Hak ve Batıl Din Ayrımı Üzerine – 2

Dr.Uzala
Dr.Uzala

NASIL ŞİRK/ORTAK KOŞMA HATASINA DÜŞÜLEBİLİR? 

1-Kuran’ ın anlaşılması için hadisler ve sünnet ile tamamlanmasının gerekli olduğu yanılgısı;

Tüm bu birbirini destekleyen ayetlere, Kuran’ ın ahlaki ve akli yönden destekleyici bir çok öğüt içermesine rağmen İslam dünyasının geri kalmasında Kuran yerine Kuran ile çelişkiye düşecek hadislerin İslam dünyasını yanlış yönlendirmesi sebeplerden biri olabilir mi? Bu durumu yine Kuran üzerinden açıklamaya çalışırsak; 

Casiye Suresi 6.AYET:

‘’İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir ki, onları sana hak olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise/söze inanıyorlar?!’’ 

*dipnot:Kuran bir çok yerde ‘tek din İslamdır’ şeklinde belirtmekte olup bugünkü diğer dinlerin orjinallerinin tahrif edildiğini belirtmiştir. Bu nedenle bu husus yazının şu anki bütünlüğünü bozacağı için üzerinde durulmamıştır. 

Tur Suresi 34.AYET:

‘’Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir hadis/söz getirsinler.’’ 

Lokman Suresi 6.AYET:

‘’ İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah yolundan bilgisizce saptırmak için hadis/laf eğlencesi satın alır ve onu alay konusu edinir. İşte böylelerine rezil edici bir azap vardır.’’ 

Nisa Suresi 87.AYET:

‘’ Allah’tır O, ilah yoktur O’ndan başka. Hakkında hiçbir kuşku bulunmayan kıyamet gününde, hepinizi muhakkak bir araya toplayacaktır. Hadis/söz bakımından, Allah’tan daha sadık kim olabilir?’’ 

Saffat Suresi 154-157.AYETLER:

Ne oluyor size, o nasıl hüküm veriyorsunuz

Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?

Yoksa apaçık bir kanıtınız mı var?

Eğer doğru sözlülerseniz, hadi getirin kitabınızı! 

KALEM SURESI 36-37.AYETLER:

‘’Neniz var sizin, nasıl hüküm veriyorsunuz?

Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz?’’ 

Sadece bu ayetlerin ilk anlamlarına odaklandığında farkedilmektedir ki Yüce Allah’ ın sözünün üstünde veya eşdeğer din adına hüküm koyucu bir söz kabul edilmemektedir. Fakat bugün birçok dini konuda Kuran es geçilerek kesinliği kanıtlanamamış hadisler yığınından yola çıkılarak hüküm koyulmaya çalışılmaktadır. Üstelik Allah bu konuda da net uyarmaktadır; 

İsra Suresi 36.AYET:

‘’Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.’’ 

Maide Suresi 44.AYET:

‘’Biz indirdik Tevrat’ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah’a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb’e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah’ın Kitabı’ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah’ın Kitabı’na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir.’’

Peki bu kadar açık anlamdaki ayetlere rağmen neden ısrarla aynı hataya düşülmektedir. Kuran ve akılla çelişen çelişkili hadis örnekleri olduğu gibi akla ve Kuran ayetlerine ters düşmeyen muhtemelen Hz. Muhammed tarafından söylenmiş sözler de vardır. Fakat bu sözler ayetlerden anlaşıldığı üzere yine din hükmü yerine geçemez. Çünkü bir başka ayette Yüce Allah peygamberden net olarak şunu istemektedir: 

Maide Suresi 49.AYET:

‘’Sen de aralarında, Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Dikkat et de Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belaya çarptırmak istiyor. Zaten insanların birçokları doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.’’ 

Ve bu ayeti tamamlayan Yunus suresi 15.ayet:

“Ayetlerimiz onlara açık seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bize ulaşmayı ummayanlar şöyle dediler: “Bundan başka bir Kur’an getir yahut bunu değiştir.” De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkuya düşerim. 

Dolayısı ile akıl ve Kuran ile örtüşen hadis ve sünnet uygulamaları sadece ayetleri destekleyebilir, uygulanabilir ama hüküm olarak asla ve asla ayetle çelişemez ve onun yerine geçemez. Ayrıca ayetler bu kadar açıkken ek bir açıklamaya gerek yok fakat hadisleri ayetlerin önünde tutabilenlerin aklındaki bulutları daha net dağıtabilmek ve hadislerdeki mevcut çelişkilerden bazılarını ve bu duruma karşı Hz. Muhammed’ den itibaren başlayan savaş hakkında da kısa bir bilgi vermek istiyorum: 

HADİS UYDURMACILIĞINA KARŞI SAVAŞ PEYGAMBER DÖNEMİNDEN BAŞLIYOR: 

Burada bir başka noktaya daha değinelim bugün hadis kitaplarının çoğunda –ki en güvenilirlerinden biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadis rivayet edilerek; Peygamberin kendi sözlerinin yazımının yasaklandığı rivayet edilir. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.”(6) Darimi’ de ise şöyle bir rivayet vardır:‘’Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi’’(7) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve ‘Yazdığınız şey nedir?’ dedi. ‘Senden işittiğimiz hadisler’ (sözler) dedik. Hz. Peygamber; ‘Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.’ dedi”(8)Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.”(9)

Peygamberden sonraki dönemde devleti yönetmek amacıyla geçen dört halife de hadis yazımına karşı savaş açmıştır.

Hz Ebu Bekir, Peygamberimiz’in vefatından sonra halkı toplamış ve onlara şöyle demiştir: “Sizler Allah’ın elçisinden farklı hadisler naklediyorsunuz. Bu durumda sizden sonrakiler daha büyük anlaşmazlıklara düşecektir. Allah’ın elçisinden hiçbir hadis nakletmeyin. Sizden hadis nakletmenizi isteyenlere deyiniz ki: İşte Allah’ın Kitabı aramızda, onun helalini helal kılın, haramını haram görün.”(10)Hz Ömer bu konuda daha sert davranmış olup; diğer şehirlerdeki sahabelere de mektuplar yazarak ellerinde yazılı bulunan hadis mecmualarını yok etmelerini istemiştir.(11) Hadisler, Ömer döneminde çoğalmıştı. Ömer halktan beraberlerinde bulunan hadis sayfalarını getirmelerini istedi. Sonra bunların yakılmasını emrederek şunu söyledi: “Kitap Ehli’nin Mişnası gibi Müslümanların Mişnasıdır bunlar.”(12) Hz. Ömer, Irak’a yolculuğa giden arkadaşlarına şöyle demiştir: “Siz öyle bir ülkeye gidiyorsunuz ki halkı arı uğultusu gibi Kuran okur. Hadislerle onları meşgul etmeyiniz ve yollarını saptırmayınız.”(13) Hz. Ömer şöyle der: “Ancak sizden önceki kavimleri hatırladım, onlar da kitaplar yazmışlar ve Allah’ın Kitabı’nı bırakarak onlara sarılmışlardı. Allah’ın Kitabı’na hiçbir şeyi karıştırmam.” Diğer bir rivayette; “Allah’ın Kitabı’nı asla başka bir şeyle değiştirmem.” Başka bir rivayette; “Ben yemin ederim ki Allah’ın Kitabı’nı hiçbir şeyle gölgelemem.”(14) Hz. Osman hadis nakledicilerine savaşı devam ettirmiştir: Osman çok hadis nakletmelerinden dolayı Ebu Hureyre’yi Devş dağlarına göndermekle, Kab’ı da Kırede dağlarına sürgün etmekle tehdit etmiştir.(15) Hz. Ali de savaşı bırakmamıştır: ‘’Bir gün minberden şu hutbeyi veriyordu: “Yanında hadis sayfaları bulunanlar gidip onları yok etsinler. Zira halkı helak eden olay, alimlerin naklettikleri hadislere uyarak Kuran’ı terk etmeleridir.”(16) Bir gün Hz. Ali’ye gelirler ve “Halk hadislere dalmış” derler. Hz. Ali sorar: “Gerçekten öyle mi?” “Evet” derler. Peygamber’den işittim ki gelecekte vuku bulabilecek bir fitneden söz ediyordu. “O fitneden kurtuluş nedir, nasıldır?” diye sordum. Resullullah dedi ki: “Kurtuluş Kuran’dadır. Çünkü sizden öncekilerin haberleri de sizden sonrakilerin haberleri de aranızdakilerin hükmü de ondadır. O gerçek ile yalanı birbirinden ayıran kesin bir hükümdür, şaka ve boş söz değildir. Onu terkeden her zorbanın Allah boynunu kırar. Hidayeti, doğru yolu Ondan başkasında arayanı Allah sapkınlığa düşürür. O, Allah’ın en sağlam urganıdır. O, hikmetle dolu Kuran’dır. O en doğru yoldur. O, boş arzuların haktan saptıramayacağı, dillerin, karıştırıp belirsiz edemeyeceği, ilim adamlarının doyamayacağı, çok tekrarlanılmasından bıkılmayan, ilginç özellikleri bitip tükenmeyen bir kitaptır.”(17)

Dr.UZALA

REFERANASLAR:

6- Müslim, Sahihi Müslim, Kitab-ı Zühd; Hanbel, Müsned, 3/12, 21, 33

7- Darimi, es-Sünen

8- El Hatib, Takyid

9- Tirmizi, es-Sünen, K. İlm

10- Zehebi, TezkiratulHuffaz 1/3; Buhari l.cilt

11- İbni Abdül Berr, Camiul Beyanil İlm

12- İbni Sad, Tabakat, 5/140

13- Hanbel, Kitabul Ilel 1

14- El Hatip, Takyıdul İlm; İbni Sad, Tabakat

15- Tahzırul Havas 10b

16- İbni Abdül Berr, Camiul Beyanil İlm

17- Tırmizi; Darimi

2 comments

  1. ne alaka doktor sitesinde. iyice cemaat yuvasına dönüştürmeyin şu siteyi de hit uğruna allah aşkına ya.

  2. HAKAN YILMAZ ARKADAŞIMIZA CEVABIM;

    1-HADİS kelimesinin arapça Kuran olmak üzere Türkçe meallerdeki karşılığının yazıyorum.

    Kuran

    45 – CÂSİYE / 6
    تِلكَ ءايٰتُ اللَّهِ نَتلوها عَلَيكَ بِالحَقِّ ۖ فَبِأَىِّ حَديثٍ بَعدَ اللَّهِ وَءايٰتِهِ يُؤمِنونَ

    Arapça (Orjinal)

    45 – CÂSİYE / 6
    تِلكَ ءايٰتُ اللَّهِ نَتلوها عَلَيكَ بِالحَقِّ ۖ فَبِأَىِّ حَديثٍ بَعدَ اللَّهِ وَءايٰتِهِ يُؤمِنونَ

    Arapça (Latin)

    45 – CÂSİYE / 6
    Tilke âyâtullahi netlûhâ aleyke bil hakk(hakk‎ı), fe bi eyyi hadîsin ba’dallâhi ve âyâtihî yû’minûn(yû’minûne).

    Diyanet İşleri

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

    Abdulbaki Gölpınarlı

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir ki gerçek olarak okuyoruz sana; Allah’ın sözünden ve delillerinden sonra hangi söze inanırlar ki?

    Adem Uğur

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah’ın âyetleridir. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

    Ahmed Hulusi

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allâh’ın işaretleridir. . . Onları sana Hak olarak bildiriyoruz. . . Allâh’tan ve O’nun işaretlerinden sonra hangi söze iman ederler?

    Ahmet Tekin

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allah’ın âyetleridir, Kuran’dır. Doğru ve Haktan geldiği konusunda şüphe olmayan âyetleri sana okuyoruz. Allah’ın âyetlerine, Kur’ân’a inanmadıktan sonra hangi söze inanacaklar?

    Ahmet Varol

    45 – CÂSİYE / 6
    Bunlar, Allah’ın, sana hak üzere okuduğumuz ayetleridir. Öyleyse onlar, Allah’tan ve ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

    Ali Bulaç

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?

    Ali Fikri Yavuz

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir; sana onları (Cebrâil vasıtası ile) hak ile okuyup beyan ediyoruz. Artık Allah’ın ayetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar?

    Bekir Sadak

    45 – CÂSİYE / 6
    Iste sana gercek olarak anlattigimiz bunlar, Allah’in varliginin delilleridir. Artik Allah’tan ve O’nun delillerinden sonra hangi soze inanirlar?

    Celal Yıldırım

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, sana hakk ile okuduğumuz Allah’ın âyetleridir. Artık onlar, Allah’tan ve âyetlerinden sonra hangi söze inanırlar ?

    Diyanet İşleri (eski)

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte sana gerçek olarak anlattığımız bunlar, Allah’ın varlığının delilleridir. Artık Allah’tan ve O’nun delillerinden sonra hangi söze inanırlar?

    Diyanet Vakfi

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah’ın âyetleridir. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

    Edip Yüksel

    45 – CÂSİYE / 6
    Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH’ın ayetleridir. ALLAH’tan ve ayetlerinden başka hangi hadise inanıyorlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allahın âyetleri, sana onları bihakkın okuyoruz. Artık Allahın âyetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Sana onları hakkıyla okuyoruz. Artık Allah’ın ayetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş 2)

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir. Sana onları hakkıyla okuyoruz. Artık Allah’a ve âyetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanacaklar?

    Fizilalil Kuran

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Bunları sana hak ilkesine göre okuyoruz. Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar

    Gültekin Onan

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Tanrı’nın ayetleridir, sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Tanrı’dan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

    Hasan Basri Çantay

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allahın âyetleridir ki sana bunları hak olarak okuyoruz. Artık onlar Allahın âyetlerinden sonra hangi bir söze inanırlar?

    Hayrat Neşriyat

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir; onları sana hak ile okuyoruz. Artık Allah’dan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

    İbni Kesir

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar; Allah’ın ayetleridir. Onları sana hak ile okuyoruz. Artık Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanırlar.

    Muhammed Esed

    45 – CÂSİYE / 6
    Hakikati ortaya koyan Allah’ın bu mesajlarını sana aktarıyoruz. Eğer Allah’ın (bu ibret dolu) mesajlarına değilse başka hangi habere inanacaklar?

    Ömer Nasuhi Bilmen

    45 – CÂSİYE / 6
    (6-7) İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir ki bunları sana bihakkın okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi bir söze inanırlar? Herbir yalancının, günaha düşkünün vay hâline!

    Ömer Öngüt

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Sana bunları hak ile okuyoruz. Artık onlar Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

    Şaban Piriş

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, sana hak olarak okuduğumuz, Allah’ın ayetleridir. Artık Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?!

    Suat Yıldırım

    45 – CÂSİYE / 6
    (O tekvînî âyetlerin yanında) işte bunlar da Allah’ın (tenzîlî) âyetleridir ki, gerçeğin ta kendisi olarak (Cebrail vasıtasıyla) okuyup beyan ediyoruz. Allah’a ve O’nun âyetlerine inanmadıktan sonra, onlar acaba daha hangi söze inanacaklar?

    Süleyman Ateş

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte şunlar, Allâh’ın âyetleridir, onları sana gerçek ile okuyoruz. Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi hadise (söze) inanacaklar?

    Tefhimul Kuran

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okumaktayız. Öyleyse onlar, Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?

    Ümit Şimşek

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar Allah’ın âyetleridir ki sana hak ile okuyoruz. Allah’ın sözünden ve âyetlerinden sonra onlar daha hangi söze inanacaklar?

    Yaşar Nuri Öztürk

    45 – CÂSİYE / 6
    İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir ki, onları sana hak olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise/söze inanıyorlar?!

    yani bu kadar meali gördükten sonra ve arapça karşılığını araştırdıktan sonra ayetin karşılığı ortadadır.

    2- Bu yazının yazımındaki amaç Kuran’ ın duvara asılı bir kitap olmaması gerektiği ve inanan insanları Kuran’ ı gerçekten anlayarak okumaya davet etmektir. yoksa söylediğiniz gibi Kuran’ ın anlaşılması için belli bir iq seviyesine sahip olmak gerekir fakat bu bazı din alimi diye kastedilen insanların Kuran’ın dışına çıkarak tuttuğu bin yıllık akıl dışı yolları körü körüne kabul etmek değildir.
    Bu konuya en iyi
    Yunus suresi 100. ayet ;
    Allah’ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.

    ve Bakara suresi 2.ayet ışık tutar:
    İşte sana o Kitap! Kuşku,çelişme, tutarsızlık yok onda. Bir kılavuzdur o, korunup sakınanlar için.

    diğer meal örneklerine ve arapça Kuran’ a bakıldığında ayetlerden anlaşılan şu; Kuran inananlara bir yol gösterici ve verilen aklın kullanımı çok önemli görülmüştür. Bu iki ayet birleştirilince şu ayeti anlamak daha kolay olacaktır:

    neml suresi 1.ayet tüm meal örnekleri ile yazıyorum:

    İmam İskender Ali Mihr : Tâ, Sîn. Bunlar, apaçık bir Kitap olan Kur’ân’ın Âyetleri’dir.
    Diyanet İşleri : Tâ-Sîn. Bunlar Kur’an’ın, apaçık bir kitabın âyetleridir.
    Abdulbaki Gölpınarlı : Tâ sîn, bunlardır Kur’ân’ın, gerçekle bâtılı açıklayan kitabın âyetleri.
    Adem Uğur : Tâ. Sîn. Bunlar Kur’an’ın, (gerçekleri) açıklayan Kitab’ın âyetleridir.
    Ahmed Hulusi : Ta, Siin. . . İşte bunlar Kurân’ın (hakikat ve Sünnetullah BİLGİsinin) ve Kitab-ı Mubiyn’in (apaçık ortada olan Evrenin {KİTAP} sistem ve düzeninin) işaretleridir.
    Ahmet Tekin : Tâ. Sîn. Bunlar, Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilâhî düzeni açıklayan Kur ân’ın ve açık seçik mükemmel, kutsal kitabın âyetleridir.
    Ahmet Varol : Ta. Sin. Bunlar Kur’an’ın ve apaçık Kitab’ın ayetleridir.
    Ali Bulaç : Ta, sin. Bunlar Kur’an’ın ve apaçık olan kitabın ayetleridir.
    Ali Fikri Yavuz : Tâ, Sîn. Şu sûre, Kur’an’ın ve helâl ile haramı açıklayan kitabın âyetleridir.
    Bekir Sadak : Ta, Sin, Bunlar Kuran’in, Kitabi mubinin ayetleridir.
    Celal Yıldırım : Tâ-Sîn. Bu, Kur’ân’ın ve (hakkı, doğruyu) açıklayan kitabın âyetleridir.
    Diyanet İşleri (eski) : Ta, Sin, Bunlar Kuran’ın, Kitab-ı Mübin’in ayetleridir.
    Diyanet Vakfi : Tâ. Sîn. Bunlar Kur’an’ın, apaçık bir Kitab’ın âyetleridir.
    Edip Yüksel : TT.S. Bu (harfler) Kuran’ın, apaçık bir kitabın mucizeleridir.
    Elmalılı Hamdi Yazır : Ta, Sin, bunlar sana Kur’anın ve mübîn bir kitabın âyetleri
    Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ta, Sin. Bunlar sana Kuran’ın ve apaçık bir kitabın ayetleridir,
    Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2) : Tâ, Sîn. Bunlar sana, Kur’ân’ın ve apaçık bir kitabın âyetleridir.
    Fizilal-il Kuran : Ta sin, bunlar Kur’an’ın, açık anlamlı kitabın ayetleridir.
    Gültekin Onan : Ta, sin. Bunlar Kuran’ın ve apaçık olan kitabın ayetleridir.
    Hasan Basri Çantay : Taa, Sîn. Bunlar Kur’ânın, (hak ile baatılı) apaçık gösteren bir kitabın âyetleridir.
    Hayrat Neşriyat : Tâ, Sîn. Bunlar Kur’ân’ın ve (hak ile bâtılı) apaçık beyân eden bir Kitâb’ın âyetleridir.
    İbni Kesir : Ta, Sin. Bunlar; Kur’an’ın ve apaçık kitabın ayetleridir
    Muhammed Esed : Ta-Sin. Bunlar Kuran’ın, özünde açık olan ve gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kitabın mesajlarıdır:
    Ömer Nasuhi Bilmen : Tâ, Sin. Bu sana Kur’an’ın ve pek açıkça beyan eden bir kitabın âyetleridir.
    Ömer Öngüt : Tâ. Sîn. Bunlar Kur’an’ın ve apaçık Kitab’ın âyetleridir.
    Şaban Piriş : Tâ Sîn. Bunlar, Kur’an’ın va apaçık kitabın ayetleridir.
    Suat Yıldırım : Tâ sîn. Şunlar Kur’ân’ın ve gerçekleri açıklayan kitabın âyetleridir.
    Süleyman Ateş : Tâ sin. Şunlar Kur’ân’ın ve apaçık bir Kitabın âyetleridir.
    Tefhim-ul Kuran : Tâ,sîn. Bunlar, Kur’an’ın ve apaçık olan Kitabın ayetleridir.
    Ümit Şimşek : Tâ sîn. Bunlar Kur’ân’ın ve apaçık bir kitabın âyetleridir.
    Yaşar Nuri Öztürk : Tâ, Sîn. İşte bunlar Kur’an’ın ve açık seçik beyanda bulunan Kitap’ın ayetleridir.

    3- YAZI DİZİSİ DEVAM EDECEKTİR İNŞALLAH, EĞER İTİRAZINIZ VARSA KURAN’ DAN CEVABINIZI MAİL ADRESİME VEYA BURADAN AÇIKÇA DA İLETEBİLİRSİNİZ.

    SAYIN
    AHMET TELOĞLU , Biraz ön yargılı davranıyorsunuz; bu cemaatle ilgili olan bir yazı mantığı içermemektedir, aksine Kuran’ ı tekellerine alıp Kuran dışı kaynaklarla yalan yanlış bilgiler verip din tüccarlığı yapanlara karşı da cevaptır.
    saygılarımla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.