Kategoriler
Haberler Köşe Yazıları

Yabancı Doktora Değil, Yabancılaşmış Doktora Dikkat!

Dr.İbrahim Ersoy’un Köşe Yazısı (Medimagazin)

Geçtiğimiz son 20-30 yıla şöyle bir baktığımızda, hem tıbbın kendisinin değişmiş hem de tıbba doğrudan etki eden birçok yeni faktörün eklenmiş olduğunu görüyoruz. Bu duruma tıp eğitiminin ayak uyduramaması, yakında “yabancılaşmış doktor” neslinin artmasına yol açacaktır. 

Sağlığın sadece bir bilim olarak “tıp” olmadığı, bunun yanı sıra sosyal, ekonomik ve politik yönleri olan bir kavram olarak ele alınması gerektiği birçok yerde ifade edilmiştir.

Ülkemizde özellikle son 10 yılda, sağlık sistemindeki baş döndüren değişiklikleri hep beraber yaşıyoruz. Tıbbi teknoloji, sağlık ekonomisi, sağlığa ulaşımdaki sistematik değişiklikler, aile hekimliği, performans sistemi gibi sağlığın temelden değişime uğradığı ülkemizin yanı sıra, dışarıda, yani diğer birçok ülkede sağlık sisteminde değişiklikler (arayışlar) tüm hızıyla sürmektedir. 

Sağlıktaki gelişmeler (Aslında değişim demek daha doğru olur) sadece tıp bilimi alanında bir sendromun tanımlanması veya yeni bir girişimin yapılması olarak algılanmamalı, bu sendromun tanımlanmasındaki itici gücün veya yeni bir girişimin (örneğin; robotik cerrahinin) uygulanmasının arkasındaki nedenler de tartışılmalıdır. 

Ülkemizde tıp eğitimiyle ilgilenen ve bu konuda söz sahibi olan kişilerin, tıp eğitimi müfredatını baştan sona gözden geçirecek bir çalışma başlatmaları gerektiği düşüncesindeyim.

Benim bu konuda, “yeniye ayak uydurmak” ve “eskiyi yaşatmak” olmak üzere iki önerim var.

Yeniye ayak uydurmaktaki kastım; hekimlere müfredat, sağlık idaresi, sağlık ekonomisi, sağlık hukuku gibi güncel yaşamlarında neredeyse her gün karşı karşıya geldikleri problemleri çözme yetisi kazandırmakla ilgilidir. Cerrahi branştaki hekimler başta olmak üzere neredeyse artık tüm hekimler hukuksal sorunlarla uğraşmıyor mu? Bu sorunların birçoğu bizlere “öğretilmemiş” veya “farkındalık bile yaratılmamış” durumlardan kaynaklanmıyor mu? Her yıl milyonlarca liralık reçete yazmıyor muyuz? 

Yeniye ayak uydurmakla ilgili olarak ayrıca, her gün medyada gördüğümüz “şarlatanların temizlenmesi” için “koruyucu sağlık” anlayışının tıp eğitimi müfredatında baştan aşağı değişmesi gerektiği düşüncesindeyim. Beslenme, obezite gibi sorunların hekimlerin kontrolünde olması için (ki doğru olan budur), müfredata temel bilimlerden ayrı olarak “beslenme” dersleri eklenmeli, her branşta artık koruyucu hekimliğin farklı algılanmasını yaratacak “hastalara öneriler” bölümü yer almalıdır. 

Yeniye ayak uydurmakla ilgili elbette sizlerin de ekleyeceği şeyler vardır.

İkinci önerim ise “geçmişe dönmek”le ilgili, yani “eskiyi yaşatmak”la.

Bu konu da birçok yerde dillendirilmiş, ama sistematik bir çözüm önerisi getirilmemiştir. “Hastalık yoktur, hasta vardır.” ifadesini hepimiz sık sık tekrar ederiz, ancak pratikte çok da “umurumuzda” olmayan bir durumdur. Ben, anamnez ve fizik muayenenin öneminin tekrar hatırlatılması ve bu konuda öğrencilere -ileri tetkiklere gitmeden-, gelen hastaların birçoğuna teşhis koyup tedavi etmelerinin öğretilmesi gerekir, diye düşünüyorum. 

Elbette bu önerime “zaman baskısı”, “performans baskısı”, “dava baskısı” gibi nedenlerle karşı çıkan meslektaşlarımız olacaktır.

Onlara önerim ise şu sorunun cevabını aramalarıdır:

Yabancılaşmış doktorlar kimin işine yarar?

Dr. İbrahim ERSOY, Medimagazin Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

“Yabancı Doktora Değil, Yabancılaşmış Doktora Dikkat!” için 2 yanıt

SON SORUYU ; SAĞLIK BAKANIMIZA VE SİYASETÇİLERE SORARSANIZ ,BENCE DAHA YERİNDE OLACAK.ÇÜNKÜ; SAĞLIK POLİTİKASINI BELİRLİYEN ONLAR.SAĞLIĞI LAYIK OLDUĞU YERE YÜKSELTMEK İSTİYORSAK !!!! BİLİM, EĞİTİM , ARAŞTIRMA VE ENÖNEMLİSİ DR’A OLAN SAYGININ , ÖNEMİNİN TEKRAR KAZANDIRILMASI İLE OLUR.SAĞLIĞI ; SİYASETİN BİR ARACI OLMAKTAN ÇIKARIP , HALK SAĞLIĞININ ( İLAÇ FİRMASI ,ECZACI, SİYASETÇİ VE VATANDAŞ ) EKSENİNİNDEN KURTARIP , SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ELİNE BIRAKILMALI.

”sağlık idaresi, sağlık ekonomisi, sağlık hukuku gibi güncel yaşamlarında neredeyse her gün karşı karşıya geldikleri problemleri çözme yetisi kazandırmakla ilgilidir.” Buyurun HEKİM olmakla doktor olmak arasındaki ince bağ alenen ortaya çıkıyor… Hala bunun(tıb mezunlarımız) farkında değiller.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.