Kategoriler
Haberler

Sağlık reformunda Türkiye örneği

Taha Akyol’un HÜRRİYET’teki yazısı…

CENEVRE

TÜRKİYE’DE 15 yaşın üstünde sigara içenlerin oranı 2006 yılında yüzde 33.4’tü. Bu oran 2010 yılında yüzde 29.5’e düştü. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sigarayla mücadelede Türkiye’nin bir “rol modeli” olduğunu belirtiyor. Fakat, ülkemizde obezlik ve alkol tüketimi artıyor! 

Sağlık Bakanı Akdağ aşırı ve düzensiz beslenmenin ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayarak “obezite artıyor, maalesef halkımızın yüzde 33’ü kilolu, yüzde 17’si obez! Yani yarısının aşırı beslenme sorunu var!” diyor. 

Prof. Dr. Akdağ bunun iki sebebinin olduğunu söylüyor: Oburluk ve hareketsizlik, spor yapmama… Akdağ, bunun başta kalp ve damar olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açtığını da uzun uzadıya anlatıyor. 

Alkol tüketimi

Peki alkol tüketimi? DSÖ verilerine göre, 2011 yılında Türkiye’de kişi başına yıllık alkol tüketimi 2.8 litreye çıkmış. Yine de durumumuz benzer ülkelere göre iyi. Türkiye ile aşağı yukarı aynı gelişmişlik düzeyinde olan Meksika’da kişi başına yıllık alkol tüketimi 8.4 litre imiş. 

Avrupa bölgesinde ise kişi başına alkol tüketimi 12.18 litre!

Fakat Bakan Akdağ bilhassa Rusya, Doğu Avrupa ve Kuzey Avrupa ülkelerinde alkol tüketiminin çok aşırı olduğunu, bunun da Avrupa ortalamasını yükselttiğini söylüyor. Alkolizmin Rusya’da yol açtığı “nüfus sorunları”nı anlatan Akdağ “son yıllarda biraz toparlanmaya başladılar” diyor. 

Türkiye’de kadınlar alkole çok daha uzak. Erkeklerimizin yüzde 59’u, kadınlarımızın yüzde 90’ı hiç alkol kullanmamış. Alkol tüketiminin yüzde 60’ı bira… 

DSÖ Türkiye Raporu

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Cenevre’de, Dünya Sağlık Örgütü’nün 65. Dünya Sağlık Asamblesi toplantısındayız. DSÖ’nün mayıs ayında yayınlayıp Asamble üyelerine dağıttığı “Başarılı Sağlık Sistemi Reformları: Türkiye Örneği” başlıklı raporda, Türkiye’nin son on yılda sağlık alanında başarılı reformlar yaptığı belirtiliyor. 

Raporun Asamble üyelerine dağıtılmasının ve Bakan’ın Teknik Komite’de bir konuşma yapmaya davet edilmesinin sebebi bu… 

Raporda yukarıda yazdığım verilerden başka, mesela Türkiye’de “ortalama ömür beklentisi”nin 2001 yılında 71 yaş iken, 2011 yılında 75 yaşa çıktığı, bin canlı doğumda çocuk ölümlerinin 36’dan 9.6’ya indiği, anne ölümlerinin başarıyla azaltıldığı anlatılıyor. Doktor, hastane, yatak ve sağlık hizmetlerine erişimdeki iyileşmeler, bütçede sağlık giderlerinin artması gibi konularda geniş bilgi veriliyor. 

Rapora göre üç sosyal güvenlik kurumunun birleştirilmesinin verimliliği arttırdığı belirtilerek gelişmiş ülkelerin sağlık düzeyine ulaşmak için daha çok şey yapmak gerektiği ama yapılanların başarılı olduğu vurgulanıyor. 

Siyasi faktör

DSÖ raporuna göre bu başarının iki sebebi var: Birincisi, sağlık reformuna kendini adamış bilgili bir ekibin Sağlık Bakanlığı’nda işbaşına gelmesi ve hükümetçe desteklenmesi… İkincisi, “Osmanlı’dan gelen ve Cumhuriyet’le modernleşen merkeziyetçi sistem”in reform için kullanılması… 

Bu reformlar ve bu kararlılık sonucunda halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyetinin 2003 yılında yüzde 39.5 iken 2011’de yüzde 79.5’e çıktığı belirtiliyor. 

Bu veriler halkın AKP’ye sırf ideolojik saiklerle oy vermediğinin de göstergeleridir. Bakan’ın Komite’deki konuşmasının başlığı “Sağlığa Hakkaniyetli Erişim”di; sosyal adalet vurgusu açık değil mi? 

Raporun önsözünde Türkiye’nin sağlık reformundaki başarısından diğer ülkelerin dersler çıkarması öneriliyor. Türkiye’de muhalefet de dersler çıkarmalı, halkın temel ihtiyaçları konusunda yaratıcı, realist ve ekonomiye dayalı reform projeleri ortaya koymalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.