Doktor öyle bir cevap verdi ki! okumazsan pişman olursun!

Op.Dr.Tamer Şakrak
Op.Dr.Tamer Şakrak

Değerli arkadaşlar!

sizinle bir hastamın bana aylar sonra yolladığı bir e postayı ve benim ona yazdığım cevabı paylaşmak istedim. insanların hekimlere karşı ön yargısı her nereden geliyor ise, bu meslek erbabı olan ya da olmayan her kimin bu ön yargının oluşmasında payı var ise lanet olsun…

………

Sevgili Op. Dr. Tamer ŞAKRAK… 

7 sülale Eskişehir’in yerlisi olmakla beraber, 17 yaşımda Eskişehir’den ayrılıp, 20 sene sonra tekrar bu güzel şehre yerleşmiş bir Eskişehir’in yerlisi olarak; sizinle ilk tanışmam bu şehre yeniden ilk geldiğim sene oldu. Namınızı duymuştum ve fakat, size geliş sebebim vücudumla ilgili herhangi bir estetik kaygım değildi. (ki bu arada ben teknolojinin insana sunduğu her faydayı mutlulukla kabul eden biri olsam da)… bir gün acilde, ciddi yanık vakası ile şöyle ki; 4 yaşındaki oğlum 1. derece, ben 2. derece yanık teşhisi ile uzman estetik cerraha yönlendirildiğimizde muhattabım siz olmuştunuz. ne kadar acı ki ben evladımın hayat boyu taşıyacağı bir izi olacak mı kaygısını taşırken ve size gelmişken, siz ne yavrumun ne benim bandajlarımı açıp bakma ihtiyacını bile hissetmeden ‘tıp fakültesine gidin’ diye salık verdiniz bize.. sonra sizi dergilerde, gazetelerde, mottolarda , feyslerde çok gördüm, hatta en son çok samimi bir konserde de gördüm sizi, belki siz de beni görmüşsünüzdür, aslında görmemişsinizdir.. ilk görmediğiniz gibi.. sonra sizin yol verdiğiniz bize ne oldu biliyor musunuz? tıp fakültesi 15 gün sonraya randevu verdi. Özel hastane sizin yaptığınızı yaparsa Tıp fakültesi ne yapmaz ki? Şükür Eskişehirliyim, bölüm başkanı evladımın ve benim yaralarımızı sardı, çok şükür, onda hiç iz yok, bendekinin de zerre kadar önemi yok.. diyeceğim şudur ki: önümüzdeki ay mememdeki solid bir kitle ile ilgili bir operasyon geçireceğim, umarım herşey yolunda gider, ama gitmezse de şunun farkındayım, doktorum benim için en az benim kadar endişelenmeli.. ve o siz değilsiniz.. bu söylediklerimi ister dostça, ister düşmanca algılayın, benim size söyleme amacım genç bir doktora gönül koyarak devamında aslında iyi bişey yapmaya çalışmaktır. fularınızı takmaya devam edin size çok yakışıyor ama lütfen beni de anlamaya çalışın olur mu?? sevgiler ya da saygılar, artık bu yazdıklarımdan ne anlatabildiysem o..

Op. Dr. Tamer Şakrak

Sevgili beyza hanim.

Olaya sizin oldugunuz yerden bakildiginda belki haklisiniz. 

Ben ömrümün büyük kısmını hic tanimadigim insanlarin yanıklarını, yaralarını iyilestirmeye calistigim, gecenin gündüze karıştığı zamanlarda geçirdim. Eşinin, cocuklarının bile midesinin bulanarak odadan çıktığı zamanlarda, hastaların altını degistirdim. Ve hatta tüm bunlarin arasina; acaba yaralari iyilestirirken daha az iz kalmasini nasil saglariz? Nasil ameliyat basarilarini arttiririz? Diye onlarca laboratuvar çalısması yaptim. Oğlum 10 yaşınna geldiğinde ben hic bir gösterisine, okul baslangiclarina, hatta bayramlarin yuzde doksaninda ailenin birlikte yaptigi sabah kahvaltilarinda olmadim. Ben acibadem hastanesinde calisirken de; hic bir cikar gozetmeden ve diger hastanelerdeki doktorlarin ‘keselim’ dedikleri bir cok hastanin kol ve bacagini da kurtardim. 

Sevgili beyza hanim;

Yanik, son derece ozel bir durum olup, bu nedenle ozel olarak dizayn edilen merkezlerde tedavi edilir. O nedenle ki, eskisehir acibadem hastanesi cok modern ve lüks olmasına rağmen asla yanik hastasi alınmaz. çünkü yanık bakmak için dizayn edilmemistir.
Sizin ‘yanık bölgesini açıp bakmadınız bile’ diye ettiginiz sitemin argo olarak cevabı; ‘açıp ta kuş mu konduracaktım?’ şeklinde özetlenebilir. Bilimsel olarak ise; ‘akut yanık yarası kalıcı pansuman ile kapatılmayacak ise açılmaz. Aksi takdirde yanık sonrası hasar bile görmüş olsa, en iyi biyolojik pansuman olarak bilinen derinin üst kısmı, pansumanı acarken yaradan ayrılır ve yara dıs etkenlere ve mikroorganizmalara açık hale gelir. Bu da yanığın enfekte olma fiskini arttirir. özeklikle 2. derece yanıklarda sinir uçlarının acikta olması nedeniyle bu pansuman degisimlerinin hastada yaratacagı muthis acı da cabası….

Beyza hanim

Sizi ve cocugunuzu hatirlamiyorum. Ama emin olun, sizi ve cocuğunuzu görür görmez, yaraya bile bakmadan tıp fakultesine gondermiş isem doğru olanı yapmışım;

1- Çünkü yanığın tek tedavi edildigi yer, benimde yillarca calistigim tıp fakultesidir
2- Çünkü yarayi açip baksam; hem gereksiz yere epitel yara yüzeyinden sökülecektir hem de yaranin enfeksiyon riski artacaktir
3- Çünkü hastaya gereksiz yere acı çektirilecektir.

Siz böyle bir kaza gecirdiğinizde gözünüze acibadem hastanesini kestirip, özel ve yeni hastane diye gelmişsiniz. Oysa bilseniz ki, saglik kurumları yapabildikleri tedavilere göre 3 basamağa ayrilirlar, oysa bilseniz ki, acibadem hastanesi 2. basamak bir hastanedir ve yanık vakaları ancak 3. basamak hastanelerde tam anlamıyla tedavi edilebilir, zaten hastanızı hic vakit kaybetmeden tıp fakültesine götürürdnüz.

Beyza hanim

Size sabahin köründe bu kadar uzun yazmamin nedeni; hikmetini bilmediğiniz ama sonunda bir şekilde sorunsuz iyilestiğiniz bir tavrı ya da davranışı, sadece sahip olduğunuz bilgiler çerçevesinde eleştirmenizin ne kadar yanlıs bir hareket olduğunu size anlatmaktır. Zira yaralarınızın iyilesmesinde, size günlerce pansuman yapan arkadaşlarımın katkisi ne kadar ise, sizi bekletmeden ve pansumanlarinizi açmadan dogru adrese yönlendirmenin katkısı da en az o kadardır. 

Ben, bir insan olarak bir çok seyle itham edilebilirim. Mükemmel bir insan zaten degilim. Ancak hayatim boyunca ve asla bir çocuğun aleyhine olacak bir harekette bilinçli olarak bulunmadım. 

empati yapacak olursanız; ben sizin deyiminizle ‘uzman estetik cerrah’ olarak ne kadar sizi ve çocuğunuzu bilinçli olarak başımdan savma ihtimali ve yanılgısı içerisindeysem, siz de en az o kadar dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle ve bilinçli olarak çocuğunuzun yanmasına sebebiyet vermiş olabilirsiniz. 

Ben yaptigim her harekette, yaşamımın her aşamasında sadece Allahın benden razi olmasi esasina dayandim. Simdi siz de ve gercekten, sadece paraya değer veren bir doktor müsvettesine haddini bildirdiğinizi ve Allahin sizden razı oldugunu dusunuyorsaniz iciniz rahat olsun. Ben sizden özür dilerim. Yok aksi bir fikir olusturabildiysem sizde, hiç zahmet etmeyin, ben sizi zaten affettim.

Iyi gunler…

Op. Dr. Tamer ŞAKRAK

 

Bilgi Notu: Bu yazı Dr.Tamer ŞAKRAK’tan izin alınarak, bilgisi dahilinde yayınlanmıştır.

 

okumaya devam et: “DOKTORA BU SORULARI SORMAYIN” 

12 comments

  1. İsmail German

    Bilindiği üzre gerek taraf beyanları gerekse tanık beyanları adil bir yargılama için yeterli delil değildirler. Kanımca başvuru ve muayene sırasında olanların iki tarafça her birinin açabileceği ama başkalarının açamayacağı şekilde şifrelenmesi (görüntü ve sesin şifrelenerek saklanmaları) gerektiğinde yargılama için güzel bir taban oluşturur. Objektif olabilmek için bu yararlı olur. Gideri de çok değildir.

  2. hanfendi yazmış da yazmış bilgisizliğinin farkında bile değil atıp tutuyor,biz de onca yıl boşuna okuduk zaten,doktor bey de ne de güzel kısa ve öz belirtmiş

  3. hekimlik gerçekten özveri ister….sabahlara kadar koşuşturmalar herkesin harcı değil.yanlız burada iletişim sorunu öne çıkıyor.hasta kaygılı..korkuları olan insandır.umulmadık bir anda karşılaştığı olay panikletmiştir.hekim bu cevap için harcadığı zamanla ölçülemeyecek sürede üç cümleyle niçin nereye nezaman ı anlatsaydı bu durum yaşanmazdı.bu hekimlere örnek oluşturmalı.karşınızda bir hekim bile olsa küçücük açıklamalarda bulunun .hastanın gözünün içine bakın.boş duvarlara değil.o zamanhakedilen saygıyı fazlasıyla bulacaksınız.

  4. pelin altınok süt

    bilimsel araştırmalar göstermiştir ki akut travma sırasında kişi kendisine söylenilenlerin yaklaşık %30-40’ını anlayabilir; dolayısiyle böyle bir cevap yazmaya gayret eden arkadaşımızın en alt düzeyde (asgari) de olsa bilgilendirme olmadan hastayı sevk ettiğini düşünemiyorum (özelden sevk yapmak zorunda kalmış olanlar, eminim, anlayacaklardır). bu sevki yapmış olan arkadaşımız mutlaka bir açıklama ile hastayı göndermiştir, bence aksini düşünmek haksızlık olur… sanırım hasta ciddiyeti o sırada kavrayamamış ve özel hastane beklentisiyle yola çıkmışken sosyal bir hastanede belki de ilk etapta beklediğini bulamamıştır ve bu yazıyı yazmıştır.

    • Pelin hanım kesinlikle haklısınız

      bir gün acilde,……. 1. derece, ben 2. derece yanık teşhisi ile uzman estetik cerraha yönlendirildiğimizde……… ne kadar acı ki ben evladımın hayat boyu taşıyacağı bir izi olacak mı kaygısını taşırken ve size gelmişken, siz ne yavrumun ne benim bandajlarımı açıp bakma ihtiyacını bile hissetmeden ‘tıp fakültesine gidin’ diye salık verdiniz bize……. tıp fakültesi 15 gün sonraya randevu verdi. …….. Şükür Eskişehirliyim, bölüm başkanı evladımın ve benim yaralarımızı sardı, çok şükür, onda hiç iz yok, bendekinin de zerre kadar önemi yok.. diyeceğim şudur ki: önümüzdeki ay mememdeki solid bir kitle……. ama gitmezse de şunun farkındayım, doktorum benim için en az benim kadar endişelenmeli.. ve o siz değilsiniz..

      Herhangibir kaza neticesinde oğluyla birlikte yaralanan hastamız acilde ilk tedavisi yapılmış, ileri bilgilendirilmesi için uzman çağrılmış, o da hikayeyi ve yapılanları öğrendikten sonra pansumanı açmadan, mutlaka bilgilendirilerek ve sevk yazısı ile birlikte yanık tedavisi için YANIK MERKEZİNE sevketmiş, önce rutin uygulamayı “15. güne randevu” ve sonra torpilli uygulamayı anlatarak asistan ve doktorları atladığını ve bölüm başkanının hastamız eskişehirli olduğu için çokk endişelenip yaraları sarıp sarmaladığını ifade etmektedir.

      Şimdi özel veya devlet dairesindesiniz. bir şey satın almak veya bir hakka ulaşmak istiyorsunuz. Sizin için endişelenen biri var mı? Aradığınızı bulamadığınız zaman nerede bulacağınızı sorduğunuzda bile klişe cevap etrafa bakın. yani kimse, kismse için endişelenmiyor.

  5. ÇAĞATAY GÖKTÜRK

    Hasta meseleye kendi açısından bakıyor.Haklı.Dr;Bildiği ve inandığı hekimliği yapıyor ama eksik yapıyor.Nedir eksiklik?hastanın ikna edilmesi ve aydınlatılması. Dr.;hastanın ilk müracaatında mektubunda uzun uzun yazdığı bilgilerin kısa bir özetini hastaya yapsa,bu tür yaraların ne kadar az açılıp müdahale edilirse o kadar kolay ve hızlı iyileşeceği ,tedavisinin de özel ortam ve donanımı olan bir merkezde(3.basamak)yapılmasının uygun olacağı anlatılsa hasta daha güçlü bir kalp huzuru ile bildirilen merkeze gidecekti. Dr’a da bu mektup yerine belkide daha güzel duygular içeren bir mektup yazacaktı.Yılların hekimi olarak bakışım bu noktada.

  6. Özgür SARGIN

    Tam yazacaktım ki Çağatay Bey’in yazısını gördüm. İyi hekimlik içinde kesinlikle hastayı aydınlatmak ve onamını almak zaten gerekli bir kriter. Biz hekimlerin en büyük eksiğinin; hastanın ilk başvuru anında yeterli empati ve aydınlatmayı yapmamak diye düşünüyorum. 2 dakika ayırsak zaten bir çok sağlık personeline şiddet olayı da olmayacak. Yapılan bir çalışmada hakkında malpraktis davası açılmış hekimlerin etraflarında “sert-nemrut” olarak bilinme oranlarının oldukça yüksek olduğunu okumuştum.

  7. KONYA EREĞLİ DE HERHANGİ BİRİ SORUN BİLİRLER.BANA GELİNCE BU ÜRÜN PİYASADA YOK.SEBEBİ BASİT SAGLIK BAKANLIGININ BANA DAYATTIGI ETİK KURUL VE OLMAYAN LABORATUARLAR YÜZÜNDEN İLACI SİTE SATIN ALMAMA RAGMEN TANITAMIYORUM.YURT DIŞI KAYNAKLARDA 1991 SENESİNDE MAKALE BULDUM.BURNT BEESWAX ,OİL DERSENİZ MAKALEYİ GÖRÜRSÜNÜZ.İÇİNDEKİ MALZEMELER BUNLAR AMA EN ÖNEMLİSİ FOTO VAR

  8. Hastayla diyalog kurmak, en baştan açıklayıcı yaklaşmak tenezzülü olmayınca, hasta da böyle sitem eder ve her türlü doktor hatalıdır.

  9. Nurhayat Kiraz

    Tamer Bey beni yanlis anlamayin, soylediklerinize katiliyorum ancak size yazarak ulkemizin en onemli sorununu ve olasi cozumunu sunacagim.

    Hicbir yorum bence tam olarak dogru degil.

    Dogrusu ve Avrupada (hollanda) gordugum gittiginiz hastanenin hastayi sahiplenmesi ve acil servis veya ambulans ile en dogru yere ulastirmaktir. Hastaya basinin caresine bak demek o durumda resmen kufur etmektir.

    Yanik, cerrahi operasyonlarda yapilan hastanin kaydini tutmamak ve baska hastaneye yollamak. Arabasi var mi yol iz biliyor mu, trafikte ortada kalir mi hic umrunda degil. Bu sekilde egitilmedi cunku, sistem boyle.

  10. Gökhan bozdağ

    Değerli meslektaşım , bence hatalısın ,niye ?
    Bu mektupta açıkladığın mevzuuyu o anda , o anney yapsaydın hem o annenin gözünde hemde bütün diğer hastaların gözünde saygınlığın ve sevgin artardı ,
    Büyük ihtimalle artık bundan böyle inşallah hastalarla daha iyi empati kurarsın ve bu olayda sana ders olur .
    Yaşlı ve emekli bir ortopedi uzmanı olarak gözlerinden öpüyorum .
    Sevgi ile kal
    Op.dr .Gökhan Bozdağ

  11. Aslında burda ne söylerseniz söyleyin o an orda o duyguyu yaşayan sadece Tamer hoca ve Beyza hanım. sadece bakış açısı kazandırmak isteği ile yazıyorum. Başta da söylediğim gibi orda nasıl bir üslub kullanılmış orda olamadığımız için bilemeyeceğiz Beyza hanım nasıl bir ruh haliyle orda bulunduğunu da bilemeyeceğiz orda Tamer hocanın doğru yapmış olduğu rutin bir uygulamanın Beyza hanım tarafından “başından savma” olarak adletmesi sorun olarak görülmüş. Misal şu cümlede geçseydi Beyza hanım: “beni neden devlet hastanesine sevk ediyorsunuz ?” Ve böyle bir soruya verdiği cevaba istinaden Tamer hocanın tavrı sorgulanabilirdi. Kendisi bu konuda para kazanma hırsı ile çok güzel şeyler söyleyip, yeterli tedaviyi sağlayamamış olmasını kimsenin tercih edeceğini sanmıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.