Doktor poliklinikte kendini vurdu!

silah

14.55 sularıydı.

Kapıda uzun, bitmeyen bir kuyruk; ruhu daralan doktorun gönlünü daha da daraltmaktaydı. Meyve veren ağacı taşlayan vatandaş, hunharca doktorun emeğini sömürmekte ve bunun karşılığında beş kuruş para vermemekteydi. Kimsenin umuru değildi doktor.

Doktor kapıyı kilitlemiş; Sağlık Bakanlığı’na ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesine ulaşmayacağını ve okunmayacağını bile bile bir mektup yazıyordu… Kurduğunuz sağlık sistemi diye başlıyordu mektup… Hepimizin anasını ağlattı. Parayı da geçtik hani, ruhumuzu daralttı. Bizleri peşkeş çektiniz diyordu, sokaktaki ite bile böyle muamele yapılmadı diye ekliyordu. Afiliye hastanelerde, mecburi hizmet köşelerinde ömrümüzü çürüttünüz, eşimizden ve henüz doğan bebeğimizden bizleri ayrı koydunuz; niteliksiz işçilerin emeği ile yılların alın teri emeğimizi karşılaştırdınız; iğne bile yapamaz dediniz, bizi halka düşman ettiniz ve tüm sorumluluğu bize yüklediniz.

Bu sistemi kuranlar kadar, kurulmasına seyirci kalanlar da suçludur diyordu son satırlarında…

Son cümlesi ise, esas vurucu olanıydı:

Dr. Ersin Arslan’ı görmeye gidiyorum, var mı söylemek istediğiniz?

Gerçi intihar ediyorum diye beni cennete almazlar ama; hayata döndürdüklerim hatırına Ersin’e bir selamı çok görmezler diyordu…

Ne de olsa Hakk’ın adaleti, kul’unkinden üstündü…

Tek el silah sesi duyuldu içeriden…

Kana bulaşan önlük, kırmızıya dönen reçeteye bulaştı…

Dışarısı o kadar uğulduyordu ki duyan olmadı…

Doktor öldü.

Telefon çaldı, olan biten bir rüyaydı…

Aslında gerçeğin ta kendisi…

Dr. Ahmet Fikret Kocatepe

İLGİLİ HABERLER

KURBAN BAYRAMI TATİLİ KAÇ GÜN OLACAK?

4 comments

  1. Çok güzel bir hikaye paylaşmak lazım

  2. Çok doğru aynen böyle süper bir yazı

  3. Koray taşcılar

    Asistanhekim.org internet medyasıdır ve bazı editoryal ptensiplere sahip olmalıdır. İlk bakışta haber gibi görünen bu yazı provokatif ve ahitatif bir yazı olmuş. bu kadar geniş bir kitleye ulaşan bir sitede en azından ajitasyona yol vermeyecek bir yol izlenebilir (silah ve bıçak görseli kullanmaktan kaçınmak, başlığın sonuna ünlem koymamak, başlıkta bunun bir deneme/öykü/serbest yorum olduğunun anlaşılmasını sağlamak gibi..). Yazarın yazdığını tabi ki sansürlememek lazım, ama editör makyajı da var burada.!

    • Kurtlar Vadisi Dizisinde, Jenerik Müzik Eşliğinde Kayan Yazılarda ”Bu Sisli ve Puslu Vadide Anlatılanlar Tamamen Hayal Ürüdür.Kişiler ve Olaylar Kurgudan İbarettir ” diye yazar…Fakat Hepimiz Biliriz ki, Canlandırılan Karakterlerde, Yaşanılmış Olaylarda Sadece Bir Kurgu Değildir, Aslında Gerçeğin Ta Kendisidir!!…
      Yazılanlar Gerçeğin Küçük Bir Parçasıdır.Bu Cümleler, Hergün darp edilen,sözel ve fiziksel şiddete maruz kalan, populizm uğruna çakallara peşkeş çekilen, haber bültenlerinde hedef gösterilen Sağlık Çalışanlarının İçinde Bulunduğu Durumu Anlatma Noktasında Kifayetsiz Kalmaktadır..Gerçekler Bunların Çok Ötesinde Ölümlerin Yaşandığı, Magandaların Tutuksuz Serbest Kaldığı, Hekimi Hedef Gösteren Zavallıların Prim Yaptığı, Taşların Bağlanıp,İtlerin Salıverildiği Acımasız Bir Türkiye Gerçeğidir..Eğitimlinin Cahile Kırdırılma Projesinde Gelinen Nokta, Hekimlerin Katledilmesi Aşamasına Ulaşmıştır…Emeği Gecenlerin Hepsini Tüm Kalbimizle Lanetliyoruz!!!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.