Hayırlısı olsun, bir yenisi daha eklendi!

Uz.Dr.M.Özgür NİFLİOĞLU

Bu yazıyı yazmama sebep olan haberle başlayalım: Mecburi hizmet kurası atamalarında büyük hata!

Tababet çileler yoludur desek, yanılmış olmayız herhalde.

Üniversitede bahar şenlikleri başlar; komite, kurul, finaller o zamana denk gelir “oh” diyemezsiniz…

Tıp fakültesi biter, mecburi hizmet ataması olur “oh” diyemezsiniz…

Uzmanlık biter, yine mecburi hizmet ataması olur “oh” diyemezsiniz…

Tahminimce ölünce de “ayrı muamele” yapacaklar ya pamuğu ya da suyu fazla verecekler yine “oh” diyemeyeceğiz.

“Oh” diyemiyoruz anladık da, “Ah” dediğimiz niye bu kadar çok şey var?

x x x

Alın size bir örnek:

“Mecburi hizmet atamaları”

Mecburi hizmeti, uygulanış biçimini, sebebini sonucunu “artık” geçtim de; şu dün yaşanan olaya anlam veremedim.

Hammurabi bile kanun çıkarırken bu kadar insafsız değildi yahu!

x x x

Şu metni tahminimce hayatınızın değişik dönemlerinde çok kere okumuşsunuzdur:

“Yükümlülerin, en geç 30 Şubat 2052 Pazartesi günü saat 18.00’de Sağlık Bakanlığı Genel Evrak Şube Müdürlüğünde olacak şekilde APS veya özel kargo şirketi ile göndermeleri gerekmektedir. Elden evrak teslim alınmayacaktır. APS veya özel kargo şirketi ile gönderilen belgelerin Sağlık Bakanlığına vaktinde ulaşmaması halinde sorumluluk Sağlık Bakanlığına ait değildir.

x x x

Peki adama sormazlar mı?

1. Beni atayan sensin, sorumluluk neden sana değil bana ait, ben mi istedim atanmak?

2. Hadi beni atamak istedin, ismim sende, herşeyim sende, anamın kızlık soyadına kadar biliyorsun, niye bir daha evrak istiyorsun? E – devlet sistemi şov amaçlı kurulan bir sistem mi?

3. Ben okulu bitirmişim, anam yok, babam yok, param yok, madem devlet için çalışacam niye bir de benden kargo parası vermemi bekliyorsun, onu da sen ödeyiversen ne olur?

x x x

Bir diğer anlamadığım mevzu tercih belgesinin matbu formu ulaşmaması durumunda sizi genel kuraya dahil etmeleri. Tercih yapsanız da oyunda “saylanmaz” durumu.

Bir nevi kavgada yumruk sayılmaz gibi bir şey !

İyi de kardeşim o zaman tercih yaptırmayın bilgisayardan.

Açık söyleyim ve yazayım: Biz de bıktık!

Biz artık devlette “hep haksız olma” durumundan gerçekten bıktık.

Hakkınız yeniyorsa dava açın, önerisini ise artık yemiyoruz çünkü dava sonuçlanana kadar geçen sürede doçent olmayı tercih ediyoruz(!)

x x x

Artık köhne bürokratik zihniyetlerin, teknolojiye vakıf olmayan, kalemle işlerini halletme peşinde koşan atıl beyinlerin, devlet yönetme iddiasından vazgeçmesini talep ediyoruz!

Ya teknolojiyi kullanın, ya da kullanmayın biz de bilelim.

İş doktoru atamaya gelince tebligat beş dakika sonra yayınlanır, ama iş hak aramayı gelince dava beş yıl sonra sonuçlanır.

Yeter artık!

Haksız mıyım?

Uz.Dr.M.Özgür NİFLİOĞLU

asistanhekim.org Kurucusu ve Editörü

One comment

  1. Ben doktor oldum baba diye diplomanı bile bize getiremedin.TUS vardı zaten önünde,birde Zorunlu hizmet.Ya kazanmaz isem nereye giderim diye sıkıntılı günlerin.Zorunlu hizmete gittin o kasbaya 5 aylıgına.
    Hızla degiştin,hayallerini,hedeflerini,olmak istediklerinin düzeyini indirdin aşagılara.Zorunlu hizmetten biran önce kurtulmak için hayallerini törpüledin,şiddet ve iş riskleri,performans ise hedeflerini,olmak istediklerinin düzeyini indirdi.Uzmanlık alanı seçiminde hızlı bir savrulma yaşadın…
    Oysa hep o Anadolu lisesinde el yazınla yazıp odana astıgın o cümle hatırımda.
    “HAYALLERİNİN PEŞİNDE KOŞ…”
    Zorunlu hizmet kaldırılıp,gönüllü hizmete dönüştürülmeli.
    İş adamlarına Doguya gönüllü yatırım yapsın diye teşvik ver.İş adamı parasını kazansın.
    Ama Doktorları aynı ücretlerle ve gönülsüz,teşviksiz,oluru,müracatı bile olmadan,ailelerini parçalayarak,egitimlerini engelleyerek mecburi hizmete gönder. Doktor devlet memuru bile olmadan,gitmezse devlet memuru cezası uygula.Müracatı bile olmayan Genç Hekimi MÜRACATINI ve KAGITLARINI dogru göndermedin diye yaptırım uygula.
    Saglık harcaman 32 milyara çıkarmışsın,ama o bölgelere mecburi hizmeti kaldırarak gönüllü ve parasal teşvikle doktor göndermek gerekmiyormu.? Bunun parasal yükü,32 milyarın yanında çok az kalır,ayrıca gönüllü ve teşvikle giden hekimler bu yükünü biraz azaltacak katkıda da bulunacaktır.
    Birde bu haksız ve uygulama hataları ile sistem insanın içini karartıyor.
    Bu ülkede hep Devlet haklı olursa,vatandaş olmanın ne anlamı var.?
    Hasta ve Vatandaşı maç seyircisi gibi mutlu et,ama kan ter içinde mücadele eden takımın oyuncusu bu işi kotaran Genç hekimi bir kez bile dikkate alma.
    Yazıktır.
    Yazık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.