Kategoriler
Haberler

Proloterapi nedir, ne değildir?

Dr.İlker Solmaz

Bir grup hasta vardır. Bu hastalar ağrıları nedeniyle doktor doktor dolaşırlar. Kendilerine farklı klinikler tarafından kliniğin branşına göre değişik teşhisler koyarlar. Dahili klinikler tarafından değişik grup ilaçlar uygulanan bu hastalara cerrahi klinikler tarafından operasyonlar planlanır. Fakat bu hastaların bir kısmı fayda görürken büyük bir kısmı ise gördüğü tedaviden çare bulamayıp ağrıları ile yaşamaya mahkum kalırlar. Ağrı polikliniklerinin görevi ise gerekli kliniklerden aldığı konsultasyonlarla hastaya en uygun ağrı tedavisini planlamaktır. 
 
Anestezi ve reanimasyon ihtisasıma başladığım ilk günden itibaren hastaların ağrılarını dindirme isteği hedefim oldu. Fakat klasik ağrı tedavi yöntemlerinin hiçbiri beni tatmin etmedi. Neden diye soracak olursanız; vücudun doğal yaşam sürecine ters olan ve geçici olan tedaviler bana göre yeterli değildi. Bu yöntemler tedavi etmedikleri gibi esas ağrı oluşturan nedenleri içten içe provake ediyorlardı. Örneğin; gonartroz ağrısı nedeniyle gelen hastaya kortizon uygulamak ya da non-steroid antiinflamatuarlar vererek var olan kıkırdak harabiyetini daha da arttırmak hastanın cerrahiye gidiş sürecini ağrısız bir şekilde hızlandırmak gibi. Kısacası ameliyatlar da dahil diğer klasik doğal olmayan ağrı tedavi yöntemleri sadece nedeni baskılıyordu. Nedeni tedavi etme yolunda proloterapi ile karşılaştım. A.B.D.’de görev yapan Prof. Dr. Jeffrey J. Paterson ile iletişime geçtim. Ardından bu tedavi yöntemini uygulamaya başladım. Bu tedavi yöntemi 1930’lu yıllardan beri A.B.D’lerinde uygulanmakta olup cerrahiye alternatif tedavi olarak bilinmektedir. Şimdi bu tedavi yöntemini tanıyalım:
 
Proloterapi, vücudun tamir sistemini uyararak ağrılı, zayıf ve işlevini kaybetmiş bölgenin tekrar eski haline dönmesini sağlayan basit ve doğal bir tekniktir. Zayıflamış eski işlevliğini kaybetmiş eklemleri, kıkırdakları, ligamentleri ve tendonları tedavi eder. Enjekte edilen dokunun kasıtlı olarak tahriş edilmesi tedavinin esasıdır. Bu iritasyonla oluşan inflamatuar yanıt sonucunda zayıf ya da işlevliğini yitirmiş bölgede kan akımı artar, bu bölgeye ( kıkırdak-ligament-tendon gibi yapılara ) tamir eden hücreler gelir böylece yeni doku iyileşmesi başlar dokunun tekrar eski haline gelmesi sağlanır.
 
Türkiye’de ilk olarak ağrı tedavisinde yanlızca proloterapi tedavisini uygulayan kliniğimizde ameliyatla tam iyileşmeye sağlanamayan hastalıklarda bile yüz güldürücü sonuçlar almaktayız. Proloterapi ile fayda gören ve yüz güldürücü sonuçlar aldığımız hastalıklardan bazıları ; Artrozlar – kireçlenmeler ( el- diz –kalça vs… ), bel ağrıları – boyun ağrıları, karpal tünel sendromu ( el bileği sinir sıkışması ), baş ağrıları ( migren, gerilim tip baş ağrıları vs…), bel fıtığı – boyun fıtığı, fibromyalji ( yumuşak doku romatizması), osteoporoza bağlı kemik kırıkları ve bunla ilişkili ağrılar, omuz ekleminde ve diz eklemi içindeki yırtıklar, menisküs ve ön-arka çapraz bağların parsiyel yırtıkları, boyun travması sonrası baş – boyundaki ağrılar, sakroilyak eklem ile ilgili ağrılar, siyatalji, skolyoz ( bel eğriliği ) ve spondilolistezis ( bel kayması ), tenisçi dirseği, çiğneme kasları ve çene eklemi ile ilgili ağrılar, bel fıtığı ameliyatı sonrası geçmeyen ağrılar vs…
 
Proloterapi cerrahi olarak yapılamayan kronik ağrı için kalıcı bir tedavi yöntemidir. Kliniğimizde diz – kalça protezi ya da bel – boyun fıtığı ameliyatı önerilen yüzlerce hastamızı tedavi ettik. Proloterapinin yan etkileri diğer enjeksiyon yöntemlerinden pek farklı değildir. Oldukça basit ve güvenilir bir tedavi yöntemi olan proloterapi AMELİYATA GEREK KALMADAN KRONİK AĞRILARI VE NEDENLERİNİ TEDAVİ EDER.
 
Türkiye’de ilk olarak bu yöntemi uygulama başlayan bir hekim olarak, bu yöntemi Türk doktorlarına öğretmek amacıyla proloterapiyi paylaştığım Op. Dr. Hasan DOĞAN ile birlikte Bilimsel Proloterapi Derneği’ni kurduk. Dernek başkanımızla birlikte hedefimiz bu tedavi yöntemini klasik konservatif tedavilerle ameliyatlar arasına yerleştirmek. Hekim ve hasta bilmelidir ki ameliyat öncesi her zaman bir çıkış yolu vardır o da proloterapidir. Çünkü; proloterapide kas-iskelet sistemi ağrılarında başarı oranımız %80-90’dır. Ameliyat gibi büyük anatomik bir travmaya maruz kalmaktansa bu tedaviyi denemeye değer diye düşünüyorum. 
                                                                                                                                                                                                                 

UZM. DR. İLKER SOLMAZ                                                                                                                                                                                           

TÜRKİYE PROLOTERAPİ VE AĞRI KLİNİĞİ

                                                                                                                                                                                                                      www.prolo-terapi.com

“Proloterapi nedir, ne değildir?” için 2 yanıt

boyun düzleşmesi var.yatınca ağrım geçiyo.ayaktayken özellikle otururken çok ağrım oluyo.dirseklerimde ağrı oluyo.elimde yük taşıdığım zaman dirseklerimi geri kıvırmam ağrılı oluyo.sizinle görüşmek istiyorum.telefon numaranızı gönderirmisiniz.benim numaram 505 2762452 teşekkür ederim.

İyi çalışmalar. Ben emekliyim. Bende bel fıtığı var. Bu tedavinin masrafı ne kadar? Sosyal Güvenlik Kurumu ödeme yapıyor mu? Gerçekten başarı oranı kaçtır? Kaç seans sürer? Seans sonunda düzelme sağlanacağını granti edermisiniz? Teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.