Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Bavul

Yavaş yavaş toplamaya başlıyorsun her şeyi. Yolculuk için hazırlanmaya başlıyor insan. Bazen inanamıyor gideceğine. Bazen de artık bitti diyorsun. Eşyaların yerini boşluklar almaya başlıyor. Boş dolabın uğurluyor ilk seni. Yaşadıkların yaşanmışlıkların güzel birer hatıra kalıyor. Gözlerin ıslanıyor ıslak ıslak bakıyorsun geçmişe.
Ömür bu, bitmiyor yolculuk. Son durağa kadar eşlik ediyor dostların. Ve yeni bir başlangıç başlıyor yeniden. Biten ve başlayan yolculuklar zamanla silinip gidiyor.
Ve yağmurlu bir gün sorgulamaya başlıyorsun geride bıraktıklarını… Yalnızca bavul izleri mi kaldı geride diye düşünüyorsun. Sonrasında teker teker keşkelerin geliyor aklına… Bırakıp gittiğin hayallerin beklentilerin için harcanıp gittiği veya yeterince zamanın olmadığı yalanını söyleyiveriyorsun kendine…
Başka bahara kalmış aşklar gibi… Bitmeyeceğini düşündüğümüz yıllarımızdan bir tanesini daha harcayıveriyorsun. Nasıl olsa seneye değil mi?
İnsanı beklentileri gelecek kaygıları eritiyor yavaş yavaş…
Eskiden fakir ama gururlu hayallerimiz vardı. Ali köy çoçukları için öğretmen olmak isterdi. Ayşe annesini iyileştimek onu sağlıklı görmek için doktor olmak isterdi. Melek hemşire karla kaplı yolda doğum yapan tanımadığı bir kadın için saatlerce yürürdü. Şimdi çıkarlarımıza takılmış gidiyoruz. Acaba bu mutlulukları birkaç bin liraya mı değiştik? Tamam anlıyorum akşam yemeğin 1 tas gurur mu içeceğiz?Araba yerine yürüyerek mi gidelim? Çocuklarımız gururumuzu giysinler, içsinler? Katılmıyor değilim ama bir insan hayatını kurtarmak, yeni doğmuş bir bebeğin mutlu haberini vermek bütün bunlara değmez mi?
Hayat yolculuğunuzda bavulunuz unutulmaz anılarla dolu olması dileğiyle…
Şeyhzade Bilgin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.