Kategoriler
Haberler

Kesinlikle destekliyoruz bu rezalete son verilmeli!

Daha önce asistanhekim.org’da yer verdiğimiz önemli bir konu. Özellikle kadın asistan hekimler ve kadın sağlık çalışanları bu sorundan müzdarip.

İzmir’de 7 yaşındaki Ece Uslu’nun bakıcısının eşi tarafından boğularak öldürüldüğü iddiaları evde çocuk bakanların denetimi konusunu da gündeme getirdi.

Türkiye’de özellikle kadınların iş yaşamında aktif rol alması, evde çocuk bakıcısı talebini de artıyor. Aile büyükleri yanlarında olmayan anne babalara ya tavsiye yoluyla bakıcı buluyor ya da istihdam bürolarına başvuruyor. Çocukların neredeyse tüm gün birlikte kaldığı bakıcılık sisteminin sağlıklı işlemesi, doğru kişinin bulunması büyük önem taşıyor.

Ankara Üniversitesi Sosyal Pediatri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, çocuk bakıcılarının denetimi konusuna dikkat çekerek, yurt dışında evde çocuk bakımı konusunda lisanslı kuruluşlar olduğunu ifade ediyor. Ulukol, bu tür şirketlerin yaygınlaştırılması ve denetlenmesi gerektiği görüşünde.

Ankara Üniversitesi Sosyal Pediatri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, bakıcılığın sadece yemek, alt değiştirme gibi çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret olmadığının altını çiziyor. “Her alt değiştiren, çocuğun başında bekleyen, ağladığında başına giden, ilacını içerin kişi çocuk bakıcısı olamaz. Çocuk bakıcısı her şeyden önce, çocuğu seven, onun duygusal ihtiyaçlarını fark edebilen kişi olmak durumunda… Kişi çok deneyimli, bilgili olmayabilir, son çıkan yayınları okumuyor olabilir, kendi çocuğu olmayabilir ama baktığı çocuğu seviyorsa ve o çocukla vakit geçirmekten mutlu oluyorsa, bakan kişi için doğru kişidir denilebilir.” ifadesini kullanıyor.

Çocuğun bakıcıya olan tepkisine de dikkat çeken Ulukol, “Çocuk bakıcıdan korkuyor ya da aşırı itaat ediyorsa bu düşünülmesi gereken bir durumdur.” diyor. Referansların son derece önemli olduğunu söyleyen Ulukol, gösterilen referanslarla birebir iletişimin önemine dikkat çekiyor. Bakıcının ailesi ile tanışmak, ev ortamını görmek gerektiğini kaydeden Ulukol, “Bakan kişi kendi çocuklarına hoyrat davranıyorsa, kendi çocuklarının sorunları varsa, eşi akşam içip içip geliyorsa bir risk.” şeklinde konuşuyor.

ÇOCUK BAKIMINDA DENETİM SON DERECE ÖNEMLİ

Ulukol, çocuk bakıcılarının denetimi konusuna dikkat çekiyor. Yurt dışında çocuk bakım elamanı sağlayan şirketler bulunduğunu söyleyen Ulukol, şunları dile getiriyor: “Yurt dışında, daha resmi, lisanslı kuruluşlar, sigortalı kuruluşlar var… Türkiye’de yeni yeni gelişmeye başladı. Böyle bir kurumsal yapı, gelen kişinin daha nitelikli olduğunu gösterir. Daha önceki referansları, deneyimleri öğrenilebilir. Mesele İzmir’de meydana gelen olayda, böyle bir kişi öyle bir yerde çalışıyor olsa, bir daha iş bulamayacak. Bu gazete haberi olmasa, o kadın o evden çıkacak başka birine bakmaya gidecek. Yani şirketler referansları da doğrular.”

Bu tür şirketlerin yaygınlaştırılması ve denetlenmesi gerektiğini kaydeden Ulukol, “Ana okulları, kreşler devlete bağlı olarak denetleniyor. Eğer siz bunları denetlemezseniz, uygun bir denetleme sistemi getirmezseniz, ki bunu denetleyenlerin de devlet olması gerekmiyor. En iyi denetleme alanları sivil toplum örgütleridir. Bizde bu kültür çok yaygın değil. Bu tip yapılardaki annelerin oluşturduğu sivil toplumun denetimi, devlet denetiminden çok daha iyi olacaktır…” diye konuşuyor.

Ulukol, “Yani, şirketler çalıştırdıkları kişilerin eğitimli, deneyimli olduğunu iddia ediyor. O zaman kayıtlarına bakılacak. Gerçekten eğitimli midir, deneyimli midir, uygun mudur gibi. Şirket de, ‘Ayşe hanımı, Fatma hanımın evine gönderdim’ deyip oturmayacak. O şirketin görevi, beş çocuğu beş kadın ile eşleştirmek olmamalı. Bir sıkıntı var mı, nasıl gidiyor, çocuğun bakımı ile ilgili ailenin şikayeti var mı, daha başka ne geliştirilebilir gibi süreci de takip etmeli.” diyor. Ulukol, Türkiye’de ise evde çocuk bakanların denetimi konusunda oturmuş bir yapının bulunmadığını ifade ediyor.

“ŞİRKET OLMAYIP EL ALTINDAN BAKICI YOLLAYAN, KAÇAK ÇALIŞANLAR DA VAR”

Bakıcı ve yardımcı eleman hizmetleri konusunda aracı bir danışmanlık kurumu yetkilisi Gül Ateş ise, “Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı, belgeli özel istihdam bürosuyuz. İş veren ve iş arayanlar web sayfamızdan ve tavsiye üzerinden dönüş yapar. Biz sadece aracı kurumuz. İş veren ile iş arayanı bir araya getiririz. Çalışanlar sigortalarını ya dışardan ödüyor ya emekli ya da iş veren tarafından ödeniyor.” diyor.

İş veren ve çalışanlar ile bağlarını koparmadıklarını kaydeden Ateş, şöyle devam ediyor: “Çalışanların CV’lerini birlikte hazırlıyoruz. Deneyimini, referansını yazıyoruz. Hiç referansı yoksa da ilk defa çalışacağım diyor. Aileye özelliklerini söylüyoruz. Ya da ilk defa çalışacak diyoruz. Görüşme güzel geçerse kurum olarak referansları kontrol ediyoruz . Aile de bu referansları kontrol ediyor. Bazı aileler, bakıcı alacağı kişiyi evinde ziyaret edebiliyor. Bu aşamalar güzel geçtiyse, güncel adli sicil kaydını, ikamet kağıdını, kimlik fotokopisini istiyoruz. Yardımcıyı araştırdığımız gibi aileyi de araştırıyoruz. Bebek bakıcısı ise sağlık testleri istenebiliyor. Bu testi aile kendi karşılıyor. Bir hafta sonra hem aileyi hem yardımcıyı arıyorum. Her şey yolundaysa yollarına devam ediyorlar. İş verenle de çalışanla da bağlarımızı koparmıyoruz.”

Ateş, belgeli olan özel istihdam büroları yanında, bu işi illegal yapan, kaçak çalışan, şirket olmayıp el altından bakıcı yollayan kişilerin de bulunduğunu söylüyor. İş verenden belli bir komisyon aldıklarını aktaran Ateş, “Bazı aileler bunu vermek istemez. Bu işi illegal yapan birinden temin eder. Onun tercihidir, saygı duyarım. Bir şey diyemem.” diyor.

Özel istihdam bürosu olarak ağırlıklı olarak eve yardımcı noktasında hizmet verdiklerini kaydeden Ateş; nasıl bir denetimden geçtikleri konusunda “Denetim derken bildirimleri alırlar, kontrolleri yaparlar, özel istihdam büroları bilgilendirilecekse bu toplantılara katılırız.” diye konuşuyor.

Ateş, aracı oldukları bakıcıda bulunduğunu belirttikleri sertifika, diploma gibi belgelerin kontrol edildiği bir denetimden ise bugüne kadar geçmediklerini kaydederek, “Olumsuz bir şey olsaydı bir denetim olurdu diye düşünüyorum… Sanıyorum ki eksiklik gördükleri firmaları daha çok denetlerler.” ifadesini kullanıyor.

Ailenin, bakıcının çocuğa şiddet uygulaması gibi olumsuz dönüş vermesi halinde bu durumun diğer ilgili bürolara iletilip iletilmediği konusunda Ateş, “Özel istihdam bürolarının bir toplantısında, sıkıntılı iş veren ve çalışan varsa bunlar hakkında büroların bilgilendirilmesi, bu noktada bir ağ oluşturulmasını gündeme getirdik. Ancak bu yüzde 95 uygulanmadı. Aslında olmalı.” diye düşüncelerini aktarıyor.

TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜNÜN BAKICI STANDARTLARI

Öte yandan, Türk Standartları Enstitüsü tarafından çocuk bakıcılarının standartları da belirlenmiş durumda. Enstitü, çocuk bakıcısını ‘ana okulları, çocuk yuvaları ve kreşlerde okul öncesi çocukların günlük bakımını yapan, eğitimlerinde eğiticiye yardımcı olan veya çocuklara ev ortamında bakan kişi’ olarak tanımlıyor.

TSE’ye göre çocuk bakısının özellikleri ise şöyle: (Eğitim ve yetişme özellikleri) En az meslek liselerinin çocuk gelişimi ve eğitimi bölümünden mezun olmak. En az üç ay staj yapmak. (Mesleki özellikleri) Çocuk bakımı konusunda bilgi ve beceri sahibi olmak. Yeniliklere açık olmak. Çocukları sevmek. Hoşgörülü ve sabırlı olmak. Türkçeyi düzgün kullanma becerisine sahip olmak. Dikkatli olmak. Sorumluluk sahibi ve dikkatli olmak. Çocuğun yaş ve gelişim özelliklerini bilmek. Çocuğun zeka ve dil gelişimini bilmek. Çocuğu sosyal hayata hazırlamayı bilmek. Çocuk psikolojisi, çocuklara yaklaşım ve öfke yönetimini bilmek. Çocuk hastalıkları ve alınabilecek ilk yardım önlemlerini bilmek. Çocuklarla iletişim kurma becerilerine sahip olmak. Yaratıcı yeteneğe sahip olmak. (Görev Özellikleri) Çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini ve iyi alışkanlık kazanmalarını sağlamak. Çocukların hayal güçlerinin gelişimine yardımcı olmak. Çocuklara duygu ve düşüncelerini anlatabilme ve iletişim kurma becerisi kazandırmak. Çocukların el, yüz temizliğini yapmak ve kirli giysilerini değiştirmek. Çocuklar arasında çıkabilecek problemleri çözmek. Çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamak. Eğitim materyallerinin hazırlanması, çocukların kişisel bilgi formlarının tutulması, gelişim ve sağlık kayıtlarının tutulması ve yıl sonu gelişim raporlarının hazırlanmasında çocuk gelişimcisi ve eğitimcisine yardımcı olmak. Çocukların oyun, dinlenme, beslenme, temizlik ve eğitim faaliyetleri ile ilgili olarak verilen görevleri eğitmen gözetiminde yerine getirmek. Çocukların yemek yemelerine yardım etmek ve yemek sonrasında çocukların temizliklerini düzenli bir şekilde yapmak. Çocukların yatak ve oyun odalarının düzenini sağlamak. Çamaşır ve yatak takımları ile kendisine teslim edilen eşyaları muhafaza etmek. Uyku saatinde çocuklara yardımcı olmak. Çocukların eve dönüşlerinde hazırlanmasına yardımcı olmak, servis aracına kontrollü şekilde bindirmek, servisten indirmek ve kuruma yerleştirmek. Çocukları yaşama hazırlayıcı beceriler kazandırmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.