Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

İyi hekim kriterleri ileride değişebilir mi?

Yrd.Doç.Dr.Metin Aytekin

“İyi hekimdir” tabirini çok duyarız. Eskiden iyileştirdiği insanların memnuniyeti bir hekimin kalitesini göstermesine kafiydi. İnsanların çoğu yapılan tedavi ve alınan sonuçtan memnun ise iyi hekimdir lafı kulaktan kulağa dolaşır dururdu. Tabii bunun bir de tersi var ki hiç olaydan anlamayan bir iki kişinin tıp literatürünü çok biliyormuşçasına yorum yapıp hekimi kötü şekilde değerlendirmesi.

Günümüzde ise iyi hekim kavramının biraz değiştiği kanaatindeyim. En azından yukarıda yazılanlara  ilave olarak hekimin yapması gereken işler oldukça arttı. Bunlardan en önemlisi ise uzman olduğu konuda yayınlanmış bilimsel makalelerinin sayısı ve kalitesi.

Günümüzde hastaların bile hangi hekime gideceğine karar verirken, o hekimin  Pubmed’deki araştırmalarına bakarak, karar verdiklerine şahit oldum. Bu tür bir araştırma yapan hastalar şu an çok yaygın olmasa da ileri de hastalar tarafından hekimleri değerlendirme kriterlerinin arasına alınacakmış gibi görünüyor.

Peki bir hekimin yayımladığı makalelerin kalitesi o hekimin uzmanlığı konusunda nasıl bilgi verebilir?

Günümüzde teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ki, bugün aldığınız bir elektronik alet bide yarın eski kabul ediliyor. Bu kadar hızlı gelişen bir teknolojide kendi uzmanlığımız ile ilgili dünyada yapılan çalışmalardan haberdar olmamak o konu üzerinde eksik kalmamıza neden olabilir. Bunun için iyi bir hekim dünya literatürünü devamlı takip etmelidir diye düşünüyorum. Takip ettikçe çalıştığı konudaki problemleri çözmek isteyecektir. Bunu çözme girişimlerini ise dünyaya duyurmak için yaptığı çalışmaları yayına (bilimsel makaleye) çevirmesi gerekmektedir. İşte bir hekimin konusuyla ne kadar ilgili olduğuyla  yaptığı yayınlar arasında bu şekilde bağlantı kurulabileceği kanaatindeyim.

Tanınmış veya tanınmamış Google’dan bulduğunuz bir Amerikalı doktorun Pubmed’de yayınlarını araştırırsanız demek istediğim çok daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü batıda bu artık bir kültür halini almıştır ve daha uzmanlığa başlamadan bir doktorun dahi bir iki tane yayını olması beklenir. Bu onun konuya ne kadar ilgili ve literatüre ne kadar hakim olduğunun göstergesidir. Her gün değişen ve gelişen bu teknolojiyi yakalayıp, yeni yaklaşım ve teknikler ile tedavileri sürdürmek için iyi bir hekimin devamlı araştırma içerisinde olması beklenir.

Eğer hekimimiz aynı zamanda akademisyense, akademisyenliğe adımını atmış bir bilim adamı ürettiği hipotezleri ispatlayıp makale haline getirdiği sürece yaptığı işer bir değer kazanıyor. Hatta sadece makale haline getirmesi de yetmiyor, hangi kalitede bir dergide makale haline getirdiği (derginin impact faktörü veya TÜBİTAK listesine göre A, B veya C sınıfı dergiler) ve makalesinin bir sene içerisinde ne kadar atıf aldığı da yaptığı işin güvenirliğinin ve kalitesinin bir göstergesi olduğu şüphesizdir.

Buraya kadar ileride hekim değerlendirirken yeni bir kriterin de olabileceğinden bahsetmeye çalıştım. O kriter de kaliteli yayınlar yapmak. Kaliteli yayın nedir ve nasıl yapılır sorusu gelecektir arkasından.

Literatürde şuanda yüzlerce bilimsel dergi bulunmakta. Hekimler ve araştırmacılar da bu yüzlerce dergiden bir şekilde birinde çalışmalarını yayınlanabilirler fakat iş yayın yapmak ile bitmiyor. Hangi dergide yayın yapmak gerekir sorusu geliyor. Özellikle düşük impactlı (C sınıfı) dergilerde yayın yapıp A ve B sınıfı hiç yayını olmayan hekim ile A sınıfı yayınları fazla olan hekim arasında da ileride ayrımlar yapılacaktır gibi gözüküyor. Bu sebeple hangi dergiye yayını göndereceğiniz çok önem arz ediyor. A sınıfı dergilere yazı kabul ettirmek için ise bazı püf noktaları paylaşmak istiyorum.

Makale yazarken veya planlarken bir iki önemli nokta genelde göz ardı edildiğinden dolayı A sınıfı kategorisindeki dergilere makaleleri gönderme olasılığı da düşüyor.

Peki nelere dikkat etmiyoruz?

Haftaya kaldığımız yerden devam edelim ve kaliteli bir makale yazmak için nelere dikkat etmek gerek tartışalım.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Yrd.Doç.Dr.Metin AYTEKİN

Cleveland Clinic Foundation
Lerner Research Institute, Pathobiology Department

metin.aytekin@gmail.com

“İyi hekim kriterleri ileride değişebilir mi?” için 4 yanıt

Gunumuzdeki bilimsel calismalarin ince noktalarini aciklayan yaziniz ilgi cekici.Lutfen “perde arkasini” bizlere iletmeye devam edin.

Sayın Hocam,önce TIP ve TIP dışı disiplinlereden gelen T.Uzmanlık eğitimi ve işleyişi hakkında yazsanız.Ülkemizde 5 yıl süren T Uzm.nöbet,izle,bak,gör,süre uzun nasılsa öğrenirsin şeklinde sürüyor.Demem özetle Assistan Ögretim Üyesinin Eğitim ilişkisidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.