Kategoriler
Haberler Sizden Gelenler

Sağlık – Şiddet – Medya

Her mesleğin güzel yönleri olduğu gibi zor tarafları ve riskleri de vardır. Sağlık çalışanı olmak bu anlamda güzelliği de – riskleri de uç noktada yaşamakla eşdeğer. Sağlıkta yaşanan şiddet üzerine o kadar şey yazıldı, çizildi, konuşuldu. Çözümler bile üretildi, hatta çözüldü bile diyebiliriz. Hâlbuki etrafa kulak kabartılınca yaşamın her anında sağlık çalışanlarına yönelik sözel veya fiziki bir şiddet olduğunu duymak zor değildi. Toplumun her seviyesinden insanların yaptığı bir şiddetten bahsediyoruz. Hani sağlıkta şiddet var diye her anımızda tedirgin olmak kimsenin hoşuna gitmiyordu. Dolayısıyla gözlerimizi kapatıp kulaklarımızı tıkadık. Yılan bize dokunmasın istedik.

Bu yalancı bahar 17 Nisan 2012 tarihinde Gaziantep’ten gelen bıçaklanma haberi ile bozuldu. Kötü haber tez duyuldu. Şanlıurfalı bir hastanın “Benim doktorumdu, beni o ameliyat etti, çok bilgiliydi.” dediği Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesinde görevli Göğüs cerrahı Dr. Ersin ARSLAN bıçaklanmıştı. Bıçak darbelerine dayanamayan doktor kendi hastanesinde can vermişti. Dahası 81 yaşında onkoloji hastasının 17 yaşındaki torunu bu olayın failiydi. Kimseler empati yapmak istemiyordu. Empati yapmak dehşete düşmekle eşdeğerdi. Nedenini açıklamak zordu. Herkes üzgündü. Hayatını kaybeden sanki hekimlik mesleğiydi…

Ertesi sabah tüm hastanelerde (poliklinik ve servislerde) Dr. Ersin ARSLAN’ın fotoğrafları asıldı. Çoğu sağlık çalışanının kolunda siyah bir bant takılıydı. Öğle arasında ise farklı hastane bahçelerinde, farklı nedenlerin sonucu olarak sunulan, farklı sayılacak tepkisel basın açıklamaları yapıldı. Sağlıkta şiddete hayır denildi. Ulusal ve yerel medyada Sivil Toplum Örgütleri, Hükümet yetkilileri ve gazeteciler enine boyuna sağlıkta şiddeti tartıştı. Ya da en azından bize öyle göründü.

Ancak;

Bizler görmek istemesekte bazı yol ayırımları bizi bekliyor… Örneğin;

Basın açıklaması yapan gerek mesleki örgüt, gerekse sendikalar birbirinden habersizdi. Hani birbirlerine haber vermeye gerekte yoktu. Sadece basın açıklaması yapılacak hastane, başka sendikalarca kapılmış olmasın yeterdi… Bir araya gelmeyi beceremeyen biz sağlık çalışanları için alışılagelen bir durumdu… Hayalimiz “çok ses tek yürek olmak..!” Ne dersiniz?

Ulusal ve yerel medya… Acaba yerel basın yanı başındaki sosyal toplum hareketlenmelerini gözlemleyip haber yapması, yaptığı haberle yerel bilinci yaratması ve ulusal medyayı doğru bilgilendirerek ülke gündemini belirlemesi gerekmez mi? Yoksa ajansların hazırlayıp sunduğu her haberi iletmeye devam mı etmeli? Böylelikle suni gündemleri, tiraj yapan haberleri ön plana alarak daha fazla nimetlerden faydalanabilir. Ne dersiniz?

Sonuç itibariyle; Meşhur lafımız; Burada işler böyle dönüyor

Her şey olması gerektiği gibi… Her zaman ki gibi… Sıradan…

Ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor. Dr. Ersin ARSLAN seni rahmetle anıyoruz. Yakınlarına ve daha doğmamış bebeğine Allah sabır versin… Seni unutmayacağız, unutturmayacağız. Mekânın cennet olsun…

Saygılarımla…

Dr. Şerif KURTULUŞ

Harran Ü. Göğüs Hastalıkları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.