Kategoriler
Haberler

İzmir tabip odası seçimlerinde sosyal medya atışması!

29 Nisan 2012’de İzmir’de yapılacak tabip odası seçimleri yaklaşırken, tartışmalar da alevleniyor. Hekim Güçbirliği ve Demokratik Katılımcı Hekimlerin karşılıklı söz düellosuyla geçen yarış, DKH’nin sosyal medya üzerinden yayınladığı aşağıdaki metinle daha da kızıştı. Güçbirliği grubu sessizliğini korurken seçim yarışının sert geçeceği öngörülmeye başlandı.

İşte tartışma yaratan o metin!

HEKİMLİK BU “KİRLİ” SÖYLEMİ HAKETMİYOR!

Sayın Meslektaşlarımız,

29 Nisan 2012 tarihinde Odamızın Seçimli Genel Kurulu yapılacak ve yeni dönemde sizlerin seçtiği 33 meslektaşımız İzmir Tabip Odasını Yönetecektir.

Doğaldır ki; bu kurullara kişisel ya da gruplar halinde aday olunabilir. Demokrasinin güzel yanı budur. Hekimlere yakışan da, demokrasi kültürünün, toplumumuzda yerleşmesine örnek olacak olgunlukta bu süreci yaşayabilmek, birbirimize ve düşüncelerimize saygı duyarak bu süreci olgun bir şekilde tamamlamaktır.

Hesap vermekten kaçıyorlar!

Maalesef, son 5 seçim sürecinde yaşanan , hekimlik değerlerine yakışmayan ve bazı manipülatif parti politikalarına benzer “kurnazlıklar” yine gündeme gelmeye başladı. Web sitelerinde, “Güçbirligi” adına yazanlar mevcut alışkanlıklarını tekrarlayarak, seçim sürecinde hesap vermekten kaçmaya başladılar.

Sevgili hekim kardeşlerimiz ,
İzmir’de geçmişten bu yana çağdaş değerler ışığında, hekimlik ve sağlık ortamının gelişmesi için çaba gösteren ve Demokratik Katılımcı Hekimler listesinde bir araya gelerek aday olan bizler ; hepimizin, hekimlik mesleğine ilk başladığı anda ettiği Hipokrat Andına ve evrensel değerlere bağlı kalarak “Dil, din, ırk, mezhep, renk, etnik kimlik” gibi farklılıklara bakmaksızın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki tüm yurttaşları eşit görüyor, kendi kültürlerini yaşama hakkına saygı duyuyor ve bunu da barış içinde , bir arada yaşayabilmemizin, gerçek garantisi sayıyoruz.

Ana tartışma konuları olarak, bizlerin özlük hakları, çalışma koşulları, mesleki gelecekleri, sağlık hakkı, oda yönetiminin son 2 yılda ne yaptığı/yapamadığı, seçime girecek grupların önümüzdeki dönem projelerinin ne olduğu konuşulması gerekirken; tartışmayı bu mecradan uzaklaştırarak seçim sürecinde hesap vermekten kaçmak, Güçbirliği’nin kronik yöntemi oldu.

Gerçeklerin altını çizersek;

1. Son 6 yıldır Odamız ve Komisyonları aktif çalıştırılmamıştır,

2. Hekimlerin ve Gündemin gerisinde kalınmıştır,

3. İzmir’de kamuoyu, meslek odaları, sendikalar ve demokratik kitle örgütlerinin desteği sağlanamamıştır

4. Türkiye’ de Kamuoyunun oluşumu için çalışan Türk Tabipler Birliğinin çabalarına destek olunmamıştır. AKP İktidarının, neoliberal güç odaklarının isteği doğrultusunda biçimlendirmeye çalıştığı Türkiye Sağlık Ortamındaki, en büyük engel gördüğü 110 bin hekim ve çatı örgütümüz TTB ye yönelik operasyonlarına karşı çıkılmamıştır.

Şimdi, tüm bu beceriksizlikler, Atatürk’ün arkasına saklanarak unutturulmak istenmekte, seçim sürecinde hesap vermekten bir kez daha kaçılmaya çalışılmaktadır.

Sadece basın açıklamaları ve elektronik postalarla hekimlere ulaşmaya çalışan; eylemlerde, alanlarda ve hastanelerde görülmeyen, etkisiz ve başarısız olan Güçbirliğini samimi olmaya çağırıyoruz .

Bütün toplumumuzun ortak değeri ve Ulusumuzun simgesi olan Bayrağımızı ve Devrimci Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü , kişisel ve grupsal hiçbir çıkarımız için “ kullanmayacağız”, kullananlara da itibar etmeyeceğiz.

Tarihsel olarak biliyoruz ki, iki zihniyet Atatürk’ü kendi “çıkarları” için kullanmak istemiştir ;

1.Haksız ve baskıcı yöntemlerine , itiraz edilmesini engellemek isteyenler.

2.Çağının problemleriyle yüzleşme cesareti olmayan ve çözüm sorumluluğunu alamayarak görevlerini yapmayanlar.

Atatürk’ün şu sözünü bilincimizde taşır ve uygularız :

“ Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”

Sevgi ve saygılarımızla,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.