Kategoriler
Haberler Sizden Gelenler

İktidarın Beden Politikası: Her Kürtaj Bir Uludere mi?

Ege’nin Sesi Gazetesi’nden Dr.Gizem Görünmez’in köşe yazısı

İstenmeyen gebeliğin sonlandırılmasıdır; Kürtaj

Kürtajın kelime anlamı; Kazımaktır.

Kimseyi kazımayan! Başbakanımız; Rahimi de kazımayalım! Her Kürtaj bir Uludere’dir diyor.

Aslında Her kürtaj; ‘’Suludere’’’dir Sayın Başbakan!

Dünya nüfusu;7 milyarları geçmiş ve bu nüfus beslenemez hale gelmiştir.

Bu kontrolsüz artış sonucu, Su ve gıda paylaşımları azaltmış, susuzdereler! Çoğalmıştır. Dünya’da her 5 saniyede bir çocuk açlıktan, susuzluktan ölmektedir.

**
Kürtaj; ülkemizde şu an yasaldır, ama Başbakanımızın bunu yasaklaması da an meselesidir. Zaten Sağlık Bakanı’na talimat vererek kürtaj sorununu masaya yatırmıştır. Yasaklamakla Kürtajın önüne geçemezsiniz. Bu yasaklamayla, gayri resmi yollarla veya Kürtaj imkânına ulaşmayan binlerce kadının gayri sıhhi metotlarla, gebeliğini kendi kendine sonlandırması sonucu meydana gelecek ağır hastalıklarla hayatını kaybedeceği de acı bir gerçektir.

**

Dünya Sağlık Örgütüne göre; Kürtajlardaki artış, kadın sağlığını tehdit ediyor.

Kürtajların yüzde 86 sı az gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşiyor ki bu ülkelerde kürtajın yasak olmasına rağmen!

Kürtaj yasaklandığı an; Güvenli olmayan kürtajlar artacaktır.

Hastane, klinik dışında uygun olmayan şartlarda ve sağlık uzmanlarının gerçekleştirmediği kürtajlar güvensiz kabul ediliyor

 Gelişmekte olan ve kürtajla ilgili daha kısıtlayıcı yasaları olan ülkelerde güvensiz kürtaj oranları daha fazladır

Güvenli olmayan kürtaj dünya çapında anne ölümlerinin temel 5 nedeninden biridir. Her 7–8 anne ölümünden biri güvensiz kürtaj kaynaklıdır. Güvenli kürtajlarda ise ölüm oranı yok denecek kadar azdır.

Yasak olsa da veya sağlıklarını tehdit etse de, rakamlar istenmeyen hamilelik durumlarında kadınların kürtaja başvurmaya devam ettiğini gösteriyor.

**

Kürtaj karşıtlarının en büyük savunmaları;

‘’Allah ‘’Rezzâk’tır’’Sen düşünme doğur; çocuğu veren Allah Rızkını da verir’’ olmuştur.

Dünya nüfusunun 7 milyarı aştığına dikkati çeken ve bu hızlı nüfus artışının olumsuzluklarını her fırsatta kampanyalarla anlatan Dünya Nüfus Fonu’na da,’’Bizi bağlamaz’’ demek mi istedi Başbakanımız.

**

Bu yasakçı zihniyetin ardında;

Avrupa ve Amerika! kendi ülkelerinde çocuk yapmayı teşvik ederken; Müslüman ülkelerde, bu tür aile planlamalarının ‘’Müslüman nüfusunun azaltılması çabası’’ olarak görmek fikri de vardır.

‘’ Hıristiyan dünyası Sayısal çoğalmamızdan korkuyor’’. Diyorlar.

Çoğalalım da nereye kadar?

**

Kürtajı yasaklayın! Sayın Başbakan lakin doğacak sabilerin rızkını da adil paylaştırabilecek misiniz? Buna inansaydım, ben de sizin gibi Her kürtaj bir Uludere’dir derdim.

Cami avlularına, tren istasyonlarına, çöp tenekelerine atılan bebekleri unutmayalım veya yetiştirme yurtlarındaki üzücü olayları.

Aracımızla kırmızı ışıkta durduğumuzda, bakamayacağı kadar çocuk yapan bir ailenin çocuğu mendil satarken ona ‘’Rızkını Allah versin’’ demek vicdanlarımızı sızlatmıyor mu?

Takdir Allah’tan tedbir kuldan. Kürtaj aşamasına gelinene kadar alınacak onca tıbbi önlem varken Tedbiri de Allah’a havale etmek de ne derece doğrudur?

Kazımaya, yani kürtaja karşı olanlar, hayal ettiklerini gerçekleştirmek için;

Esas kürtajı, Türkiye Cumhuriyeti’nin rahminden, Atatürk’ü ellerine geçirdikleri küretleriyle! Acımasızca kazımakla! Yapmıyorlar mı?

Dr.Gizem Görünmez

Ege’nin Sesi Gazetesi’ndeki Köşe Yazısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.