Kategoriler
Haberler Sizden Gelenler

Hekimler Kendini Ne Sanıyor ?

Randevusuz Geldiğim Bir Spor Hekimi Profesör Beni Kovdu

10 yaşımda spora başladım. Benim yaşımda çocuklar evlerinde oturup sokakta oynarken ben antrenman yapıp her yıl takdir yada teşekkür albilmek için ders çalıştım. Yaş 16 olduğunda haftada en az 9 antrenman ve 1 maç yaptım. Her bir antrenmanda siz sedanter insanların bir günde harcadığı enerjiyi harcadım. Herkez yaz tatillerinde iken ben her yıl 1.5 ay ortalama günde iki antrenman yaptım. Milli takımda oynayarak ülkemi sayısız sefer temsil ettim. Sayamıyacağım kadar ulusal ve uluslar arası başarı kazandım. Ama 24 yaşımda sakatlandım. Sakatlandığım gün “spor hekimi bir prof.” randevusuz geldim diye beni kapısından kovdu. Spor yaşantım o günden sonra bitti. Şimdi seçkin bir üniversitede akademisyenim. Bende maaş+ders ücreti 2500+3000 kazanıyorum. Ben hala sporun içindeyim ve hayatımıda spora adadım.

Hekimliği Kendin Seçtin

Bunları anlatmamın nedeni şu; her mesleğin kendi içinde bir dramı var. Bu diğer meslekleri küçük görme hakkını kimseye vermez. Acılı eğitim sürecini ve getiri yada götürülerini özgür iraden ile kendin seçtin.

Hekimler Sonradan Görmelerdir

Açıkçası ülkemizde özellikle devlet kurumlarında çalışanlar hak ettikleri ücretleri alamamaktadır. Ancak doktorlarında dahil olduğu bazı meslak grupları ülke standartlarının üstünde gelir düzeyine sahip olmalarına rağmen sürekli bir mağdur ajitasyonu içerisindedir. Kendi kendilerini bu toplumun en zeki kişileri ilan edebilecek kadar kifayetsiz, tek ortak sohbet konuları kazandıkları paralar, aldıkları ev ve arabalar ile gittikleri yurtdışı tatilleri olacak kadar asosyal ve sonradan görmelerdir. Neredeyse apple ı olmayan doktora itibar gösterilmemektedir kendi aralarında.

Hekimlerin Kendilerini Bu Ülkenin Tek Kurtuluşu Görmeleri Acınası Bir Durum

Kendilerini bu ülkenin tek kurtuluşu ve aydınları olarak görüyor olamaları ise vehametin ne büyük ve kendilerinin ne kadar acınası olduklarını açıkça göstermektedir.

TUS’u Kazanmak O Kadar da Zor Değildir (!)

Ne yazıkki küçük bir azınlığı bundan tenzi ediyorum. Çünkü bu sözleri küçük bir azınlık için söylemek isterdim.

Ayrıca hekim saygıyı kazanır, bu onun eğitiminden gelen hakkı değildir. Kendileri itiraf etmeselerde en iyi dedikleri tıp fakültelerine girmek zordur ancak mezun olmak yada TUS kazanmak o kadar da zor değildir. Ama yaptıkları her işi kıymetli ve zor göstermeye çalışmak eylemini o kadar kanıksamaktadırlar ki bir süre sonra buna kendilerini ve tıp öğrencilerini de ziyadesiyle inandırırlar.

www.asistanhekim.org ‘a gönderilen, akademisyen olduğunu söyleyen bir ziyaretçimizin yorumu.

“Hekimler Kendini Ne Sanıyor ?” için 120 yanıt

Geçmişinizde doktrolarla ilgili acı ve olmaması gereken bir tecrübe yaşadığınızı ve bu nedenle bu kutsal mesleğin emekçilerine ölçüsüzce saldırdığınız kanaatindeyim,fakat sizi suçlayamıyorum,günümüzde artık en kolay ve en sık karşılaştığımız durumbu; doktora, haklı veya haksız,sataşmak modası var.Ben bir doktorum ve bundan gurur duyuyorum,sizi bir günlüğüne ,sadece 1 gün,bizim nöbetimize davet ediyorum.Eğer 36 saatlik aralıksız mesai bitiminden sonra hala aynı fikirdeyseniz ,başka birşey diyemeyeceğim

Gidip o profun ellerinden öpesim geldi , çok iyi yapmış seni kovmakla .Ne yani 6 yaşından beri spor yapıyosun diye randevusuz elini kolunu sallaya sallaya gidip gireceksin ölemi…

Dr ları eleştirene bak hele. Hem de hayatinda bir kere olsun kendinden baskasına bir hayri dokunmamış, ne ülkeye ne devlete ne de millete bir katmadegeri olmayan bir meslek daliyla ugrasan birinden gelmis. Ustune ustluk üniversitede is bulmus benim maasimdan kesilen vergilerle hoca olmus?? Ogretim uyesi ayagi ile bir de Doğu’da her Allah in gunü icap nöbetine kalan hayatının 25 senesi okumakla gecmis bir Kardiyoloji uzmanı kadar para kazandığını ifade ediyor. Bu is tam ironi oldu artık…

Öncelikle yaşadığınız olay nedeniyle, telafi etmeyecek olsa da geçmiş olsun demek isterim. Bu işin saygınlığı ve kutsallığı, icra edenleri gözönünde tutuyor. Sizin de dahil olduğunuz büyük bir çoğunluk bazı insani davranışları bize yakıştıramıyor. Ama küçük bir azınlığı tenzih ederim, çünkü bunlar hoşgörülü olup mevcut meşaketin farkında olanlardır. Ancak tahammül edemiyorsanız sağlık danışmanlığı yapan bilgisayar yazılımları var; güvenmiyorsanız bu insani bir duygudur ve güvenmek için yine insani duygulara sahip bir insana ihtiyacınız var demektir. Sözü edilen görgüsüz harcamalar ihtiyaca binayen yapılır. Ben hastalarıma aklımda daha çok yer ayırmam için bu cihazların hafızasını kullanırım. Bankaya gidemem örneğin, pazara çıkıp en taze domatesi ucuza alamam, sabah 05:30 da minibüs bulamam, yemek saati deyip ameliyattan çıkamayacağım için hazır yemek zorundayım. Başkaları tarafından lüks görülen bir çok harcama zarurettendir. Bu koşullarda çalışıp işlerinizi cüzi miktarda paralarla nasıl yapabilirsiniz. Yüksek sorumluluk taşıyan devlet memurlarının maaşları bu yüzden yüksek olmalıdır ve harcamalar görgüsüzlük değildir. Biz sınavla akademisyen oluyoruz, para verip tez yazmıyoruz, ahbap çavuş ilişkisiyle uzman olmuyoruz. Saygın olmak için çalışmak gerekir. Bu ülkede adının önüne ünvanlar eklemek çok kolay. Ama bizim ünvanlarımızın nasıl bir süreçle kazanıldığı bilindiğinden sonuza dek saygın bir meslek olacaktır. Kendi işiyle meşgul olan insanlar başkaları ile uğraşacak zaman bulamazlar. Kendi çalışmalarıyla ilgilenmeyen, bunları yayınlamak için çabalamayan akademisyenler de ne yazıkki kadro doldurmakla meşguller; biz ise gerçek akademisyenleriz. Çalışan hekimler arasında kendine saygısı olmayan kadar toplumda da kendine saygısı olmayan şahıslar mevcuttur. Çok sığ düşüncelerle çoğunluğumuz töğmet altında kalıyor. Yazılanları kabul etmek çok zor olsa da; ben daha bunu yazarken bir hastamın teşekkür telefonunu almak bu iddiaları bana unutturdu bile.

Tavanlar aşırı ukala insanlar elde ettikleri küçük başarılarla zavallı egolarını doyuramasınlar, başları göğe çarpmasın diye onlara hadlerini bildirmek için yapılmıştır.Sınıfsız sosyal toplum yapısında hiçbir mesleğin bir diğerine üstünlüğü söz konusu olamaz;üstünlük bu kadar basite indirgenecek bir şey değildir.Tavanınızı alçak tutmanız dileğiyle sevgili hekim arkadaşlar…
Bir eğitim fakültesi asistanı (ÖĞRETMEN):)))

bizlere emek veren değerli öğretmenlerin değerli zihniyetlerini bugünün genç öğretmenleri arasında görmek ne yazık ki çok az mümkün.eskilerle şimdiki öğrencilerin vahim durumunu kıyaslayınca insan daha iyi anlıyor bunu.sözüm meclisten dışarı ama şimdinin öğretmenleri fazla tatilin yaptığı bağımlılık yüzünden olsa gerek,rapor almak için doktorların kapısına okuldan daha fazla uğrayan,kendilerine ra…por vermeyen doktor kesimine zaten önceden beri var olan sevgisizliklerini nefrete ve hatta ahlaksızca tehditlere dönüştüren kişilerden oluşuyor ne yazık ki.insanlar karakterlerine göre mesleklere ayrılmıyor maalesef.her meslekte saçmasapan kişilikler var elbet.ama bu gerçeği özellikle ve hatta sadece doktorlar için hiçe saymak; devletin,milletin,salak saçma bir idarenin kışkırtmasıyla tüm dokt…orların hastaların kanını emerek karnını doyuran insanlar olduğunu dile getirirken hiçe saymak ne kadar mantıklı ve insancıldır acaba?! burada ki düşüncelerin temelinde kedinin uzanamadığı ciğere pis demesi gibi bir ciğer mi yatıyor acaba? eğer öyleyse rahat olun,tırnaklarınızı kemirmeyi ve saçma kıskanç ruh hallerini bir kenara atın lütfen.çünkü SİZLER GİBİ DÜŞÜNENLER VE DEVLETİN SAÇMA SAĞLIK POLİTİKALARI YÜZÜNDEN uzandığınızda da midenize oturan,SİNDİREMEYECEĞİNİZ bir hal alacak olan bir ciğerden bahsediyoruz esasında.yani işin özü SİZLER İÇİN “KEDİ UZANAMADIĞI CİĞERE PİS DERMİŞ” sözü geçerliyken, BİZLER İÇİN DE “DAVULUN SESİ UZAKTAN HOŞ GELİR”sözünün geçerli olduğunu üzüntüyle dile getirmek istedim sadece. ayrıca işinin hakkını veren,kimin ne olduğundan çok kendi önüne bakmayı tercih eden,değerli insanları yetiştirmeye devam eden GERÇEKTEN DEĞERLİ VE SAYGIDEĞER öğretmenlerimize ise büyük saygı duyduğumu gururla söylemek istedim bir de….

biz bayramlarda nöbet tutarken yaptıkları 9 günlük tatil yetmeyip daha da uzatmak için acil servisleri meşgul eden rapor vermeyince nerdeyse dövecek pozisyona gelen yüce ahlaklı meslek sevgisiyle dolup taşan öğretmenlerimiz lütfen bizi ukalalıkla suçlamasınlar..bu arada çalınan kpss sınav sorularıydı değil mi? :)))) ha lütfen işini hakkıyla yapan saygıdeğer öğretmenlerimiz bu laflara alınmasın
imza:öğretmen çocuğu bir doktor

Hekimler hakkında yorum yapabilmeniz için gerek eğitim gerek iş hayatında bir hekim ile birlikte yaşamış ya da yaşıyor olmanız gerek… Annesi, babası, kardeşi, eşi ya da çocuğu iseniz yorum yapın… “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” özellikle de öğretmenlere hiç yakışmıyor…! Diğerlerine çok şaşırmıyorum ama ileride hekim olacak pekçok öğrenciyi yetiştirecek olan genç öğretmenlerin bu tür yorumlarına aklım ermiyor… Benim öğretmenlerim böyle değildi…! Ne oldu size böyle…?

Ben bir ögretmen anne- babanım hekim oğluyum,benim ebeveynlerin saygın insanlar,şu kuçük beyinli,asağılık kompleksinde boğulan gibi değil,çok şükür.

Öğretmenleri çok severim ve sayarım ama bu aşağılık kompleksi dolu yazıya gülüp geçebildim sadece 🙂

yata yata okunan fakültelerden mezun arkadaşlar: geçmişte hastanelerede yaşadığınız acı anılardan yöneticileri değil de doktorları sorumlu tutacak kadar basiretsiz olduğunuz ve tıp fakültesi gibi bir fakülteyi kazanamadığınız için aşağılık kompleksine girdiğiniz besbelli.(özellikle minik minik çocuklara ders vere vere kendini prof zanneden , canları isteyince çocuklara bir mal gibi davranıp boş boş ders saatini geçirdiği için öğrencileri dersaneye gitmek zorunda bırakan öğretmenler!!!

O kadar antreman yapman,takdir teşekkür alman,milli takımda oynaman randevusuz bir yere gidebilme hakkını sana vermez.O zaman her türlü spor dalında milli takımda oynayan her oyuncu doktora,savcıya,hakime,banka müdürüne,kaymakama,valiye,bir şirket müdürüne veya sahibine vs vs elini kolunu sallaya sallaya gitsin..Hayatında spor yapmamış,okulu başarısız olduğu için bitirememiş,asgari ücretle çalışanlar randevu alsın sadece dimi?Ben veya bir başkası senin akademisyen olduğun bölümde seninle veya başka bir öğretim üyesiyle her istediği zaman görüşebiliyor mu?Siz her zaman müsait olabiliyor musunuz?Haftada 100 saate yakın (normalde haftada 40 saat mesai var dimi?) yoğun bakımda SEDANTER!! çalışan bir doktorun günde ortalama yaktığı kalorinin senin kaç saatlik antremanına denk geldiğini hesapladın mı?Bedensel ve zihinsel aktivitenin farklı metobolizamaları olduğunu da okudun mu?Senin aldığın maaşı alamayan uzman doktorların da olduğunu biliyor musun?
Bilmemen doğaldır..İnşallah senin çocuğun da doktor olurda,işin aslının çok farklı olduğunu hayat sana öğretir..

şunu da eklemek isterim ki bu ne idüğü belirsiz sporcu arkadaş antreman yaparken biz doktorlar da sokakta top peşinde koşturmuyorduk ve kendisi BESYO’da yaya yaya okurken??!! biz kendi bahar şenliğimize gidemiyorduk…

sevgili hekim arkadaşlarım.sizlerin de söylediği gibi böyle aciz ruhlu ve asıl kendileri kifayetsiz oldukları için açığa vuramadıkları,kendilerinin bile kabul edemedikleri kıskançlık zayıflığının kurbanı olan saçmasapan o kadar çok insan var ki…insanlara laf anlatmanın zor olduğunu bizler çok iyi biliriz.hele de böylelerine laf anlatmaya çalışmak,bunun için bir şeyler söylemeye kalkışmak bile büyük bir vakit kaybından başka birşey değildir.herkes kendinden sorumludur.ne yapıp yapmadığımızı bizden başka kimse bilemez.hani yastığa başı koyunca yapılan vicdan muhasebesi varya,işte onu kolaylıkla halledebildikten sonra geride kalanlar başarıya giden yolda ayağa çarpan ufak,değersiz ve kifayetsiz çakıllardan başka şeyler değildir.meslek hayatınızda ve özel hayatlarınızda başarılar diler,çakıl taşlarının ise vakit kaybından ziyade gülme ve en önemlisi de azim kaynağınız olmasını dilerim.sağlıcakla kalın…

Bir dilbilimci edasıyla değerli öğretim üyemizin yaptığı yazım yanlışlıklarından nemalanmaya çalışıp muhtemelen canının sıkıldığı nöbet gecelerinden birinde başkasının klavye hatalarıyla beslenmeye çalışan Mehtap isimli değerli hekim arkadaşımızın başladığı her cümlede fütursuzca küçük harf kullanması da takdir edilmeyecek gibi değil doğrusu!:)

küçük harf büyük harfmiş!peh!şu an en önemli mevzu bu zaten burada.bunu bilmeyecek kadar cahil değiliz ama siz de takdir edersiniz ki buradaki yazılar ne resmi bi yazışma ne de dergilere yazdığımız makalelerden biri.size büyük harf ve küçük harf arasında sıkışmış dünyanızda başarılar dilerim

internet raconu bilmeden ahkam kesmeyin sayın yıldız. TDK fırtınaları estirecekseniz gidin mynet te estirin. smile 🙂 da dil kurallarına uygun değildir, ama siz bile kullanmışsınız. küçük büyük harf kullanımı BiR BüYüK bir küçük gibi ergenliklere girmediğiniz sürece sorun değildir. ama tutup herkez derseniz ‘değerli’ öğretim üyesi olarak, o zaman o üniversitelerden mezun ettiğiniz odunlarla dayak yemeye devam eder bu ülkenin insanla çalışan bütün meslekleri.

ayrıca dikkatimi çeken birşey var.bu şahsın özellikle ilk paragrafta yazdığı şeylere dikkat ettiniz mi 😕 “herkes (pardon bu çok bilen arkadaşımız herkezz demişti :)) ” Herkezzz yaz tatillerinde iken ben her yıl 1.5 ay ortalama günde iki antrenman yaptım. Her bir antrenmanda siz SEDANTER insanların bir günde harcadığı enerjiyi harcadım” ah yavrum ya,ne çok şey yapmış,dahiyane işler başarmış.her gün yaptığı 2 saatlik bedensel aktiviteyi 36 saat yapılan bedensel+zihinsel aktiviteden üstün görüp bir de sedanter olmakla bizi alt etmeye çalışmış.bizim meslekte olsaydı ve bizim harcadığımız çabanın yarısını harcasaydı sanırım kendini ilah ilan ederdi bu arkadaş.işte bizim meslekte olan bu karakterdeki tipler yüzünden hepimiz aynı kefeye konuyoruz. o yüzden hep beraber gülüp geçelim arkadaşlar

Ne güzel analizler bunlar…Psikiyatristsiniz galiba?Keşke bizler de hekimler için aynı güzel sevecen duyguları yaşayabilseydik.Sanırım bu sitedeki hekimlerin neredeyse tamamı iş ahlakını edinmiş… (Yani atılan her taşı havada kaptıklarına göre öyle görünüyor.) Üniversiteden 9.30 için öğretim üyesi randevusu almamıza ve saat 10.30’a kadar bizi bekletip koridordaki mesai arkadaşlarıyla dedikodu yapmak için odasından emniyet müdürü edasıyla çıkan ve toplantısı olduğunu söyleyip bizi de kendi kendimize cerrahi müdahale yapmak zorunda bırakmayan hekimlerden olmanız ne büyük incelik,ne yüce gönüllülük,bu ne lütuf böyle(!)Yazılarınızdan da açıkça belli ettiğiniz üzere siz herkesin hekim olma ümidiyle dünyaya geldiğini mi düşünüyorsunuz ya da hekim olamamak olanlara karşı içinde bir kıskançlık kurdu besleme nedeni midir?Sayın psikiyatrist arkadaşım bu durumu da tahlil edebilir mi acaba?Diğer insanların size ayrıcalık tanımadıklarını görmek,diğer meslek kollarıyla eşit kabul edilmek, imtiyaz sahibi olamamak neden bu kadar kanınıza dokunuyor; neden çatlak seslere ve kendi işleriyle son derece barışık insanlara tahammül edemiyorsunuz?Saygınlığı neden karakteriniz yerine yaptığınız işin süksesinin ardında arıyorsunuz ya da bu densizliği kendinizde ne cüretle bulabiliyorsunuz?Siz ağa biz de maraba mıyız kuzum?

Psikiyatri dediniz de mesleğinizle barışık olsanız, egonuz güçlü olsa zaten başka mesleklere saldırmazsınız. Doktorlar kendileriyle genelde barışık olduklarından egoları güçlüdür. Bu durum zavallı dediğiniz egolarda rahatsızlık yaratır. Güçlü ego iyi bir şeydir. Ama sahip olmak zor.

Ben bir doktor eşiyim. Eğer biriyle probleminiz varsa, gerekli yerlere şikayet etmeniz gerekir. genelleme yapılarak bu şekilde hakarete uğramak bizler için çok kırıcı. Doktorluk mesleğinin zorluğunu ve yıpratıcılığını bilmek için ya doktor, ya eşi, ya da onu doğuran olmanız gerekir. Dolayısıyla sizi kınıyorum. Komik olana gelelim, 24 yaşına kadar çok işler yapmışsın gözlerim yaşardı, ömrünü bu mesleğe vermiş insana ne biçim hitap bu. Yazıklar olsun sana ve senin gibi düşünene.

Saygıdeğer hekim arkadaşların üstünlük komplekslerinin ne yazık ki çaresi yok, biliyorum. Bu arkadaşların bol bol mezarlık ziyareti yapmalarını ve ölümü hatırlamalarını tavsiye ederim. Ne olursak olalım gideceğimiz yer 2 m2 lik bir çukurdan fazlası değil. Ümit ederim ki bu kibir ve artistliklerinin ne kadar boş olduğunu biraz olsun düşünebilirler. İnsanlar sizin elde ettiğiniz ayrıcalıkların kıskançlığında eleştirmiyorlar. Aksine, bunca ayrıcalığı olan bir mesleğin mensupları olarak insanlara olan tavırlarınızı ve bitmek tükenmek bilmeyen ajitasyonlarınızı eleştiriyorlar. Tıp fakültesini bitiren herkes doktor olur ama ne yazık ki herkes hekim olamaz. Bu mesleğin de şüphesiz kötü uygulayıcıları vardır. Bunu da kabul etmeniz gerekir ki belki insanları kıskançlıkla suçlama hastalığından da kurtulacaksınız. Dünyayı kurtarmıyorsunuz, ancak tıp biliminin, farmakolojinin ve teknolojinin ilerlediği kadar söz sahibisiniz unutmayın. Asıl saygı gerektiren bu disiplinlerdir. Bu disiplinler geliştiği takdirde bir uygulayıcısı da mutlaka olacaktır. Bu disiplinlerin uygulayıcılarına son cümlem şudur: İnsana saygısı olmayanın insana faydası da yoktur.

Senin hangi insana ne faydan oldu ki. İnsanlık için ne yaptın? Kişiye saygın olmayabilir ama mesleğine saygı duyacaksın. Siz bu akılla daha çok kapılardan kovulursunuz.

Sayın(!) Martin Maksinale mezarlık ziyareti yapmamızı, ölümü hatırlamamızı önermiş.. Alemsiniz güldürdünüz beni.. İnsan hayatıyla uğraştığımızı unuttunuz galiba.. Her gün yoğun bakımda hayatını kaybeden hastalarla iç içeyiz biz, kelimenin tam anlamıyla 40 dk resüsitasyon sonunda (ki ciddi efor gerektiren bir işlemdir) elimizin altında ölüyor insanlar..Siz kaç kez bir insanın ölümüne şahit oldunuz çok merak ettim doğrusu.. Yoksa ölülerle ilişkiniz yalnızca soğuk mezar taşlarından mı ibaret?
Bir gün bir yakınınıza faydam dokunursa bana değil tıp bilimine, farmakolojiye ve teknolojiye saygı duyun.. Sonuçta biz birer ‘uygulayıcı’ yız.. Bizim yaptığımız işi robotlar da yapar..
‘Ne kadar anlatırsan anlat, ne kadar bilirsen bil
Senin bildiğin karşındakinin anladığı kadardır’
Mevlana

acaba sen bir doktor olsan ve her ölen hastanın ardından ağlasan bu hayatı nasıl geçirebilirsin?bi sonraki hastana nasıl yaklaşabilirsin?lütfen yaşamadan yorum yapmayın.biz doktorların kimseye kendini ispatlamaya ihtiyacı yok artistlik yapamaya da ihtiyacı yok.böyle bişeye neden ihtiyaç duyalım ki.Artistlik yapmak tabiri aslında belli bi yerde olmayan ama kendini çok daha üstün göstermeye çalışan insanlar için kullanılır.burada herkes kendini biliyor

Hekimler hakkında yorum yapabilmeniz için gerek eğitim gerek iş hayatında bir hekim ile birlikte yaşamış ya da yaşıyor olmanız gerek… Annesi, babası, kardeşi, eşi ya da çocuğu iseniz yorum yapın… “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” özellikle de öğretmenlere hiç yakışmıyor…! Diğerlerine çok şaşırmıyorum ama ileride hekim olacak pekçok öğrenciyi yetiştirecek olan genç öğretmenlerin bu tür yorumlarına aklım ermiyor… Benim öğretmenlerim böyle değildi…! Ne oldu size böyle…?

“…ancak mezun olmak yada TUS kazanmak o kadar da zor değildir…” Kaç kere tıp faültesinden mezun olup kaç kere TUS denen sınavı başardın… Komik ötesi olmuş …

Evet hekimlik zor bir meslek ama öğretmenlik,avukatlık,polislik de en az hekimlik kadar zor ve özveri isteyen meslekler.Doktorların bu üstünlük kurma çabasını ve daha uzağa işeyebilme kompleksini anlayabilmiş değilim.İnsan var olduğundan beri hekimlik mesleği vardı ve şartlar hep bu kadar zordu bundan daha iyi olmamıştı ki yani sizler bu mesleği bilerek seçmiş oluyorsunuz.Ayrıca kazandığınız paraların yanında bu kadar cefayıda çekiverin bir zahmet sürekli bir ajitasyon sürekli üstünlük kurma çabası var hekimlerde hahah ne zavallılık hepsi değil tabii ama yorum yazanların çoğundan hu anlaşılıyor.Bence sorun hekimlerin çoğunun sosyo ekonomik düzeyi kötü ailelerden gelip parayı bulunca bitinin kanlanmaları ve hep daha fazlasını istemeleri…Akademisyen öğretmenimizin hicvine karşılık yazılan yorumlardan ve kullanılan kelimelerden anladığım kadarıyla toplumun entelektüel ve aydın kesiminin hekimler olmadığı en azından bu habere yorum yapan hekimlerin bu erdemlerden çok uzak olduğu anlaşılıyor ve böyle öğretmenlerin var olduğunu bilmek geleceğe dair umutlandırıyor insanı.Ayrıca fatma akçay isimli yorumcunun öğretmenimizin yaşını bilmesi de bir avukatın gözünden kaçmayacak kadar büyük bir ayrıntı.Sanırım söyledikleriniz birilerinin tazgahına çomak sokmuş ki kimliğiniz merak uyandırıyor öğretmenim, kullanıcılar adınızı ve yaşınızı araştırma çabasına girdiklerine göre.

emeği bilen emek veren ,emek verene her zaman saygı duyar.bu tartışmaları biz çıkarmıyoruz.biz eemek olan her mesleğe saygılıyız ama insanlar önce böyle şeyleri ortaya atıyorlar sonra dasavunmaya geçince megalomanlık yaaptığımızı sanıyorlar

sizin ajitasyon olarak nitelendirdiğiniz isyanlarımızın kaynağını anlamakta yetersizsiniz,öncelikle bunu açıklığa kavuşturalım… ben hastalarla tartışmaktan çok AMCACIM SİZİ DIŞARI ALALIM İÇERDE HASTA VAR SIRAYLA GİRERSİNİZ dediğim için tartışmaya girmekten ve o… diye küfür yemekten şikayetçiyim… kalbi duran hastama 60 dakka kimseyle değişmeden kalp masajı yaptıktan sonra hayata dönmeyince üstüme yürünmesinden şikayetçiyim… yanlış ilaç kullandığını gördüğüm birine BUNU TEKRAR KULLANMAMALISIN O YÜZDEN YAZMAYACAĞIM dediğimde suratıma karnesini fırlatmasından şikayetçiyim..
şimdi sıra geldi anlamadığınız noktalara..
ben içerde hasta varken başka hastaların odaya girmesine aldırmayabilirdim ama bu onların mahremiyetine saygısızlıktı,ayrıca kalabalık bir odada karmaşanın içinde yaptığım muayene ve tedavim sakin bir otramdakinden kötü olacaktı.ben başkalarının haklarını korumaya çalışırken sarfettiğim sözler için küfür yemeyi HAKETMİYORUM.
kalbi duran hastamın 15. dakikada artık dönmeyeceğini anlamışken vicdani bi sorumlulukla devam ettiğim ( ki bu aslında çok EFORLU bir iş olduğu için dönüşümle yapılır )onu terkedemediğim halde üstüme yürünmesini HAKETMİYORUM
yanlış ilacın hastaya zarar vermesini engellemek için yaptığım hareket yüzünden yüzüme karne fırlatılmasını HAKETMİYORUM
yani hazmedemediğimiz sokaktan geçen bir insana bile yapılamayacak davranışların onların yararına kendinden vererek çalışanlara yapılmasıdır…
YANİ BUNUN EGOYLA FALAN İLGİSİ YOK,BEN NEYİ HAKETTİĞİMİ BİLİYORUM VE SADECE HAKKIMI İSTİYORUM..YAPTIĞIMIZ ŞEYLERİN ÇOĞUNU PARA İÇİN DEĞİL VİCDANEN YAPTIĞIMIZI MAALESEF HİÇ Bİ ZAMAN ANLAYAMAYACAKSINIZ,ÇÜNKÜ EMİNİM Kİ SİZİN GİBİ DÜŞÜNENLER KENDİNDEN BAŞKASI İÇİN ‘GÖREVİ DEĞİLSE YA DA KARŞILIĞINDA PARA ALMIYORSA ‘ KILINI BİLE KIPIRDATMAMIŞTIR..

bunca ayrıcalığı olan bir meslekten bahseden arkadaşlar.söyleyin de biz de bilelim hala farkına varamadığımız ayrıcalıklarımızı!!!! gittiğiniz birkaç hekimden gördüğünüz muameleyi tüm hekimlere mal edemezsiniz.mezarlıktan bahseden arkadaş için de şunu belirtmeliyim ki bu tavsiyelerde bulunabilecek son kişi bile siz ya da sizin gibi düşünenler olamazlar.siz bizleri ne sanıyorsunuz Allah aşkına!!!bu nasıl bir gaflettir ki mesleklere göre kişilik olamayacağını savunan bir yazıyı bile kin ve nefret dolu sözlerle eleştirebiliyorsunuz.bilimden,teknolojiden bahseden arkadaş! internetten sınırsız ulaşabileceğin bilgiyi kendin için uygula ve asla ve asla hastanenin kapısına bile uğrama lütfen! belli mi olur,sen de hekimlerin kapris rüzgarında ezilir gidersin bahsettiğin gibi!!! ve lütfen bu kadar sözün ve kötü düşüncenin peşinden hekimlerden medet bulmaya çalışma olur mu.ne de olsa onlar sadece teknolojinin ve bilimin aracısı.bunu sen de yapabilirsin.hadi durma.belki kendinden başka çevrendekilere de hayrın dokunur da doktorlarla hiiiç işin olmaz bundan sonra.şimdiden bir vasiyet hazırla istersen.kaza falan geçirirsen yapılması gereken müdahaleyi anlatan notlar hazırla ya da.takdir-i ilahi diyip başına gelen herşeye olduğu gibi katlan hatta olur mu!!! umarım bir gün hepiniz tüm doktorlardan kurtulursunuz! bilim ve teknolojinizle başbaşa kalırsınız! o zaman görmek isterdim trajikomik hallerinizi!

ne yazıkki doktorların kendilerini türkiyenin en zeki insanları zannetmeleri onlara her türlü kalbu üstü ayrıcalığı yüzsüzlükle isteme hakkı veriyor sanki.Türkiye nin her sorunu bitti sırf doktorların çalışma koşulları mı problem yani sizin şartlarınız zorsa herkesin şartları aynı derecede zor.Rapor almak için doktor doktor dolaşan öğretmenler,i dile getiren doktorlar para karşılığı rapor vermek için müşteri kapma yarışına giren meslektaşlarından neden bahsetmiyorlar acaba?Ben kendi adıma doktorların bu aç gözlülüğünü anlayamıyorum türkiye şartları belli sonuçta en düşük pratisyen hekim bile en az 2500 lira maaş alıyor asistanı ve uzmanı siz düşünün artık ülkedeki çoğu devlet memurundan daha çok kazanmalarına rağmen daha neyi yemek yeek istiyorlar??Size ne verelim de aç karınlarınızı doyuralım, insanların sağlıkları üzerinden dudak uçuklatan ve orta halli insanalrın karşılayamayacağı miktarları istemek ne kadar ahlaki ey doktorlar?hep söyelrsiniz başbakan gelsin de kalp ameliyatı yapsın diye bakalım siz başbakanlık yapabilecek misiniz ya da bir sanatçı kadar iyi keman çalabilir misiniz ya da bir öğretmen kadar sabırla gencecik fidanların üstüne eğilebilirmisiniz?!kalp ameliyatı yapabiliyor olmanı bunları da ustalıkla yapabileceğiniz anlamına gelmiyor ne yazıkki ve tüm bunlar sizin diğerlerinden daha zeki ya da daha saygın olduğunuz anlamına gelmez.sizin dağdaki çobandan da baştaki reisi cumhurdan da okuldaki öğretmenden de ne bir eksiğini ne de bir fazlanız var hepimiz aynı çarkın içinde farklı görevlerdeyiz yalnızca.kalp ameliyatı yapabiliyor olmak sizi kimseden üstün kılmaz.evet bir kalbin ederi 2500lira değildir elbette ama bir sporcunun emeğinin bedeli de 2500dan daha fazladır emin olun haksızlıksa herkese yapılıyor bu fakşir ayaklarını geçin artık.Bş akp bir doktorlar bu memlektin iliğini somura somura bitiremediler.Lanewt olsun böyle hekimlere lanet olsun insana insan olduğu için değil doktror olduğu için değer verene ve saygı bekleyene tüh size..

bir kalbin ederi bir yakınının kalbi durduğu zaman ne kadarmış anlarsın sevgili kardeşim.En az 6 sene başka bölümler gezerken harcanan emeğe 2000 tl çok ama çok az…gerçekten bu tür fikirleri okudukça ya bunlardan biri bana sayıp sövense diye insanları tedavi edesim gelmiyor…doktorla muhtaç kalmazsın inşaallah

Uğraşmayın arkadaşlar,bu doktorlar aleyhine yorum yapanlar doktor olsa,hasta ölünce altlarına ederdi korkudan.Bırakın Allahaşkına bu cibiliyetsizlere cevap vermeyi…çok güldüm valla….Ne çok sevenimiz varmış !!!

allahaşkına sen bu yazdıklarına inanıyormusun doktorluk elbette saygın bir meslek üstelik toplumun en zeki insanlaeı bu sadece bizim ülkemizde değil bütün dünyada böyledir.hastalandığın zaman seni başka meslekten insanlar tedavi etsin
her doktor başbakanlık yapar ama hiçbir başbakan doktorluk yapamaz

Tüm hekim arkadaşlara önerim: Bu insanlara laf anlatmaya çalışmayın çünkü anlayamıyorlar. Enerjimizi harcamayalım bu değersiz tartışmalarla. Bizim enerjimiz, zekamız, becerilerimiz çok daha önemli işlerde gerekli. Canımızı sıkmayalım. Biz düzgün bir şekilde işimizi yapıyoruz, bunlar konuşsun dursun. Biz hastalarımızı seviyoruz, onlar da bizi. Burada yazı yazanlar ne hak ettiyse onu yaşamış. Onlar sinirimizi bozmamıza değmezler.

Hiç kimsenin dikkatini çekmemiş galiba.Bu arkadaşımız maaş +3000 lira ek ders ücreti alıyor.2500 lira maaşı olduğuna göre doçent olmalı.2.Öğretim veren bir fakültede mi görev yapıyor acaba? Maaştan çok ek ders ücreti.Bir uzman doktor sabit ek ödeme ( 1184 ) üzerine +1500 döner sermaye alıyor herkesin dilinde.Vatandaş bunu bilsin.Adamın ek ders ücreti bizim döner sermayeden yüksek.Ek bir bilgi daha vereyim tıp fakültesi öğretim üyelerinin ek ders ücreti 500 ile 900 lira arasıdır.Diğer fakültelerdekiler çaktırmadan ek dersden malı götürüyormuş.Uz.Dr.Kamil Ömür

Alt tarafı dünyanın en pahalı sağlık primlerini ödeyip insanca muamele istiyoruz.yiyin doktorlar yiyin aksırıncaya tıksırıncaya patlayıncaya kadar yiyin yine de doyuramayız sizi

bir gün sırf merakımdan diğer meslek gruplarının saat başı ne kadar kazandığına ve hekimlerin ne kadar kazandığına ilişkin bir hesap yaptım. sonuç şöyle aldığı 3000 lira maaşı ile hizmet ettiği halkın gözüne batan doyurulamaz (!) tabir edilen hekimlerin saatlik ücretleri hemşire, avukat, öğretmen, mühendis gibi meslek gruplarının %75’i civarında. yaptığımız iş daha mı kolay, daha mı az stresli? 36 saatlik nöbetin sonundayım, dün gece sadece 15 dakika uyudum ve 8 saatte yaklaşık 120 hasta muayene ettim. Hangi meslekte böyle bir risk, böyle bir ‘bir şey atlar mıyım’ korkusu var? sadece insaf diyorum…

tsubasa isimli arkadaşım yiyin doktorlar yiyin diye bir türkü tutturmuşsun bırakın meslek ayrımını herkes kendi işini layıkıyla yapsın, ben uzman doktor olarak bu güne kadar hiçbir hastamdan para almadım ve bana teklif edilen paraları geri çevirdim, az ve ya çok bana paramı devletin vermesi gerektiğini düşündüm. bu ülkede çalışan her devlet memurunun alması gerekenden çok az ücret aldığını düşünüyorum ama biz birbirimizle itişmekten bir gecede emekli milletvekillerine yapılan 5000 ytl lik zammı görmüyoruz bile. yok sen öğretmensin, yok sen kompleksli doktorsun bırakın bunları her mesleğin kendine göre zorlukları vardır, ama şuna inanın çoğu doktor meslektaşımda ne kompleks var nede üstünlük duygusu zaten merak etmeyin 9 yılda bizim meslek ayaklar altına alındı sizde çiğnemeye devam edin ama birgün gelecek doktorlarla uğraşan herkes hekettiğini bulacak ( yurtdışından sizleri anlamayaan doktorlar geldiğinde)

randevusuz gidip başka yerlerde her işini yapabiliyor musun? bir doktordan randevu almadan gittim ve bana bakmadı spor hayatımı o bitirdi gibi bir yorum çıkarmak gayet komik. doktorlara bu mesleği siz seçtiniz zorluğunu çekeceksiniz demek kadar spor yapmayı seçip sakatlanıp spor hayatının bitebileceğini düşünmemek size yakışır heralde. ve sizin tek kurtuluşunuz anlattığınız kadarıyla bir doktormuş, randevu almanız gereken bir profesör. umarım şu anda randevu almadan birilerini kabul ediyorsunuzdur. umarım bir doktor daha size elinden gelenin fazlasını yaparak malesef yardımcı olamaz..

acınası bir durumdasın arkadaşım bir gün annenin babanın kalbi durduğunda ben müdahale ederken gözlerimin taaaa içine bak…

Zatı muhterem ömründe kaç dakika doktorluk yapmışta kolaylığını zorluğunu biliyor.Kaç tane tıp fakültesi bitirmişte kolaylığını biliyor…..Haaaa onun içine doktor kaçtıysa bilemem.Hiç acil serviste sarhoşa laf anlatmışmı,CPR yapıpta başarılı olamayınca üzülmüşmü,ex olan hasta yakınları tarafından tartaklanmışmı,ölüm haberini hasta yakınlarına vermenin sıkıntısını yaşamışmı.Yoksa ö.. aleyhisselam işkembei kübradan atıp tutuyormu?Çok değil bir akşam 2 saat bulunduğu yerdeki acil servise gidip gözlem yapsın ve o insanların bu stresi her gün çektiklerini düşünsün.

Maaşlarınızı hesaplarken aldığınız bıçak paralarını ve özel muayenenize davet ettiğiniz insanlardan sömürdüklerinize de hesaba katın.. Ya paranı ya canını hesabı sizin hipokrat yemininizi sevsinler.Sizin maaşlarınız milletin vergileriyle ödeniyor işin bu zaten yapıcaksın!

Hasbinallah sen nerdee yasiosun? ne bicak parasi! ne ozel muayenesi! at da biraz bilerek at bre cahil…

Maaşım 2500 ile 3000 (2500-3000) olacaktı yazım hatası için özür dilerim. Evet dolaylı sebeplerden dolayı 3 ayım bir hastanede gece nöbetlerinde geçti (şükür hasta yada hasta yakını olarak değil görev icabı) nasıl olduğunu çok iyi bilirim. 5 sene lisans, 3 sene master, 5 sene doktora yaptım. Kitap yada başka makalelerden çalıntı uzmanlık tezleri yazmadım. Sizin aldığınız pekçok dersi anatomi, fizyoloji, egzersiz fizyolojisi, ilk yardım, spor sakatlıkları, biyoloji, biyokimya, biyofizik, beslenme vb.)tıp fakültesinden, fen fakültesinden prof. ve doç. seviyesindeki hocalardan aldım. Pekçok meslektaşım tıp fakültelerinde doktora yada master yaparak 2. sınıf lisans derslerini tıp öğrencileri ile birlikte aldılar ve oldukça da yüksek notlar aldılar.
Elbette benim başıma gelen talihsiz olay herkesin başına gelebilir. Sakatlandıktan yarım saat sonra “doktorunuza” gittiğinizde randevu alamıyorsunuz. Meslek yemini sizinle vicdanınız arasındadır. Ben randevusuz gelen hiç kimseyi kapımdan çevirmiş değilim. Böyle bir lüksüm yok.
Ülkemizde her meslek grubu “hak ettiğini” alamıyor ne yazık ki. Ama ülke gerçeklerini bir yana bırakıp hep bana demekte hoş değil. Hekimlik mesleğine sonsuz saygım var. Vatandaşlarımızın çoğununda bu şekilde düşündüğüne eminim. Ama hekim arkadaşlar bu saygıyı ortadan kaldırmak için elinden geleni yapıyor.
Evet hiç tus sınavına girmedim. Hiç tıp fakültesinde okumadım. Ama sizde diğer mesleklerin girdikleri sınavlara girmediniz ve onların okudukları bölümleri okumadınız. Bunları hangi istatistiksel kritere göre karşılaştırıyorsunuz da sonunda sizin daha zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olduğunuz ortaya çıkıyor.
Benim sorunum hekimlerle değil, kendini imtiyazlı gören her meslek grubu ile.
Meslek gruplarının her birinin yetersizliği yaşamı olumsuz etkiler, ama bunu ilkokulda öğretirlerdi siz gayet iyi biliyorsunuzdur zaten.
Kapınızdaki çöpü bir gün almasınlar hayatınız ne hale gelir.
Her meslek saygıyı hak eder, ancak onu icra edenler hak ettikleri kadar saygı alırlar.
Başka meslek gruplarından da insanları bu tartışmanın içine çekip, karşılıklı bir husumete yol açmak istemiyorum. Bu nedenle özür dilerim.
Tek amacım iğneyi biraz da kendilerine batırmalarını ve biraz özeleştiride bulunmalarını sağlayacak bir anı anlatmaktı o kadar.
Daha fazla bu sitede yorum yapmayacağım.

Dikkat ettim de ..doktor arkadaşlarım kimsenın meslegıne, görevıne, aldığı paraya, girdiği sınavlarının zorluguna laf atmıyor..kendi işlerine bakıyorlar..neden sizler biz hekımlere göz diktiniz..sanıırm gerçek şu:Meyve veren ağaç taşlanırmış..herkes işine baksın lütfen

Randevusuz geldiğiniz için kapıdan döndürülmenizle ilgili anınızı vurgulamanız bir “kuyruk acısı”nı çıkartmaya çalıştığınız izlenimini bırakıyor ister istemez. Sınavlara girmek, zor çalışma şartları vb. değildir hekimliğin esas zorluğu. Sizin farkında olmadığınız ve sizin branşınızında olmayan şey, hekimlerin taşımak zorunda olduğu ağır sorumluluktur. Bu sorumluluk, başkalarının onlara emanet ettiği canlarının, sağlıklarının yüklediği ağır sorumluluktur. Bu onları ayrıcalıklı bir konuma getirmemeli, ancak onları bu sorumluluğu yerine getirmesini kolaylaştıracak koşulların sağlanması son tahlilde hastaların lehine olacaktır. Ölüm korkusu içinde, mesleğinden bıkmış, 3 gündür uyumamış yorgun bir hekime canınızı emanet etmek ister miydiniz?
Hekimler iğneyi kendilerine batırsınlar, neden toplumda bu kadar kolaylıkla ezilen, itilen, kakılan bir meslek grubu haline dönüştüklerini bir değerlendirsinler, iyi güzel, tamam da,
bence siz de şöyle bir kendinizi değerlendirin bakalım,
acaba bu kuyruk acısını henüz çıkartamamış olmanız,
kabarmış tahammülsüz egonuzu rahatsız eden bir aşağılık duygusundan kaynaklanıyor olabilir mi? Bir içe dönüp bakın, bakalım…

BU YAZINIZ YUKARIDAKİNE GÖRE BİRAZ ELİ YÜZÜ DÜZGÜN OLMUŞ.ÖNCELİKLE ŞUNU SÖYLEMEK GEREKİR Kİ HER MESLEKTE MESLEĞİNİ KÖTÜYE KULLANANLAR OLMAKTADIR.TIP FAKÜLTESİ OKUMAK EN ZOR OLAN DA DEĞİLDİR.MESELA BENİM OĞLUM PROFESYONEL BASKETBOLCU OLMA ÇABASINDADIR.ONA SÖYLEDİĞİM SÖZ “EVLADIM GİTMEK İSTEDİĞİN YOL İNAN Kİ DOKTOR AVUKAT MÜHENDİS OLMAKTAN DAHA ZOR” OLMUŞTUR.HUKUK OKUYAN ARKADAŞLARIMIZIN BİZLERDEN DAHA ÇOK ZORLANDIĞINI DA HATIRLIYORUM MESELA.ANCAK TAKTİR ETMEK GEREKİR Kİ TIP EĞİTİMİ UZMANLIKTA İŞİN İÇİNE GİRERSE EN UZUN AKADEMİK EĞİTİM SÜRESİDİR.İNSANLARIN BİRÇOĞU MESLEKLERİNİ İCRA EDİP HAYATLARINI KAZANIRKEN DOKTORLAR OKUMAYA DEVAM EDERLER.BUNUN BÖYLE OLMASI DOKTORLARA ÜSTÜNLÜK HAKKI VERMEZ TABİİ Kİ.BİZİM İNSANLARA ANLATAMADIĞIMIZ MESLEĞİN ZOR OLAN TARAFI VE DİĞER MESLEKLERE GÖRE DAHA DİKKATLİ ÖZVERİLİ OLMAMIZA SEBEP OLAN TARAFI İNSANLARIN CANLARINI EMANET ALMAMIZDIR.BİZLER YAŞAMAK İSTEYEN DÜŞÜNEBİLEN HİSSEDEBİLEN SEVEBİLEN UMUDU OLAN CANLILARLA UĞRAŞMAKTAYIZ.BU NEDENLE YAPTIĞIMIZ İŞİN MADDİ HİÇBİR KARŞILIĞI YOKTUR ASLINDA.VE BİRÇOĞUMUZUN TEK TESELLİSİ ARACILIĞIMIZLA HALEN NEFES ALABİLEN İNSANLARIN OLDUĞUNU BİLMEMİZDİR.BURADA BAZI YORUMCULARIN “MESLEĞİ KENDİNİZ SEÇTİNİZ” ŞEKLİNDEKİ YAKLAŞIMLARININ ARDINDAN “İNSANLARDAN PARA ALIYORLAR” ŞEKLİNDEKİ ELEŞTİRİLERİ DE NASIL BİR AHLAKİ BUNALIM İÇERİSİNDE OLDUKLARINI GÖSTERMEKTEDİR.ÇÜNKÜ İNSANLARIN “PARA ALAN DOKTORA” GİTMELERİ DE KENDİ SEÇİMLERİDİR.KİMSE KOLLARINDAN TUTUP ZORLA GÖTÜRMEZ Kİ.BU TIPKI “DİNDAR NESİL YETİŞTİRECEĞİZ” DİYE YOLLARA DÜŞENLERİN KAMU MALININ TALAN EDİLMESİNİN ÖNÜNÜ AÇMALARINA BENZEMEKTEDİR.MESLEĞİNİ HAKKIYLA İCRA EDEN BİZLER EMİN OLUNUZ Kİ İĞNEYİ KENDİMİZE ÇOKTAN BATIRDIK.TOPLUM KARŞISINDA BU HALLERE DÜŞMEMİZİN 1. SEBEBİ HALKIN AHLAKİ DEĞERLERİNİN KALMAMASI VE CEHALETİ İSE 2. SEBEBİ DE MESLEĞİN İÇİNE EDEN MESLEKTAŞLARIMIZDIR.HER İKİSİNE DE YAZIKLAR OLSUN VE VARSA HAKKIM HARAM ZEHİR ZIKKIM OLSUN. . .

“sevgili hekim arkadaşlarım.sizlerin de söylediği gibi böyle “aciz ruhlu” ve asıl kendileri kifayetsiz oldukları için açığa vuramadıkları,kendilerinin bile kabul edemedikleri kıskançlık zayıflığının kurbanı olan saçmasapan o kadar çok insan var ki”

İŞTE ANLATMAK İSTEDİĞİM TAM DA BU ZİHNİYET. NEYİ KISKANIYORUZ ONU DA Bİ ANLAT SEVGİLİ KARDEŞİM. SENDE OLUP TA BİZDE EKSİK OLAN, ALLAH’IN YALNIZCA SANA LUTFETTİĞİ O HARİKULADE ÖZELLİK NEDİR ACABA. HASTALARINA DA BU GÖZLE BAKAN BU HASTA ZİHNİYET YÜZÜNDEN Mİ ACABA BU KADAR ELEŞTİRİLİYORSUNUZ. BU “ACİZ RUH” BİR GÜN ALLAH’A TESLİM EDİLECEK AMA SENİN KİBİR VE GURURLA DOLU BU HASTA RUHUN NE OLACAK BİLEMİYORUM.

Hayatta en kotu sey bir insana muhtac kalmaktr .Maalesf nefret etsenizde kizsanizda herzaman bir doktora ihtiyac duyacaksiniz. Bu hepimiz icin gecerli bir kural .En iyisi iyi niyetimizi bozmamak olaylara tek yonlu bakmamak yoksa isin icinden cikamayiz….

her insan önce kendi yaşadığını bilir, birarada huzurlu bir toplum olarak mutlu bir şekilde yaşamamız ise empati yapabilme, hakkaniyetli ve vicdanlı olabilme yeteneğimiz ölçüsünde mümkündür. o yüzden şimdiye kadar yorum yazan bütün arkadaşlar; hepimiz önemliyiz, değerliyiz ve birbirimize ihtiyacımız var. lütfen geri dönüp, üzerinde düşünerek yazdığınızı zannettiğim cümlelerinizi tekrar okuyun..
bizler, hepimiz bu düzenin içinde hayattan ne istediğini, kendini keşfedemeden, sınavlardaki başarısına göre meslek gruplarına yönlendirilmiş, hayata tutunmaya çalışan, yorulan, çoğu zaman mutsuz olan ama ne yapması gerektiğini bir türlü bulamayan insanlarız. kısacası debelenip duruyoruz işte, ama bunun acısını birbirimizden çıkarmamız gerekmiyor. hele de hakarete varan yaklaşımlar çok üzücü..
dedim ya herkes kendi yaşadığını bilir, ben de kendimi anlatayım: düşük-orta gelirli bir ailenin en büyük çocuğuyum, ilkokulda başarılı olduğumu gören öğretmenim tarafından 4. sınıfta bedava dersaneye kaydedildim. ailem onlardan daha iyi bir hayat yaşayabilmemin tek yolu olarak okumamı gördüğünden, bütün çocukluğum, ergenliğim dersanelerde, evde ders çalışarak geçti(evet, spor yapamadım). ihtisasımı alana kadar toplam 24 yıl boyunca, çalıştım, çabaladım, kendimi zorladım, çünkü benim de fazla bir seçim şansım yoktu. girdiğim yolda devam etmek zorundaydım, istediğim hepiniz gibi huzurlu ve mutlu olmaktı, çabalarımın sonucunda her adımda buna ulaşabileceğimi hayal ettim. emin olun, her sınavda başarılı oldum ve bütün adımları tamamladım. şu anda 32 yaşındayım, güneydoğu anadolu da bir ilde kardiyoloji uzmanı olarak daha yeni mecburi hizmetimi tamamladım ve hayatım hala belirsizliklerle dolu. bir sürü zorlukla uğraşıyorum, ama beni en çok kıran, ne işimin bütün hayatımı sarmış olması, ne insan olarak ihtiyaçlarımı karşılayamamam, ne de para pul derdi; toplumun içinde saygınlığımızın bu derecede düşmesi..
lütfen şunu anlayın artık: ya hep beraber ya hiçbirimiz..
ps: yazını uzunluğu ve yazım hataları için şimdiden özür dilerim..i

Arkadaşım ister katıl ister katılma, bu ülkenin en zeki en çalışkan insanları DOKTORLARDIR. Sen ve senin gibi insanlar HASETLERİNDEN çatladıkca benim içim rahatlıyor. Onca okuma ve eğitime karşı aldığımız maaşlar çok gülünç. Bunca zaman okuyup adam akıllı bir geçim kazanmaya 26-27 yaşımda başlayacağıma 14 yaşından itibaren senin gittiğin spor salonlarının önünde simit satsam çok çok daha fazla kazanırdım.

İnsancıklar yasamadıkları seyi nasılda kucumsuyorlar. Sanki tıp okumanın zorluk ve sorumluluklarını devamında uzerimize binen yuku biliyorlarmıs gibi. Kendi hayal alemlerinde bizi nasıl göruyorlarsa artık… bir doktorun doktor olabilmesi için kac kişinin görevini üstlendiginden haberi yok ve kac kişinin kaprislerinin cektiginden.insan artık bir takdir sözcugu duymak isterken kucumsenmek insanın içine koyuyor. Hem de biz onlar için ugrasırken! Kim oldugunu sanıyor bunlar!!!
Belki ideal belki ailelerin beklentisi nedeniyle herkesten cok yuksek puan almısken girdigimiz tıp fakultelerini bitirmek hiçte kolay degil . tıbbı bitirmenin kolay oldugu kanısına nerden varmıs. kazanıp okusaymıs keske… artı bizde hasta olarak basvurdugumuzda saglık calısanı olarak bile muayene olmamız o kadar zorken kendisi randevusuz gidip içeri alınmadıgından şikayet ediyor. Emegi bilmedikleri için saygısızlık yapmak cok kolay. Lakayt tavırlarla o kadar karsı karsıyayız ki kimin egitiminin ne oldugu cok belli oluyor. Tıp bize hiç bir insanın sahip olamayacagı kaliteyi veriyor. Biz kendimizi ustun görmuyoruz. Tıp bizi dogasında bulunan ahlak, egitim, saygı, özguven, adalet, öngörü, hosgoru duyguları ile dolduruyor. Bu egitim surecınde zorluklarla basa cıkma beceriside cabası…
Hmmm para konusuda apayrı bi muamma…

Bu sayfada yazılanları okuyunca herkesin doktorlarla ilgili kötü anısı var gibi geliyor.Eleştirmeye meraklı insanlarda hiç hastalanmamış hiç tedavi görmemiş hiç iyileşmemişler.biz hekimler de sadistiz madem arkadaşlara önerim;bi sürü türkçe tıp kitabı var alsınlar okusunlar prim yatırmadan ilaçlarını alıp kendi tedavilerini uygulasınlar.Neden bu kadar kibirli adamların kapısında bekleyip yüksek prim alıyorlar.

Şu öğretmen arkadaşlarada şunu söyleyeyim eğitim-öğretimde o kadar kötü bi durumdasınız ki cumhuriyet kurulduğundan beri şu ülkeyi düze çıkartacak bir tane adam yetiştiremediniz:)

Diğer meslek grupları da grev yapsında eksiklikleri hissedilir mi bir görelim. Bu sorunun cevabı hekimin önemini anlatır zaten. Bu kadar vazgeçilmez olmak diğer insanlarda haliyle öfke yaratıyor. Ama bunu arkamızdan değilde muayene olurken söylesinler. Biz hasta muayene ederken bu süper zeki vatandaşları pek göremiyoruz. meğer ne çoklarmış.

yazık vergilerimizin hakkını verin, cehaletinizi sizi her eleştirene kusmayın, okul okununur ama eş…. baki kalır

vergilerimizin hakkını verin diyen vatandaş.sen ve senin gibiler daha bunun bile açılımını yapmaktan aciz ve bihabersiniz.gel karşılaştıralım kim kimden fazla vergi veriyor! deli oluyorum bu paranı ben veriyorum tavırlarına.madem senin mantığınla vergi hesabı yapıyoruz öyleyse iyi oku.senin verdiğin vergiyle ben maaşımı alıyorsam eğer sen de benim verdiğim vergiyle nefes alıyorsun demektir.bir araştır,öğren,öyle gel söyle bunları!!!!!

küçük beyinli OSMAN ben yılda 30 bin tl vergi veriyorum. Kim kimin vergisiyle besleniyor. Bit kadar IQ ile buraları kirletme.

Bir doktor yüzünden spor hayatı nasıl bitiyor bir sporcunun onu anlamadım.Başka doktor mu yok memlekette? Hadi bu memleketin doktorlarının burnu havada,yurtdışında da mı yok?

Bu hikaye ile kendini büyük görmenin ne alakası var onu da anlamış değilim.

Bu hikayeyi anlatanın kendince başarılarını,özverilerini,saygın bir üniversitede öğretim görevlisi olduğunu anlatıp,kendini diğer meslek gruplarından üstün görmesini,”Sizinle neredeyse aynı derleri aldık,yüksek notlar da aldık” diyerek herkesin doktor olabileceğini ima ederek doktorları aşağılaması ve küşük görmesini de anlayabilmiş değilim.

Aslında bir hekim olarak sınavlarla da tescillenmiş zekam sayesinde hepsini anlamış durumdayım ama yazıyı yazan kişi gibi anlamazlıktan geliyorum.

DOKTORLAR VE DIGER BOLUMLER ARASINDAKI FARK…HIC BIR ZAMAN DOKTOR ISMI BENIM KISILIGIMIN ONUNE GECEMEZ. DOKTOR OLMASAM DA BEN BI YERLERE HAYLI HAYLI GELIRDIM.. DOKTORLARA LAF EDENLER E BAKINCA KENDI İŞLERİ KISILIKLERININ ONUNE GECMIS ONU GORUYORUM… COK DUYDUGUM BIR LAF= BEN OGRETMEN OLARAK BUNU DUSUNUYORUM. BU NE YA… OGRETMEN OLMASAN DUSUNEMEYECEK MISIN KARDESIM.SOZUM SALT OGRETMENLERE DEGIL.BU SADECE BIR ORNEK… LAFIM İŞLERİ KİŞİLIKLERININ ONUNE GECEN INSANLARA…
HA!!!! DOKTOR OLMAYA GELINCE… DOKTOR ARKADASLARA SOYLUYORUM. ANLATAMAZSINIZ ARKADASLAR…. YANLIS OLMASIN MEVLANA NIN SOZU DIYE BILIYORUM= ” NE KADAR BİLİRSEN BİL KARSINDAKININ BILDIGI KADAR BILIRSIN”. YANI KARSINDA CAHIL VARSA BOSA KONUSMA KARDESIM…

1-Her meslek saygındır ama bir insana saygıyı mesleği değil kişiliği getirmelidir. Her meslekte, saygı duyulacak ve duyulmayacak birçok insan vardır. Bu yüzden bu meseleyi yok doktorlar şöyle yok öğretmenler böyle gibi genellemelerle yapmak anlamsız ve aptalcadır.

2-Birkaç kötü örnek yaşadınız, gördünüz veya (kimisi yalan yanlış) duydunuz diye doktorları kendini beğenmiş, saygısız, ukala, paragöz olarak toptan etiketlemek cahillik göstergesidir. Her meslek grubunda iyi veya kötü insanlar olabilir. Ama doktorlar içindeki kötü örneklerin bu kadar çok göze çarpması, bu kadar can acıtması, kötü örneklerin sayısının nispeten çok olmasından değil, yapılan işin özelliğinden ve kim ne derse desin doktorların çoğunun uygulamaya çalıştığı iş ahlakındandır (Bütün renkler hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler). Sağlık denen şey hata kabul etmez, özveri ister, bilgi,tecrübe, hızlılık ve sabır gerektirir. Şunu yanlış yaptım, dur geri döneyim de düzelteyim deme şansınız yoktur. Tek bir nöbetimizde veya mesaimizde birçok insanın hayatı boyunca almadığı riskleri alabiliyoruz.
3-Bırakın artık şu “doktorlar çok para kazanıyor hikayesini” yahu. Dünyadan haberi yok böyle konuşanların. Çok para kazanan %10-15 lik bir kesimi hariç tutarsanız doktorların çalıştığı saate göre kazandığı para çok değil, çok az. Kimsenin kazandığı parada gözümüz yok, herkesin hakkını alabilmesini de isteriz. De siz niye bizim hakkımızı istememize karşı çıkıyorsunuz anlayabilmiş değilim. 10 yıllık meslek hayatımın yaklaşık 2 yılını gece nöbetlerde geçirdim. Gündüz mesailerime devam ederek tabiki. Bunun para olarak karşılığı nedir sizce?
4- Ufff, sıkıldım. Daha çok şey söyleyebilirim ama ne yazarsam yazayım birşey değişmeyecek biliyorum. Allah kimseyi doktorların eline düşürmesin (yanlış anlamlar çıkarmayın buradan, kimse hasta olmasın demek istedim sadece). Biz doktorları da burada bazı örneklerini gördüğümüz cahil ve saygısız insanların diline düşürmesin.
5-Hangi meslekten olursa olsun, işini iyi yapmaya çalışan, başkalarının hakkına saygı gösteren ve iyi bir insan olmaya çabalayan herkese saygı ve selamlar.

Doktorların aldığı maaş çokmuş! 1483 lira yatırmışlar 6 yıllık doktor maaşı .Sizin diplomanıza el konulup devlete çalışacaksın yoksa mesleğini yapamazsın denildi mi?.Ayrıca biz mesleğe girdiğimizde insanların biribirine ve doktorlara saygısı büyüktü şimdi ise şu tahlili de yap,bence ben daha acilim ,bademciğim ağrıyo o zaten ölecek neden kalp masajı yapıyorsunuz ki gibi saçma laflar duymuyorduk.
Randevusuz gelince kovulmuş randevulu olanar eşşek mi boşuna bekliyor?

Tıp fakültesine girmeden önce iki yıl makina mühendisliği okumuştum tıp fakültesi okurken sınıf öğretmenliğinde okuyan bir arkadaşa yarın sınavın yok mu neden tavla oynuyorsun dediğimde bizim fakülteden beş yılda mezun olan yok sen kalmak istesende mezun ediyorlar dedi yata yata dört yılda bitirdi bi ögretmenle evlendi evine 4000 liraya yakın para giriyor doktorların kazandığını çok görüyorlar.Zorlukmuş kaç gece uykusuz kaldınız günlerce uyumadan nöbet tut ders çalış karşılığı tahlil yapmasan iğne yapsan diyen acil servise geçmiş olsuna 15 kişi gelip herbiri hastasının durumunu ayrı ayrı soran(bir hastamın durumunu tam 12 yakını ayrı ayrı sordu )içlerinden birini sözcü seçip diğerleri dışarda beklemeyi akıl edemeyecek kapasitede olanların mesleğimizi eleştirmeye hakkı yoktur.

Altlarına bir de isimlerini de ekleyerek doktorlar aleyhine yazılmış şu korkunç yorumlara bakıyorum, Türkiye’de genel halkın cehaletinin ne kadar ciddi ve örgütlü bir hale geldiğini görüyor üzülüyorum. Bütün başarısızlar, hayattan beklediğini bulamayanlar, eğitimsiz beyinler tüm ezikliklerinin, itip kakılmışlıklarının acısını hekimlere saldırarak çıkarmaya çalışıyor(displacement). Bu acı tablo ehliyetsiz yöneticilerin uzun süren kışkırtmalarının bir sonucudur, bu yorumları yapan eğitimsiz zavallı güruhun suçu değildir. Eğitimsiz bırakılan boş beyinler ne yöne dehlenirse o yöne koşarlar, burdaki tablo kendi başarısızlıklarını (ya da ülkeyi dışa satışlarını) maskelemeye çalışan yöneticilerin cahil bırakılmış, itip kakılmış ezik halkı hekimler üzerine “dehlemesi” durumunu net bir şekilde gösteren acıklı sosyolojik bir tablodur. Benzer tablolar tarihte sayısız defa görülmüştür. Türkiye’nin düşmanlarının en büyük başarılarından biri ortalama halkı bu kadar kolay “dehlenebilecek” bir hale getirmesi, kime isterse ona saldırtabilecek kadar zekasını kullanamayacak fonksiyel bir mental retarde grup seviyesine indirebilmiş olmasıdır.

Doktorların hakkı ödenmez, Atatürk ne demiş beni Türk hekimlerine emanet ediniz….
Hepsine saygı duyuyor, başarılarının devamını diliyorum.

ülkede bir gün spor yapılmasa,bir gün toplu ulaşım çalışmasa ,bir gün eğitime ara verilse,bir gün bankalar kapansa vs.vs hiç kimse ölmez ancak hekimlerin bir gün işlerini bırakması kaç cana mal olur hiç düşünme fırsatı bulabildiniz mi?işte bu mesleği yüce yapan şey budur biz hekimler arabanın kontağını kapatarak bakmıyoruz ya da elektronik aletin fişini çekerek tamirat yapmıyoruz çünkü insan için bunlar olduğunda geri dönüşümsüz oluyor herşey işte bu yüzden diğer mesleklerden farklı ve daha anlamlı hayatınızı da ilgilendiren bir mesleğe önce sizler saygı duymalısınız ki saygı duyulmayı hak edesiniz

35 yıllk hekimim.Öğretmen çocuğuyum.Ağabeyim, kızım ve damadım doktor.Hekimlere yapılan haksız saldırıları üzüntüyle okudum.Lütfen bilmediğiniz konularda ahkam kesmeyin.En uzun ,zor ve özverili tahsildir Tıp Fakültesi.Çalışma hayatımızdaki şartları genç hekim arkadaşlarım az bile anlatmışlar.Hekimler sizlerin bedensel ruhsal sağlıklarıyla uğraştıkları gibi ,yeri gelince dert ortağı ,yol göstericisi,ve öğretmenleri olmak zorundadırlar.Sporcu beyefendi, doktorlar hakkındaki görüşleriyle tüm halkımızı nasıl temsil etmiyorsa;nadiren, çeşitli meslek gruplarında da görülebilen üzücü davranışları genelleme yapmamalıyız.Doğumdan ölüme kadar canınızı teslim ettiğiniz ve bir şekilde mutlaka muhtaç olduğunuz değerli Türk hekimlerine bilgisiz ve haksız şekilde saldırmayın.

Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal:) bir konuda hak veriyorum bir insan kötü durumda ise Renduvi saçmalıktır o insanın ön sıraya geçmesi lazımdır. Ne olursa olsun kim olursa olsun bu bir insanlıktır.

SAYIN CUMALİ…
Bİ KİŞİNİN DURUMU ACİLSE ACİL SERVİSE GİDER…GERÇİ BİR DE GELİN ACİLLERİN HALİNİ GÖRÜN,BENİ HASTA BAKMAKTAN GECENİN 10 UNA KALAN YEMEĞİMDEN KALDIRAN 10 YILLIK DİZ AĞRISINDAN MI BAHSETSEM,SABAHIN PEŞİNDE ACİL SERVİSE ACİİİLLLLLLLLL HASTA VAAAAAAAAARRRR DİYE DALAN GRUBUN CIRCIR OLAN HASTASINDAN MI BAHSETSEM TUVALET KAPISINDA BENİ YAKALAYIP BİZİM ACİL REÇETEMİZ VAR DİYEN TİPLERDEN Mİ YOKSA SABAHIN KÖRÜNDE BENLE SIRA KAVGASI YAPAN KULAĞINDA SİVİLCE ÇIKAN İNSANDAN MI:)))
VALLA HELAL OLSUN MİLLETİME

Bu yazıyı yazan, bir kere büyük ihtimalle hükümet yanlısı bir sağlıkçı..doktor da olabilir, bakanlık içinden uyduruk bir bürokrat da olabilir..doktorlara karşı olan tutumlarının devamı..direk profesöre saldırıyor yazıyı yazan.. ben buna şüpheyle bakıyorum..
Doktorluğun zor tarafı işin sorumluluk tarafıdır..Yazdığın her reçete, yaptığın her uygulama seni bağlar. Hepsinden hem vicdanen hem mesleki olarak hem de hukuki olarak sorumlusun..
Bu gerizekalı adam bu çağda, berbere giderken bile randevu ile gidiyor. Madem randevulu bir sağlık birimine gitmiş niye randevu almamış?
Bu gerizekalı adam, hocanın yanına girmeden önce randevusuz olduğu giremeyeceği söylenmiştir, niye zorlamış??
Bu gerizekalı adam hocaya kendini kovdurtabilmesi için içeri girip tartışma çıkarması gerekir..Suratında randevusuz diye mi yazıyor?.. Koridorda görünce mi kovmuş?

Daha dün bir doktor arkadaşa satırla saldırdılar,, adamın bebeğinin aşısını yapmak için evine gitmişti. Bu yazıyı yazan arkadaşa bir satırla saldırayım o zaman yazsın yazacağını..

Ya ii güzel söylüyorsunuz da.. ben ünv. hastanesinde çalışıyorum gördüklerimi yazıcam. Burdaki hekimler tam gün yasası çıkınca hemen ayrıldılar.. İşlerine gelmedi tabi .. geride bıraktıkları hastaları ne olacak kaygısı tasımadan.. Tek dertleri daha fazla kazanmak…Dışarda ameliyat ettikleri hastaları kendi çalıştıkları hastaneye yatırıyolar ? vedaha onlarcası.. yazık mesleğinin hakkını vermiyola.. bu yazıyı yazan arkadasa hak veriyorum.. Bir de ırtalıkta kabadayı gibi gezip aklına eseni yapıyorlar.. Böyle tiplere yazıklar olsun… Hastayı sevmeyen ojlara kendini adamayan kişilerden hekim olmaz.. Herks öncelikle kendine çekidüzen vermeli… Herkes sağlık bakanlığına yükleniyor.. İİ yapıyor sağlık bakanlığı..

bu yazıyı yazan kişiyi dikkate alıp cevap vermek dahi hata aslında…ama insan dayanamıyor işte…evet biz bu zorlu yolu kendimiz seçtik;kimi maddi getirisi iyi olduğu için,kimi insanlığa gerçek bir yardımı ilke edindiği hayat kurtarmayı istediği için…çok sevgili öğretmen,öğretim üyesi vs.arkadaşlar maalesef ki hepiniz hasta oluyor bir hekime muhtaç kalıyorsunuz,tabi kimi zamanda hasta olmadan sahtekarlıklara ortak etmek için…siz gezerken kampüste oturup kız/erkek arkadaşlarınızla gezerken biz kitaplara gömülmüş ders çalışıyorduk,tekrar söylüyorum evet kendi seçimimiz lakin bunca emeğe karşı saygıyı hakediyoruz.kabul etsenizde etmesenizde bizim mesleğimiz sizinkinden üstün,toplumdaki mevkiimiz sizinkiyle karşılaştırılamaz bile!Hayatın kanunu bu ne kadar ekmek okadar köfte derler ya…şimdi bu kompleksli duygudurumundan kurtulun ve dürüstçe düşünün hekimlik yüzyıllardır değerini kaybetmemiş bir meslektir,aşağıya çekilmeye çalışılsada herzaman gözde olacaktır!!saygıdeğer hocamızıda davranışından ötürü kutluyorum,hastanın hastaya üstünlüğü yoktur,sıra varsa sırasını bekleyecek,randevu gerekiyorsa randevu alacaktır…saygılarımla

Yazıyı ve yorumları okuduğumda içim acıdı. Verdiğim emeklerin,uykusuz geçirdiğim gecelerin karşılığı buymuş demek ki….

Benim anlamadığım vatandaşımız bankaya gidip para yatırmak için bile saatlerce sıra bekleyebiliyorken,bu işe yıllarını vermiş bir uzmana danışabilmek için randevu alınması gerektiğini nasıl akıl edemiyor,hele ki bu kişi kendine akademisyen diyen biri olmasına rağmen.Biri de hastayı sevmekten bahsetmiş,ama bu kadar itici birni kim sever anlamış değilim.Vatandaşımız gün geçtikçe doktorlar gözünde sevimli olmaktan uzaklaşıyor ve bunun sebebi kim diye kendilerine sorsunlar bence.Acaba kendileri doktora şiddet uygulamayı normal gördükleri için aradaki sevgi bağını yok edip,36 saat mesai yapmış bir doktorun 37. saatte kendisine güç verecek olan,bütün o yorgunluğu ortadan kaldıracak şevkat ve sevgiyi kendi elleri ile silmek kaydıyla kendilerine zarar verdiklerini ne zaman anlayacaklar.Üzgünüm ama hasta doktora kendini sevdirmedikçe güzel muamele beklemesin,zira hiç kimse canına kastetmiş birine şevkat duymaz.

bi hekim olarak maalesef bu hocamızın bahsettiği bazı olumsuz karakter özelliklerine sahip meslektaşlarımız mevcut, fakat hiç bir şartla genel bir yargılama yapamazsınız bu şekilde, bu basit hataya hocamızın düşmesine üzüldüm her meslekte bu tarz kişiler mevcut olabilir. ayrıca bi hekim olarak olabildiğince mütevazi olmaya çalışıyorum, taa ki böle aptalca suçlamalarla karşılaşıncaya kadar sürüyo bu 🙂 şimdi ben bu suçlama karşısında nası zeki olduğuma inanmıyayim ? bir ilkokul çocuğunun suçlaması gibi o kadar saf ki hiç araştırma yapılmamış, hiç teyyid yok.. sadece etrafından gördüğü duyduğu bir iki şeyle bizi çamur atmaya çalışıyo 🙂 çürütülmesi çok kolay 🙂 dostum keşke yıllarca bedenini çalıştıracağına birazda beynini çalıştırsaydın çok üzgünüm ..

insanlar ikiye ayrılr.doktorlar ve doktor olmayanlar.bu büyüklenme falan değil.ama bu iki grup insanın yukarıda bahsedilen konularda hiçbir zaman aynı fikirde olamayacaklarnı da bilmek gerekir.bizi iyi kötü böyle yapan o kadar çok faktör var ki bunlar da sadece doktorken yaşanır.doktor olmayanlar doktor olsalardı anlayabileceklerdi sadece…ama olmadıklarına göre.kimse birbirini anlayamayacak demektir.:)

yorumlar çok uzundu hepsini okuyamadımda:) bu sayfanın adı asistanhekim değilmi ne çok diğer meslek guruplarından insan varmış ne arıyorsunuz asistanhekim sayfasında

Editöryel Not: Hekimlerin meraklısı çok…

aslında bu yazı; bütün o tartışmalara en güzel cevap..diğer meslekler, biz hekimlerin sayfasında ne arıyorsunuz…kımse sızın meslegınıze işinize aldıgınız maaşa okudugunuz okulun zorluguna girdiğiniz sınavların önemine laf atmıyor, bız hekımler olarak kendi işlerimizle meşguluz..siz neden bızlere göz diktiniz..işiniz gücünüz yokmu..aslında kendi kendinizi ele veriyorsunuz; içinizdeki doktor olamama acısı hala biyerlerde saklı kalmış, ara ara çıkıp karın ağrısı yapıyor, sizde sanal alemlerde doktorlarla ugraşıyorsunuz..rüyanızda doktor bıle olmussunuzdur bence..yada çocukken hep doktorculuk oynuyordunuz sanırım…

sesli güldüm 🙂 gece gece güldüm cidden güldüm 🙂 neymişiz biz öyle. sen randevusuz gelip başkalarının hakkını yediğini düşünmüyorsan biz onu da düşünürüz. sadece sen sakatlanmadın bu dünyada. her şeyin yolu yordamı sorma rica etme şekli var. hangi “insan” “kibarca” rica edilen bir şeyi reddeder ki? bu kadar kibirli biri kim bilir nasıl söyledi? ben kaç madalya aldım sen biliyor musundan mı başladın acaba? insanlığın kibarlığın meslekle bir alakası olamaz. sen o gün randevulu hastalardan biri olsaydın ve başka birisi senin sıranı alsaydı ne derdin? çok kazanıyoruz değil mi? kar kış 112+acil nöbeti tuttum ocak ayında tam 9 nöbet aldığım döner 900 tl çok dimi? tü kaka doktorlar şunlara bak millet 4. kattaki hastasını taşıyamıyor doktorlu ambulansı boş yere evine çağırıyor gidip laf edince doktor suçlu dimi? neymiş bel fıtığıymış yakını taşıyamazmış bizimki bel değil. çoookk para alıyoruz ya biz 24 saatte 400 hasta bakıp hiç hata yapmayacağız herkese canım cicim yapacağız saygısız olsa bile. biraz geniş bakın dünyaya. kötü her yerde var. tutup da keyfinize göre insanları meslekleri karalayamazsınız. öyle bir dünya yok. size bu hakkı kimse vermez! kendinize gelin. insanlara saldırmayı bırakın. dünyanın en aptal insanı kendini en zeki zannedendir. kimse hobi olarak mesleğini icra etmiyor. bilip bilmeden densiz densiz konuşmayın. karşılığını herkes almak ister. maddi ve manevi. maneviyata saygı zaten kalmamış. maddi de bi getirisi yok hocalar tabi ayrılır. babanın hayrına mı onca sorumluluğu alacak. bilerek girmişiz fakülteye. senin gibileri bilseydin inan vazgeçerdim. işimden bile soğudum sizin gibiler yüzünden. ajitasyonmuş kralını siz yaparsınız işinize geldiğinde. şu yazında da yaptığın gibi. elalemin kimliğini kapıp gelip ilaç yazdırmak istediğinizdeki gibi. gitme doktora sen de çok biliyorsan. madem kolay oku kendi kendinin doktoru ol ahkam keseceğine. sizin gibilerle uğraşmayalım bari de kadir kıymet bilen bi duasını esirgemeyen insanları iyi etmeye uğraşalım.

Gerçekten inanamıyorum, adamlar yemiyor içmiyor, akılları fikirleri doktorlar. Ne kompleks varmış millette ya. Şu internet sitesinde bile kendi aramızda dertleşemiyoruz. Her yerden bu kompleksli adamlar fırlıyor. Bu kadar doktorlardan nefret ediyorsanız, gelmeyin arkadaşım bize. En komiği de bunların hala bizim çok para kazandığımızı zannetmeleri. Az da kazansak çok da kazansak, para kazanmamıza izin vermeyin, gelmeyin, para kazanmayalım, cezalandırın bizi, muhtaç olalım, parasızlıktan sürünelim. Mesela, berberlere gidin, kendi aranızda örgütlenin, doktorlara alternatif bir teşkilat kurun mesela. Kendi kendinizin ameliyatını yapın. Yapamıyorsan da iki dakika bir sus, kafamızı dinleyelim, sana bir şey söyleyen yok. Buralara kadar girip de çemkirmeyin.

Hepsi için değil ama doktorların bir kısmı öğrenciliklerinde hep ezi oldukları için sonradan görmedirler. Bir kısım Kıçıkırık asistanlar bile ünv. hastanelerinde hastaları hor görür, aşağılar. İnsan olmamızın doğası nedeniyle herkes aynı bilgiye, görgüye sahip olamaz. Köyden hastaneye gelmiş olanları ayrı bir aşağılarlar. Konuşup duruyorlar orada yok snav vs. gelin 36 saat nöbet tutun falan filan. O zaman sizde gidin köydeki insanların yaşantısını yaşayın. O zaman görelim kim haklı? Ameliyet olacaksanız hala bıçak parası isteyen doktorlar var hemde çok. Hani bir arkadaş diyorya vatan millete hayrınız dokunsun diye, verilen o bıçak parasının neresi vatana millete hayır olarak dokunuyor. Çalıştığınız iş saatine göre çok iyi para alıyorsunuz sakın küçümsemeyin. Ayrıca sizin maaşlarınız bir başkasının maaşından kesilen vergi ile ödenmiyor keşke biraz öğrenseydin sevgili arkadaşım. Sizin maaşını o hor gördüğünüz insanların ödediği vergilerden ödeniyor. Ama konu para olunca bu kısımları işinize gelmeyebilir. Az biraz olsun bilgisiz hastalara tepeden bakmadan müdahale ederseniz sizin için iyi olur. Bunu tüm doktorlarımız için söylemiyorum çok mütevazi ve herkesin eşit olduğunu bilip de ona göre davranan doktorlarımızı kesinlikle tenzi ederim. Onlar da olmasa hergün çok doktor döverler daha çoooook.

Hakkı Bey birçok hekim arkadaşımız o beğenmediğimizi belirttiğiniz köy hayatını yaşıyor. Bizzat kendim 3 yıl bir köyde çalıştım. Köy yaşantısını da gayet iyi biliyorum. Hatta o uzak köyde yaşarken perfore apandisit oldum (apandisim patladı) ve hastaneye zar zor yetiştirildim. Merkezi bir yerde olsaydım müdahalede geç kalınmadan yarım saatte bitecek operasyon yerine 6 gün yoğun bakımda kalacak kadar kötü bir badire atlattım. Herkesi bir tutmamaktan bahsetmişsiniz fakat genellemeyi yapan da kendinizssiniz. Biz hekimler sadece hastanelerde değil köylerde kasabalarda hapishanelerde yani insanın olduğu her yerde çalışıyoruz.
Kıçıkırık asistanlar” diye iğrenç bir tabir kullanmışsınız daha sonra da bu “Kıçıkırık asistanlar”ın iş saatine göre uygun ücret aldıklarından bahsetmişsiniz. Gelin küçük bir hesap yapalım bu bahsettiğiniz asistan arkadaşlar asistanlıklarının ilk yıllarında günaşırı nöbet tutarlar yani 30 günün 15’i 24 saat çalışırlar (24*15=360 saat) ayrıca nöbet sonrasında mesaiye devam ederler, yani geri kalan 15 günün 4ü haftasonuna gelse 11 gün de mesayi yaparlar. Bu da 11*8= 88 saat yapar. Sonuçta 1 ayda toplam 360+88= 448 saat çalışırlar. Gelelim bu “Kıçıkırık asistanlar”ın aldığı maaşa. 1550 tl net maaş+ 700 tl sabit döner + 800 tl döner ( 1550+700+800= 3050 tl) şimdi saatte 3050/448= 6,80 tl kazanıyorlar. Ne çok kazanıyorlarmış değil mi Hakkı bey 6.80 tl saatlik ücret. Verdiğiniz vergilere yazık Hakkı bey savurganca para harcanıyor bu “Kıçıkırık asistanlar”a.

her meslekte olduğu gibi doktorlukta da iyiler ve kötüler olabilir. nasıl bir egonun ürünü bu tartışma? bana pislik gibi davranan doktor da gördüm, evladı gibi davranan da. lise dönemlerinizi hatırlayın, yine aynı şekilde iyi davranan ve kötü davranan eğitmenler vardır size de. niye bu genelleme? elbette sizler daha iyi bilirsiniz ama, doktorluk, çalışma şartları zor ve yüksek kalifiye isteyen bir meslek. maaşların yüksek olmasında bir sakınca olmamalı bence. burada yazılanları okuyunca da harbiden kendini dev aynasında gören doktorlar olduğunu farkettim. ama biliyorum ki onlar yazının başında bahsettiğim “kötü” olanlar. iyi olanların varlığını bilmek de güzel.

baba parası yiyen bir öğrenci

iyi ki kovmuş seni devlet dairesine randevusuz gidilmeyeceğini bilmeyen ezik insan. doktorlara bok atıp duruyorlar sonra da eline kıymık battımı acile koşuyorlar geri zekalı idiotlar…beterr olun…

Tamamen prokatif bir yazı. Seçkin bir üniversitede akademisyen olan, bu kadar başarılı sportif ve eğitim hayatı olan birinin düşüncelerini böyle açıklaması mümkün değil. Bence okul hayatı boyunca çevresi ve ailesinin doktor olmasını istediği ama başaramayıp teknolojiden sadece bilinçaltı başarısızlığını haykırmak için faydalanan birisi.

Editöryal Not: Ne yazık ki provakatif bir yazı değil, bize bizzat şahıs tarafından gönderilmiş bir yazı

Biz o kadar sene emek veriyoruz, herkesin özenip de kazanamadığı Bölüme yetecek puanı üniversite sınavında alıyoruz ve bu ülkede bizim yaptigimizin onda birini yapmayan, bizim kazandigimizuniversitenin kapısından geçecek kadar bile zeka sahibi olmayan birçok insandan daha az kazanıyoruz. Sen cocuğun hastaoldugunda bana geliyorsun, Can’ın dara düştügünde bana geliyorsun ve arabanı tamir ettirdiğin ustaya gösterdiğin saygının onda birini bana göstermiyorsun. Sokakta kaldığında çağırdığın cilingir bile benden çok kazanıyor normal görüyorsun ama ben emeğimin karşılığını alamadığım halde çok görüyorsun. Bugün dünyada doktorlar saygindur, ve Amerika’da doktorlar zengin denilecek kadar çok kazanır bizde birkaç ünlü cerrah dısında doktorlar cogu işçiden az kazanır ama onu bile çok görürsünüz ben böyle düşünen hiçbir hastama hakkımı helal etmiyorum

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.
1.Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)
2.Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)
3.Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
4.Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)
5.Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)
Belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz, böyle gereksinimleri yoktur.Belirli bir gereksinim kategorisindeki gereksinimlerin karşılanması durumunda kişi, bir üst kategorideki gereksinimleri karşılamaya yönelecektir. Bu durum kişilik gelişme düzeyini de bir üst düzeye sürükleyecektir.(http://tr.wikipedia.org/wiki/Maslow_teorisi)

Doktorlara karşı şu düşmanca yorumları yazanlar, sizler dünya çapında doktorlar yetiştiren ülkenizi haketmiyorsunuz. Sizler, küfrettiğiniz, üç kuruşunda gözünüzün kaldığı doktorların öldürülmesinin gerçek sorumlularısınız. Beter olun, doktorun yediği lokma kadar başınıza taş düşsün. Cahilliği lanetliyorum, cahilliğin örgütlü hale geldiği ülkemin karanlığa gömülüşünü izlerken boğazım düğümleniyor. Yazıklar olsun.

böyle hiçbir özelliği olmayan adamlara 5500 tl maaş verirsen olacağı bu işte…kendini doktordan bile üstün görür ve doktoru eleştirir..ben hiçbir ortamda sporcu arandığını veya ihtiyaç olduğunu duymadım….ama herkes ”doktor yok mu doktor” ”dr bey önce allaha sonra size güveniyoruz” ”yalvarırım çocuğumu kurtarın,gerekirse canımı bile veririm” gibi cümleleri binlerce kez duymuştur..bir sporcu nezaman lazım olur ki,heralde eşya taşırken ”sporcu yok mu sporcu,bi eşya taşıtacaz,biz kaldıramadık da” gibi. adam 5500 tl ile doktorun 2 katı maaş alırken, bi de dr lar çok kazanıyor demiş,evet nadiren kazanan hocalarımız var ama en azından senin gibi masabaşı oturup akşam evinde rahat rahat uyuyarak almıyor o parayı

Hakkınız olanı alamamanız,başkasının hakkına göz dikmeyi gerektirmez.

Umarım milli sporcular,işini özveriyle yerine getiren milli sporcular,daha da çok kazanır.

Tıp fakültesi öğrencisiyim.

🙂 ya ben bazen pedometre kullanıyorum HASTANEDE AMELİYATA GİRMEDİĞİMİZ GÜNLER ÇALIŞIRKEN 8-10 KM ARASINDA YÜRÜDÜĞÜM SONUCU ÇIKIYOR. ARKADAŞ BİZİ KÜÇÜCÜK BEYNİYLE SEDANTER DİYE AŞAĞILAMAYA ÇALIŞMIŞ. ÜSTELİK BİZ KMLERCE YÜRÜRKEN ŞİFA DAĞITIYORUZ. BASİT BİR AŞAĞILIK KOMPLEKSİ DURUMU SADECE ASLINDA ÇOK BÜYÜTMEYE SİNİRLENMEYE GEREK YOK. AKADEMİSYENDE OLMUŞ MAAŞINI DA KURUŞU KURUŞUNA YAZMIŞ (PSİKOLOJİSİ BUNDAN DA BELLİ) AMA DOKTOR OLAMAMIŞ SIKINTISI GEÇMEZ BUNUN

Bende doktor cocuğu bir doktorum. Onceleri babamin kimi doktor arkadaşlarının cerrah olmadıkları için babam kadar iyi olamayacaklarını düşunurdum. Onlar gece ameliyata cagrilmazlardi saatlerce ameliyata girip yorulmazlardi .sanki onların ki masa başı iş gibi düşünürdüm. Ta ki tıp Fakültesi’ni kazanıp okumaya başlayıp bide stajlara başlayana kadar .artık bir hekim tip fakultesini bitiriyor ve birde tusu kazanıyorsa benden tam not saygı kazanıyor zaten .ama her hekim vicdaniyla is yapar. Vicdansizlik genel toplum yüzdesinden daha azdır çünkü fakültede vicdanı zayıf olanların bir kısmı zaten elenir.doğal seleksiyon.

Anladığım kadarı ile bu zat spor hayatını sonlandıran sakatlanmadan kapısından çevrildiği Profesörü sorumlu tutuyor. Acaba o profesörün acil hastalara bakma gibi bir sorumluluğu var mıydı? Neden bir acil birimine başvurmamış? Tanıdığı bazı hekimlere olan önyargılarını neden genelleştirmeye çalışmış? Nasıl oluyor da hekimlerden özeleştiri bekleme hakkını keninde görebiliyor?
Sonuçta, yaptığı eleştirilerin ukala bir saldırganlığın ötesine geçebilecek bir objektiflik taşımadığını görmesini isterdim ama doğrusu pek umudum yok…

isim vermiş olabilir ..bu, bu mahlukatın doğru söyledğini belirtmez..(ki doğru ise bile adam bayağı salakmış)çünkü o kadar acil ise durumu acile gideydin…

böylesi acınası kinli zihniyetler sağlık politikasını uyguluyor ya..:(

doktor olmak isteyip de olamayan herkes ezik ezik konuşuyor…evet belki şartlarınız , şansınız belki zekanız ve yeteneğiniz yeterli değildi ve doktor olamadınız ama böyle davranmakla siz okumuş ezikler doktorların severek ve saygı duyarak baktıkları değerli halkımıza , yaptığınız bu saçma sapan eleştirilerle ve şiddet içeren hareketlerle , sevgi ve saygısını azaltamayacaksınız…. ömrünüzün sonuna kadar o doktorun haddinizi bildirmesini içinizde taşıyacaksınız… ezik doğup ezik öleceksiniz….akademisyen olabilirsin prof olabilirsin ama doktor olamayacaksın … bu zihniyetten en güzel ezik olunur….

Sevgi ve bilginin gayretle harmanlandığı bir meslek Hekimlik.Olması da,yapması da zordur.sevgi ve nezaket olmadan olmaz.bir gün hepimiz onlara ihtiyaç duyarız.onların da hataları olabilir ama hakettikleri asla bu eleştiriler değil.Her meslek kendine göre özeldir ve kıyaslanmamalıdır bence.Ama insana yaşamda tutmaya çalışmak kutsal bir iştir.Allah’tan sonra hekim gelir yaşam eğer kutsalsa.Siyasetçi uyanıklığı ile hekime sataşanlar aslında herkese ve sonunda kendilerine zarar verdiklerini anlamıyorlar.eleştiriler daha iyiyi aramak amacıyla yapılırsa bundan bütün insanlık kazanır.hekimler de insandır unutmayın.eğer herkes tarafından rencide edildiklerini sürekli hissederlerse sevgi ile insanlığa bakmaları imkansız hale gelmeleri kaçnılmaz olacaktır.Herkesi bu toplumsal cinnetten bir an önce vazgeçmeleri çağrısında bulunuyorum.segiyle kalın..

Ailesinin doktor olacak benim oğlum/kızım diyerek büyüttüğü ancak bu amaca zeka, eğitim veya yönlendirme eksikliği nedeniyle ulaşamayan insanların, doktorların egoları karşısında duydukları ezikliği açıkça gösterdiği için bu yazıyı yazan değerli sporcu/akademisyene teşekkür ediyorum.

Adam atıl duran bir adam. Sadece bir kez hasbelkader bir spor başarısı yakalamıştır. Sonra da hep spor müsabakalarında yenilmiş ve diğerlerinin başarılarını seyretmek zorunda kalmıştır. Bir kez acile başparmak tırnağının ezilmesi gibi sebeble gitmiş, şikayeti belki de çok önemsenmemiştir. Sonra da kendi başarısızlığını doktorlara at kurtul.

önce medeni bi insan gibi randevu alman gerekirdi.o seni kovan hocamızın her bir dakikası başka bir şeyle dolu öğrencilerine bile ayıracak vakitleri yemelerinden içmelerinden çalan hocalarımız var hastalarından makale çalışmalarından vakit bulamayıp.gece saat uyuduğu için mmutlu olan hocalarım var.sen benim hocalarıma laf söyleyemezsin.bizim aldığımız temel bilimler içinde geçen dersleri almıssın tamam ama acaba bi doktor gözüyle mi aldın sporcu gözüyle mi?sen de 08-17 arası süren derslerinden vaakit bulup öğrencilik hayatında bile akşamlara kadar hasta hazırladın mı ertesi gün hocana sunmak için veya bizim gibi her gün servis gezip yüzlerce çeşit antibiyotiğin endikasyonlarını kontrendikasyonlarını öğrenmeye çalıştın mı?sınavlarına bir ay kala mı başladın çalışmaya günde 5 saat olmak üzere yoksa bir gün önce sabahlayıp mı girdin yoksa.çok ayıp.bizi bunları açıklamaya mecbur bırakıyorsunuz sonra da megaloman sıfatına layık görüyorsunuz çok ayıp

Yasam size hekimligin nasil bi kutsal meslek oldugunu uygulamali bi sekilde anlatactir hic merak etmeyin doktorlara tas atan genc insan toplulugu.neden genc insan toplulugu diyorum cunku doktorlara laf atanlar genc yasta olan henuz doktora ciddi manada isi dusmemis kisilerdir genelde…yasiniz ilerledikce belki bi cocugunuz gecenin ortasinda sizin manevi olarak dayanamadiginiz acilarindan kurtarildigi zaman sayginiz olusmaya baslayacakyir yada allah gostermesin anne babaniz kalp
Ktizi geciripte acil mudahale ile yasama dondugunde sayginiz artacakyir.ama orta yas ustu insanlara baktigimizda hala hekimlere
Saygilari vardir ve allah basimizdan eksik etmesin cumlesin hekim muhabbeti acildigimi cok sik duyariz.Hayat bi sekilde bunu anlatacktir size.lutfen herkes kendi isiyle ugrassin birakinda dokyorlar kendi meselerini kendileri halletsin ogretmenler polisler kendileri halletsin.cunku diger meslek gruplarinin icinde olmadan o meslekler hakkinda dogru bi yorum yapamayiz lutfen bilip bilmeden yorum yapmayalim hele hele doktorlarin geneline ithafen soylenmis
Kotu sozler hic hos degildir .Haydi dagilin herkes isine:)

Bu tartışmayı başlatan yazının daha girişinde öyle bir eda var ki sanırsın Hüseyin Bolt konuşuyor… Sanırsın yıllarca kırılamamış bir dünya rekoru kırmış arkadaş.. Bir de bir hava bir hava… “siz sedenter insanlar” derkenki küçümseyici hava… Sonra da doktorları başkalarını küçümsemeyle suçlamak çok tezat…
Ya peki doktorlar arasında sporcu yok mu sporcu akademisyen doktor bey? Eskrimci, güreşçi, hadi hiçbiri olmasa halı sahada futbol oynayan sürüsüyle doktor var..
Ama işte doktor sporcu olabiliyor da siz doktor olamıyorsunuz…
Siz doktor olamamışken insanları bu derece küçümsüyorsunuz…Zaten buraya gelip doktorlara böyle çemkirmeniz de bundan… (yukarıda yorumu yayınlanan avukat Serkan beyin de Fatma hanımın yorumuna cevap yetiştirirken aslında Fatma hanımın öğretmen hanıma değil adı saklı akademisyen sporcu beye cevaben yazdığını görmek yerine kendisinin avukat olduğuna odaklanmasında olduğu gibi, aslında buram buram doktorlara karşı bir kıskançlık kokuyor)
Ya bir de doktor olsanız ne olacak?
“Siz sedenter insanlar”ın yerini “siz hekim olamamış insanlar” olacak…
Evet tıp camiasında aynı sizin gibi şişkin egoları tavan yapan tipler vardır tek tük de olsa… Bunlar ekseriyat bir şekilde uzman olmuş parayı bol bulmuş tiplerdir… Biz bu tiplere kısaca “odun” deriz ve inanın sizin hasta veya hasta yakını olarak ayda yılda bir temas ettiğiniz bu tiplere her gün temas etmek zorunda kalıyoruz…Sayın akademisyen sporcu beyin mantığına göre hareket edeceksek futbol camiasındaki birkaç futbolcunun mafyayla ilişkilerine bakarak tüm spor camiasını da mafya bağlantılı sapık tipler olarak yaftalamamız gerekiyor…
Evet arabasının markasıyla epıl bilgisayarıyla övünen birkaç “odun” aramızda olabilir ama bu ülkede doktorların ezici çoğunluğu ortalama ayda 5000-7000 TL’den fazla almıyor hatta 3000-4000 TL’ye talim eden çok doktor var, işine dolmuşla servisle gitmek zorunda olan doktor arkadaşlarım var inanın insanlıkta sizi bin kat sollarlar…
Bir de şu biz doktorların gelirleri neden bu kadar çok gözünüze batar ki? Milletvekilleri 2 yılda emekli oluyorlar yattıkları yerden bizim çalışarak kazandığımız parayı emekli maaşı olarak çekiyorlar buna niye tepkisizsiniz? Neden futbolcuların, televizyonlardaki futbol yorumcularının, şarkıcıların oyuncuların veya onları televizyonlarda oynatan patronların, AVM sahiplerinin oturdukları yerden dünyanın parasını kazanmalarına gıkınız çıkmaz? Tüm derdiniz sabahın 5’inde nöbeti olmadığı halde hastaneye gidip anjiyo yaparak dünyanın radyasyonunu alan ve üstüne üstlük radyasyon izni olmayan kardiyoloğun bir de asgari ücrete talim etmeyip ayda 7-8 bin TL kazanıyor olması mı?
Neymiş sakatlanmış da o gün spor hekimi prof bakmamış spor hayatı bitmiş ufak at da civcivler yesin gören de Haili Gabriyelesse konuşuyor sanır…
Yukarıda doktor arkadaşın dediği gibi bir mesleğin vurucu gücü o meslek erbabının yokluğunda ortaya çıkar… Şu konuyu açan bir çiftçi olsa “ya bu çiftçiler olmasa millet aç kalır” diyebilirdik ama şuna bak abi ya sporcuymuş ya sen madalya alsan ne yazar almasan ne yazar Hüseyin Bolt’un Jamaika’ya veya Haili’nin Etyopya’ya bir yararı var mı?

KOMLEXLİ ,ZAVALLI , KÜÇÜK BEYİNLİ ARKADAŞ, TIP FAK, BİTİRMEK ,TUS KAZANMAK KOLAYMIŞ,BU DÜŞÜNCEYİ NASIL OLUŞTURDUN BİLMİYORUM,AMA SANIRIM SPOR YAPAN KASLARIN GİBİ BEYNİNDE NÖRON YERİNE KAS GELİŞMİŞ. KAS BEYNİNLE ,BİLMEDİĞİN KONULARDA BENCE FAZLA YORUM YAPMA .SOSYAL YAŞAMLARINDAKİ KOMLEXLERİNİ BAŞKA MESLEKLERLE TELAFİ ET , ÇÜNKİ SENİN UFKUN TIP BİLMİNE YETMEZ.

Her yorum yazanın yorumu özel bir haber gibi yayınlanacak mı burada, ilginç..!? Randevusuz geldiysen, gönderilirsin bu kadar basit. Ama yok mu meslektaşlarımız arasında insanlara kötü muamele eden? Çok..ne yazık ki bu durum sadece doktorlara mal edilebilecek bir şey olmadığı gibi, devlet dairelerinde herhangi bir iş yaptırmaya kalktığınızda memurlardan göreceğiniz tavırlardan pek de farklı olmayabilir ne yazık ki. Ben hastalara kötü davranan hekimler adına utanıyorum, ancak haklı bir şikayetiniz varsa başvuracağınz yerler mevcuttur, bunu böyle içine atıp, kin meselesi yapıp, düşmanlık yaratıp, ortalarda bağırınmanın da bir manası ya da ehemmiyeti yoktur. Aslında bu yorumun burada yer almaması da gerekir. Bilinçli olun, (haklıysanız) haklarınıza sahip çıkın, böyle atıp tutmayla, ucuz saldırılarla, karalamayla, genellemeyle olmaz bu işler..

Şahıs, yaptığı idmanların zorluğundan dem vurmuş, tatilleri de idmanla geçmiş vs.vs… Tıp fakültesini bitirmek, hatta tusu kazanmak gibi bir sürecin zorluğuyla ilgili de hafifser tarzda fütursuzca yorum yapmış…Akademisyenliğin ana düsturlarından olması gereken birnoktayı da tamamen hiçe saymış:” BİLGİ sahibi olmadığın bir konuda YORUM yapmamalısın” Yazısı da böylelikle “komik” kategorisine düşmüş…

İnsanlar arası ilişkiler aslında hayvanlar arası ilişkilere benzer bazen.Son yıllarda olan hekim düşmanlığı bana aslan ile sırtlan arası ilişkiyi anımsatıyor.Aslan adı üstünde güçlü ve üstündür ama zayıfladığı yada zayıflatıldığı anda sırtlanar birlik olup saldırıya geçerler.Fakat güçlü anında ise aslanın artıklarını kapma yarışındadırlar.Meslek içindeki kötü örneklerimizi kafamıza kakmaktan bıkmayan ve içindeki doktor olma içgüdüsünü yok edememmiş zavallılar haklı haksız daha çok örnekle saldıracaklardır bizlere.Fakat o saldırgan ve nefret duygularını hastalandıklarında unutuverip karşımıza geldiklerinde bunlardan hiç bahsetmeyecekler hatta ve hatta yaltanacaklardır.

öğretmenim, birçok genç spor akademisini kazanmak için ter dökerken milli formayı bir kez bile giymiş olmanın verdiği kuralla öğretmen oıluverdin de şimdi doktorları mı beğenmiyon???
sen sokakta koşup oynamayı antreman sanarken biz kitap okuyorduk, kumda oyna da orana burana çöp batmasın…

Vah vah çok acılı bir hayat yaşamışsın.günde çift antreman yapıyormuş, taktir teşekkür almak için çok çalışıyormuş ve birde üstüne antremanlarını aksatmıyormuş.keşke bizimde imkanlarımız iyi olsaydı the bizde günde çift antreman yapabilseydik.bu arkadaş gerçekten türkiyede mi yaşamış? Seni kovan o hocamızıda takdir ettim.Cebindeki paraya güvenip satın alabileceğini zannettin.karşındakini kendinle karıştırmışsın. imza almasını beklerken kovulmak tabi insana kor.Bir doktorun hayatı boyunca kazanmayacağı parayı bir yılda kazanıpta 3000 tl muhabbetini yapmak terbiye sınırlarının dışında dolaşmaktan başka bir şey değildir.Milli takımda oynayan birinin transfer ücretinin ne olduğunu bilmeyen yok. Geçenlerde bir futbolcuda çıkmış biz emekçiyiz diyor:)) çok gülmüştüm.

tabi randevulu geleceksiniz…bakkalamı geliyorsun ??
bunlar HEKİMLİK HAKKINDA BİLGİSİ OOLMADAN FİKRİ OLANLARDIR BUNLAR HEKİMLİĞİ KISKANANLARDIR .BAKIN NASILDA HINÇLA YAZMIŞ BUNLARI .İNADINA ÇALIŞIYOR PARA KAZANIYOR VE EVE GİTTİĞİMİZDE PEŞİMİZDEN DUA EDİLİYOR BUNLARTI SEN ASLA YAŞAYAMAYACAKSIN ÇAPULCU…ÇATLA

Utancından bu yorumları okumayacaksındır. Akıllı sayısı 40’ı çoktan aşmış ama attığın o taş o kuyudan çıkmaz. Çıksa da eminim sen anlamazsın. İmam ve cemaat lafı var ya, bu durum tam ona örnek. En tepeden başladı çığ gibi büyüyerek üstümüze üstümüze geliyor. Sağlık sektörü bu kadar kötü, doktorlar bu kadar kötü, hastaneler bu kadar kötü söyler misin, neden hastaneler zinciri açarak bu işe dahil oldular o zaman? Kimden ve hangi zincirden bahsettiğimi hepimiz anlamışızdır diye düşünüyorum. Doktorlarla ilgili kötü anılarını paylaşmışsın, hiç mi kötü öğretmenle, polisle, bankacıyla, bakkalla, çiftçiyle, valiyle, milletvekiliyle karşılaşmadın? Yada şöyle söyleyelim, senin mantığına göre o zaman herkes kötü. Bizler uzaydan gelmedik, bizim mesleğimizde bu toplumun aynası, her meslekte olduğu kadar bizde de kötü örnek var. Ama şunu iddalı bir şekilde söyleyebilirim, en az oran bizim mesleğimizde. Canla uğraştığımızın farkındayız, bizlerde hasta oluyoruz, bizlerde hasta yakını oluyoruz, o yüzden biz sizi anlarız ama sen ve senin gibi düşünenler bizi anlayamaz. Bu kadar laf söylediğin mesleği, bugün sana bir fırsat verseler hiç düşünmeden yaparsın. Akşam belkide utanmadan çocuğuna doktor olmasını söyleyeceksin ve çocuğun doktor olsun diye elinden geleni yapacaksın ve vereceğin öğütte “doktor ol, çok para kazan” olacaktır. Bu ülkede doktor olmayı istemeyen sadece bir grup insan var . Biliyor musun kimler? Doktor çocukları. Ben oğluma soruyorum ne olacaksın diye ne olacağına karar vermemiş ama ne olmayacağını biliyor. Doktor olmazmısın dediğimde ne diyor biliyor musun? Ben akşamları oğlumun yanında olacağım doktor olmam diyor. Şunuda söyleyeyim, doktor olmasınıda istemem. Çevremdeki çoğu doktor çocuğuda aynı. Hayatın boyunca hiç, bir anneye bir günlük bebeğinin ölüm haberini verdin mi, onuda geçtim hiç ölüm haberi verdin mi? İstersen gel bir gün birlikte verelim sadece yanımda dur. Peki bir insan hayatının kurtulmasında rol aldın mı? Onun zevkini tattın mı? Ne parayla ölçülür, ne pulla. Bu mesleğe devam ediyorsam inan en önemli etkende budur. Cevap vermeye değmeyecek o kadar çok şey saçmalamışsın ama en büyük kozunuz aldığımız para ile ilgili bir cevap vereyim belki okuyan olursa bu yorumu biraz aydınlanırlar. Elmayla armutu karşılaştıralım hadi şimdi. (Aldığın maaşı bile yazmışsın, soran yada merak eden yok ama elimizde bir veri olarak dursun) 4 yıl üniversite okumuşsun, ben 6 yıl üniversite üzerine 6 yıl uzmanlık yani 12 yıl. Benim senin en az 3 katın almam gerekiyorki eşit maaş almış olalım. ( 2500-3000 seninki olduğuna göre 7500-9000 arası) İşine gelmedimi? Üniversitede çalışılan ortalama ders saatine göre hesap yapalım birde. 8 dönem, 8 vize ve 8 final haftası (sen bütünlemeye kalmamışsındır, çünkü zekisin) 2şer haftadan 32 hafta. Tembel bir tıp öğrencisiydim diyelimki, o yüzden ben az çalıştım. senede en az 20 hafta desek 120 hafta (asistanlık süreside benden olsun), yani gene 3 katın alacağımki eşit olsun. üniversite giriş sınavındaki başarıya bakalım istersen, % 5e girmek gerekiyor en azından tıp için, en yüksek puanı alanınız % kaç? %15 içinde olsabile yine 3 kat eder. Çalışma saatine göre hesaplayalım, haftada 40 saat işyerine gidiyorsun yarısını aktif çalışsan 20 saat eder, akademik tatilin, bayram tatilin var onlarıda kat. Ayda kaç nöbetin ve icabın var? Pardon yoktu değilmi? Sadece asistanlık süresince harcadığım mesai, ister inan ister inanma tam 15 yıl devlet memurluğuna eşit. Yani gene en az 3-4 katın kadar çalışıyorum. Benim maaşım inan seninkinin 3 katı yok. Sende bir cevap yazıp, hayır haksızsın bak bu konuda birde şöyle düşün dersen onada varım. Beni uyandırdığın için sağol, senin emeğin kadar benimde emeğim kıymetli olsa sorun yok. İşimiz insan ama sen sadece üniversite öğrencisi ile muhattap oluyorsun, bizim gibi her çeşitten insanla değil. Bir öğrencin gelip sana aşağılayıcı ve haksız bir eleştiri yapsa, senin dersinden hayatta geçemez değil mi? Ama bizim böyle bir şansımızda yok(olamazda), sen bir gün benim hastam olsan ve kendini tanıtıp bu yazıyı yazan benim desen, inan diğerlerinden ayırmadan ne gerekiyorsa yaparım, yaparız(Sende sıranı bekleyeceksin tabiki). Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yok diyoruz ya, bu lafta değil. Birde ben hiç diğer mesleklerin kendi aralarında yazıştığı bir adrese girip bişeyler yazmadım, senin ne işin vardı bu sayfada? Girip sallayıp rahatlamak içinmi? dilim varmıyor ama genede sorayım, özendiğin içinmi yoksa?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.