Kategoriler
Haberler Sizden Gelenler

Doktor annesinden ağlatan mektup! *Özel *Paylaşmaya değer…

Bu mektup Anneler Gününe Özel Olarak Bir Okuyucumuz Tarafından Gönderilmiştir…

“ölmeyi hak ediyorsunuz!”

Bugün doktor olan oğlum, yoğun bakımda durumu ağır olan hastası fenalaşınca, poliklinikteki hastasını bırakıp aciliyeti olana koştu. Saatler süren operasyon geçiren hastasını kurtarabilmek için bir kez daha canla başla çalıştı. Poliklinikteki sırasını bekleyen (durumu acil olmayan) hasta ortalığı birbirine kattı “ölmeyi hak ediyorsunuz!” diye.

“Bir kez olsun arkadaşlarıyla doyasıya gezemedi”

Evet! Benim oğlum ölmeyi hakediyor. Çünkü daha ilkokulda cumartesi, pazar, kar, soğuk, yağmur demeden uykulu gözlerle dersaneye gitti, daha başarılı olabilmek için. Aynı tempo ortaokul ve lisede devam etti. Bir kez olsun arkadaşlarıyla doyasıya gezemedi. Kış boyunca gösterimdeki filmlere gidemeyip, “yaz sezonu tekrar gelir o zaman seyrederim” diye umut etti. Benim doktor oğlum gençliğini yaşayamadı. Üniversite sınavında başka bir şehrin tıp fakültesini kazandı. Bir gün bile ayrı kalmadığım, daha bebekken ağlamasın diye sırtıma çarşafla bağlayıp, bulaşık yıkadığım oğlumu gurbete yolladım. Sırf ağabeyi ve babası gibi doktor olsun, insanlara şifa dağıtsın, hayır duası alsın diye. Ama yokluğuna bir türlü alışamadım, arkasından her gün ağladım.

“yıllarca gidip geldik oğlumuza destek olalım diye”

Bir öğrenci evinde kaldı oğlum. Başlangıçta zor günlerdi. Elini sıcak sudan soğuk suya sokmadığım oğlum yemek yaptı arkadaşlarına, bulaşık yıkadı, tuvalet temizledi. Bir gün dahi olsa gurura kapılmadı kolej mezunuyum, varlıklıyım diye. Zordur tıp fakültesi, bir okuyan bilir, bir de ailesi. Hiç boş saati, boş günü yoktur. Anfi dersi, laboratuar, stajerlik, intörnlük derken gecesi gündüzü kalmaz. İki şehir arasında yıllarca gidip geldik oğlumuza destek olalım diye.

“doktor oldu…”

Benim oğlum gurbette sabahları kahvaltı yerine simit yedi yıllarca, karnını doyuracak annesi yanında olmadığı için. Çok zor yıllardı hepimiz için, onu ilk kez bırakıp geldiğim gün daha dün gibi aklımda. Özlem yıllarca sürdü ve nihayet oğlum babası ve ağabeyi gibi doktor oldu.

“kurşun geçirmez yelek giyip operasyonlara katıldı”

Sonra zorlu süreç tekrar başladı. Pratisyen iken bir yıl askerlik yaptı Güneydoğu’da, kurşun geçirmez yelek giyip operasyonlara katıldı. Mehmetçiğe şifa dağıttı. Daha sonra TUS denilen ihtisas sınavını kazanabilmek için iki yıl dersane-kütüphane arasında koşturup beyin cerrahi bölümünü kazandı.

“aralıksız 36 saat çalıştığı gün”

Asıl maraton şimdi başlamıştı oğlum için. Uzun süren ameliyatlar, aralıksız 36 saat çalıştığı gün aşırı nöbetler derken ayakta durmaktan toplar damar yetmezliği gelişti ve bacaklarında yaralar oluştu. O kadar yoğun çalışıyordu ki kendisi gibi doktor olan eşini ve yeni doğmuş bebeğini nadiren görüyordu.

 “Türkiye’nin bir ucuna mecburi hizmete…”

Evet benim oğlum bütün bunlardan dolayı ölmeyi haketti! Asistanlık bittikten sonra oğlum ve eşi uzman oldular ve Türkiye’nin bir ucuna mebcuri hizmete, düzenlerini bırakıp gittiler, hem de seve seve. Bizim için hasret tekrar başladı. Anne-baba olup da çocukları yanlarında olmayanlar evlat hasretini iyi bilirler. Her gün dua ettim yuvalarına, ait oldukları yere geri dönebilmeleri için. Boş evlerinde yanlarında götüremedikleri çiçekleri solmasın diye sularken ağladım günlerce.

” gişedeki memuru da öldürmeyi düşünüyor musunuz ?”

Sen ey oğlum başka birinin hayatını kurtarıyor olduğu için muayenesi 15 dakika geciken hasta! Oğlumun ölümü haketmesinin sebebi iyi bir insan, iyi bir doktor, iyi bir evlat, iyi bir eş ve iyi bir baba olması mı? Devlet dairelerinde, bankalarda ve daha başka nice yerde, lüzumsuz yere kuyrukta bekletilirken, gişedeki memuru da öldürmeyi düşünüyor musunuz? Vicdanınız hastaneye gelince mi köreliyor yoksa zaten vicdansız mısınız?

“vicdansızlara hakkımı helal etmiyorum!”

Ben, eşi ve üç oğlu doktor bir anne olarak doktora şiddet uygulayan veya aklından şiddet uygulamayı tasarlayan vicdansızlara hakkımı helal etmiyorum! Doktorları üç-beş oy uğruna topluma hedef gösterenler, hasta hakkı deyip, doktorun hakkını elinden alanlar, kendinizden utanın! Kırkbeş yıllık bir hekim eşi olarak doktorların böyle bir muameleye layık görülmesini esefle kınıyorum. Eğer Allah bana ömür verirse torunlarımın doktor olmaması için elimden geleni yapacağım.

Bir doktor annesi .

SİZ DE GELİN ARAMIZA KATILIN, KENDİ SOSYAL MEDYA PLATFORMUMUZDA DERTLERİMİZİ PAYLAŞALIM!

“Doktor annesinden ağlatan mektup! *Özel *Paylaşmaya değer…” için 8 yanıt

ne mutluki size boyle bir evlat yetistirebilmissiniz butun bu anlatiginiz zorluklari evladi doktor olan bilir bende doktor bobasiyim herseye ragmen anneler gununuzu kutluyorum………………

22.YILLIK DR OLARAK ; BENDE NE BU DEVLETE , NEDE BU KIYMET BİLMEZ VATANDAŞA ; UYKUSUZ GECELERİMİ ,GEÇİRDİĞİM STRESLİ GÜNLERİMİ VE TÜM EMEKLERİMİ HELAL ETMİYORUM. BİZİ DÖNERLE,EK ÖDENEKLE OYALAYIP EMEĞİMİZİ ÇALAN ,EMEKLİLİK HAKKIMIZI GASP EDEN ÖMÜR BOYU ÇALIŞMAYA MAHKUM EDEN DEVLETİ YÖNETENLERE; BİR HAKİM ,BİR ASKER, BİR SİYASETÇİ GİBİ EMEKLİ HAYATI YAŞAMAMIZI ÇOK GÖREN HERKESE…. HAKKIMIZ HARAM OLSUN.

bu mektubu okurken tüylerim diken diken okudum.. hiç bir emeğin değeri yoök artık. bende öğretmenim öğrencilerimin öğretmen olmasını istemiyorum. ben kendi öğretmenlerimi model alarak öğretmen oldum sevdim onları ancak mesleğin değersizleştirilmesinden dolayı artık istemiyorum.

Ağlayarak olkudum. Mektubun çok yerinde kendimi, ailemi gördüm. Benim de üç çocuğum doktor. Bir farkım vardı tek maaşla, üç çocuğu dışarda okutamam diye puanları çok daha yüksek okullarda okumayı hakketmişken ben babaevinde kalmaları için zorlamıştım. Doktorlara reva görülen sadece cahil magandalardan gelmiyor. Çok bildiklerini zanneden meslekdaş, yöneticilerden yapılan haksızlıklar öldürülmekten farksız değil. Böyle biline.

Doktor, Annesi olarak!! OKURKEN GÖZYZŞLARIMA, HAKİM OLAMADIM!!!!KALAEMİNİZE, YÜREĞİNİZE, SAĞLIK BİRİLER YAZINIZI OKUYUP, ÇOOOK UTANMASI GEREKİR!! BİZ EVLATLARIMIZI NEÜDÜĞÜ BELİRSİZ KADİR, KIYMET, BİLMEZLER, İÇİN BÜYÜTMEDİK!! EĞER BAŞIMIZDAKİ SÖZDE YÖNECİİLERİMİZİN DOKTOR ÇOCUKLARI
OLSAYDI!!!!! (DOKTOR DÜŞMANI OLMAZLARDI TV ÇIKIP ZAM YAPMIYORUM DEFOLSUN ! İSTEDİĞİ ÜLKEYE
GİTSİN DİYEMEZDİ !! BU SÖZLER BAŞBAKANA AİTTİR BİR HEKİM ÇOOOK BÜYÜK EMEK ÖZVERİ İLE YETİŞİYOR!!!
HEKİMLİK DÜNYANIN EN SAYGIN MESLEĞİDİR BÜYLE BİLİNE………….DR. ANNESİ

DOKTOR ANNESİ OLARAK ONLARAK HAKKIMI HELAL ETMİYORUM!!!!!!!!!!
YAPTIKLARININ BEDELİNİ ÇOOOK AĞIR ÖDEYECEKLER TÜM KALBİMLE
İNANIYOUM SABREDİN DOKTOR EVLATLARIM SİZİN MÜKAFATINIZI
ALLAH VERECEK ÇÜNKİ SİZİZİN YAPTIĞINIZ İŞ İBADET BUNA İNANIYORUM……….

Bende doktorum ilk orta liseyi üniyi ailemin yanında okudum ailemin eksikliğini hiç hisseetmedim..Sayısızca yanlış tanı ve tedavi alan hastalardan yinede”Allah razı olsun”diyenler gördüm..Tanışı pa rası olanların direk profların odalarına girdğini garibanın asistan yada pratsiyende muayene olmak zorunda olduğunu gördüm..Doktordan başka bir devlet memurunun en düşük 4 bin lira maaş aldığını pek duymadım..Hastasının okuma yazması yok die şivesi var die dalga geçenler gördüm..ve nicesini.. Bir doktor olarak olaylara tek traflı ve sadece duygusal yaklaşmanın eksik olduğunu söyleme gereği duydum..Saygılar

Ben de bir doktor babasıyım.Çocukların erken yaşta saçları ağarıyor.Bunca emeğin karşılığı bu mu olmalıydı bilemiyorum.Bizim gibi geri kalmış ülkelerde normaldir diyorum.Ülkemizde okuma yazma bilmeyen o kadar çok insan var ki.İnsanın değerinin olmadığı bir yerde,bilime değer verilmeyen bir yerde ancak bu kadar oluyor demek ki.İnsanın kalitesini yükselteceğiz ki,yaşamın kalitesi yükselsin.Eğitim,eğitim,eğitim başka kurtuluş yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.