Kategoriler
Haberler

“Sünnet yasağı din özgürlüğü ve entegrasyonda geriye gidiştir”

Köln Eyalet Mahkemesi’nin, çocuğu sünnet etme ve ettirmeyi “adam yaralama” suçu kapsamında sayan ve sünneti yasaklayan kararına karşı, Almanya ve Avrupa’daki 21 büyük göçmen sivil toplum kuruluşu (STK) bir araya geldi. Aralarında İslami çatı kuruluşu Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM), 900’e yakın derneği bünyesinde barındıran DİTİB ve Hıristiyan-Müslüman Toplumu’nun da bulunduğu 21 kuruluş, Köln’deki Dorint Hotel’de bir basın toplantısı düzenleyerek ortak deklerasyonu açıkladı: “Sünnet yasağı din özgürlüğünde geriye gidiştir.”

 

KARAR BÜTÜN İNANANLARI ŞOK ETTİ

 

“Din özgürlüğünde geriye gidiş” başlığını taşıyan açıklamada, “Köln Eyalet Mahkemesi’nin sünnetle ilgili verdiği karar bütün Müslümanları şok etti.” denildi. Farklı dini cemaat ve sivil toplum kuruluşlarının kararı eleştirdiği hatırlatılan açıklamada, “Politikadan, farklı inanç gruplarına kadar gerçekçi düşünen bütün insanlar, kararın gerekçeleri ve dilini kabul edilemez bularak bunu reddetmektedir. Bu konuda geniş kesimlerin bir uzlaşası söz konusudur. Kararla insan onurunun korunması, toplumsal barışın sürdürülmesi ve inancını uygulama özgürlüğü zarar görmektedir.” ifadelerine yer verildi.

 

DİTİB’den Gürcan Mert’in okuduğu bildiride, “Müslüman ve ayrıca İbrahimi dini cemaatler; mahkemelerin, bu toplumsal uzlaşıya uygun olmayan kararı düzelteceklerini umuyor. Bu karar din özgürlüğünü küçümsüyor ve farklı dinlerce dünya çapında binlerce yıldır uygulanan dini bir ritüel pratiğe saygı duymuyor. Bununla ayrımcılık teşvik ediliyor ve bununla yeni bir kültürel kimlik tartışması başlatılıyor. Karar ayrıca sünnetin tıbbı ve hijyenik faydalarını da görmezden geliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bile sünneti öneriyor.” denildi.

 

İnsan sağlığının tüm dinlerde çok önemsendiği ve sünnetin emredildiği hatırlatılan bildiride, sünnet kutlamalarının ise sosyal ve toplumsallaşma yönleri olduğu ve bunların bir yasa ile yasaklanamayacağı vurgulandı. Bildiride, şöyle devam edildi: “Binlerce yıldır İbrahimi dinlerce uygulanan, dini, kültürel ve geleneksel kaynakları olan sünnetin mahkeme kararıyla suç sayılması acı verici. Bu da uluslararası medyada yankılandı.”

 

Politikacılardan sorunu çözmeleri talep edilen ortak bildiride, “Çünkü karar din özgürlüğüne müdahaledir ve din özgürlüğünün sağladığı haklar ve anne babaların hakları büyük ölçüde sınırlandırılmıştır.” vurgusu yapıldı.

 

SÜNNET TURİZMİ İSTEMİYORUZ

 

Konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürüp götürmeyecekleri sorulan Almanya İslam Konseyi Başkanı Ali Kızılkaya, “Şu an bilgilenmeyi sürdürüyoruz, henüz bir karar vermedik. Karara sadece biz Müslümanlar değil, politikacılar ve başka dini cemaatler de tepki gösterdi. Buradan hareketle yasa koyucunun harekete geçip düzenleme yapacağını umuyoruz.” dedi. Müslüman ebeyvenlere şimdi ne önerdikleri sorulan Kızılkaya, “Bazıları bu mahkeme kararının genel sayılmayacağı, bazı mahkemelerin buna uymayacağını söylüyor, farklı görüşler var. Tam bir belirsizlik var ve biz yurt dışına bir sünnet turizmi de istemiyoruz. Yasa koyucu hukuki güvenceyi sağlayarak bunu da engellemeli. Karar Müslümanlara ve Yahudilere dinlerini burada özgürce pratiğe dökebilecekleri duygusunu vermiyor. Uyuma büyük zarar veriyor.” dedi.

 

Yahudilerle de kontakt kurduklarını bildiren Kızılkaya, kiliselerin de kararı eleştirerek destek verdiğini dile getirdi.

 

Avrupa Türk İslam Birliği Genel Başkanı İhsan Öner ise sünnetin daha önce diktatörlük döneminde Bulgaristan’da yasaklandığını, Almanya gibi demokratik bir ülkeyi orayla karşılaştırmak istemediklerini bildirerek, parlamentodan bir an önce konuyu çözmesini istediklerini vurguladı. Öner, “Almanya’nın tüm dünyada, sünneti yasaklayan, yasakçı imajı almasını, Almanya’nın bu zararı görmesini istemiyoruz.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.