Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Bu yazı çok tartışılacak

Susayım diyorum ne de olsa ülkede düşünce özgürlüğü var! Ama içim şişti. Bana sorarsanız insan varoluşu gereği “siyasi” bir canlıdır, taraf tutar, tutmalıdır. Ama taraf olmak, diğer tarafı yerin dibine sokmaya çalışmak olmamalıdır. Demokrasiyi savunduğunu iddia edenlerin, başka bir fikri tahammülsüzlükle karşılaması bir yaman çelişkidir. Bu insanlara göre demokrasi denilen şey, yolun sadece kendi fikirlerine çıktığı yere kadardır.

Elbette herkes düşüncelerini paylaşmakta özgürdür ancak kendinden olmayanı ötekileştiren bir zihniyetle ağzına geleni söylemek ne anlama gelmektedir henüz çözemedim. Sanıyorum yaşım genç 🙂 tecrübesizliğime veriyorum.

Bu mevzunun kaynağı nedir diye sorarsanız, uzun zamandır beklediğim “geleneksel tabip odası meydan muharebesi” nin başlamasıdır. Bir oda seçimini, kuvayi milliye ruhuyla ele geçirilmesi ve hatta yaban ellere kaptırılmaması gereken bir vatan parçası olarak gören bir ilimizin vatandaşıyım.

Beklendiği gibi bu sene de Tabip Odası seçim arifesinde siyaset yapmadığını ve birleştirici olduğunu iddia eden kesim milliyetçi çığlıklarıyla ayrımlaştırmaya devam etmektedir.  Bu noktada tecrübesiz bu genç insanın anlamadığı şudur; dostum madem 29 ekim, 10 kasım, bayrak, vatan, millet, Sakarya üzerinden siyaset yapacaksınız bari siyaset yapmıyoruz demeyin. Madem biz siyasetsiz bir tabip odası istiyoruz diyorsunuz şu yaptığınız nedir? Artık anladım ki bu ülkede milliyetçi ve ulusalcı söylem “siyasi” olarak görülmüyor. Ama ne zaman biraz sola doğru yatan bir cümle edilsin “siyasi” olmakla kalmıyor “terörist” bile olabiliyorsunuz. Yani demem o ki siyasi olmayı eleştiren bir zihniyetin siyasetin kralını yapıyor olması bu sene de komik oluyor. Ek olarak Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) gibi bazı sivil ve siyasi toplum kuruluşlarıyla ilişkilerini ve TTB’ye bağlı kollarına uyguladığı “bizden değildir” bakışını bildiğimiz bir kesimden gelen bu “biz siyasi değiliz” nidalarının bu sene de gideri yoktur. Ama vatan, millet söylemlerine kendini çok kolay kaptırıp giden bu şehirde bu siyaset maalesef bir miktar prim yapacaktır.

Oda seçimlerinde “Her zaman Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarını savunacağız. Hekimleri birleştirecek ulusal değerleri kararlılıkla, açıkça savunmaya devam edeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk’ü laiklik başta olmak üzere Cumhuriyet ilkelerimizi, bayrağımızı, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü savunacağız”  şeklindeki açıklamasıyla dikkat çeken sayın adaya, siyasi yaşamında başarılar diliyorum. Gerçi bu cümlenin siyasi bir içeriği yoktu dimi, çok pardon. Hayatta bu düşüncelerinizi savunabileceğiniz (ve benden çok daha iyi bildiğiniz)  tonla siyasi parti ya da sivil toplum kuruluşu varken, sizlerin de hep eleştirdiği gibi, neden tabip odasını kullanmakta olduğunuzu da anlayamıyorum, tecrübesizlik işte.

Bu seneki muharebede her iki tarafa başarılar diliyorum; bakalım surlara ilk bayrağı kim dikecek 🙂

ismini vermek istemeyen bir asistanhekim.org okuyucusu

“Bu yazı çok tartışılacak” için bir yanıt

gerçekten merak içindeyim. Bu ülkenin kurucu ve kurtarıcısına saygı duymak sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Bunun neresinde siyaset arıyorsunuz? Ayrıca sol görüş ile ATATÜRK’UN benimsediği ve de önemsediği değerler ne kadar ve hangi zihniyete göre ayrisiyor? Ya da sağ görüşlü bir insan ATATÜRK’e saygi duyamaz mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.