Hayaller 12 taksit peşin fiyatına

İnsan dediğimiz olgu duvarlarını kendisi örüyor. Hayatı boyunca kendisi esir edecek hayaller kurup onların esiri oluyor. Çoğu zaman bunlar yok olup gidiyor. Daha çok maddi hayalleri resmen zincirliyor insanı. Önce eğitim sonrasında ilk aşk ilk ekstre… Sonrasında iş hayatı iş ev derken birde evlilik ardından bir bakmışsın çocuk geliyor randevu bile almadan… Sürpriz gelen bir hasta bile bütün işleri aksatmaya yeterken bir birey güzel ama güzel işte… Erteletiyor bütün hayalleri bu da yan etkisi olsa gerek. İlk kredi kartı ilk kredi borçlanması ve yıllara vurulan borçlar… İnsan gelecekten borçlanması resmen bugününe hücre hayatı yaşatıyor. Sürpriz şeyler çıkıyor karşına hastalık, sağlık, sevmediğin insanlarla aynı yerde bulunmak boynundaki tasma zorluyor seni…

Manevi hayalleriyse daha uçuk olup bir ömrü esir edebiliyor. Hiç olmayacak şeylerin peşinden gitmiyor da değil hani. Hiç görmediği insanları beklemek… Hiç olamayacak konumlarda kendini görmek… Veya hayallerinin onda biri kadarının gerçekle alakalı olduğunu görmek insanı yormuyor da değil galiba.

Sürprizlerle mi yaşasak, yarını düşünmeden bugünü esir etmeden? Pek mantıklı gelmiyor ama bir elektrik kablosu gibi borçlarımızın çizgisinden yürümeye zorlamak; kendimizi, gelecek yerine bir hiç olmak daha kulağa hoş geliyor. İşimiz, ailemiz, sorumluluklarımız, sırtladığımız hayallerimiz olmazsa olmazımız ama bazen istemediğimiz yerlerde olmamızı sağlayan, ömrümüzü; sınırlayan bir kabuk oluyor. Sanırım en makul çözüm işinizin ve eşinizin hayallerinizin kahramanları olması gibi geliyor yoksa hayatımızın çizgisini yağmur damlaları gibi büyük su kanalları belirleyecek. Unutulup giden binlercesi gibi…

Her dakikanızın vazgeçilmez olması dileğiyle…

Şeyhzade Bilgin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.