Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Eş(sizlik) Durumu *Daha fazla kişiye ulaşması için destek ol!

Ben bir “eş”im. Hani vardır ya madalyonun diğer yüzü, elmanın diğer yarısı. Aynı yastığa baş koyan, uyanınca yüzü ilk görülen, can sıkıntısında omzuna yatılan, mutlulukta kucaklanan, dinleyen, konuşan, kızılan, üzülen… Bir hayatın yarısıyım, “eş”im.

Ömür boyu “birlikte” olmak için, hastalık-sağlık demeden yan yana olabilmek için “evet” dedim. Ancak bir şeyi unuttum; “eş(sizlik) durumunu. Devletin nikahıyla bir araya gelip, devletin yükümlülüğü nedeniyle ayrılacağımızı bilemedim. Bilemedim, çünkü anlam veremedim. Anlam veremedim, çünkü aile bütünlüğü anayasa ile koruma altında diye düşünüyordum.

MADDE 41.– (Değişik: 3.10.2001-4709/17 md.) AileTürk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.

Bu ülkede birbirinden ayrılan tonlarca çiftin, dağılan bir sürü ailenin temel nedeni yine bizleri bir araya getiren “devlet” değil mi?! Yasa koyucuların hiç eşi olmadı mı acaba. Masa başındayken, bir yastığa baş koymuş insanları ayırmak çok kolay geliyor olabilir ve yarım aklından koparılmış “insan”lardan verim beklemek de ancak bu “fazla” zekanın ürünüdür.

Ben bir “anneyim/babayım”. Hani vardır ya kanınız, canınız. İçimden bir parçayı büyütmeye çalışıyorum bu memlekette. Hani var ya çocuğumuz, ciğerimiz, ömrümüzün varlık nedeni dediğimiz, her gün kulağına “hep yanında olacağım” diye fısıldadığımız… Ailesinin devlet eliyle boşanacağını ona anlatmak istemiyorum. Annesini ya da babasını artık bir süre aynı evde göremeyeceğini bilmesini istemiyorum.

Bu ülkede anne/babasından ayrı kalan çocuğun göz yaşının sorumlusu yine onun haklarını koruyacağını iddia eden devlet değil mi?! Yasa koyucuların hiç çocuğu olmadı mı acaba. Masa başıdayken bile eti tırnaktan ayırmak kolay gelmese gerek ama canı canından ayrı “insan”lardan çalışmayı beklemek ancak bu “fazla” vicdanın ürünüdür.

Diplomamı elime değmeden aldınız, 3 kuruş maaşımı ağzınıza sakız ettiniz, hekimlik sanatımı küçümsediniz, h(y)ükümlü ettiniz, dövüldük/öldürüldük yine de umrunuzda olmadık… Ellerinizi ailemden çekin, bırakın dert ortağımız yanımızda olsun…

http://www.mypatoloji.com/2012/09/essizlik-durumu.html

“Eş(sizlik) Durumu *Daha fazla kişiye ulaşması için destek ol!” için bir yanıt

yüreğinize sağlık yaşadıklarımızı anlatmışsınız kızım her gün evin kapısını gösterip babam bu kapıdan gelicek diyo

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.