Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları Sizden Gelenler

Hekimlerin kazandığı para neden “haram” olarak görülüyor? İşte cevabı!

Dr.Abdurrahman Ersü’nün köşe yazısı

1948’ de yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ nde “Sağlıklı Yaşam Hakkı” tanımlanmış ve devletlerin bu hakkı sağlamak için yapmaları gerekenler açıklanmıştır. Bu noktada akla şu sorular gelmekte: Sağlık gerçekten hak mıdır? Sağlık hakkı kavramının sağlık çalışanlarına uygulanan şiddette ya da sağlık sisteminde hastaya veya yakınlarına bağlı olarak gelişen aksaklıklarda rolü var mıdır?

Sağlık hak değildir. Sağlığın ticarileştirildiği günümüzde bunu açıklamak için maalesef ancak ticarette kullanabileceğimiz bir terimi kullanmamız daha açıklayıcı olacaktır : “Sermaye”. Sağlık insanlara doğuştan itibaren verilmiş (ki maalesef her insana değil) bir sermayedir. Bu sermayeyi nasıl koruyacağı ve geliştireceği ya da nasıl harcayacağı kısmen insanın tasarrufundadır.

Devletlerin ve hekimlerin görevi ise bu noktada bu sermayeyi yanlış değerlendiren ya da elinde olmayan sebeplerle bu sermayeyi kaybetmiş insanlara çözüm yolları bulmak dahası bu kayıp gerçekleşmeden önce insanlara sağlıklarını koruyacakları ortamlar sağlamak; bu konudaki bilinç düzeylerini geliştirmektir. Bu noktada sağlık hak değildir. Hak olan sağlıklı bir çevrede yaşamak, insanın sağlığını koruyabileceği koşullar sağlamak ve sağlık hizmetlerine ulaşabilmektir.

Peki, sağlık çalışanlarına uygulanan şiddette sağlığın hak olarak algılanmasının rolü olabilir mi? Hiç kimse zaten hakkı olan bir şeyi elde etmek için parasını, zamanını ve emeğini harcamak istemez. Kaldı ki sağlık hak olsa bile kişinin sağlığını sürekli korumasının yani bu haktan yoksun kalmayacağının garantisi yoktur. Ayrıca sağlığını yani hakkını kaybetmiş birinin ne kadar emek, zaman ve para harcasa da bu hakkı geri kazanmasının garantisi de verilemez.

Bu nedenle sağlığı hak olarak gören kişi sağlığını korumak ya da geri kazanmak için hastanede sıraya girmek, bunun için maddi fedakarlıklarda bulunmak ya da bu amaçla hekimin önerilerine uymak (diyet, ilaç v.b.) istemez. Hekimin kazandığı paranın “haram” olarak görülmesinin de altında bu yatar.

Çünkü kişi daha düne kadar sağlıklıydı ve zaten de böyle olması gerekiyordu. Bu noktada kendisinden bu fedakarlıkları isteyen devlete ya da sağlık çalışanlarına öfke duyması kaçınılmazdır. İlkel insanın da öfkesini şiddet eğilimi olarak dışa vurması da kaçınılmazdır. Bu noktada “sağlık haktır” yerine insanların sorumluluklarını vurgulayan başka bir slogan üzerine düşünülmeli midir? Herkese sağlıklı günler… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.