistanlığını yapan biri olarak diyebilirim ki yağmurdan kaçarken doluya tutulmak da mümkün. Bu gün türkiyede uzman olmak isteyen bir hekim az ya da çok süt ısıtma tedrisatından geçer, bunu da herkes bilir. Ha ama ben de yaptım. 20 yıl önce şartlar daha kötüydü demek de mazeret değildir. Çünkü 20 yıl önce 20 yıl öncede kaldı. Herşey değişiyor. Dünya değişiyor. Avrupada sağlık çalışanının maksimum mesaisi 8 saat. 20 yıl önce bu kural orada da yoktu. Yakın zamana kadar almanyadaki doktorda fazla mesaiden şikayetçiydi ama şartlarını değiştirmeyi başardı. Asistanı kesintisiz 33 saat mesai yaparken biz de yaptık deyip susan, öğrencisi mecburi hizmete gönderilirken kılını kıpırdatmayan öğretim üyelerimizin o kadar sorun duruken tam gün yasası konusunda bu kadar hassas olmaları ilginç.
      Hem asistanlığımız boyunca onurumuzu kırıyorlar hem de hastalara karşı aç gözlü tutumları yüzünden mesleki onurumuzu ayaklar altına alıyorlar.
      Bu gün türkiyede herkesin doktorlar ve muayenehaneler ile ilgili anlatacak tuhaf hikayeleri var. Benim de hekim olmadan önce iki kere devlet hastanesine hasta olarak yolum düştü. İkisinde de kibarca muayenehane yolu gösterildi.Madem bu iş böyle yapılıyor yapılmaması herkes için daha iyi.Biz tam gün yasasının önünde duracağımıza özlük haklarımızı almaya çalışmalıyız. Daha makul ve mantıklı ücret ve emeklilik maaşı almaya, daha insani sürelerde çalışmaya, ailebirliğimizi kurmaya uğraşmalıyız. Ve bence asistanlar olarak CESUR olmalıyız.

  39. sakıncalı piyade( kvc uzm dr)

    birlik yok birlik olmadan bi şey olmaz .
    1.biz asistandık eğitim verilmiyor diye sağlık bakanlığına benim çömezim bir dilekçe verdi hemde yıllık izninde; yıl 2003 döndüğünde hocanın bundan haberi vardı çocuğun canına okudu. tam gün gelince doktor hocalarımızın itinayla eğitim vermeye başlayacağınımı sanıyorsunuz? gülerim buna ben. bir hocanın eğitim vermemesinin tek bir sebebi olabilir boynuz kulağı geçmesin diye. kendi hocam dahil 4 hocadan daha duydum bunu.
    2. tam gün geldi hocalara diyorsanız onların tuzu kuru yerleri belli bulundukları ildeki özel hastanelerle anlaşırlar eğer üniversitenin alternatifi yoksa el altından idare eder benim hocama yaptıkları gibi
    3.türk toplumunun kendi onuru kalmamış; ne zannadiyosunuz aaa doktorlar onurluymuş aaa biz çok hatalıymışız diye birden ilham gelip aldığınız fazla! parayı hakediyorlarmış tamam o zaman diyeceklerini mi afferin olum good boy..
    4. ne safsınız paralı sağlık hizmeti geliyor özel hastanelerin çoğunu ele geçirdiler zaten önce dr lara yerleştiriyorlar yavaş yavaş hastalarada yerleştirecekler halkımız zaten koyun her yapılanı anlamasada bunlar yaptıysa iyidir diye alkışlıyor ilaç sektörü zaten kan ağlıyor
    5. Ve son olarak iyice uyandırayım; bunları AKP yapmıyor beyler çizgi film izler gibi izleyeceksiniz. şimdide uzman dönerlerinin karşılığı olan hizmet puanları düşürülüyor çaktırmadan.. ancak birlik varsa karşımızda duramazlar. daha millet birbirinin aldığı parayı sorguluyor bizim meslekte diğer dr kaç puan yapmış, hastadan bilmem ne kadar para almış, özeller 8 katı fazla para alıyor burada aynı hastadan onu sorgulasanıza oradaki dr da kazanmıyor. kurumlar zenginleşiyor. uyanmak lazım emeklerimizi sömürecek olanlara veririken düşünmek lazım ; halk özel sektör hasta, bilmem ne BİRLİK ÖNCE BİRBİRİMİZİ ÇEKEBİLİCEZ SONRA ANCAK BU PARA MANYAĞI SÜRÜSÜ KURUKSALLARLA BAŞ EDEBİLİRİZ. Bİ DE BU AÇIDAN BAKIN DERİM

  40. “biz giderken arkamızda yoktular, onlar giderken arkalarında kimse olmayacak”. bu sözü bir yerlerden anımsıyorum. tam gün tamam, peki; emek özel patronun, yabancı özel patronun, yıkılamaz(!) boyuttaki finansın eline teslim edildiğinde -tam da yapılan bu değil midir- biz nerede olacağız. eski muayenehane sahiplerinin aldığı, kendilerine yaramayan o para bu gün finans kapitalin eline teslim edilmekte değil midir. hastaneler birlikten sonra, TTB, sendika kalmadığında nerede olacağız. o sermayeden onur mu talep edeceğiz. aynı “finans” …
    tam günün gelmesi malum “o” hocalara yaramadığı gibi bize de yaramayacak. üçüncü bir yol bulana kadar çok umutlanmayın. üçüncü yol “emek”in bulduğu yol olacak.

  41. S.M. Yasin Şahan

    Ulaş beyin yazısı çok çarpıcı geldi, elbet böyle avını bekleyen hayvanlar vardır bu sektörde ama bu yasaları onların çıkarttıklarına, bu düzeni onların bozduğuna zorlaştırdığına ben inanmıyorum. Başbakanımız 80li yıllarda gördüklerinin hala devam ettiğini sanıyor olabilir. Tam gün yasası ve performans sistemi ile halkın daha kaliteli sağlık hizmeti alacağını düşünmüştür.

  42. Böyle saçama ve tek taraflı bir yazıyı ancak doktorun teki yazar.

  43. duruma tamamen duygusal bakmışsınız,ben bir pratisyen hekimim ve söyleyebilirim ki tamgün yasasıyla yapılmaya çalışılan “herkese parası kadar sağlık hizmeti”dir…yani savunduğunuz şey aslında bu oluyor…tıp camiasında olan biteni hepimiz azçok biliyoruz,bunlar tıp etiği ve denetleme mekanizmasının geliştirilmesiyle düzeleceğine eminim…bakanlığın yapmaya çalıştığıysa tüm sağlığı tek bir elde “özelleştirmek”tir…hekimin aldığı paradan bu kadar rahatsız olan arkadaşlarıma sesleniyorum,emin olun para kazanmayı en fazla hak eden mesleklerin başında geliyoruz..bir futbolcu bile üretime,yaşama hiç katkısı olmadığı halde artık spor bile sayılamayacak bir şeyi icra ederek bizim ömrümüzce kazanamayacağımızı bir sezonda alıyorken sizler hekimlerin haketmediğini mi düşünüyorsunuz…katılmıyorum size…kendi içimizde çözülmesi gereken çok sorun var..ama önce sizler de atın içinizdeki bu hekim düşmanlığını…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.