Doktorun not defteri

yazı not

Dün 24 saat cumartesi nöbetinden çıkıp bugün 4 e kadar uyudum, uyandığımda gülümseyen dinlenmiş bir ben vardı,her şey yolunda fakat sanki uykumda içime mahsun kırmızıgül kaçmış gibi kendi kendime ‘’bebeğim beniimmm bebeğim beniimm’’ şarkısını söylüyodum.. Tam da o an anlamalıydım yine bişeylerin ters gideceğini, yoksa mahsunun benim içimde ne işi vardı. hayırlara inşallah deyip,haberlere bakalım diye bilgisayarı açtım, açmaz olaydım…

dünkü internetime dokunma eyleminden gazlı flu sahneler, hrant’ın anmasında beyaz bere giyen polisler, Nejat İşler in yoğun bakım haberi ve mülksüzleşmeyle ilgili sözleri, silah dolu kamyonlar suriyeye gider iken,aldı da bir yağmur demek isterdim ama , kuraklıkla ilgili çevre bakanının ekolojik önlemler almak yerine dua edelim demesi, Merve boluğur muydu neydi onun kırmızı rujuna bla bla bla..

kötü hissettim sevgilimi aradım, açmadı, çünkü bugün 112 de nöbetçi, vaka vardır dedim çünkü hep vardır zaten, beni geri aradığında bi flash haber de ondan geldi, vakada madde kullanan bi şahıs tarafından ambulansın içinde darp edilmişler,şahıs att nin kafasına basıp, öldürürüm sizi burada diye ambulansı birbirine katmış, karakola gideceklermiş… hobaa hadi buradan yak!

Tam da dün gece ki nöbeti, balici çocuğun bizi tehdit etmesini, ceza evine girecek adamın saldırganlığını, sabah 5 te gelen alkollü şahsın masadaki kalemi alıp bize saldırmasını unutmaya çalışırken, hoop aynı yere döndüm ve anladım ki nöbetten sonra eve gelip uyumak hiçbirşeyi unutturmuyor çünkü ertesi günkü nöbetçiler hala aynı şiddeti görüyor …

Mesaiden kurtulup eve dönenler de zaten uyandıklarında aynı şiddeti kötü haberlerle yine aynı çirkinlikle farklı bir boyutuyla yaşamaya devam ediyor…

Neşe Boztaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.