Kategoriler
Haberler

Nedir bu “Tanrı Parçacığı”?

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Barış Temel Tonguç, Higgs Bozonu’nun, ‘Tanrı Parçacığı’ olarak adlandırılmasının sansasyonel amaçlı bir durum olduğunu söyledi. Tonguç “Parçacıklara kütle kazandırma özelliğinden dolayı ve dikkat çekici olması için Tanrı Parçacığı olarak adlandırıldığı kanaatindeyim.” diye konuştu.

İsviçre’nin Cenevre şehrinde bulunan CERN Hızlandırıcı Merkezi’nde gerçekleştirilen Atlas ve CMS deneylerinde, Higgs Bozonu olabilecek bir parçacığın keşfedildiğini duyurulmasının ardından Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Tamer Tonguç, Bozonla ile ilgili merak edilenleri açıkladı.

    Higgs Bozonu’nun parçacık fiziğinde temel parçacıkları ve aralarındaki etkileşmeleri izah eden ve daha önce yapılmış deneylerle doğrulanan teori seviyesindeki Standart Model’e göre var olması öngörülen bir parçacık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Barış Tamer Tonguç, “Genel olarak Higgs Bozonu şu soru ile karşımıza geliyor; Temel parçacıklar dünyasında, parçacıklar büyüklü – küçüklü çeşitli kütlelere sahiptir. Bu kütlelerin farklılıkları nereden geliyor? Yani parçacık niye bu kütleyi kazanmış, neden şu anda sahip olduğu kütleye sahiptir? Bu soruları, kendine ilk soranlar arasında olan Peter Higgs, 1964 yılında temel parçacıkların kütle kazanımına, bugün Higgs Bozonu olarak bilinen parçacığın sebep olduğunu ileri sürmüştür. Buna göre, herhangi bir temel parçacık Higgs Bozonu ile ne kadar etkileşirse o kadar kütle kazanmaktadır. Bu olaya Higgs mekanizması adı veriliyor.“ şeklinde konuştu.

    Tonguç, Higgs Bozonu’nun ‘Standart Model’ en az bir Higgs parçacığının varlığını öngördüğünden, Higgs’in bulunması Standart Model için büyük önem arz ettiğini vurguladı. Tonguç , Higgs olmasaydı maddenin oluşmayacağının altını çizdi. Tonguç şu bilgileri verdi: “Higgs mekanizması baz alınırsa Higgs’in olmaması, bizi maddenin oluşmayacağı fikrine götürmektedir.” açıklamasında bulunan Doç. Dr. Tonguç, “Şöyle ki, evrenin başlangıcı büyük bir patlamaya dayandırılmaktadır. Bu patlama ile birlikte büyük bir enerji oluşmakta ve bu enerjiyle patlamadan çok kısa bir süre sonra parçacıklar meydana gelmektedir. Eğer Higgs olmamış olsaydı, bu enerji sadece ısı ve ışık olarak yayımlanırdı ve madde oluşmazdı.“

    Doç. Dr. Tonguç, Higgs Parçacığının bulunması ile ilgili, CERN yetkilileri bulunan parçacığın kesin olarak bir atom altı parçacık olduğunu belirttiklerini dile getirerek “Ancak parçacığın Higgs Bozonu olup olmadığı konusunda küçük de olsa bir belirsizlik mevcut. Bununla beraber, bulunan atom altı parçacığının kütlesi ki bulunan parçacığın Higgs olduğunu kabul edersek iyot atomuna yakın bir kütleye sahip, Higgs’in öngörülen kütle değerleri arasında yer almaktadır.” dedi.

    “İSİM SANSASYONEL” 

    Higgs Bozonu’nun, ‘Tanrı Parçacığı’ olarak adlandırılmasının nedeninin sansasyonel olduğunu belirten Doç. Dr. Tonguç, “Parçacıklara kütle kazandırma özelliğinden dolayı ve dikkat çekici olması için ‘Tanrı Parçacığı’ olarak adlandırıldığı kanaatindeyim.” diye konuştu. Higgs’in bulunmuş olduğu kabul edilirse onun uygulamaya dönük ne tür faydalarının olacağı konusunda bir şeyler söylemek için henüz erken olduğunu kaydeden Tonguç, “Bunu şöyle bir örnekle de açıklayabiliriz: Atomun çok büyük bir bölümünü oluşturan çekirdeğin keşfi 1910‘ların başında olmakla beraber nükleer santraller ile çekirdekten enerji elde edilmesi ilk kez 1954 yılında olmuştur. Bunların ikisi arasında 44 yıllık bir zaman dilimi bulunmakta. Bu keşfin yapıldığı ilk zamanlar, insanlığa faydasının ne olacağını kimse bilemezdi. Dolayısıyla, bu tür çalışmaların insanlara doğrudan fayda sağlaması uzun bir zaman alabilmektedir. Bu konuda Higgs’in ileriye yönelik uygulamalarının epey bir zaman alabileceği düşüncesindeyim. Şu an için, daha çok bilimsellik ön plandadır.” ifadelerini kullandı.

    Çalışmaların devam edeceğini, CERN’in takvimine göre daha kesin analiz sonuçlarının bu ayın sonunda açıklanacağını belirten Doç. Dr. Barış Tamer Tonguç, “Standart Model’in yanı sıra parçacık fiziğinde birçok teori bulunmakta ve bu teorilerin araştırılması gerekmekte. Şüphesiz, deneysel çalışmalar devam edecektir. Başka Higgs parçacıklarının var olup olmadığı sorusu açık. Tespit edilen parçacık şu an itibariyle çalışılan enerji düzeyi olarak hedeflenen enerji düzeyinin kabaca yarı enerji seviyesinde iken bulunmuştur. Dolayısıyla, şu anki enerjiden itibaren hedeflenen enerji düzeyine kadar alınacak veriler, tamimiyle yeni fizik bölgesinde olacağından bunun neler getireceğinin ucu açıktır.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.