Sağlıkta dönüşüm ve asistan hekimler

Dr. Egemen ÇİÇEK / TTB Asistan Hekim Kolu

Türkiye sağlık ortamı, kamuoyunu yönetenlerin üzerinde en fazla tasarrufta bulunduğu -eğitimle birlikte- en önemli iki alandan birini teşkil etmektedir.

            Her gün sağlık alanında yeni düzenlemeler yapılarak karmaşa yaratılmakta, bir taraftan temel sağlık hakları konusunda halkın talepleri karşılanıyor gibi yapılırken, bir taraftan da özelleştirmenin altyapısı tamamlanarak güvencesiz sağlık ortamı hazırlanmaktadır.

            Geleceğin sağlık üretimini gerçekleştirecek olan tıp fakültelerinin öğrencileri ve uzmanlık eğitimi almakta olan asistan hekimlerin azami eğitim altyapıları ise bu düzenlemelerle tamamen ortadan kaldırılmıştır. Geçmişin yanlış uygulamalarını fırsat bilip, kötü uygulamalarını bahane ederek yapılan yeni düzenlemeler ise halkın sağlık hakkını ve biz asistan hekimlerin eğitimini geri dönüşümsüz olarak etkilemiştir.

            Durumun vahameti gelecek yıllarda çok daha ciddi boyutlarda belirginleşecektir.

            Asistan hekimler çoğunlukla hekimlik mesleğini yapmak istememekte yada ülkemizde hekimlik yapmak noktasında ciddi tereddüde düşmektedir. Beyin göçünün engellenmesi için çaba sarf edildiği söylenirken; Eğitimin her alanında ilk yüzde 2’lik dilimde yer alarak başarı kazanıp zorlu tıp eğitimi sürecine giren bizlere hergeçen gün daha az eğitim olanağı reva görülmektedir.

            Araştırma yapmak zorlaştırılmıştır. Sağlık alanında gerçekten araştırma yapabilmek için maddi ihtiyacınızın olmaması yani sağlık alanında çalışmamanız gerekmektedir.  Maddi olanak bulmak için yazışma, bürokrasi ve kısıtlamalar ile boğuşmak zorunda bırakılmaktayız.

            Araştırma ve eğitimin temel öğesi olan zaman, sınırsız çalışma süresi ile baltalanmaktadır.

            Toplumun temelini oluşturan aileden bahsedenler sağlık alanında çalışanların da ailesinin olabileceğini düşünmemektedir. Asistan hekimlerin özellikle ruh sağlığı noktasında ciddi sorunlar olduğu ortadadır.

            Asistan hekim sayılarının azaltılması ise iş yükümüzü iki katına çıkarmıştır.

            Birçok alanda azaltılan asistan hekim sayısı ile eğitimin (vaka sayılarının artması beklenirken) kalitesi düşmüştür. Genel işleyişi ( çoğunlukla hekimin iş tanımının dışında olan işleri) sağlamak için harcanan zaman ve emek nedeni ile eğitim son planda düşünülmektedir.

Eğitim Araştırma Hastanelerinde çalışan araştırma görevlileri ile üniversite hastanelerinde çalışan araştırma görevlileri arasındaki çalışma şartları ve ücret noktasında fark mevcuttur. Ancak buluşma noktası düşük ücretlerin artırılması şeklinde değil daha yüksek ücret alanların fakirleştirilmesi ve çalışma şartlarının zorlaştırılması şeklindedir. 

              Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim araştırma Hastanelerinde eğitimlerini başarıyla bitirenler mezuniyet sonrası çalışmalarına atama yapılıncaya kadar devam ederken Üniversite hastanelerinde eğitimini başarı ile tamamlayan araştırma görevlilerinin kurum ile ilişikleri kesilmekte güvencesiz ve maaşsız kalmaktadırlar. Emeği ile geçinen genç hekimler için ciddi bir kayıp yaratmaktadır.

            Asistan Hekimler ile halk her alanda karşı karşıya getirilmekte durumun mağduru olan iki kesim arasındaki gerginlik tırmanmaktadır.  Hekime ve sağlık çalışanlarına şiddet konusunda hassas olduğunu beyan edenler yine şiddetin oluşması için uygun ortamı yaratmaktadırlar.

            Toplumun hekime bakışı yönlendirilip saygı ve güvenden yoksun ortam yaratılmaktadır. Hekimler arasında birlik ve beraberlik maddi çıkarlar üzerinden zedelenmeye çalışılmaktadır. Hekimleri bu noktalara getirerek ülkeye hangi yönde hizmet edildiğini yine zaman gösterecektir.

            Bize düşen birlik ve beraberlik içerisinde, asistan hekim ruhu ile dayatılan düzeni reddedip hak ettiğimiz eğitimi almak, kendi ruh ve beden sağlığımızı tehdit etmeyecek sağlık ortamını talep etmektir.

 

 

 

 

2005 YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİREN “ZORUNLU HİZMET” KANUNU

 

SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU,

SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR KANUN,

DEVLET MEMURLARI KANUNU

TABABET VE ŞUABATI SAN’ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN

ve

SAĞLIK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME’de 

 

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

 

Kanun No. 5371                Kabul Tarihi : 21.6.2005

MADDE 1.- 7.5.1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.

EK MADDE 3.- İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan;

6. Grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde 300,

5. Grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile altıncı grup ilçe merkezlerinde 350,

4. Grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile beşinci grup ilçe merkezlerinde 400,

3. Grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile dördüncü grup ilçe merkezlerinde 450,

2. Grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile üçüncü grup ilçe merkezlerinde 500,

1. Grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile ikinci grup ilçe merkezlerinde 550,

1. Grup ilçe merkezlerinde 600,

Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10.7.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler. Bu süreler ihtiyaca göre Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile kısaltılabilir. Sürelerin hesabında fiilen çalışma esas olup, hafta sonu ve resmi tatil günleri fiili çalışmadan sayılır. Yıllık, mazeret ve hastalık izinli geçirilen günler ise yükümlülük süresine ilave edilir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde veya yurt dışında kendi nam ve hesabına okuyarak Devletten öğrenci dövizi almadan tıp, tıpta uzmanlık veya yan dal uzmanlık öğrenimlerini tamamlayanlar Devlet hizmeti yükümlülüğüne tâbi değildir. Ancak; Türk Silahlı Kuvvetlerinde iki yıl görev yapmadan ayrılanlara da bu madde hükümleri uygulanır. Türk Silahlı Kuvvetleri hariç, herhangi bir kamu kurum veya kuruluşu adına öğrenim gören personelin bu Kanun hükümleri gereği yapacağı Devlet hizmeti yükümlülüğü, mecburi hizmet süresinden düşülür.

EK MADDE 4.- Tıp fakülteleri dekanlıkları ve eğitim hastaneleri baştabiplikleri mezun olan veya uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrenimini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin isim ve adreslerini onbeş gün içinde Sağlık Bakanlığına bildirmekle yükümlüdürler. Diploma ve uzmanlık belgelerinin Sağlık Bakanlığınca tescil işlemlerini müteakip en geç iki ay içerisinde, Devlet hizmeti yükümlülüğü olan personel, atama yerleri ve atama işlemine ilişkin süreç internet sayfasında ilân edilir. Bu ilân tebligat yerine geçer.

Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle yapılacak atamalar hariç personelin görev yerleri, tercih hakkı verilmek sureti ile kurayla belirlenir. Atama sonuçlarının internet sayfasında ilânını müteakip, gerekli hallerde belgelerini tamamlamak üzere ilgili personele yirmi gün süre verilir. Devlet hizmeti yükümlülük süresi, personelin atandığı yerde göreve katılması ile başlar. Belge ile ispatı mümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresi içinde göreve başlamayanlar ile başladıktan sonra ayrılanların görev yapmadıkları gün sayısı Devlet hizmeti yükümlülük süresine ilave edilir. Ancak ilave edilen süre, atama yerine göre belirlenen asıl süreden fazla olamaz.

Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personel, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemezler.

EK MADDE 5.- Tabipler, Devlet hizmeti yükümlülüklerine başlamadan veya tamamlamadan asistanlık veya yan dal asistanlık sınavlarına katılabilir ve uzmanlık eğitimine başlayabilirler. Eksik kalan Devlet hizmeti yükümlülüklerini, uzman tabip veya yan dal uzmanı olarak yapacakları Devlet hizmeti yükümlülüğüne ilave etmek suretiyle yerine getirirler. Ancak, birden fazla uzmanlık veya yan dal uzmanlık eğitimine başlanabilmesi için Devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlanması şarttır.

Asistanlık, uzmanlık ve yan dal uzmanlık eğitimi ile askerlikte geçen süreler Devlet hizmeti yükümlülüğünden sayılmaz.

EK MADDE 6.- Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmakta olan personel, mazeret ve zorunlu haller dışında başka yere atanamaz. Ancak deprem gibi olağanüstü hallerde geçici olarak bir ayı aşmamak üzere görevlendirilebilir. Mazeret, zorunluluk halleri veya tabip iken eksik kalan yükümlülüğünü uzman tabip olarak tamamlama gibi nedenlerle başka yere atanan personelin kalan yükümlülük süreleri, eski ve yeni görev yeri hizmet sürelerinin oranına göre belirlenir.

Sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yükümlülüklerini yerine getiren personelden sözleşmesi feshedilenler, yükümlülüklerinin geri kalan kısmını Devlet memuru olarak tamamlarlar.

Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamında yapılacak atamalar açıktan atama sayısına dahil edilmez.

Devlet memuru veya sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlayanlar, talepleri halinde sürelerle ilgili sınırlamalara tâbi olmaksızın ilgili mevzuata göre kurum içi veya kurumlar arası naklen veya açıktan atamaya hak kazanırlar.

Devlet hizmeti yükümlüsü personel, bu Kanun hükümleri dışında genel hükümlere ve ilgili Kurum mevzuatına tâbidir.

MADDE 2.- Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 6.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tıp fakültelerinde öğrenim görenler ile tıpta uzmanlık ve yan dal uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar bu Kanunun ek 3 üncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler.

MADDE 3.- 31.12.1980 tarihli ve 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve  Çalışma Esaslarına Dair Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 4.- 1 inci madde kapsamına giren personelden; il sağlık müdürlüğü ve başhekimlik görevini yürütenler hariç olmak üzere özel kanunlarına göre meslek ve sanatlarını serbest  olarak icra etme hak ve yetkisine sahip olanlar istedikleri takdirde, 1 inci maddede öngörülen tazminat hakkından yararlanmamak şartı ile serbest olarak çalışabilirler. Bunlara iş güçlüğü, iş riski ve teminindeki güçlük zamları veya bu mahiyetteki zamlar ödenmez.

MADDE 4.-Sağlık Personelinin Tazminat ve  Çalışma Esaslarına Dair Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte il sağlık müdürlüğü ve başhekimlik görevini yürütenlerden mesleklerini serbest olarak icra etmekte olanlar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde serbest meslek faaliyetlerine son vermek veya bulundukları görevlerden ayrılmak zorundadırlar.

MADDE 5.-14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına “eczacılık” ibaresinden sonra gelmek üzere “köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 6.- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

İcap nöbeti tutan ve bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personeline, her bir izin suretiyle karşılanamayan icap nöbeti saati için (her bir icap nöbeti süresi kesintisiz oniki saatten az olmamak üzere), yukarıda nöbet ücreti için belirlenen ücretin %30’u tutarında icap nöbet ücreti ödenir. Bu şekilde ücretlendirilebilecek icap nöbeti toplam süresi, aylık yüzyirmi saati geçemez.

Bu madde uyarınca yapılacak ödemeler, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarında döner sermaye bütçesinden ödenir.

MADDE 7.- 11.4.1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve ŞuabatıSan’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Acil tıbbi yardım ve bakım ile sınırlı kalmak ve Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliğinde belirtilmek kaydıyla acil tıp teknikerleri ile acil tıp teknisyenleri hastaya müdahale edebilir, bu hususta lazım gelen iş ve işlemleri yapabilirler. Hastane öncesi acil tıbbi yardım veren personel özel tip kıyafet giyer.

MADDE 8.- 13.12.1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye  aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 10.- Bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kuruluşlarında müfettiş ve Maliye Bakanlığında muhasebat kontrolörü veya bütçe kontrolörü unvanını ihraz edenler Sağlık Bakanlığı müfettişliği kadrolarına, aynı kurumlarda başmüfettiş ve muhasebat baş kontrolörü veya bütçe baş kontrolörü unvanını ihraz edenler ise Sağlık Bakanlığı başmüfettişliği kadrolarına, 18.7.1990 tarihli ve 90/671 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğünde belirlenen öğrenim şartını taşımaları kaydıyla bir yıl içinde naklen atanabilirler.

MADDE  9.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 10.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

 

 

 

 

ŞUANKİ DÜZENLEMEYE KONU OLAN “TAM GÜN YASA TASARISI” *

 

 

SAĞLIK TORBA TASARISININ;

 

Hekimler, Tıp Öğrencileri, Tıp Fakülteleri  ve Eğitim Araştırma Hastaneleri İle İlgili Hükümleri

 

(Sağlık Bakanlığı Önergesi ile Tasarıya eklenmesi planlanan bölümler bold olarak gösterilmektedir)

 

 

  1. I.            MADDE 7-14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

 

Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı:(1)

Madde 28 – Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). Memurlar, meslekî faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.

 

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri görevleri, özel kanunlarda belirtilen görevler ile kurumlarına bildirmek kaydıyla yapılan insanî ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar bu yasaklamanın dışındadır.

 

Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler,

  1. II.            MADDE 8-657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

Ek Madde 33 – Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık  çalışma süresi dışında normal, acil  veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir Ancak ayda 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

 

* http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/torba-4135.htmladresindenalınmıştır.

 

  1. III.            MADDE 9– 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesinin birinci ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 Çalışma esasları:

Madde 36 – (Değişik: 21/1/2010-5947/3 md.)

Öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapar. …

 

Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, tıp ve diş hekimliği fakültelerinin ihtiyaç duyulan alanlarında teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tâbi tutulmaksızın sözleşmeli öğretim üyesi olarak istihdam edilebilir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu kararıyla 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin onbeş katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Bu fıkra kapsamında sözleşmeli profesör ve doçentlere ödenecek sözleşme ücretinin yıllık toplam tutarı, üniversitenin özel bütçesinde ilgili yılda personel giderleri için öngörülen başlangıç ödeneğinin toplam tutarının yüzde 1’ini hiçbir şekilde geçemez; ancak, ilgili üniversitenin teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca bu oran bir katına kadar artırılabilir ve bu şekilde artırılan tutar ilgili üniversitenin döner sermaye bütçesinden karşılanır. Sözleşmeli olarak istihdam edilecek profesör ve doçent sayısı, ilgili tıp ve diş hekimliği fakültelerinde devamlı statüde çalışan öğretim üyesi sayısının yüzde 5’inden fazla olamaz. 1/3/2006 tarihinden sonra kurulan üniversiteler, bu oranlara tâbi olmaksızın beş kişiye kadar sözleşmeli öğretim üyesi istihdam edebilir. Sözleşmeler, aylık çalışma süresi seksen saati geçmemek üzere bir yıla kadar yapılabilir. Süresi iki ayı geçmeyen sözleşmeler üniversite yönetim kurulunun kararıyla yapılır ve yapılan sözleşmelerin içeriği ve gerekçesi hakkında yedi gün içinde Yükseköğretim Kuruluna bilgi verilir. İki aydan daha uzun süreli sözleşmeler, üniversite yönetim kurulunun kararı ve Yükseköğretim Kurulunun izniyle yapılır. Aynı hizmet için iki aydan sonra yapılacak müteakip sözleşmeler de Yükseköğretim Kurulunun iznine tâbidir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, bu fıkra uyarınca yapılacak ödeme dışında 58 inci maddede öngörülen ek ödeme dâhil olmak üzere herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz. Bu kişiler rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamaz; bunların yardımcılıklarında bulunamaz ve benzeri idarî görev alamaz; akademik birim yöneticiliği ve rektörlük seçimlerinde oy kullanamaz. Sözleşmeli öğretim üyesi çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, bunlara yaptıkları görevlere bağlı olarak ödenecek saatlik sözleşme ücretlerinin tutarı ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu tarafından müştereken belirlenir.”

 

  1. IV.            “Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tâbidir.  Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu öğretim üyesi sayısının yüzde 50’ini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek %50’si uygulama, %50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;

a)     Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.

b)     Sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.

c)      Altıncı fıkrada sayılan idarî görevlerde bulunamaz.

ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.

d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları halinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla 5 yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz.

Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların %20’sini geçmemek üzere yedinci fıkra kapsamında üniversite ile sözleşme yapabilir. Vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan özel hastanelerde %20 oranının hesabında, üniversite kadrolarındaki tabip ve diş tabibi dikkate alınmaz. Bunlardan ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davrananların, bu kapsamdaki bütün sözleşmeleri sona erdirilir ve bunlar 5 yıl süreyle yeni sözleşme yapamaz.

Yedincifıkranınuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulunun onayı ile üniversite yönetim kurulları tarafından belirlenir.”

  1. V.            MADDE 10-2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (a) fıkrasının altıncı paragrafı yürürlükten kaldırılmış, aynı maddeye (g) fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

Döner sermaye : (2)

Madde 58 – a) Yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun önerisi ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile döner sermaye işletmesi kurulabilir. Kurulacak döner sermaye işletmesinin başlangıç sermayesine ilgili yükseköğretim kurumu bütçesinde bu amaç için ödenek öngörülmek şartıyla katkı sağlanabilir.

Döner sermaye işletmesi faaliyetlerinden elde edilen gelirler, birimler itibarıyla ayrı hesaplarda izlenir.

Döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye, üniversite yönetim kurulu kararı ile artırılabilir. Artırılan sermaye tutarı yıl sonu kârlarından karşılanır.

Ödenmiş sermaye tutarı, tahsis edilen sermaye tutarına ulaştıktan sonra kalan yıl sonu kârı, döner sermaye işletmesinin hizmetlerinde kullanılmak üzere ertesi yılın gelirine ilave edilir.

Döner sermaye işletmesinin gelirleri, işletme adına yapılan mal ve hizmet satışları ile diğer gelirlerden oluşur.

Döner sermaye işletmesinden verilen hizmetler dolayısıyla öğretim elamanları adına her ne nam altında olursa olsun ayrıca ücret talep edilemez.

“h) Öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden dolayı 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alınan ilave ücretler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu tutardan ayrıca hazine payı ve (b) fıkrası uyarınca kesinti yapılmaz. Bu şekilde elde edilen gelirin 50’sinden az ve yüzde 60’ından fazla olmamak üzere üniversite yönetim kurulunca tespit edilecek oranı mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan öğretim üyesine, mesai içinde gerçekleştirilen iş miktarı ve çeşidi dikkate alınarak belirlenen toplam performansı aşmamak kaydıyla, ek ödeme matrahının yüzde 800’ünü geçmemek üzere her ay ayrıca ödenir. Mesai saatleri dışında ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerini veren öğretim üyeleri için de yüzde 800 oranı uygulanır. Ancak bu fıkra kapsamında öğretim üyelerine yapılacak ek ödeme ile (c) ve (f) fıkraları uyarınca yapılacak ek ödeme toplamı ek ödeme matrahının yüzde 1600’ünü geçemez. Bu fıkra uyarınca dağıtılan gelirlerden kalan tutarlar (b) fıkrasında belirtilen işler ile (c) fıkrasının ikinci paragrafı uyarınca fiilen mesai dışında çalışan diğer personele yapılacak ek ödemede kullanılır.

“ı) Öğretim üyelerinin 36 ncı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca çalışmaları karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu tutardan (b) fıkrası uyarınca kesinti yapılmaz. Bu gelirin yüzde 50’si herhangi bir limite bağlı olmaksızın hizmeti sunan öğretim üyesine ödenir ve kalan tutar (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır.”

  1. VI.            MADDE 11-2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 64- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyeleri, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde bu faaliyetlerini sona erdirir; bu süre içerisinde sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişikleri kesilir.”

  1. VII.            MADDE 11-2547 sayılı Kanunun ek 29 uncu maddesinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Üniversitelerin (Gülhane Askeri Tıp Akademisi dahil) tıp fakültelerinin beşinci yılını tamamlayıp altıncı yıla geçen, diş hekimliği fakültelerinin dördüncü yılını tamamlayıp beşinci yıla geçen öğrencilerine intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden oniki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenir.

 

  1. VIII.            “MADDE 12-2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

‘GEÇİCİ MADDE 65- Bu Kanunun 36 ncı maddesinin yedinci ve son fıkrasına yapılacak düzenlemeler bu maddenin yayımı tarihinden itibaren bir ay içerisinde yürürlüğe konulur. 36 ncı maddesinin yedinci fıkrasına göre hizmet verilmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay sonra başlatılır. Bu kapsamda ilk defa çalıştırılacakların tespitinde uygulama faaliyetleri için, bu maddenin yayımından itibaren üç ay içerisindeki çalışmaları, akademik faaliyetleri açısından çalışmaları esas alınarak belirlenir.’”

  1. IX.            MADDE 12– 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Meslekî faaliyet ve serbest meslek icrası yasağı

EK MADDE 27- Bu Kanun kapsamına girenler, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında meslekî faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.”

  1. X.            MADDE 13-17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Çalışma esasları:

Madde 32 – Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki öğretim elemanlarının haftalık çalışma süresi 40 saattir. Öğretim elemanları, mesailerini kurumlarındaki çalışmalara hasrederler. Yetkili olan öğretim elemanları, gerektiğinde hasta muayenesi ve tedavisi de yaparlar.

Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki kadrolu asker ve sivil öğretim elemanları 926 sayılı Kanunun ek 27 nci maddesi hükmüne tâbidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, ihtiyaç duyulan alanlarda teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tâbi tutulmaksızın Gülhane Askeri Tıp Akademisinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalıştırılabilir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Genelkurmay Başkanlığının kararıyla 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin onbeş katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Bu fıkra kapsamında sözleşmeli profesör ve doçentlere ödenecek sözleşme ücretinin yıllık toplam tutarı, Gülhane Askeri Tıp Fakültesinde görevli öğretim üyelerine bir önceki yılda personel gideri olarak ödenen toplam tutarın yüzde birini hiçbir şekilde geçemez; ancak, Millî Savunma Bakanlığının teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca bu oran bir katına kadar artırılabilir ve bu şekilde artırılan tutar Gülhane Askeri Tıp Akademisi döner sermaye bütçesinden karşılanır. Gülhane Askeri Tıp Akademisinde istihdam edilecek sözleşmeli öğretim üyesi sayısı, devamlı statüde çalışan öğretim üyesi sayısının yüzde beşinden fazla olamaz. Sözleşmeler, aylık çalışma süresi seksen saati geçmemek üzere bir yıla kadar yapılabilir. Sözleşmeler, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Akademi Kurulunun teklifi ve Genelkurmay Başkanlığının onayı ile yapılır. Sözleşmeli öğretim üyelerine, bu fıkra uyarınca yapılacak ödeme dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz. Bu kişiler dekan; enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü; yönetim kurulu ve kurul üyesi; bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamaz, bunların yardımcılıklarında bulunamaz ve benzeri idarî görev alamaz. Sözleşmeli öğretim üyesi çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esaslar, bunlara yaptıkları görevlere bağlı olarak ödenecek saatlik sözleşme ücretlerinin tutarı ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

 

  1. XI.            MADDE 14-2955 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyeleri, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde bu faaliyetlerini sona erdirir; bu süre içerisinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyeleri istifa etmiş sayılır.”

 

 

  1. XII.            MADDE 15-11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve ŞuabatıSan’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ameliyat” ibaresi “ameliyat ile sünneti” şeklinde değiştirilmiş, aynı cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, aynı fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

Madde 3 – Yukarki maddelerde zikredilen tabip diplomasını ve fenni, cerrahi veya şuabatındaihtısas sahibi olduğuna dair işbu kanunun tarifleri dairesinde vesaikılazimeyi haiz olmıyan hiç bir kimse hiç bir ameliyei cerrahiye icra edemez. Cerrahiisağireye ait ameliyat ile sünneti her tabip yapabilir. Ancak, olağanüstü ve istisnaî hâllerde Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek eğitimi alan kimseler tarafından hekim gözetiminde sünnet ameliyesi yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilir. Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaleti tarafından açılan ve idare edilen mekteplerden mezun küçük sıhhiye memurları ve işbu mekteplere muadil tedrisat yapan mekteplerden mezun olup şahadetnameleri Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil edilenler talimatnamelerinde yazılı olanlara munhasır kalmak şartiyle küçük ameliyeleri yapabilirler. Evsaf ve şeraiti bu kanunla tesbit edilmiş olan sünnetçiler sünnet ameliyesini icra edebilirler.

Acil tıbbi yardım ve bakım ile sınırlı kalmak ve Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliğinde belirtilmek kaydıyla acil tıp teknikerleri ile acil tıp teknisyenleri hastaya müdahale edebilir, bu hususta lazım gelen iş ve işlemleri yapabilirler. Hastane öncesi acil tıbbi yardım veren personel özel tip kıyafet giyer.

….

“Türk Silahlı Kuvvetlerinin muharip unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatı personelinden, görevlendirilen ve ilgili eğitimi başarıyla tamamlayanlar, görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere, hastane öncesi acil tıbbî müdahaleleri yapmaya yetkilidir. Söz konusu personelin yetki ve sorumlulukları ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, İçişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.”

 

  1. XIII.            MADDE 16-1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin (a) bendinden önce gelen bölümü ile üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir

Madde 12 – Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur.

Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:

a)     Kamu kurum ve kuruluşları.

b)     Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.

c)      Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.

Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini

serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında aylık otuz saati geçmemek üzere işyeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. Tabipler, işyeri hekimliği eğitimi alma ve işyeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın çok tehlikeli olanlar dışındaki işyerlerinin işyeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.

  1. XIV.            MADDE 17- 1219 sayılı Kanunun Ek 14 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Ek Madde 14 –

‘Tıpta ve diş tabipliğinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara, ilgili kurumun döner sermayesinden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden, vakıf üniversitelerinde ise kendi bütçelerinden (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu ödemeden damga vergisi dışında herhangi bir kesinti yapılmaz.’ ”

“MADDE 18- 1219 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Geçici madde 8-…

Bu madde ile Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici maddeleri çerçevesinde yeni ihdas edilen ana ve yan dallarında geçmiş çalışmalarına dayanarak uzmanlık belgesi alan tabipler, uzmanlık hak ve yetkilerini dört yıl süreyle yalnızca tıpta uzmanlık eğitimi veren kurumlarda kullanabilir. Bu süreyi her bir branş bazında bir katına arttırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.’”

 

  1. XV.            “MADDE 18- 1219 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir “Geçici madde 9- …

Eğitime başladıkları tarihte çalıştıkları aile hekimliği birimini en az üç yıl değiştirmemek şartıyla bu maddeye göre uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 3 üncü maddesi uyarınca yapmakla yükümlü oldukları Devlet hizmetini ifa etmiş sayılırlar.’

  1. XVI.            “Geçici Madde 10- Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla mülga 58 inci ve 59 uncu maddeler uyarınca sünnetçilik etme yetkisi bulunanlar 31/12/2014tarihine kadar sünnetçilik etmeye devam edebilir.”

 

 

  1. XVII.            “MADDE 19-  1219 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

 

‘GEÇİCİ MADDE 11-  Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilmez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 25/2/1954   tarihli ve  6283 sayılı Hemşirelik Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sağlık meslek liselerinin hemşirelik programına da öğrenci kaydı yapılmaz. Bu tarihe kadar kaydı yapılmış olan öğrenciler eğitimlerini kayıtları yapılan programlarda tamamlarlar ve bitirdikleri programların meslek unvanını kullanırlar. Sağlık meslek liselerinin kapatılan programlarından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar mezun olanlar da meslek unvanlarını kullanmaya devam ederler.’”

  1. XVIII.            MADDE 26-4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun;

3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (ı) bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar ilave olunmuştur.

ı) Eğitim hastanelerinde uzmanlık eğitimi yapmakta olan yabancı uyruklu asistanlara 500 YTL’ ye kadar ödeme yapılması,.

“Eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek dokuzuncu maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, her bir branş itibariyle sayılarının yüzde 50’ini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri döner sermaye hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilmelerine karar vermeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak kişiler, Bakanlıkça belirlenecek %50’si uygulama, %50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre tespit edilir. Bu çalışma karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır ve elde edilen gelirin yüzde 50’si, herhangi bir limite bağlı olmaksızın çalıştırılan kişilere ödenir.Bu şekilde çalıştırılacaklar;

Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.Mesai dışı ek ödeme alamaz.

c) Sözleşme ücretleri, kadroları için belirlenen mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.

ç) İdarî görevlerde bulunamaz.

d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları halinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla 5 yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz.

Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların %20’sini geçmemek üzere, dokuzuncu fıkra kapsamında sözleşme yapabilir. Vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan özel hastanelerde %20 oranının hesabında, üniversite kadrolarındaki tabip ve diş tabipleri dikkate alınmaz. Bunlardan ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davrananların, bu kapsamdaki bütün sözleşmeleri sona erdirilir ve bunlar 5 yıl süreyle yeni sözleşme yapamaz..”

  1. XIX.            MADDE 26-4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun  5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “döner sermaye gelirlerinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunun sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri ile teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup, Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personele döner sermaye gelirlerinden dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkrada yer alan “karşılık olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “profesör, doçent ve eğitim görevlilerine bu fıkradaki oranların yüzde 50’sini,” ibaresi eklenmiştir.

 

Madde 5- ….

Bakanlık merkez teşkilatı ile Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (laboratuvarlar hariç) ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun merkez teşkilatında görev yapanlar dışındaki personele, (…) (1) döner sermaye gelirlerinde, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunun sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri ile teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup, Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personele döner sermaye gelirlerinden dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardanbirinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; eğitim görevlisi ile uzman tabip kadrosuna atanan profesör ve doçentlerde yüzde 800’ünü, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde 700’ünü, pratisyen tabip ve diş tabiplerinde yüzde 500’ünü, idarî sağlık müdür yardımcısı, idarî halk sağlığı müdür yardımcısı, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 250’sini, başhemşirelerde yüzde 200’ünü, diğer personelde ise yüzde 150’sini geçemez. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak uygulanır. Nöbet hizmetleri hariç olmak üzere mesai saatleri dışında gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak profesör, doçent ve eğitim görevlilerine bu fıkradaki oranların yüzde 50’sini, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara bu fıkradaki oranların yüzde 30’unu, diğer personele yüzde 20’sini geçmeyecek şekilde ayrıca ek ödeme yapılır. Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Bu madde uyarınca yapılacak ödeme sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.

  1. XX.            MADDE 27-4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 57 nci maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir

Madde 57 – Silahlı kuvvetler sağlık işlerinde askerlerin fizik ve moral durumlarını takip ve koruyucu tababetin tatbikı esastır.

Silahlı kuvvetlerin sağlık teşkillerindeki sağlık hizmetleri, harekât ihtiyaçları hariç ulusal sağlık mevzuatında yer alan hizmet standartlarına göre yürütülür.

Bu hizmetin yürütülmesinden ve görülmesinden kıta kumandanları veya kurum amirleri ile bunlarıntabipleri sorumludur.

 

  1. XXI.            MADDE 28– 29/5/1979 tarihli ve 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“MADDE 10- Organ ve doku alınması, taşınması, saklanması, aşılanması ve nakli ile yurtdışından temin edilmesi, Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş gerekli uzman personel ve donanıma sahip kurumlarca yapılır.”

 

  1. XXII.            MADDE 29– 2238 sayılı Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 11- Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbî ölümün gerçekleştiğine, biri nörolog veya nöroşirürjiyen, biri de anesteziyolji ve reanimasyon veya yoğun bakım uzmanından oluşan iki hekim tarafından kanıta dayalı tıp kurallarına uygun olarak oy birliği ile karar verilir.”

 

  1. XXIII.            MADDE 30-2238 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “veya beyan” ibaresi “ibraz edilmedikçe”, beşinci fıkrasında yer alan “ve adli kovuşturma ile ilgisi olmayan” ibaresi “ölü muayenesi veya otopsi işlemi tamamlanmış” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

Madde 14 –

Aksine bir vasiyet veya beyanibrazedilmedikçeyoksa, kornea gibi ceset üzerinde bir değişiklik yapmayan dokular alınabilir.

Ölü, sağlığında kendisinden ölümünden sonra organ veya doku alınmasına karşı olduğunu belirtmişse organ ve doku alınamaz.

Ayrıca vücudunu ölümden sonra inceleme ve araştırma faaliyetlerinde faydalanılmak üzere vasiyet edenlerle yataklı tedavi kurumlarında ölen veya bunların morglarına getirilen ve kimsenin sahip çıkmadığı ve adli kovuşturma ile ilgisi olmayanölü muayenesi veya otopsi işlemi tamamlanmış cesetler aksine bir vesiyet olmadığı takdirde 6 aya kadar muhafaza edilmek ve bilimsel araştırma için kullanılmak üzere ilgili yüksek öğretim kurumlarına verilebilirler. Bu cesetlerin defin hususu dahil tabi olacakları işlemler Adalet, İçişleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarınca bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

“Tıp eğitimi için gerekli olan kadavranın yurtiçinden yeteri kadar temin edilememesi hâlinde yurtdışından kadavra veya kadavra parçası temin edilebilir.  Kadavra veya kadavra parçası temini ile yurtdışından kadavra temin edecek kişi veya kuruluşların yetkilendirilmesine dair usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.”

  1. XXIV.            “MADDE 31-7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına, birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir

Ek Madde 4 – Tıp fakülteleri dekanlıkları ve eğitim hastaneleri baştabiplikleri mezun olan veya uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrenimini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin isim ve adreslerini onbeş gün içinde Sağlık Bakanlığına bildirmekle yükümlüdürler. Diploma ve uzmanlık belgelerinin Sağlık Bakanlığınca tescil işlemlerini müteakip en geç iki ay içerisinde,Devlet hizmeti yükümlülüğü olan personel, atama yerleri ve atama işlemine ilişkin süreç internet sayfasında ilân edilir. Bu ilân tebligat yerine geçer.

Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle yapılacak atamalar hariç personelin görev yerleri, tercih hakkı verilmek sureti ile kurayla belirlenir. Ancak beşinci ve altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile Bakanlar Kurulunca tespit edilecek il merkezi ve il merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirenler, tekrar Devlet hizmeti yükümlüsü olduklarında istekleri dışında bu yerlere atanamazlar Atama sonuçlarının internet sayfasında ilânını müteakip, gerekli hallerde belgelerini tamamlamak üzere ilgili personele yirmi gün süre verilir. Devlet hizmeti yükümlülük süresi, personelin atandığı yerde göreve katılması ile başlar.

Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personel, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemezler

 

  1. XXV.            MADDE 31-7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununu ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Ek Madde 9 – …

Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında

  • olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz.

2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tâbi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır.”

 

 

  1. XXVI.            MADDE 32-3359 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinden önce gelen bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

Ek Madde 10 – Herhangi bir tedavi yöntemi veya araçlarının veyahut ruhsat veya izin alınmış olsa dahi ilaç ve terkiplerinin, tıbbî ve biyolojik ürünler, bitkisel ürünler, kozmetik ürünler ve hammaddeleri ile tıbbî cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı veya bağlı kuruluşlarından izin alınmasının yanında;

  1. Araştırmanın, öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
  2. İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
  3. Araştırmanın, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,

ç) Araştırma sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,

  1. Araştırmayla varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
  2. Üzerinde araştırma yapılacak ilgilinin, araştırmanın mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı rızasının olması ve bu rızanın herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,
  3. Yapılacak araştırmayı ilgili etik kurulun uygun görmesi,şarttır.

Belirtilen araştırmalar, üzerinde araştırma yapılacak kimselerin emniyetini sağlamaya ve araştırmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesine, takibine ve gereğinde acil müdahale yapılabilmesine elverişli ve araştırmanın vasfına uygun personel, teçhizat ve laboratuvar imkânlarına sahip olan üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri, üniversitelere bağlı onaylanmış araştırma-geliştirme merkezleri, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi ve Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından yapılabilir. Bu merkezler ve hastanelerde yapılan klinik araştırmalara, gereğinde bu merkezlerin ve hastanelerin koordinatörlüğünde veya idarî sorumluluğunda olmak kaydıyla, belirtilen nitelikleri haiz diğer sağlık kurum ve kuruluşları da dâhil edilebilir.

 

 

  1. XXVII.            MADDE 33-3359 sayılı Kanuna aşağıdaki maddeler eklenmiştir.

 

“EK MADDE 11- Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir.

Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlîpara cezası ile cezalandırılır. Özel izne tâbi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.

Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idarî para cezası verilir.

Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbî cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idarî para cezası uygulanır.

İnsan sağlığının, ticarî unsur hâline dönüştürülmesinin engellenmesi ve kamu yararının korunması amacıyla Sağlık Bakanlığınca belirlenen bilgilendirme ve tanıtım faaliyetlerinin usûl ve esaslarına aykırı hareket eden sağlık kurum ve kuruluşlarına ve yayıncı kuruluşlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idarî para cezası uygulanır.

Bu maddedeki idarî para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içerisinde tekrarı hâlinde idarî para cezaları bir kat arttırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti üç aya kadar durdurulur.

Bu madde belirtilen idarî para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir.

 

EK MADDE 12- Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni var sayılan suçlardandır.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.”

 

  1. XXVIII.            MADDE 34-3359 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 8- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 9 uncu maddeye göre birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin döner sermayesinden, üniversite rektörü, rektör yardımcısı, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı, dekan yardımcısı ve öğretim elemanlarına yapılmış ek ödemeler için borç çıkarılmaz.

 

“GEÇİCİ MADDE 9-01/01/2013 tarihinden önce yurt dışında meslekî faaliyette bulunan tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yurt dışında eğitimlerini tamamlayanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Türkiye’ye dönmek ve en az üç yıl süreyle Türkiye’de meslek icrasında bulunmak şartıyla Devlet hizmeti yükümlüğünden muaf tutulur.”EŞİTSİZLİK

  1. XXIX.            “MADDE 36-24/11/2004 tarihli ve5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş, yedinci fıkrasında yer alan ‘tetkik ve sarf malzemesi giderleri’ ibareleri yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

Madde 3-

Sözleşme yapılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre belirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin aile hekimi için (6) katını, aile sağlığı elemanı için (1,5) katını aşmamak üzere tespit edilecek tutar, çalışılan ay sonuçlarının ilgili sağlık idaresine bildiriminden itibaren onbeş gün içerisinde ödenir. Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ihtiyaç ve zaruret hâsıl olduğunda haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde nöbet görevi verilebilir ve bunlara aynı maddede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde nöbet ücreti ödenir.Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının ayda asgari onaltı saat nöbet tutmaları zorunludur.

…..

Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının durumları ve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde; çalıştığı bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, aile sağlığı merkezi giderleri, tetkik ve sarf malzemesi giderleri, kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafından karşılanmayan gider unsurları, belirlenen standartlar çerçevesinde sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündeki başarı oranı gibi kriterler esas alınır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20’sine kadar indirim yapılır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, tetkik ve sarf malzemesi giderleri ve gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenir.’”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

          DÜZENLEMEYE KONU OLAN “TAM GÜN YASA TASARISI” HAKKINDA

TTB’NİN KOMİSYONDA ORTAYA KOYDUĞU GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

 

Sağlık Torbası İçin Hekimler Der ki;

Hekimliğin Suç Haline Getirilmesini ve Köleliği Kabul Etmiyoruz, Etmeyeceğiz

20 Haziran 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Hükümet tarafından gönderilen “ Sağlık Torba Tasarı”, 26 Haziran -1 Temmuz tarihleri arasında bütün uyarılara rağmen acele ile Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonundan geçirilip Genel Kurula indirilmişti.

Tasarı Genel Kurul’un iade etmesi üzerine, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda 21 Kasım 2013 günü tekrar görüşülmeye başlandı.

41 Maddelik Tasarıya tıp ve tıpta uzmanlık eğitimini, hekimlerin haklarını ve hekimlik mesleğini yakından ilgilendiren çok sayıda yeni hükmün eklendiği ya da öncekilerde değişiklik yapıldığı anlaşılmıştır.

Tasarı genelde sermayenin özelde sağlık sermayesinin çıkarlarına göre biçimlendirilmiştir. Tasarıda az sayıdaki olumlu düzenleme hukuksuz ve haksız düzenlemelerin üstünü örtmeye, verilecek ağır zararı gidermeye yetmemektedir. Düzenlemelerle sağlık hizmeti daha da ticarileştirilmekte, hekimlerin mesleğini bağımsız bir biçimde yerine getirmesi suç haline getirilmektedir.

Özel ve kamu işverenlerinin çıkarları için hekimlerin üzerinden çifte sömürü yöntemleri geliştirilmektedir. Yıllardır “hekimlerin elini vatandaşın cebinden çıkaracağız” diye topluma açıklamada bulunanların, vatandaşın cebine de hekimlerin emeğine de bütünüyle el koymayı amaçladıkları bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır.

Tasarı, Sermayenin doymak bilmez çıkarlarına hizmet için evrensel hekimlik ilkelerinin ve evrensel hukuk ilkelerinin çiğnendiği bir metinden ibarettir.

Toplum yararına kamusal sağlık hizmetinin iyileştirilmesine, tıp fakültelerinin eğitim ve öğretim üyesi sorunlarının çözümüne, sağlık çalışanlarına insancıl çalışma koşulları ve ücret sistemi getirilmesine yönelik düzenlemeler, Tasarının kapsamına girememektedir.

Komisyon toplantısına Türk Tabipleri Birliği adına Merkez Konsey Genel Sekreteri Dr. Bayazıt İlhan, İkinci Başkan Prof. Dr. Gülriz Erişgen, Av. Ziynet Özçelik katıldı.

Toplantıda Türk Tabipleri Birliği adına Genel Sekreter Dr. Bayazıt İlhan verilen kısıtlı zamanda itirazlarımıza dair bir sunum yaptı. Sunumda tıp ve tıpta uzmanlık eğitiminin içinde bulunduğu sorunlara çözüm getiren düzenlemelerin öneriler doğrultusunda acilen yapılması, hekimlik değerleri ile çelişen maddelerin düzeltilmesi, hekimliğin suç sayılmasına yönelik maddenin bütünüyle geri çekilmesi, çifte sömürüye ve bağımsız çalışma hakkına yönelik müdahalelerin geri çekilmesi,  sağlıkta şiddetin önlenmesi için daha önce TTB tarafından hazırlanıp TBMM Sağlıkta Şiddeti Araştırma Komisyonu tarafından da önerilen ayrı bir suç ve ceza maddesinin düzenlenmesi, “jet profesör” olarak bilinen kişilere tanınması planlanan ayrıcalıklardan vazgeçilmesi, zorunlu hizmette bazı kişi ve gruplara yönelik muafiyet yerine bütünüyle kaldırılması, nöbetler ve fazla çalıştırma uygulamalarının evrensel normlarda ele alınarak hekimlerin dinlenme hakkının gözetilmesi, kurum hekimleri ve emekli hekimler başta olmak üzere dezavantajlı hekim guruplarının mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik TTB önerilerinin tasarıya yansıtılması başlıklarına özellikle değinildi. Hekimlik uygulamalarının “ruhsatsız” olarak tanımlanarak suç haline gelmesine neden olan tasarı maddesine karşı Dünya Tabipler Birliği, Avrupa Hekimler Daimi Komitesi, İnsan Hakları İçin Hekimler Örgütü, İngiliz ve Alman Tabip Birlikleri Tarafından Sağlık Bakanı’na hitaben hazırlanıp imzalanan mektup Bakan ve Komisyon üyelerine sunuldu.

Sağlık Bakanı tarafından Tasarının komisyondaki görüşmelerinin önümüzdeki Salı gününe kadar tamamlanmasının planlandığı ifade edildi.

Umuyoruz, yasama faaliyetinde bulunan milletvekilleri,  sermayenin çıkarları için tıp ve tıpta uzmanlık eğitiminin daha da tahrip edilmesine, insanlık yararına hekimlik değerlerinin  çiğnenmesine bu kez seyirci kalmazlar.

Tasarı pek çok maddeyi ve yeni önergeleri içerdiği için anlaşılması ve kavranması oldukça güç. Bu nedenle hekimler, tıp fakülteleri, asistanlar yönünden alt başlıklarda anlaşılır kılmaya çalıştık.

Bütün Hekimler Yönünden;

3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Kanuna eklenmesi teklif edilen madde ile “ruhsatsız hekimlik” adı altında bir suç yaratılıp 1 yıl ile 3 yıl arasında hapis cezası ve 20 bin gün adli para cezası getiriliyor. Ancak ruhsata aykırı ilaç imal edip halk sağlığını tehdit edilmesi suç olarak görülmüyor yalnızca para cezası getiriliyor.

Kamu Kurumlarında çalışan Hekimler, Aile Hekimleri, Kurum Hekimleri ve Mahali İdarelerde Çalışan Hekimler Yönünden

  1. Hekimlerin kendi adlarına bağımsız çalışmalarının yok edilmesi hedefi doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1219 Sayılı Yasanın 12. Maddesi ve 2547 Sayılı YÖK Kanunun 36. Maddesinde değişiklikler yapılıyor. Buna göre  herhangi bir yerde çalışan hekimlerin mesai bitiminde muayenehane açmaları, poliklinikte ve tıp merkezinde çalışmaları yasaklanıyor.
  2. Muayenehanesi olan hekimlerin yalnızca SGK ile anlaşması olmayan sağlık kuruluşlarında çalışabilmelerine yönelik sınırlama getiriliyor.
  3. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimler ile aile hekimlerinin mesai saatleri dışında aylık otuz saati geçmemek üzere işyeri hekimliği yapması düzenleniyor. Hekimlerin kendi adına bağımsız olarak ya da hekim meslektaşının açtığı işyerinde çalışması yasaklanırken işverenlerin işçisi olmasında mahsur görülmüyor.
  4. İşyeri hekimliğine mesai sonrası ayda en fazla 30 sınırını getirirken, hekimlerin kamu işverenleri tarafında haftada 80 saat çalıştırılmasına sınır getirilmesi talepleri reddediliyor. İşyeri hekimliğinin hekimliğin özel bilgi gerektiren bir disiplini olduğu gerçeğini yok sayıp çok tehlikeli işyerleri dışında bu alanda işyeri hekimliği eğitimi şartını kaldırıyor.
  5. Acilde, Yoğun Bakımda ve 112’de çalışan hekimlerin nöbet ücreti % 50 arttırılıyor.
  6. Aile Hekimleri ve aile sağlığı elemanlarına ayda en az 16 saat Nöbet tutma zorunluluğu getiriliyor.
  7. Kurum hekimleri ve mahali idarelerde çalışan hekimler için de daha önce ayrıcalıkmış gibi sunulan mesai saatinden sonra işyeri hekimliği yapma “hakkı” 30 saat ile sınırlandırılıyor.

Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri Öğretim Üyeleri Yönünden;

  1. Fakültede, devamlı statüde çalışan öğretim üyesi sayısının yüzde 5’ine kadar  sözleşmeli profesör ve doçent istihdamı düzenleniyor. Bunlara döner sermayeden saat ücreti verilmesi seçme seçilme dahil pek çok akademik hakkın tanınmaması teklif ediliyor.
  2. Öğretim elamanlarının mesai saati bitiminde serbest meslek icrası yasaklanıyor. Yalnızca Doçent ve Profesör kadrosunda bulunan öğretim üyelerinin mesai saatleri bitiminde kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilecekleri düzenleniyor.
  3. Bu şekilde çalışmak isteyen öğretim üyelerinin her bir anabilim dalındaki kadrolu öğretim üyesi sayısının yüzde 50’ini geçmemesi, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek %50’si uygulama, %50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre Üniversite Yönetim Kurulları tarafından yıllık olarak belirlenmesi kararlaştırılıyor.
  4. Sağlık Bakanlığı ile işbirliği sözleşmesi imzalayan tıp fakültelerinde ise öğretim üyelerinin çalışmasına Üniversite Yönetim Kurulları değil Bakanlar Kurulu karar vermeye yetkili kılınıyor.
  5. Ayrıca kurumsal sözleşme yapılacak hastanenin, vakfın, öğretim üyesi için üniversiteye ödeyeceği ücretin,  öğretim üyelerine 2547 sayılı Yasanın 58. Maddesinde belirtilen mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olmaması koşulu getiriliyor. 

Özel Hastane ve Vakıf Üniversitesi Hastanelerinin öğretim üyesinin Üniversite Döner Sermayesine ödeyeceği sözleşme ücretinin en az %50’sinin en fazla %60’nın öğretim üyesine ödenmesi kurallaştırılıyor.

  1. 2547 sayılı YÖK yasasının Döner Sermayeye İlişkin hükümleri içinde bulunan öğretim üyeleri için vatandaştan ilave ücret alınmayacağına ilişkin hüküm kaldırılıyor. Yalnızca Sağlık Bakanlığı Hastaneleri ile İşbirliği yapan Tıp Fakültelerinin öğretim üyeleri için öğretim üyesi farkı alınmayacağı belirtiliyor.
  2. Öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü uyarınca alınan ilave ücretlerin en az 50’sinin en fazla yüzde 60’ının mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan öğretim üyesine, toplam performansı aşmamak kaydıyla ödeneceği düzenleniyor.
  3. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay Kararları ışığında mesleğini mesai dışında serbest olarak icra eden veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde bu faaliyetlerini sona erdirmemeleri halinde üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği düzenleniyor.

Eğitim ve Araştırma Hastaneleri  Eğiticileri Yönünden

  1. Eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, her bir branş itibariyle sayılarının yüzde 50’ini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri döner sermaye hesabına kaydedilmek şartıyla mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilmelerine karar vermeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınıyor.
  2. Bu hekim grubu yönünden de tıpkı tıp fakültelerinde çalışan hekimlerde olduğu gibi ücretin ek ödeme tavan miktarından az olmaması,  döner sermayeye yatırılması ve yüzde ellisinin hekime ödenmesi esası kabul ediliyor.

Tıp ve Diş Hekimliği Fakültesi Öğrencileri Yönünden

Tıp fakültelerinin altıncı yılındaki, diş hekimliği fakültelerinin beşinci yılındaki öğrencilere ilgili üniversite bütçesinden oniki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenmesi kararlaştırılıyor.

Yabancı Uyruklu Asistanlar Yönünden

Tıpta ve diş tabipliğinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara, ilgili kurumun döner sermayesinden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden, vakıf üniversitelerinde ise kendi bütçelerinden (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılması düzenleniyor.

Yeni İhdas Edilen Ana ve Yan Dallarda Uzmanlık Belgesi Alan Hekimler Yönünden

Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici maddeleri çerçevesinde yeni ihdas edilen ana ve yan dallarda geçmiş çalışmalarına dayanarak uzmanlık belgesi alan tabipler, uzmanlık hak ve yetkilerini dört yıl süreyle yalnızca tıpta uzmanlık eğitimi veren kurumlarda kullanabilir. Bu süreyi her bir branş bazında bir katına arttırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir düzenlemesi teklif ediliyor.

Zorunlu Hizmet Yönünden;

  1. 01 Ocak 2013 tarihinden önce yurt dışında meslekî faaliyette bulunan tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yurt dışında eğitimlerini tamamlayanların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Türkiye’ye dönmek ve en az üç yıl süreyle Türkiye’de meslek icrasında bulunmak şartıyla Devlet hizmeti yükümlüğünden muaf tutulacağı düzenleniyor.
  2. Beşinci ve altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile Bakanlar Kurulunca tespit edilecek il merkezi ve il merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getiren hekimlerin  tekrar Devlet hizmeti yükümlüsü olduklarında istekleri dışında bu yerlere atanamayacakları düzenleniyor.
  3. Aile Hekimliği Eğitimine başladıkları tarihte çalıştıkları aile hekimliği birimini en az üç yıl değiştirmemek şartıyla uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayan hekimlerin Devlet Hizmeti yükümlülüğünü yapmış sayılacağı düzenleniyor.

Bilgilerinize saygıyla sunarız.

 

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DÜZENLEMEYE KONU OLAN “TAM GÜN YASA TASARISI” HAKKINDA

TTB ASİSTAN HEKİM KOLU OLARAK ORTAYA KOYDUĞUMUZ

EK GÖRÜŞ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ

v  Köleliğe bir son verecek şekilde, asistan hekimlerin çalışma süreleri çağdaş standartlara uygun olarak yeniden düzenlenmelidir.

v  Nöbet ücretleri değil nöbet saatleri 130 saatle sınırlandırılmalıdır.

v  Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti engelleyici gerekli yasal düzenlemeler ve alt yapı çalışmaları acil olarak yapılmalıdır.

v  Devlet hizmet yükümlülüğü mükerrer olmamalıdır. İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanı unvanını kazananlar, bir kez devlet hizmet yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Tabipler, Devlet hizmeti yükümlülüklerine başlamadan veya tamamlamadan asistanlık veya yan dal asistanlık sınavlarına katılabilir ve uzmanlık eğitimine başlayabilirler. Eksik kalan Devlet hizmeti yükümlülük sürelerini, uzman tabip veya yan dal uzmanı olarak yerine getirilmelidir.

v  Asistan hekim sayısı doğru dağılımla, yeterli sayıya ulaştırılmalıdır.

v  01.02.2013 tarihli Yüksek Öğretim Genel Kurulu kararının uygulanması;2547 sayılı kanunun 50. Maddesinin (d) fıkrası uyarınca atanmış olup, Tıp ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde belirtilen azami süreler içerisinde uzmanlık eğitimini başarı ile tamamlayanların, araştırma görevlisi kadroları ile ilişikleri üç ay süre ile devam etmelidir.

v  Devlet hizmet yükümlüsü olan tabiplerin katkı ve öğrenim kredisi borçları devlete yapmış oldukları hizmetlere karşılık olarak silinmeli, ödeme yapmış olanların ödemeleri ise iade edilmelidir.

v  Türkiye deki sağlık eğitimi ve sağlık hizmet sunumunun geleceği açısından; Üniversite hastaneleri ile Eğitim araştırma hastanelerinde eğitim ve sağlık hizmet sunumunun bel kemiğini oluşturan asistan hekimlerin eğitim, sosyal ve mali hakları yeniden düzenlenmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.