Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Telafisi mümkün olmayan yol(!)

Dr.Şahin Hanalioğlu

Tam gün yasasının son haliyle yürürlüğe girdiği 26 Ağustos 2011’den bu yana muayenehanesi olan öğretim üyeleri artık üniversite hastanelerinde hasta bakamıyor, yatıramıyor, ameliyat yapamıyor, idari görev alamıyor; yalnızca ‘eğitim ve araştırma faaliyetleri’yle uğraşabiliyorlar. 

Peki bu yasa sonrasında ne oldu? 

Yasanın mimarı Sağlık Bakanlığı’na göre, akademik çevrelerden büyük tepki alan bu yasaya halkın %95’i destek veriyor!  Yani yalnızca geride kalan %5’lik muayenehaneci zümresi ve onların destekçileri bu yasaya karşı çıkıyor, ki bu da politik olarak ihmal edilebilir bir azınlığa tekabül ediyor. Yine Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, Türkiye’de üniversitelerde görev yapan 13.000 (akademisyen) uzman hekimden yalnızca 1300 kadarı (%10) yarı zamanlı çalışıyor. Yani etkilenme oranı çok düşük, her şey sorunsuz devam ediyor. 

Peki gerçek bu mu? 

Görünen o ki öyle değil. Her şeyden önce bu 1300 öğretim üyesinin neredeyse tamamı profesör. Üstelik bunların da önemli bir çoğunluğu büyük şehirlerdeki köklü üniversitelerin, alanında dünya çapında, son derece nitelikli öğretim üyeleri. Bu hocaların çoğu bugün Türk tıbbının ulaştığı düzeye gelmesinde rol sahibi, üstelik yarınların hekimlerini en iyi şekilde yetiştirebilecek olan hocalar. Fakat şimdi bu yasa yüzünden hepsi üniversitede sağlık hizmetinin dışına itilmiş durumda. 

Hizmet veremiyorlar ama eğitim ve araştırma yapabilirler, deniyor.  

Peki bunu söyleyenler –yasanın kendisi ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri- tıbbın ayrılmaz sacayakları olan eğitim-araştırma-hizmet üçlüsünden bihaber mi? Tıbbın uygulamaya dayalı bir eğitim olduğunu, hasta görmeden, vizit ve ameliyat yapmadan eğitim verilemeyeceğini, klinik araştırma yapılamayacağını bilmiyorlar mı? 

Şimdilerde ise Bakanlık YÖK ile birlikte ‘sözleşmeli öğretim üyeliği’ formülüyle bu işi kökten çözmenin hazırlığı içinde. Yani muayenehanesi olan hocaların üniversite ile ilişiği kesilecek, isteyen öğretim üyeleri ile sözleşme yapılarak üniversitede eğitim vermeleri sağlanacak. Bu ara yolun da tıpkı yukarıdaki gerekçelerle ölü doğacak bir uygulama olacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Bir asistan olarak siz, kliniğinizde hasta görmeyen, ameliyat yapmayan, vizit yapmayan ve hiçbir şekilde sorumlu olmadığınız hocalardan neyi, nasıl, ne kadar öğrenebilirsiniz? Güvencesi ve yetkisi olmayan o hoca size usta-çırak ilişkisine dayalı uzmanlık eğitimini nasıl verebilecek? Herhalde bu formülü üretenler tıbbı amfi derslerinden ibaret görüyor…  

Görünen o ki yakında gündeme gelecek olan bu uygulamanın da amacı muayenehaneci hocaları üniversitelerden topyekun uzaklaştırmak. Sonrası mı? Hep birlikte göreceğiz, ama böyle giderse ülke olarak bu önemli birikimden yararlanma fırsatını sözkonusu uygulamalar yüzünden kaybetmek üzereyiz… Ne yazık ki bu sefer, telafisi kısa vadede mümkün olmayacak bir kayıp olacak.

Dr. Şahin HANALİOĞLU
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Beyin ve Sinir Cerrahisi AD Araştırma Görevlisi
Temel Nörolojik Bilimler (Sinirbilim) Doktora Öğrencisi

drsahiniletişimden ulaşın

“Telafisi mümkün olmayan yol(!)” için bir yanıt

Sayın Dr Şahin bey,
Ben ünlü bir hemetoloji Prf. takipli hastasıyım.Her ay muayenehanesine gidiyorum el ve gözle muayene ediyor,sonra tahlillerim için Üniversite Has. gönderiyor-evrak düzenleyip-.Tahlillerim yapılıyor.Ve sonuç çıktısı ile gidiyorum.Bu böyle sürüyor.”Hasta” olarak benim kontrolumun maddi yükünün Eğitim ve Araştırma Hastahanesine yüklenmesi beni bile hem utandırıyor,hem üzüyor.
Hoca 14 te muayenehanesine geliyor 20.30 kadar orada.
Bu hoca size ne zaman Eğitim(ders) veriyor.
Araştırma yapıyor.
Hastahanede yatan hasta vizini ne zaman yapıyor.Çogu yatan hasta onun takibi ettigi hasta.Asistanlar onlara özel ilği göstermek zorunda.
Bu anlattıklarım ile adı “Eğitim ve Araştırma Hastahanesi” olan bir yerin “uluslarası ve nitelikli” hocalarının katkısı ne olabilir ?
Eğer ÇOKtur diyorsanız,Bende diyorum ki bu nitelliklerini Assitanlara aktaracak vakitleri YOKtur.
Artık bu Ögretim Üyelerini fazla abartmayın.Asistan olarak biraz çaba gösterseniz Hocanızın size verdiği bilgiyi doğrulugunu kontrol etmek,teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında daha fazla bilgi almanız-eğer TIP ingilizcesi biliyorsanız-elektronik ortamda artık saniyelerle sınırlı.Yeter ki siz araştırın.Bu yazdıklarımı lütfen Hocalarınız gereksizdir diye anlamayın.Eğitim zaman,emek harcayarak ve Ögrencileri önceleyerek yapılır.”Hasta”ları önceleyerek değil.
Çünkü adı bile “Eğitim ve Araştırma Has.”,yoksa “Üniversite Hasta Tedavi Merkezi” değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.