Kategoriler
Haberler Şiddet Sizden Gelenler

2821 km! Ben Nasıl Bir Doktorum?

Lütfen aşağıdaki satırları yavaş yavaş, sindire sindire oku. Sonra da sosyal medya gücünü kullan ve PAYLAŞ, paylaş ki herkes duysun çünkü güç sende! neden mi ? İşte cevabı:

XXX

Bugün uyandığımda keyifliydim… Özenle hazırlandım… Kravatım her zamanki gibi muntazam bağlanmış. Yine çok sevdiğim işimi yapmaya gideceğim!

 Saat 9’da başlaması gereken kliniğime saat 8.30’da geldim.  Bakacağım hastaların sonuçlarına önceden göz gezdirdim… Sevk mektuplarını okudum… Ve kliniğim başladı, hemşirem ilk hastamı odaya getirdi… Ayağa kalktım, hastamı gülümseyerek karşıladım:
 -Merhaba, Ben Cemal, meme cerrahisi bölümü doktorlarından biriyim… Şikayetiniz nedir Hanımefendi?
– …
 Hastamın şikayetini iyice dinledim… Gerekli muayeneleri yaptım… Tetkiklerini isteyip hastayı Ultrasound ve mammografi yapılmak üzere radyoloji departmanına gönderdim! Hastamın tetkikleri öğlen olmadan yapılacak ve hastam sonuçları ile öğlen olmadan yine beni görmeye gelecek.. Tüm bunları yapmak yaklaşık yarım saat sürdü!
 “Hımm..Bu hasta için ayrılan 45 dakikalık randevu süresinden kalan 15 dakika ile ne yapmalı?”
 Hemşireme seslendim:
 -Lütfen sıradaki hastayı içeri alır mısınız?
 – Tabi ki! Hemen…
 Bu sabah 9 hasta baktım! Tam 9 hasta! Yoğun bir klinik oldu benim için!
 Kafasında “Acaba kanser miyim?” sorusu olan 8 hastamın içini rahatlattim. Bana teşekkür ederek, elimi sıkarak ayrıldılar muayene odamdan. 1 hastam ise malesef o kadar şanslı değildi. Kanserdi… Meme kanseri…
Tetkiklerinden döndükten sonra ona kötü haberi verdim. Ve bunu bana çalıştığım bölüm tarafından ücretsiz verilen “Hastaya kötü tanı bildirme“ kursunda da defalarca calıştığım gibi profesyonelce ve ona bunu hazmedecek zamanı tanıyarak yaptım. Bir kıdemli meme cerrahisi hemşiresi hastayı alarak ona servisle ilgili daha geniş kapsamlı bilgileri ve bundan sonra olacak olaylarla ilgili detayları vermek üzere başka bir odaya götürdü. Psikolojik yardım merkezimizin ve departmanımızın 24 saat ulaşılabilen acil numaralarını verdi.
 Kliniğin sonunda hemşirem kapıyı çaldı:
 -Doktor bey, yine bir teşekkür kartı almışsınız…
 Gülümsedim…
 Ben iyi bir doktorum!
 Bu olaylar tamamen gerçektir… Ve 17 Nisan 2012 günü gerçekleşmiştir. Londra’da. Barts and The London hastanesinde…
Aynı 17 Nisan 2012’de Türkiye’de bir Kalp Damar Cerrahı bir hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülmüştür…
 Binlerce doktorun kalbine keskin bir ağrı saplanmıştır…
 -Benden günde 100 hasta bakmam istenmiyor… Zaten herhangi bir kliniğe 100 adet randevu verilmiyor.
 -9 yerine 5 hasta baktığım için daha az maaş almayacağım…
 -Ben yılda 27 gün normal 9 gün de eğitim olmak üzere ücretli izin hakkina sahibim…4 hafta öncesinden talebimi bildirdiğim taktirde bu iznimi ister bir bütün, ister ayrı ayrı bölerek kullanabilirim…
 -Servis içerisinde bırakın şiddeti, sebebi ne olursa olsun hakaret içerikli tek kelime eden hasta ve hasta yakını bir daha servise alınmıyor… Eğer bu davranış tekrar eder ve rapor edilirse NHS tarafından sağlık giderleri karşılanmıyor, hastanelere girişleri yasaklanabiliyor.
 Butun bunlardan sonra aklıma takılan soru şu:
Acaba ben üzerinde doğduğum, üniversite eğitimim boyunca 6 yılımı verdiğim, tatillerde geri dönmek için can attığım Türkiye’de de İYİ DOKTOR olabilir miydim?
Dr. C.K.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.