Ölmem mi lazım?

20130902-140718.jpg

Ölmem mi lazım

Sağlıkta şiddet ile ilgili haberleri duymadığımız gün yok nerdeyse. En son Antalya ve Balıkesir’de aile hekimi arkadaşlarım şiddete maruz kaldı.

Öğretmen yolladı,git doktorundan rapor al gel demiş,bak sen. Ben de vereyim soruları al bu soruları sınavda sorsun öğretmenin mi deseydim acaba? Rapor veremem, dedim.

“Okula gitmemiş,devamsızlıktan kalıyor, rapor lazım.”

“İşe giriş raporunu bizim arkadaşlar aldı sen nasıl vermezsin ya”

“Üniversite sınavına girecek 1 ay rapor lazım”

“Xanax yaz, bana doktor, dağıtırım burayı”

“Senin maaşını ben veriyorum ulan”
Okul müdürü bir hastamın dediğine bakın; “sen bizim aile hekimimiz değil misin, eşim seminerlere katılmasın diye 10 gün rapor lazım, ben istesem hastanelerden çoktan alırdım”.

Görme bozukluğu olan genç delikanlıya “oğlum, sen hiç görmüyorsun ki, en baştaki koskoca şu Z harfini bile göremedin. Seni göz bölümüne sevk ediyorum, gözlükle alabilirsin ehliyetini,ama önce git muayene ol” dememe kalmadı, ”ben gidemem oralara,bugün son gün” deyince dayılanarak ,“oğlum sen görmezken ben nasıl senin direksiyona çıkmana nasıl izin verebilirim ki”, “seninle görüşürüz çıkışta” dedi kapıları vurarak,sağa sola yumruk vurarak çıktı,gitti. Babasını aradım, durumu anlattım, sakın çocuğa kızma, birlikte eğitelim dedim. Öğleden sonra babasıyla geldi, özür diledi, gözlükle ehliyetini aldı.

“Bizim doktorun yerine sen bakıyormuşsun, yazacaksın. Yazmak zorundasın” diyen kişi 70 yaşlarında bir hacı, koridorda hala doktor beye bağırıyor. Sesi duyunca odamdan çıktım,yanlarına gittim. Tuttum kolundan hacıyı, koridordan çıkardım. ”ne oldu hacı niye bağırıyorsun,nedir sorun?” diye sorunca. Köydeki eşinin ilaçlarını yazmadığını söyledi. Dedim ki “hasta olmadığı için reçete yazan hekimler hakkında, hapis cezasına kadar işlem yapıldığını biliyor musun? evet,doktorun izinde, biz de o arkadaşımızın hastalarına severek bakıyoruz, getir hastanı yardımcı olalım, görmediğim bilmediğim hastaya nasıl ilaç yazarım. Öğretmen gelmeyen öğrenciyi var yazıyor mu? Hasta burada olmadığı için ilaç yazamayan, gelsin yazayım diyen doktora hakaret etmek yakıştı mı sana, çok ayıp.
Allah aşkına gel özür dile,sonra da hastanı getir bakalım “ dedim. Döndü merdivenlerden , aldım onu doktor beyin odasına götürdüm. Özür diledi, tokalaştılar.

Ne olursa olsun,böyle bir olay yaşamak, o günkü bütün motivasyonunu, moralini bozuyor, insan üzülüyor. Ben niçin ordayım, onlar için, maruz kaldığım duruma bak diyor insan, bazen düşünüyorum da, ben böyle davranarak en başta hekimlik onuruma ve ülkemin kaynaklarına sahip çıkıyorum, ama bana kim sahip çıkacak.

O kadar sık ki bu uygunsuz talepler, karşılanmayınca da şiddet maalesef sıkça ortaya çıkıyor.

Yapılan bir araştırmaya göre;saldırıların %33.1’i poliklinikte yalnız olunduğu zamanlarda çoğu erkek, orta sosyo-ekonomik sınıfta kişiler ve genelde misafir hastalar tarafından gerçekleştirilmiş. Düşünsene kişinin sağlığı için ordasın o senin sağlığını tehdit ediyor,vay be.

Aynı araştırmaya göre,şiddete maruz kalanlar ne yapmış ona bakalım;

• %60.8’i hiç bildirmemiş,
• %23.5’i polise/savcılığa bildirmiş,
• %14.4’ü üst kuruma bildirmiştir.

Peki bildirince ne olmuş sonra?
Polise/savcılığa bildirilen
• 90 kişiden 20’si ceza almış,
• 35’inde süreç devam etmekte,
• 14’ünde soruşturmaya gerek olmadığına karar verilmiş,
• 13 kişide şikâyetini geri almıştır.

Üst kuruma yazılı/sözlü olarak bildirilen 55 şiddet olayından sadece 1 tanesinde şiddet uygulayan ceza almıştır. Alınan cezaların da caydırıcılığı olsa gam yemeyeceğim. 1 yıl hapis cezası,onun da iyi halden para cezasına çevrilmesine, onun da 12 eşit taksite bölünmesine, hatta 5 yıl süreyle ertelenmesine….

Hekime yönelik şiddetin en önemli sebebi halkın sorumluluk ve uyması gereken kurallar konusunda yeterli bilgi düzeyine sahip olmaması ve bu sebeple hekimin karşısına yasal olmayan isteklerle başvurmasıdır.

Hastalar çoğunlukla uygunsuz ilaç yazdırma ve rapor taleplerini hakları zannetmekte, reddedilince şiddete başvurmaktadır. Uygunsuz olan istemlerin suç teşkil ettiği konusunda bıkmadan hastalara anlatmamız lazım. Sen bana zarar gelsin mi istiyorsun, bu suç ama,demek lazım. Aslında işin garip tarafı bunları anlatmak bile komik geliyor aslında bana. Düşünsenize hiçbir banka görevlisi izahta bulunuyor mu,babamın parasını çekeceğim diyebiliyor mu, orada sıkıntı çıkarabiliyorlar mı? Hastaya eşinizin parasını o olmadan çekebiliyor musunuz dediğimde çekilir mi ne diyorsun sen dedi bana. Hastane acili olsaymış hasta gerekebilirmiş ama ilaç yazdırmak için ne gerek varmış hastaya.. .İi yokuşa sürüyormuşuz. Geçen gün doktor hanıma bir hasta, gerizekalı hep böyle yapıp yazmıyorsun ilacı diye bağırıyordu. Erzincan’daki annesine ilaç yazdırmaya gelmiş hasta,anlatamıyorsun kapıyı çarpıp bağırıp çıkıyor. Ama bankada yok bu,çünkü görev tanımlaması var ve istisna yok, merhamet değil kural var zira maraz doğar… ve sorun çıkaran kişiye yönetici de dur diyor, biz izah etsek de yöneticilerimiz müşteri daima haklıdır diyor.

Buraya kadar neyse de sıra çuvaldızında, bu uygunsuz istekleri karşılayanlara ne demeli? Bir meslektaşının şiddete maruz kalmasının nedeni olabilirler mi acaba, kesinlikle. Etmeyin, yapmayın gözünüzü seveyim. Hasta gelmeden ilaç yazmayın, başkasının ilacını başkasına yazmayın, usulsüz rapor vermeyin. İmzanızın kıymetini bilin, nolur. Bir gün sarı zarf gelirse önünüze, inanın zaman herşey için geç.

Bir de 184 denen bir şey var başımızda. Daha geçen gün bir spor klübünün sporcu muayeneleri yüzünden bir futbol klubü yöneticisi ,arkadaşımı şikayet ediyor. Elinden gelenin en iyisini, layıkıyla yapan bu doktor arkadaşımı 184’e şikayet edeni kime şikayet edeyim ben? Muayene etmeden bütün futbol takımının oyuncularının lisanslarını imzalamak mı lazımdı, şimdi, ey sabim. Ne diyeyim sana başka.

Vatandaş bir hekim veya sağlık çalışanı hakkında 184 hattını arayıp ihbar yaptığında, yapılan inceleme ve ön değerlendirmede, ihbar eğer usulsüzse, talebi yasal değilse bu kişi hakkında cezai işlem yapılmalıdır. Adaleti yanıltmaktan, iftira atmaktan dava açılmalıdır.

Hekimlere yapılan sadece fiziksel şiddet değil sözlü şiddet de en ağır şekilde cezalandırılmalı ve vatandaş, hekime ve sağlık çalışanına sözlü veya fiziksel bir şiddet uyguladığında en ağır cezayı alacağını bilmelidir. Hatta İngiltere’deki gibi kolluk kuvveti olmadan yanında altı ay sağlık kurumuna alınmamalıdır.
Uzun lafın kısası,Şiddet kanunu derhal çıkartılmalı ve bir an önce devreye sokulmalıdır. Yetmedi mi hergün bir sağlıkta şiddet haberi. Neyi bekliyor bakanlık.

Hala kulaklarımda televizyonda, meslektaşımız Dr.Ersin Arslan’ın ölümünü ağlayarak anlatan hemşire hanımın söyledikleri ;”doktor beyin sesini duyduğumda koridora fırladım. Doktor beyin başının döndüğünü, tansiyonunun düştüğünü düşündüm.Yere kafasını çarpmasın diye kucaklamaya çalıştım. Daha sonra tuvaletin yanındaki çocuk elindeki bıçağı gülümseyerek doktor beye doğru fırlatınca, onu vurduğunu anladım. Sonra doktor beyi ameliyathaneye yetiştirdik ama kalbi durmuştu. Çünkü kesilen damar aort. 8-9 saat kadar herkes müdahalede bulundu ama hiçbir faydası olmadı. Hekimimize sahip çıkamadık,onu kurtaramadık.”

Dr.Ersin Arslan ı kaybedeli bir buçuk yıl oldu.

Daha neyi bekliyor bakanlık.

Ölmem mi lazım…

“ALINTI”

One comment

  1. Tüm mesleki, hayat ve ülke şartlarındaki kötüye gidişle birlikte İnsanlarımızın eğitim durumu ve yozlaşmalarıyla bire bir mücadele etmek zorunda olduğunuzun farkında olarak bu satırları yazıyorum. Yaşamınızı, emeğinizi ve bilginizi ortaya koyarak büyük bir savaş veriyorsunuz. Asker ocağı Anadolunun her bölgesinden gelen çocuklarımız için bir yerde eğitim de sağlar. Askeri hastahanelerde çok dikkatimi çeken akla hayale gelmeyen uyarılar da yazar, bu uyarıları okuduğumuzda ülke gerçekleriyle yüz yüze de gelir insan. Makalenizde yer verdiğiniz tespitlerinizi hastahanelerin koridorlarına insanlarımızın eğitim seviyesini de gözeterek yazmanızı öneriyorum. Önerimin daha iyi görülebilmesi için herhangi bir askeri hastahanenin tuvaletlerine varıncaya kadar duvarlarına asılan uyarıları okumanızı rica edeceğim, saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.