Kategoriler
Haberler Sizden Gelenler

vadesi geçenlere açık mektup

Bu mektubu yollayan asistan hekimlerin adı biz de saklı…

Öyle bir sistem düşünün ki; o sistemin iştirakçileri, Ortaçağ’da derebeylerin bile sahip olmadığı yetkilere sahip olsun. Astıklarını assın, kestiklerini kessin. Asistana fırça çeksin, uzmanı süründürsün, hiçbir şey bilmeyip çok “şey” bilsin. Dedikleri kanun hükmünde kararname olsun, ama Bakanlar Kurulu, haklarında kanun hükmünde kararname çıkarınca, kuruyan tuzları ıslanıyor diye itiraz etsin. Kısacası hep bana, hep bana desin.

Yıllarca seminer düzenlemesin ama seminerler performans sisteminde “para” edince, otuz üç saat uykusuz kalan asistan hekimlere “eğitim (!)” amaçlı sunumlar hazırlatsın. Ne ala memleket!

Belki birçok kişi itiraz ediyor ama 663 sayılı kanun hükmünde kararnamenin, klinik şeflerinin derebeyliklerini sona erdirmesi, Türk tıbbının demokratikleşmesi yolunda atılmış en önemli adımdır. Çünkü kaleler yıkılmış, ortada kalan vasıfsız “eğitimcilerin” takkesi düşmüş, kel görünmüştür.

Tabiki tebaalarının iyiliğini düşünen derebeyleri gibi, asistan ve uzmanlarının da eğitimine katkı koyan “değerli” hocalar mevcuttur. Bu nadide grubu her zaman tenzih ediyoruz.

Ancak gelinen noktada üzücü olan durum, şefliklerin sona ermesine karşın, kendini şefliğin getirdiği hegamonik hezeyandan halen daha kurtaramamış olan “bir çokların” eski davranışlarını halen daha görmektir. Türk tıbbının ilerlemesinin önündeki en büyük engel olan bu “bir kısım grubun” uygun dille uyarılmasının, hatta ve hatta bir kısmının çağdaş tababet normları çerçevesinde yeterlilikleri göz önüne alınarak ilişiklerinin kesilmesinin zamanı gelmemiş midir?

Acaba ortada Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan kanunun uygulanmasına bir engel mi vardır?

Bir grup asistan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.